
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 700 |
TYB eref Bakan D. Mehmet Doan'n Ankara Edebiyat Festivali'ni aç konumas.Bugün burada güzel bir balangca ahitlik ediyoruz, Allah’a hamd olsun. Ankara’da, 1928’lerde ina edilmi tarihî bir yapda edebiyat konuacaz. Tabiî olarak edebiyatçlarla konuacaz, onlarla birlikte edebiyat alannda emekleri olan ilim ve fikir adamlaryla konuacaz. Ve koca bakentte bu ilk defa olacak!
Bu gecikme Ankara’da edebiyatn yokluundan m? Edebiyatçnn ktlndan m?
Asla! Ankara zengin bir edebiyat geçmiine sahip. Hadi kendi dilimizle olan geçmiimize dalmadan bin be yüz yl öncesine gidelim.
Arap iirinin en büyük ismi mriulkays, iirleri Kâbe duvarna aslan “muallakatülseba” airlerinin en mehuru. öhreti slâmiyet’ten sonra da devam eden airin Ankara ile alâkas pek bilinmez.
Bizans imparatorunu ziyaretten dönen mriulkays’n Ankara yaknlarnda öldüü ve bu topraklara gömüldüü bir çok kaynak tarafndan dorulanmtr. Ankara Kalesi’nin karsndaki Hdrlk tepesi (imdi Altnda) üzerindeki kabri 1930’lara kadar çekilen Ankara resimlerinde açkça görülebilmektedir. Ona isnad edilen bir iirde Ankara ismi de geçmektedir:
Rubbe hutbetin mushanfirah ve ta’netin mus’ancirah
Ve cefnetin mutehayyrah hallet biard Ankarah
“Nice sözler vardr ki ikram boldur ve talebi de çoktur ki yara açar/Nice ikram bol kimse var ki hayret ettirir de (hepsi gelir beni) Ankara’da bulur.”
Ankara’da yetien, Ankara’da yerleen veya Ankara’ya yolu düen airlerin yazarlarn listesi sayfalarca sürer.
Ankara türkülerinin isimsiz airlerini anarak balyalm. Onlarn türküleri, oyun havalar Ankara’y yüzyllarca besledi.
Anadolu’da Türkçe iir ya tekkelerden ya da camilerden yükseldi. Yûnus’un dili tekkede çözülmütür, o tekke bugün de Ankara snrlar içindedir, Süleyman Çelebi camiden seslenir. Hac Bayram hem tekke hem camiden konuur. Ankara’dan yaylan Hac Bayram’n az ve öz (hepi topu 5 tanesi biliniyor) iirleri Yûnus Emre yolunda yeni bir çr olarak kendini kabul ettirir:
Noldu bu gönlüm, noldu bu gönlüm
Derdü gam ile doldu bu gönlüm..
Günümüzde iirle uraan din âlimi, Diyanet Reisi bulmak mümkün müdür? Osmanl eyhülislamlarnn 21’i iirle megul olmutur. Bunlarn içinde biri vardr ki, tartmasz divan airlerinin en büyükleri arasnda yer alr: Ankaral eyhülislam Yahya Efendi!
Bursal Mehmed Tahir, onun için Osmanl Müellifleri’nde “airlikçe eyhülislâmlarn cümlesiyle (bütünüyle) uarann (airlerin) ksm- âzamna (büyük ksmna) tercih olunur bir air-i fâzldr (faziletli airdir).” diyor.
Âdeme cübbe vü destar keramet mi verir
Yani, “insana cübbe ve sark keramet mi verir”, diyen o dur!
Yahya Efendi’nin lk eyhülislaml, 1622’dedir…
Yani tam 4 asr önce!
Bülbüller öter, güler açar, âd gönül yok
Hiç böyleliin görmemiiz fasl baharn
*
hvan zemaneden seni Yahya bir anar yok
Naz eyleyecek âdame ahbap m kald?
(Ey Yahya, zamane kardelerinden seni anan yok, insann naz edecei ahbab m kald?)
Gelelim ondan yüz yl sonra yayan Ankara’nn srl airine, yani Râzî’ye…
Hac Bayram ve Ankara onun iirlerinin vazgeçilmezi. air Râzî ne diyor bakn:
Ey mülûk- Âl-i Osman içre ehbâz Engüri
Eyledi Hak seni her vechile mümtâz Engüri
“Ey Osmanl ülkesi içinde gösterili ehir Ankara, Hak seni her ekilde seçkin kld; devlet yldz sana srda olsa alr m?”
Hakk’n seçkin kld “mümtaz”, devlet yldznn srda olmasna almayacak bir ehir...Bu gelecee yönelik bir ifade deil midir? Yoksa Râzî’nin yaad dönemde Ankara’nn öyle çok parlak, göz önünde bir merkez olarak görüldüü söylenemez. Devlet yldz ile Ankara srda... Mesele talih, kader meselesi. Öyleyse “sr” ne?
Bu soruyu “râz ne?” diye de sorabiliriz. Çünkü “râz” sr demek. Râzî de “sr sahibi”!
Divan airlerinden bu mahlas kullananlar bir hayli. Bu Râzî o râzilerden biri mi? Ankara’ya övgü düzen, srl geleceinden haber veren Râzî’nin hayat imdilik sr! Ankaral olmas kuvvetli ihtimaldir. Bu iir, görülmeden, bilinmeden uzaktan sevilerek yazlan bir iir olabilir mi? “Ankara medhiyesi” olarak bilinen iirden bahsediyoruz. Râzî’nin Divan’ndaki bal ile: “Der-Gazel-i Tahmîs Der-Sitâyi-i Ankara”.
Sitayi-i Ankara...Yani, Ankara övgüsü...
Sanki bir gazel var da tahmis edilmi, be msraa tamamlanm gibi ama, baka bir mahlâsn geçmemesi, iirdeki bütünlük, iirin Râzî’nin bir belemesi, muhammesi olduu düüncesini kuvvetlendiriyor.
Ankara’nn gül bahçeleri cennet misali...
Her ta cevher gibi süslenmi, Sedd-i skender* gibi salam kurulmu kalesine alk!
Ankara, k veya yaz daima bir saf su içer gibi, kalenin kapsna yüz süren kemter gibi, hizmete bel balamdr.
Ankara’nn güzelleri temiz hûri sûretli, sanki ikinci Yusuf peygamber gibi de iffetlidir.
Her köesi âlim, ilim ve hakikatlerin sakland yerdir. Bilhassa Hac Bayram’n kabri sendedir, var yürü göün en yüksek katnda uç Ankara!
Beldenin içinde saysz evliya var, ite bu dtan kerametini açklar.
Rab inkârclarn yüzünü çevirdi, srrna vakf olanlar bu sözde karar kld. Dediler: Gerçekten sr kaynasn Ankara.
Ey kerîm, ulu ve cömert olan Alahm, bu Râzî kulunun gönlünü ho et; onu sevindir. Ankara benzerlerinden üstün olsun.
Devletinle Sultan Mustafa zaman dostundur, adaletle hüküm vermek ve yönetmekle her dem içli dl oldun.
Bu sözümün icad, telifi bin yüz on birdedir (1699). Ey Kerim olan Allah, ey gönül açan, Râzî’yi sevindir; sözünü gerçee çevir, Ankara bata olsun.*
Hicretten sonra 1111, yahut miladî 1699. Sultan kinci Mustafa devri…
Bu iir Osmanl Devleti’nde büyük krlmann yaand Karlofça Andlamas’nn imzaland yl yazlmtr. Karlofça Osmanl Devleti için dönüm noktas: Avrupa’da büyük toprak kaybnn kayda geçirilmesi… Bir geri çekilme tarihi gizliden gizliye yazlmaya balanyor. Ve tarih Ankara’da düümleniyor… air hissiyat bu geri çekiliin tersine çevriliinin Ankara’da olacan kefediyor. Gücünün snrlarna ulam, Viyana önünde durdurulmu, Zenta’da malub edilmi ve Karlofça barna raz edilmi Osmanlnn airi Râzî Ankara’dan sitayile söz ediyor.... Âdeta üç asr sonrasna mesaj gönderiyor...
Bugünkü bilgilerimizle Râzî’nin Ankara ile maddî bir rabtasn kuramyoruz, fakat devletin talihinin döndüü bir devirde bir airin Ankara’y hatrlamas ve övmesi tarihî bir kader gibi görünüyor. Osmanl’nn balangcnda Anadolu’nun ortasndaki serhaddi, muhtemelen son çekilme noktas idi Ankara. Hiçbir devletten, beylikten alnmam Ankara ahilerine, yani halkna ait bu ehirden güç devirerek öncelikle batya doru yayn çekmiti Osmanl. Fetreti Ankara’dan hareket eden Çelebi Mehmed’in ordusu sona erdirmiti. stanbul’un fethininde Ankara merkezli bayramiliin maneviyat ktalarnn rolünü de hatrlamak gerekir.
Tesadüfleri kurcalamaya devam edersek, sanmayn ki elimiz bo kalr! Hac Bayram Velî’nin âdeta virdimiz olan “Çalabm bir ar yaratt” iirinin 17. Yüzyln sonu ile 18. Yüzyln balarnda tasavvuf, ilim ve edebiyat muhitlerinde rabette olduunu, bu iir üzerine yazlan erhlerden çkarabiliriz. eyhülislâm Feyzullah Efendi (vefat ,1703), Abdullah Celvetî (1705), Bursal smail Hakk Celvetî (1725), Bursal Mehmed Subhi (1733) bu iire erhler yazmlardr.
Osmanl mülkünde, bilhassa büyük kültür merkezlerinde Hac Bayram’a ve iirlerine ilginin bu dönemde yükselmesini nasl yorumlamalyz?
Ankara ile ilgili övücü iirin sahibi Râzî, Hacbayram Camii’nin tamirine tarih düürürek Ankara ilgisini devam ettirir. Bu yetmez, divannda Hac Bayram’la ilgili bir kaside, bir kt’a ve iki gazele de yer verir.
Gazellerden biri,
Matla- mâh- saadet Hac Bayram- Velî
Mahzen-i kân- hidayet Hac Bayram- Velî
(Saadet aynn dou yeri: Hac Bayram- Veli
Hidayet madeninin sakland yer: Hac Bayram- Velî)
beyti ile balar. Dierinin matla öyledir:
Rehberidür sâlikanun Hac Bayram- Velî
Mazhardur çem ü cânn Hac Bayram- Velî
(Hac Bayram- Velî dervilerin rehberidir,
Can gözünün kaynadr Hac Bayram- Velî)
Râzî’nin Hac Bayram- Velî muhabbetinin, bayramilie ve Ankara’ya ballnn Divan’ndaki yansmalar bundan ibaret deil. Yine divanda kt’alar bölümünde, fakat 8 msralk bir iir var: “Tarih-i kâî”.
Yani “Çini tarihi”.
Hacbayram Camii’nin d ve içi çinilerle süslenmi, bunun tamamlanmas üzerine airimiz tarih düürmü:
Didim Râzî görücek tarihini kâî-yi ibretnümann
Budur tarih-i kâî zihi tecdid-i mücellâ
Râzî, ibret verici çiniyi görünce tarihini söyledim: Budur cilâl yeni çininin tarihi ne güzel…Tarih 1134’e tekabül ediyormu. Yani 1722…Tam bundan üç yüz yl önce!
Bir yüz yl sonra, 19. yüzyln srad mutasavvf airlerinden Mütak Baba, kinci Mahmud’a musahiblik de etmi Bitlisli bir eyh. Ehli tasavvufun ulular gibi bir hayli yer dolam. Onun son seyahatine stanbul’dan memleketine dönmek için çkt sanlyor; aslnda mukadder olana dorudur yolculuu...
Mütak Baba bir naatinda, “Ya Resulullah billâh ben senin Mütakunam” diyor. (Ey Allahn Resulü billâh ben seni özleyenim.)
Seferlerinden birinde onun Ankara’ya geldii, Ankara’da Hac Bayram- Veli’yi ziyaret ettii ve o mehur istihraçnamesini de bu vesile ile yazm olduu anlalyor. iir öyle biter:
Ey pâdiah- fehham sultan Hac Bayram
Ruhen ister ikrâm Mütâk abd-i çâker
Yani, “Ey anlayl padiah sultan Hac Bayram âciz kul Mütak ruhen ikram ister.”
19. yüzyln bu esrarengiz ahsiyeti, kendi mukadderine giderken bir asr sonrasnn Ankara’sn görmü gibi konuur: Ankara stanbul’la denk olacaktr!
Mevâ-y nâzenine kim elf olursa efser
Lâ-büd olur o mevâ slâmbol ile hemser
“Güzeller yurduna elf (1000) tac olursa/Ankara kesinlikle stanbul’a e olur.”
Burada ebced hesabna göre bir tarihe iaret ediliyor: Elf (1000) ve efser (341), toplam 1341. Hicrî takvime göre Ankara’nn “makarr- idare” (idare merkezi) olmas 1341’de, yani 1923’te...
Mütak Baba stanbul’la denk olacak “güzellik yurdu”nun adn sonraki msralarda harf harf veriyor ve bu harfler arka arkaya sralannca “Ankara” ismi çkyor! Mütak Baba neyi bildi, yahut Mütak’a ne bildirildi? Neden ruhuna Sultan Hac Bayram- Velîden ikram istiyor? Bunlar Mütak Baba ile srland!
Bu vesile ile, Ankara’y yazan iki büyük yazarmz da yâd edelim: Evliya Çelebi ve Refik Halit. Evliya Çelebi’nin Ankara bahsi hayli uzundur. Onun dikkatleri, gerçei efsaneletirme gücü tartlmaz. Ankara bölümünde bunun yansmalarn görebiliriz. 20. Yüzyln Türkçe ustas yazar Refik Halit’in kaderidir Ankara. Çorum sürgününden Ankara’ya gelir. ehrin yaad en büyük yangna ahid olur ve yazar!
Ankara ve edebiyatla ilgili baz hatrlatmalar yapmakta fayda var. lk Türkçe Mesnevî erhini Ankaravi smal Dede yapt. Yirminci yüzyln banda Ankara valisi Abidin Paa onun yolundan giderek bize yeni bir Mesnevi erhi kazandrd.
Millî Mücadele’nin balangcnda Ankara’ya davet edilen Mehmed Âkif üç yl bu ehirde yaad. stiklâl Mar’n ve baz aheser iirlerini, bu arada Bülbül’ü Ankara’da yazd.
Bütün dünyâya küskündüm, dün akam pek bunalmtm;
Nihâyet, bir zaman krlarda gezmi, köyde kalmtm.
Yürümeyi seven Âkif’in yürüyü güzergâhnda Demirlibahçe de vard ve muhtemelen sözünü ettii krlar, yani iirin doduu yerler buralard.
Cumhuriyet’ten sonra Ankara airi, yazar bol bir ehir oldu. Birçok yazarmz airimiz bu ehirde yaad ve hayatn tamamlad. Bunlarn mühim bir ksm Ankara topranda yatyor. Ankara’nn romanlar, hikâyeleri, iirleri yazld ve yazlmaya devam edecek.
Ankara Edebiyat Festivali’ni yapyoruz, fakat ülkemizin her tarafndan airler, yazarlar burada. Ankara biraz da Türkiye demek!
Ankara’da bulunduu ehri bilmeden, tanmadan yaayan saylamayacak kadar çok “hemehri” var. Ol mahiler ki derya içredir deryay bilmezler! Ankara srrn da vurmayan bir ehir, Ankaral övünmekten holanmaz, varn ilan etmez. Ankarallk ihmal edilmi bir vasf... in geri plannda güçlü bir birikim ve kültür var. Bu ahilik ve bayramilik bilinirse anlalabilecek bir miras.
Ne yazk ki Ankara bakent yaplrken bu büyük miras inkâr edildi. “Yoktan var edilen ehir” denilerek ahilik ve bayramiliin güçlü varl yok sayld. Ankara’nn mahalli yöneticileri Ankara’y kültürel manada çölletirmek için ellerinden geleni arkalarna koymadlar. Son 20 ylda Ankara’ya kaç stad, saha vs. yapld? Kaç oyun ve elence yeri ina edildi? Fazlas var, az yok!
Ya kaç kütüphane yapld? Kaç kültür merkezi kuruldu? Hangi kalc kültürel faaliyetler yaplyor?
(Salona girmeden karlatmz Mamak belediyesi kütüphaneler sorumlusundan, Mamak’ta 18 semt kütüphanesi yapldn ve saylarnn artrlacan örendim, bu sevindirici haberi de paylamak isterim.)
Ankara’da gençlerin ayaklarna bedenlerine yaplan yatrmn yüzde biri beyinlerine yapld m? Gençlerimizin beyinlerini doyurmak, zihinlerini istila eden bozuk muhtevadan kurtarmak u sralar en öncelikli iimiz.
Çok üzücü bir bahisle sözlerime son vereceim.
Bu binann önünden çocukluumda, ilk gençliimde çok gelip geçtim. Buradan geçer Cebeci Ortaokulu’na giderdim. Taa kaznm “Konservatuvar” yazsnn yabancln derinden hissettim. Konserveyi biliyorduk ta, konservatuvarn da onunla ayn kökten olduunu bilmiyorduk, onun “konser”den geldiini sanyorduk! Konservatuvar bir ülkenin müzik mirasn korumak için yaplan müessese imi!
Fakat öyle deildi! Bu konservatuvarda bizim namelerimize, ezgilerimize, sesimize, nefesimize yer yoktu. Muski Muallim Mektebi olarak kurulduunda sadece Bat musikisinin öretilmesi, Bat muskisi öreteceklerin yetitirilmesi hedeflenmiti. Türk musikisinin öretimi 1926’da yasaklanmt. Türkiye’de sadece Bat müzii öretilebilirdi. Hatta bir aralar Türk müzii radyolarda yasakland, halka açk yerlerde, hatta düünlerde icras men edilmek istendi…Bu öyle bir dayatma idi ki, Türk Muskisi öretimi için yarm asr beklendi, ancak 1976’da Türk Muskisi Konservatuvar kuruldu. Buradaki konservatuvar Türk müziine açlamad!
Bugün burada bu kara günleri de hatrlamamz gerekiyor.
Buradayz, Ankara Edebiyat Festivalindeyiz, ümitvar olmak için sebeplerimiz var!
* Sedd-i skender: Eski edebiyatmzda Çin Seddi böyle anlyor.
* Der-Gazel-i Tahmîs Der-Sitâyi-i Ankara
Ey mülûk- Âl-i Osman içre ehbâz Engüri
Eyledi Hak seni her vechile mümtâz Engüri
Olsa tân m necm-i devlet sana hem-râz Engüri
Her seher gûyâlarn eyler ser-âgâz Engüri
Gülenün cennet misâli old demsâz Engüri
Âferin o âruna her taun gevher gibi
Zeyn idüp kurm binân sedd-i skender gibi
Dâ’imâ bir âb- sâfî anlayup içer gibi
Kal‘anun dervâzesine yüz sürer kemter gibi
Hizmete bil baglamdur k eger yaz Engüri
Hûrî-sîretdür ser-â-pâ cümle mahbûbun senün
Pâk-dâmen olmada Yûsuf- sânî ma‘denün
Âlim ü ilm ü hakâyk kûe kûe mahzenün
Bâ-husûsâ Hac Bayrâm- Velî’dür medfenün
Var yüri evc-i felekde eyle pervâz Engüri
Beldenün içinde vardur evliyâlar bî-ümâr
Tarasnda hem-çünân eyler kerâmet âikâr
Münkirinün sûretin tebdîl idüp Perverdigâr
Srruna vâkf olanlar kld bu sözde karâr
Didiler hakkâ ki sensin menba‘- râz Engüri
Devletünle asr- Sultân Mustafâ’dur hem-demün
Adl ile hükm ü hükûmet old her dem mahremün
Bin yüz on birdedür îcâd olmas bu güftemün
Eyle dilâd ey Kerîmâ Râzî’yi kl hurremün
Müstecâb it nutkn ola ser-efrâz Engüri
Yazar: D. Mehmet Doðan |
03-10-22 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||