HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
   MEB FETÖ ile irtibatlı 5 okulu kapattı    Şahinler suç örgütünün lideri Sedat Şahin tutuklandı    Okan Buruk'tan 'sürpriz' karar    Genelkurmay Başkanı Akar Stoltenberg ile görüşüyor    Meclise saldırı davasında 4 sanığa hapis cezası    Sosyal medyadan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakarete tutuklama    TSK'dan NATO skandalıyla ilgili açıklama yapıldı    Hamas'tan uzlaşı için 'ulusal ortaklık' vurgusu    Hariri'den 'Suudi Arabistan' açıklaması    Siirt'te teröristlere ait mühimmatlar ele geçirildi    Koli içinde yakalanan eski yüzbaşıya 12 yıl hapis    Başbakan Yardımcısı Bozdağ fidan dikti    FETÖ'nün 'Erzurum para kasası' tutuklandı    Kaçak sigara taşıyan şoföre 77 bin 400 TL para cezası kesildi   
Alt Kategoriler

HİKÂYE Kategorisine Ait Yazılar
MEZARCI ALİ
Yeraltı Yirmi iki yıldır, elindeki küreğin toprağa her dalışında çıkardığı o doygun sesler ona bir çeşit müzik gibi geliyordu. Bazı ‘hırş’ seslerini diğer bazı ‘hırş’ seslerinden ayırabilmeyi de öğrenmişti zaman içerisinde.  Keseğe mi, taşa mı, yumuşak toprağa mı girdiğini anlardı küreğin her sesinden. Ritmi ona göre ayarlar, küreğin g&u    Devamı...

MÜSLÜMANIN AYARINI BOZAN TELEFONLAR
Feysbuk İkindiden çıkıp cemaatle yarım saat kadar yarenlik ettikten sonra usul usul eve doğru yürümeye başladı Cemal amca. İtiyat haline getirdiği üzere iki dakikada bir elindeki doksan dokuzluk öd ağacı tespihi yeleğinin cebine koyuyor pantolonunun sol cebinden Nuhnebiden kalma telefonu çıkarıyor, arayan olmuş mu diye kontrol ediyordu. Tekaüde ayrılma zamanının üzerinden     Devamı...

ÇÜNKÜ BEN İYİ BİRİYİM...
Şamats kapısından Hırvatistan’ı terk edecek, Saraybosna’ya doğru sürecektim. Sınır polisi, önümüzdeki iki aracı hızlıca gönderdi. Sıra bize gelince nedense genç polisin evraklarımızı incelemesi her zamankinden uzun sürdü. Baktı, baktı, baktı... Ardından ‘arabanızı sağa ileriye çeker misiniz? Kontrol edeceğim’ dedi.Sağda 10 dakika bekledik araban    Devamı...

SAÇSIZ KIZ ÇOCUĞUN KURBAN BAYRAMI
Hasbünallahi ve ni’mel vekil Bazısı baba yadigârı olan bıçakları iki gün önceden ayaklı masatta bilemişti zaten. O sabah sert deriden yapılma bıçak kemerini beline doladı. Daha kara geceydi. Salona baktı. Kızının mışıl mışıl uyuması gereken somyaya takıldı gözü. Somyanın kimsesizliğini garipsedi. Çaresiz büktü boynunu. ‘Bu da geçer inşa    Devamı...

CeKa
Onun gibi adamları çocukluğumun Ankara’sından hatırlarım en çok. Yere sağlam basan, sözünde duramazsa ölecek gibi olan, sevdiğini karşılıksız ve ölümüne seven adamlar. Kara kavruk, mert, müdanasız adamlar. Elinden her iş gelen adamlar.Size CeKa’yı anlatmanın bir yolunu bulmalıyım.‘Gomunizm kovaladık diye ODTÜ’den attılar ya la bizi İsmail a    Devamı...

BEN ARTIK ELMA ALMIYORUM
Derda'nın elmaları Cuma gününün ilk saatleriydi. On beş gündür aralıksız süren bombardıman üç gündür kesilmişti. Şehirde bir canlanma, bir hayata dönüş göze çarpıyordu. Derda, ‘baba, elma alalım mı’ diye sordu. Ah, siz bilmezsiniz. Derda benim oğlumdu. Dört yaşındaydı. Hani ‘zekâ gözlerinden fışkırıyordu&r    Devamı...

BUKALEMUN
Başkomiser Oçumelov kalın paltosuna bürünmüş, elinde paket, pazarın içinden geçiyordu. Etrafta bir sessizlik vardı. Pazar yerinde in cin top oynuyordu. Küçük dükkânların kapıları ardına kadar açık, tıpkı açlıktan nefesleri kesilmiş ağızlar gibi, hazin biçimde Tanrıdan medet umuyorlardı.Aniden birinin sesi Oçumelov’un k    Devamı...

BUZDOLABI
Durdu. Böyle birdenbire durup etrafına bakarak, baktığı yerlerde gördüğü şeyler üzerine düşünmeyi severdi. Eskilerin dediği gibi, itiyadı bu idi. Ancak bu kez o itiyat için değil, vitrinde gördüğü buzdolabı için durdu.Hayatında hiçbir vakit beyaz eşya satan bir dükkâna girmemişti. Bakışlarını uzattı bu yüzden. Birbirine tıpatıp ben    Devamı...

 

 
HİKÂYE
Online Kişi: 29
Bu Gün: 241 || Bu Ay: 5408 || Toplam Ziyaretçi: 898006 || Toplam Tıklanma: 22968296