
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 803 |
Hayatn bütün alanlarna yaylan deiimin etkileri konumlar ve durumlar gerei etkili olur. Birbirini tetikler, dalr ve yaylr. Deiimin en belirginin etkisinin kadnlar üzerinde olduunu belirtmitik. Baz unsurlar var ki onlar üzerinde ne olup bittii önce anlalmaz. Ancak duyarl bir bak ve sezile neler olduu anlalr.
Moda gibi edebiyat en etkili ve en kalc olandr. Modalar dalga gibi gelip geçer bir baka ekle bürünür ama devam eder. Fakat edebiyatn etkisi kalc ve süreklidir.
Hayatmzda yer alan roman, piyes, tiyatro, iir gibi insan derinden etkileyen, haz ve duygu oluturan eserlerin etkisi çok fazla. Bir genç Goethe’nin, Genç Werther’in Anlar romann okuyunca sarslr. Veya herhangi güçlü bir roman okuyunca da. Okur o kahraman içselletirir, ona bürünür.
Bir Müslüman’n hayata bak inan gibidir, olmaldr. Bu inan ve inançtan uzaklanca ya da etkisinde bulunduklarnn etkisine kaplnca onlar gibi olmaya balar. Sapkn bir yazarn romanndan, öyküsünden, iirinden ruhuna sinen bir eyler olur. Sapkn bir kadn romancnn ruhunda yansyanlar özellikle etkileyici olur. Romann veya anlatnn büyüsü insanlar etkiler ve sarar. Okur, bunun farkna bile varmaz. Ama bir süre sonra benzer duygular yaama arzusu doar. Ünün de etkisi kendisini daha belirginletirir. Tabiî yabanclk ruhunu tayanlar ve onu benimseyenler için bu yadrganmaz. Toplumda dlanmalar bile söz konusu olmaz.
Bizi daha çok ilgilendiren Müslümanlarn içinde dütüü durum ve tuzaklar. ster farknda olunsun ister olunmasn bir deiim balar. Düne kadar düünce geleneimizdeki edebiyat ve sanatn bir kutluluu ve amac vard. Bir Müslüman’n sanat, iiri de ruhuna uygun olunca deerlidir.
Benzemenin etkilerin getirdii sorun, Müslüman insanlarn gençlerin ideal ve inançtan uzaklamalar. Bunu yaparlarken hayatlarn bölümlemeleri. Hem namaz klar, hem oruç tutar hem de inancn snrlarn aan eylemlerde bulunur. Ya da sanat özellikle de iir putu hâline gelir. Dahas sradanlklar, amaçszlklar, ve hatta akideyi aan anlaylar düüncesine egemen olmaya balar. Allah, onun bir arkadaym gibi alglanr. Hristiyanî düüncedeki baba-oul ikilemi hayat girmeye balar. Amaçszlk olunca artk cinsellik, pornografi de esere girer. Bunlar elbette ki okuru etkiler. Özellikle genç kuakta onlara özenme ar basar. Bu, u sradan bir arkcnn popüler yükseliindeki bir etkiyi andrr. Zengin, varlkl ve özgür, yan snrsz yaama insanlar fazlasyla çeker. Bu da ister istemez etkinin hzn artrr.
Asl anlatmak istediim, genç air ve yazarlarn bu anlamda balarn alp gitmeleri. Kendilerini muhafazakâr diye tanmlayan veya o gelenekten gelenlerin hzla kendilerinden uzaklamalar.
iiri sadece öhret olmak için, bilinmek için yazan, salonlara, belirli kimi mekânlara koanlarn ideali olmaz. iiri de o ruhtan beslenir. iiri ve sanat amaç olur.
Bu alanda kerli ferli kimi arkadalarn dava iirini yazmaktan çoktan vazgeçtiklerini biliyoruz. Dava dediimiz medeniyetimizin, inancmzn, düünüümüzün iire iirin snrlar içinde yansmasdr. O ruhla yazlmasdr. Yoksa iir slogan atma, vaaz verme alan deil.
Üzerinde çaltm: “Dirili Ekolü: Düüncenin Yenilenii” yaz serimde merhum Üstad Sezai Karakoç’un iirinin, sanatnn, edebiyatnn ruhunu oluturan özün gücü ve oluu.
Büyük düünürün ve airin eserleri insanlk ve dünya var olduu sürece kalcdr. Onun izleinde ve ruhunda olanlar da kalcdr. Hakikat bilincinden sapmadan istikamet üzere olanlar kalcdr. Bugün Mevlâna, Yunus, Fuzuli, eyh Galip, mam Rabbanî, Muhyiddin bn Arabî nasl kalmlarsa gelecee yol alyorlarsa; o ruhta, bilinçte olanlar da kalc olur. Her air ve düünür gücüne göre yer alr bu dünyada.
Kendilerini dünya hevesine kaptran davasn inann brakan ve sapanlar bugün saman alevi gibi parlar ve bir süre sonra da sönerler. Yaptklar dünyada kalr, Öte’ye bir ey götürmezler.
Yazar: Ali Haydar Haksal |
10-01-22 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||