HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / EDEBÝYAT
Okunma Says: 851
Yazar: Yusuf Alpaslan Özdemir
EDEBÝYATSIZ EDEBÝYAT
EDEBYATSIZ EDEBYATEletirmen Osman Özbahçe yeni yaynlanan iki yeni kitab “Edebiyatsz Edebiyat” ve “Çevrimd”nda da özgün, cesur ve nitelikli tespit/teklifler sunuyor

Edebiyatn deeri, anlam ve önemi nicedir yanl ekillerde anlatlyor, anlalyor ve gösteriliyor ülkemizde. nceliklerin, nezaketin ve zarafetin kabuk deitirdii, her eyin hzla ve çabucak tüketildii bir çada yayor olmamz da iin tuzu biberi. Halbuki cepler ve midelerden ziyade ve önce ruhu doyurmak/teskin etmek gerekir. Bu yolda iyi bir doktor, büyülü bir dünyadr edebiyat.

Edebiyatn tesiriyle hayat tarzmz arasnda paralellik vardr. na ettii mekânlarda kularn yeme içmesini dahi düünen, sosyal yaamda hak hukuk ve adaleti her eyin üstüne koyan, yaanabilecek her türden meseleye önceden tedbir alma amaçl envai çeit vakf kuran, huzuru ve erdemli olmay hayatn merkezine tayan bir zihniyetten nerelere savunduumuz aikârdr, edebiyatn durumu da… Maskeyle dolatmz, -m gibi yaadmz, içimizin, dmzn ayr tellerden çald tavrla pek çok kavramn, kelimenin, hasletin içini boalttk, hzla tükettik, klieler koleksiyonunu zenginletirdik.

Birçok davranmzn kökeninde aslnda görünenin/göstermeye çaltmzn tam aksine, gül gibi besleyip büyüttüümüz aalk kompleksimiz var. Kendi özümüzü ve kim olduumuzu tam mânâsyla idrak edemediimiz için taklit bataklna, kuru kuruya imrenme hastalna bataklna saplanp kaldk, neticede de doyumsuzluk ve arafta kalmalar hayatmzn ana kodlar haline geldi. Edebiyata yansmas da batnn hakikati devre d brakan, sanala sürükleyen ve sahtelii dikte eden kuram ve teknikleriyle örülü metinlerle hemhal olmas eklinde gerçekleti. Bu haseple en bata hikâyemiz, sonra roman ve iirimiz çounlukla bize bizi anlatmyor, kalbimize dokunmuyor.

SAHTE YAAMLAR

Maskeli gezmek insan gergin, tedirgin ve bedbin yapar, bu yüzdendir ki kimsenin olumsuz eletirilere/ikazlara/önerilere tahammülü yok. ‘Biz’ deil ‘ben’ diyen hedonist ve benmerkezci bir hayat eklinin taliplileri ve kölelerine dönütük. Yine edebiyata uyarlayalm bu hâli; eletirinin, yazarn/airin yeteneini gelitirdiine ve onu ileriye tadna, ona deer verdiimizi ve ilgilendiimizi gösterdii düüncesine epeydir uzaz. Yeter ki övülelim, konuulalm, gündemden hiç dümeyelim, dünyann en muazzam ve eriilemez metinlerini yazdmz dillendirilsin.

Günümüz edebiyatnn istenilen düzeyde ve ekilde olmamasnn bir sebebi de üzerinde fikir birliine varlan, görüleri önemsenen eletirmenlerimizin olmaydr. Halbuki bir zamanlar Nurullah Ataç’n, Fethi Naci’nin, Memet Fuat’n, Hüseyin Cöntürk’ün, Mehmet Kaplan’n yazdklar önemsenir, yazarlar dört gözle bu isimlerin yazlarnda kendilerinden bahsedilmi mi dört gözle bekler, kelem erbab bu eletirilerden dersler çkarr; çkan tartmalar da zengin, canl ve hareketli bir edebiyat ortamna ön ayak olurdu. Bugüne baktmzda tekrarn tekrar ve derlemeden öte gitmeyen, yeni bir ey söylemeyen pek çok yazyla karlayoruz. Okuyucu klieden, samimilikten, derinlikten uzak metinleri, bir’dava’dan yoksun dergileri niye okusun ki? Ekonomik güçlüklerle, ülkemizde okumaya ve aratrmaya yeterince önem verilmemesiyle açklanabilir mi her ey?

yi metinler yazmaktan, edebiyatn sa ve selâmetle ilerlemesinden baka gayesi ve arzusu yokmu gibi davranan mütevazi görünümlü nezaket ve kibarlk budalalarnn; en küçük eletiri yahut ikazda nasl bir canavara dönütüünün numuneleriyle bezeli deil midir edebiyat ortammz?

Böyle karamsar bir tablonun içinizi daralttnn, zaten yorgun olan zihninizin daha da yorulduunun farkndaym. Lâkin ikâyet ettiimiz durumlarn ortadan kalkmasnn temel yolu gerçekleri görmekten, hakikati anlamaktan, iin iç yüzünü bilmekten geçiyor. Ancak bunlar idrak ettiimizde, gerçeklerle yüzletiimizde, eletiriye tahammül ettiimizde ve sahici/samimi olduumuzda okuduklarmz ve dinlediklerimiz bize fayda getirir, hayatmza anlam katar. nsan ömrünün naçar kalaca bunca eyi okumann ve bilmenin üstesinden gelmenin biricik yolunun seçimlerimizden geçtii ayan beyan ortadr. Bu çaresizlik içinde, zamanla savamzda bozuk plâk gibi ayn eyleri tekrar edip duran, tekrarn tekrar faaliyetlerin, kuru övgü/yergiden ibaret okuma ve örenmelerin insana ne tür bir faydas olabilir ki? Bu cihetle bize yeni eyler öreten, olaylara farkl perspektiflerden bakabilmeyi gösteren kalemlerin önemi çok daha mühim hale gelir. Tam da böyle bir kalemden, yeni çkan iki kitab vesilesiyle de bir kez daha Osman Özbahçe’den bahsedeceim bugünkü yazmda.

OSMAN ÖZBAHÇE

Konya-Ilgn doumlu, air ve eletirmen Osman Özbahçe; örenmeyi, farkl veçhelerden bakabilmeyi ve özgün olmay önceleyen, özgün ve cesur, saygn bir kalem. Onu tanyanlar/okuyanlar klielere hapsolmayacaklarn, farkl bak açlar kazanarak meseleyi farkl boyutlarda ele alacaklarn bilirler.

Osman Özbahçe’nin “Çevrimd” ve “Edebiyatsz Edebiyat” adl kitaplar Ebabil Yaynlar’nn ‘Eletiri’ serisinden geçtiimiz ay çkt. Kitaplardaki yazlar daha önce, ülkemizin nitelikli ve kalbur üstü yaynlarnda okurla bulumu ki, bunlarn künyeleri liste halinde her iki kitapta da veriliyor.

Özbahçe; 184 sayfadan mürekkep ‘Edebiyatsz Edebiyat’n büyük ksmnda iiri merkeze alrken, biraz daha hacimli 220 sayfalk ‘Çevrimd’nda ise iirin yannda hikâye ve eletiriyi odaa alyor.

 ‘Edebiyatsz Edebiyat’n, kitapla ayn bal tayan ilk yazs oldukça önemli, çünkü okuz sayfalk bu yazda Osman Özbahçe’nin ilkelerini, tespit ve tekliflerini ana hatlaryla özetlenmi bir ekilde görebiliyoruz.

‘Edebiyatsz Edebiyat’ tabiri balangçta okuru öyle bir afallatyor, artyor, yani edebiyatsz edebiyat da neyin nesi, nasl oluyor diye düünüyoruz. Öncelikle bu ironiyi, yani edebiyatsz edebiyatn ne anlama geldiinin kodlarn izah ediyor yazar. Özbahçe, günümüz edebiyatnn temel sorunu olarak edebiyatsz edebiyat görüyor. Edebiyatsz edebiyatn da temel nedeni klielerdir ona göre.

EDEBYATIMIZIN TEMEL SORUNU

Kliecilii vurgulayan giri ksmnda çarmlar ve göndermelerle yüklü bir yolculua çkarz.

Klielerden dolay günümüz iiri de hikâyesi de yaratclktan/derinlikten uzaktr, Özbahçe’ye göre. Çeitli mecralardaki okumalarmz ve katldmz faaliyetleri öyle bir hatrlayverince daha bir anlam kazanr bu satrlar, okurun iç sesinin cümleye büründürülmü halidir adeta. Hep benzer eyleri ayn ekillerde ve ayn cihetlerden ele alnmas meselenin özünü yanl kavramamza, farkl yerlerde beyhude araylar peinde zaman kaybetmemize, enerji harcamamza neden olabilir. Neticede ilerleme, yenileme ve onarma da kâbil olmaz.

Peki bu klieleri nasl aacak yazar/air? Örenmeyi sürdürerek elbette; “Edebiyatta örenme bitmez. Diploma ancak ölümle gelir.” der Osman Özbahçe.

 

RN DAHA ZOR

Günümüz gençlerine eksik ya da yanl bildiini söylemek, onlar uyarmak pek kolay deil. Sadece gençler mi, yllardr edebiyatn içinde olanlar da.

 Örenmek de neymi? Her eyin dorusunu, olan ve olmas gerekeni en iyi günümüz edebiyatçs bilir(!) Yazdklar nevi ahsna münhasrdr, hiçbir eye benzemez. Bu metinleri yazan birinin artk örenecek/bilmesi gereken bir ey olur mu hiç, böyle bir ey mümkün müdür? Hem neyi farkl yapabilecek, anlatabilecek ki, anlatlacak/söylenecek her ey yazlp çizilmitir; i, Özbahçe^nin kitapta vurgulad gibi ‘alt taraf bir iir’(!)demeye kadar varmtr (siz iiri kaldrp baka türler koyabilirsiniz)

 Dergilerin özel saylarna, dosyalarna, vefa saylarna, kitap eklerine baknca Özbahçe’nin yazdklarn daha net net anlyor ve görebiliyor gerçek okur. Her sene ayn vakitlerde ayn eyleri tekrar ederek büyük yazar/airi daha çok sev(dir)diklerini, deerini ve önemini anlattklarn düünüyor pek çok kalem. Ama gerçek onlar için hiç de öyle deil, aslolan isminin görünmesi; yazdklarnn nicelii; nitelii deil.

ÖRETMENSZ, ÖRENMEYE EN AÇIK DSPLN

Örenmenin durmas ancak yetenek kaybyla açklanabilir” diyor Özbahçe; “Gerçek edebiyatta çürüme görülmez. Klienin egemenliindeki kemirgen kurtlar gerçek edebiyata nüfuz edemez. Çünkü sanatç kendini sürekli gelitirir. Örenmenin durmas yetenek kaybyla açklanabilir ancak. Edebiyatn güzel taraf kendi kendine örenmeye izin vermesidir. Öretmensiz örenmeye açk belki de tek disiplin edebiyattr. Sanatç dergilerden örenir, kitaplardan örenir.”

‘Klie’nin durumu ve neden olduu tahribat düünülenin ötesindedir; “Klie egemen söylemdir. Günümüz sanatçs egemen söylemden kopmak yerine bütünleme çabasnda. Klie yapay, plastik dünyadr. Edebiyat, hayattan koptukça klieleir.”

‘Edebiyatsz Edebiyat’ta barolde iir olduunu söylemitik, ardnda hikâye var. Romann olmamasn Özbahçe; klâsiklerden vazgeçemedii için günümüz romanna uzak kalmas/durmas ile açklar.

 iir, Osman Özbahçe’nin konumland ana tür. 2. Yeni, Türk iirin serencam, dünden bugüne iirimizin yol haritas, iire dair kuatc tespit ve teklifler birçok kitabnda olduu gibi  ‘Edebiyatsz Edebiyat’ta da ba köede, daha dorusu mekânn sahibi.

Osman Özbahçe; iirdeki sorunun hikâyeye nazaran daha zor olduunu; çünkü insanlarn iire okuyucu olarak deil, yazmak amacyla ilgi gösterdiklerini, günümüzde iir kitaplarndan çounun bu denemelerin ürünü olduunu iddia ediyor ve bu durumun altn çiziyor önemle ‘Edebiyatsz Edebiyat’nda. Ona göre; roman ve hikâyenin piyasas varken iirin piyasas yoktur ülkemizde, ek olarak geleneksel kural ve kalplarla açklanamayacak bir metni okuyucu özümseyemiyor.

Yazda vurgulanan bir baka mesele “akm”lar. Akm çabas, iiri çürüten bir nedene dönümütür Özbahçe’ye göre; iirde bir insan iki tane akm balatamaz. Biri tutmadysa ikincisini, üçüncüsünü devreye alyor airler.

Hikâye, yaznn gündemindeki ikinci tür olarak karmza çkyor. Osman Özbahçe; “hikâyenin sorunu düzgün cümleler. Genç hikâyecilerde sorun dil alglar ve hikâyede younlayor. Hikâyelerinde hikâye olmamas hasebiyle klieye yakalanyorlar.” Düüncesini savunuyor.

Roman türünün kitapta, özelde de giri yazsnda ortalarda olmad dikkatinizi çekecektir. Bunun nedeni Özbahçe’nin klâsik romanlardan vazgeçmemesi. Yeni yaynlanm yerli romanlarn çounu okumu biri olarak ben de ayn kanaatteyim.

 Nokta at durum tespitlerinin ard arkas kesilmez Özbahçe’nin cümlelerinde; “Edebiyatsz edebiyat, edebiyat düzgün cümle kurmaya indirgedi. Genç hikâyeciler düzgün cümle kurmay hikâye kurmaktan daha çok önemsiyor. Dilbilgisi kurallarna uymay yeterli görüyorlar. Hepsi tdk imlâs. Bu yetmezmi gibi bilimsel dil. Hiçbirinde sanat dili yok. Bazen ayrntlarda kayboluyorlar. Ayrnt vereceim diye hikâyeyi ayrnt yumana çeviriyorlar. Temel sorun sanat yok.”

DJTAL DÜNYA, SAHTEL ORTAYA ÇIKARDI

Dijital dünyann edebiyat ilgisinin sahte olduunu kantlamas, edebiyatn kimseyi önemli insan yapmad, edebiyatla insann kendisi olma imkân olduunu görmezden geldii de önümüze gelir yazda. Burada bir parantez açmalym. Özbahçe; düündüü/yazd gibi yaayan biri; Facebook, twitter, insatgram vd. sosyal medya hesaplarn kullanmyor. Ona göre aslolan edebiyattr, edebiyat bir dünya inasdr çünkü.

Osman Özbahçe edebiyatsz edebiyattan, klielerden vd. bahsediyor, büyük iddialar ortaya atyor, büyük lâflar ediyor, ilerin hiç de göründüü gibi olmadn vurguluyor, aslnda olann ne olduunu fa ediyor. Yazlarn okuduunuzda karnza; klielerden uzak duran, özgün görüler ortaya koyan cesur bir yazar/eletirmen profiline ahitlik edeceksiniz ki bu yazdklaryla yaptklarnn badatn gösterir. Kitapta; stiklâl Marn, Yedi Güzel Adam’, Arif Ay’, brahim Demirci’yi, Mehmet Erdoan’, Bülent Keçeli’yi çeitli veçheleriyle anlatan yazlar okuduunuzda klielerden uzak, özgün, cesur, sra d tespit ve tekliflerle ilham veren metinlerin nasl olduuna da ahitlik edeceksiniz.

‘Edebiyatsz Edebiyat’ta yer alan brahim Demirci, Bülent Keçeli gibi airlerin, Hüseyin Su, Necip Tosun gibi hikâyecilerin metinlerinin kronolojileri de isimlerin/eserlerin skalanmasnn ve dergi sayfalarnda kaybolup gitmesinin de önüne geçiyor.

Hasl; Osman Özbahçe meselelerin görünenden farkl yüzlerinin de olabileceini/olduunu ve olmas gerekeni açk ve anlalr bir dille, somut örneklerle cesur bir ekilde ortaya koyuyor. Yazdklar, üzerinde düünülmeye ve tartlmaya deer nitelikte etkili ve etkin metinlerdir.

Bir baka yazmzda Çevrimd’n ele alalm…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yusuf Alpaslan Özdemir
31-05-22
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
EDEBÝYATSIZ EDEBÝYAT
Online Kii: 22
Bu Gn: 623 || Bu Ay: 4.764 || Toplam Ziyareti: 2.927.567 || Toplam Tklanma: 58.591.264