
| Kategori : / TÂRÝH | Okunma Says: 630 |
Mîsak- Millî, 1920’lerden günümüze gelen nâdir kavramlardan.“Millî and” demek...
Niye ve ne zaman bu and içmiiz?
28 Ocak 1920’de Meclis-i Meb’usan’n gizli oturumunda Mîsak- Millî kabul ediliyor. kinci maddede, Elviye-i Selâse (Üç Sancak: Batum-Ardahan-Kars)nin anavatan snrlar içinde olduğu belirtilmektedir. Bu durumda Mîsak- Millî, Erzurum ve Sivas kongrelerinde benimsenen snrlar genişletmektedir. 17 ubat 1920: Mîsak- Millî Beyannamesi’nin Edirne Meb’usu M. eref Bey tarafndan Osmanl Meclisi’nde kürsüden okunmas ve alklar içinde kabul edilmesi…
Bir ay geçmeden Osmanl Meclisi ngilizlerin baskn sonucu kapanr, stanbul bir daha igal edilir! Bir zamanlar çok revaç bulan bir "yardmc inklâp tarihi" kitabnda, stanbul'un igaline bir türlü mânâ verilemiyerek öyle denilmektedir:
"Kaltrop'un kehanet kabilinden sezdii bu gerçeklerin belirtilmesinden sonra, 16 Mart 1920'de stanbul'un fiilen igal edilmesi ve Osmanl Meclisi'nin datlmas, anlalmas ve açklanmas güç bir durum yaratmakta ve o srada ngiliz politikasnn çelikilerini ortaya koymaktadr. Gariptir ki, Londra'dan 6 Ekim 1919'da General Milen'e verilen talimatta, Anadolu demiryolu boyunca yerletirilmi olan ngiliz kuvvetlerinin bulunduklar yerlerde kalmas için kuvvet kullanlmas bildiriliyor ve milliyetçilerle açktan aça çatma durumu yaratld takdirde, bu kuvvetlerin geri alnmas emrediliyordu. Milliyetçilerle herhangi bir ekilde çatmay göze almadktan sonra, stanbul'da alnacak tedbirlerin ve stanbul Hükümeti’ni tutmann ne faydas olabilirdi? Bu açdan bakld takdirde de 16 Mart'da stanbul'da yaplan operasyonun anlamn kavramak mümkün deildir."
"... Profesör Jaeschke'nin kanaatine göre Türk millî kuvvetleri tarafndan Gelibolu'daki Akba silah ve cephane deposunun baslarak çok sayda silah ve cephanenin Anadolu'ya kaçrlmas, ngilizleri sinirlendirmi ve sert tedbirler almaya zorlamtr, bakaca makul bir sebep göremediimiz için Prof. Jaeschke'nin bu kanaatine katlmaktayz. Fakat u var ki, aylardan beri stanbul'da bile silah kaçakçl yaplp dururken Akba olay, 16 Mart yanlmasna düülmesi için yeter sebep olamazd."
"...stanbul ellerinin altnda bulunuyordu. Kan dökmeden, Türkleri tahrik etmeden ve stanbul'un igal edildiini ilân etmeden, yine de diledikleri tedbirleri alabilirlerdi. Fakat gafletle yürütülen bu politikann içinde bulunanlar, armaya ve hata üstüne hata yapmaya mahkûmdurlar. Osmanl Meclisi ‘Mîsak- Milli’yi kabul ve ilân etmekten baka bir ey yapmamt. Meclis'ten be on milliyetçi lideri alp Malta'ya götürmekle Anadolu'daki milliyetçilerin ylacan ummak çocukça bir düünce idi. Mîsak- Millî serinkanllkla incelenebilseydi, ngiliz menfaatleri ile hemen hemen hiç çatmad görülecekti... ngilizler Hilafet’ten kurtulmak istiyorlard, Mustafa Kemal Paa ile bu konuda anlaabilirlerdi. Fakat bütün bunlar gözden kaçran ngilizler, stanbul'u igal edip Osmanl Meclisi’ni datmakla, Mustafa Kemal Paa'ya ikinci büyük bir koz vermi oluyorlard. Paa asl yapmak istediini, ngilizlerin sayesinde artk bundan sonra yapmak imkânn bulacakt. Burada, Türk kurtulu hareketine yardm etmek isteyen meçhul bir kuvvetin stanbul'daki ngiliz sorumlu kiileri ve bunlarn kanal ile ngiliz hükümetini yanltm ve tevik etmi olmak ihtimali bile akla geliyor. Bu noktann aydnlanmaya muhtaç taraflar olsa gerek." (Sabahaddin Selek: Anadolu htilâli, 6. bs. 1976, sf. 439-443)
Yazar, "Hiçbir eyi tesadüfe brakmayan, en hatra gelmez ihtimalleri hesaba katan" ngilizlerin saflk yaptklarna, olmazsa; gizli ellerin yardmna veya mucizevî desteklere kendisini inandrmaya çalyor. Halbuki, her eyden önce kendi anlatm tarz ve yaklam bu nevi açklamalara kapaldr. Yazar bu yönde düünmeye sevk eden, aksinin doruluuna ihtimal verilmesi halinde teorisinin tamamyla çökmesini kabullenme mecburiyeti ile kar karya kalmak olmaldr.
galden sonra artk Millî And’a Ankara’da açlan Büyük Millet Meclisi sahip çkacaktr. Tabiî snrlarla ilgili görü udur: Güney snrlarmz Arap nüfusun çounlukta olmad yerlere göre çizilecek. Bu snr Halep’ten geçmekte, Musul ve Kerkük’ü içine almaktadr.
Arap nüfusun çounlukta olduu bölgeler için Ankara’daki Meclis kendi kaderini tayin hakkn savunmaktadr. Yani ne manda, ne sömürgeleme!
Mîsak- Millî snrlar böyle ilân edilmitir, ama hem Irak’ta, hem Suriye’de ve Filistin’de Kuva-y Milliye tekilatlar vardr ve bu bölgeler de Ankara’dan hiza tutmaktadr…
Anadolu’da merkezleen hükümet, Yunanllara kar kazand zafere malub oldu! stanbul’un, Trakya’nn igalden kurtarlmas için gerekeni yap(a)mad. Musul ve Kerkük için de ayn ey sözkonusu idi. Yapabilir miydi, yapamaz myd?
O zamann yöneticileri yaplamayacana inanm olmallar!
1921’de Ankara Anlamas ile Franszlar, 1923’te Lozan’da ngilizler Mîsak- Millî’nin güney snrn tayin etti. Bu sahte bir snrdr, nitekim demiryolu güzergâhn takip eder! Bu sahtelik 20. yüzyln sonunda Irak igali, 21. yüzyln banda Suriye vekaletler sava ile en yüksek seviyede ilan edilmitir.
Lozan’da Musul ve Kerkük üzerinde TBMM heyeti çok srar etmi, bunun üzerine ngilizler “bilahire halledelim” diyerek topu dar atmlar, sonra da menfaatleri istikametinde halletmilerdir. 19 Mays 1924’te stanbul’da Musul meselesi ile ilgili Haliç Konferans toplanm, tabiî ki sonuç alnamam, ngilizler meseleyi Milletler Cemiyeti’ne götürmütür. Bile bile lâdes: Zaten Cemiyet’in hâkimi onlardr!
imdi Mîsak- Millî sandmz snrlara “Mîsak- ngilizî” snrlar desek hata olmaz! Gafil inklap tarihçileri bu hakikati fark edecek bilgiden ve ferasetten yoksundur.
Ver Musul’u, yap inklâplar!
ngilizler Musul ve Kerkük’ü, yani o zamann en mühim petrol bölgelerini kontrol altna aldktan sonra, Türkiye’de akla ziyan inklâplar yaplmtr. Eer Mîsak- Millî stanbul Meclisi’nin kabul ettii ekilde kalsa idi, snrlarmz içinde daha fazla etnik bakmdan Türk olmayan unsur bulunacakt (Arap, Kürt). Bu durumda ne din kart inklâplar ulu orta yaplabilecekti, ne de sentetik türkçülük revaç bulacakt. Türkiye ister istemez Osmanl devam bir siyaset takip edecekti. Bu türkçenin ve Osmanl-Türk kültürünün bu bölgelerdeki kapsaycln ortadan kaldrmayacakt.
Lozan’da Mîsak- Millî ile masaya oturmak demek, bu “millî and”a dahil olmayan konulardan müzakereye bile lüzum görmeden sarfnazar etmek demektir. Bunun açk türkçesi udur: Milletimizin bin yllk tarihî haklarn savunmaktan vaz geçmek! Buna ramen gerçek Mîsak- Millî snrlar dahi korunabilse idi, Türkiye’nin ekonomik varl güçlenecek ve büyük iktisadî skntlar, yokluklar, ktlklar çekilmeyecekti.
Devrimler d güvenlik gerei
Mîsak- ngilizî bizim için yanl hesapt! Bu hesabn Badat’tan dönecei kesindi. Yüzüncü yl geride braktk, hesabn yanll bas bas baryor. Eer Turgut Özal’n kararll 1990’larda askeriye tarafndan benimsense idi, meselenin halline kuvvetli bir adm atlabilirdi. Daha sonra bir frsat daha kaçrld. Tayyip Erdoan’n yasakll zamannda tezkere reddedildi. Çok romantik gerekçelerle!
Mesele u: Büyük enerji kaynaklar burada ve güvenliinin salanmas Irak’n üstesinden gelebilecei bir i deil. Enerji güvenliini salayacak bir gücün buray kontrol etmesi gerekiyor.
Türkiye olmazsa ran olabilir mi?
Amerika’nn imdiki oyunu bu…
Irak’ta, Suriye’de iilik üzerinden ran kontrolü inkâr edilemeyecek bir noktaya vard!
Mîsak’n unutturulan maddesi!
Bugün dahi Mîsak- Millî’nin tam metnine inklâp tarihlerinde pek rastlanmaz. te 4. madde:
“Makarr- Hilafet-i slâmiye ve Payitaht- saltanat- seniye ve Merkezi hükümet-i Osmaniye olan stanbul ehriyle Marmara denizinin emniyeti her türlü halelden masun olmaldr. Bu esas mahfuz kalmak artiyle Akdeniz ve Karadeniz Boazlarnn ticaret ve münakalat- âleme küad hakknda, bizimle sair bil’umum alakadar devletlerinin müttefikan verecekleri karar muteberdir.”
slâm hilafetinin karargâh ve yüce saltanat ve Osmanl hükümetinin merkezi olan stanbul ehriyle Marmara denizinin emniyeti her türlü karklktan korunmaldr. Bu esas sakl kalmak artiyle Çanakkale ve stanbul boazlarnn ticaret ve dünyann ulamna açl hakknda, bizimle dier bütün ilgili devletlerin birlikte verecekleri karar geçerlidir.
Lozan’da Boazlar üzerindeki kontrolü milletleraras bir komisyona braktk. Bu bölgeye asker sokamazdk, ar silahlar en yakn Derince’de olabilirdi. Çanakkale harp sahasnda ehidliklerimize bu yüzden sahip çkamadk. stanbul’u bakent yapmaya gücümüz yetse idi, Boazlarn kontrolünü de elimizde tutabilir ve 1936’ya, Montrö’ye kadar beklemek zorunda kalmazdk.
Yazar: D. Mehmet Doðan |
31-07-23 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||