
| Kategori : / TÂRÝH | Okunma Says: 637 |
Bu topraklardaki devletimizi Malazgirt zaferine borçluyuz. Sultan Alp Arslan, ordusuyla Anadolu’nun güneyinden geçip Halep ve am’a, oradan Filistin’e, Kudüs’e ve Akdeniz’e doru hareket halinde idi. Bizans imparatorunun meydan okumalarna karlk döndü ve maddeden çok mana itibaryla muhteem olan büyük zaferi kazand. Bu ayn zamanda Anadolu’nun kazanlmas idi, stanbul’un fethine doru kuvvetli bir admd.
imdilerde ksr siyaset malzemesi yaplmak istenen Malazgirt zaferi, Cumhuriyet’in kurucularnn gündeminde hiçbir zaman olmad. Onlarn Tarih tezinde Selçuklu ve Osmanl’nn ad bile edilmez!
Bugünün hem de “inklap tarihçisi” geçinen siyasetçisi bu tarihi krlmadan dahi habersiz olarak ksr bir siyasi kördöüü ile megul.
Malazgirt’in hakkn vermeyen bir tarih anlay, bizim için tarih uurundan yoksunluk anlamna gelir.
Bu konuyla ilgili bir yazmz bu vesile ile dikkat nazarlarnza sunuyoruz.
*
Yüz yl önce Millî Mücadele ile meguldük. Kongreler, Meclisler, igaller, kar koymalar…Ve sonunda zafer!
Ondan on yl sonra ise tarihle, dille, kültürle savayorduk!
Osmanl tarihi zemininde Millî Mücadele’yi verdik, sonra Osmanl tarihini inkâr etmek siyaset oldu. Osmanl Türk’e zulmetmiti. Osmanl olmasa idi Türkler daha güçlü bir millet olacaklard. Osmanl Türklerden tarihini ald, dilini ald, kültürünü ald, kimliksiz brakt!
Tarih balangc olarak Cumhuriyet’i esas almak için böyle bir siyaset takip edilebilir. Cumhuriyet’in meruiyetini bu görülere dayandrmak ise, külliyen kökleri inkâr etmek anlamna gelir ki, kabul edilebilir deildir ve kimlik kaybna yol açar.
Ankara’da imdi Ulus denilen Millet meydanna dikilen heykelin kaidesinde köklü bir aaç ve bu aacn kopmu veya kesilmi gövdesinden çkan yeni ve gür bir filiz resmedilmitir. Köklü aaç Osmanl’y, bu köklerden çkan gür filiz Cumhuriyet’i sembolize eder. Ant 1927’de tamamlanmtr.
1930’lu yllarda artk bu kökler bir kenara braklmtr. Bu topraklarn bin yllk tarihi bir kenara atlarak ya uzak corafyalara gidilmi ya da Anadolu’nun slâm öncesi geçmii öne çkarlmtr. Osmanl ve Selçuklu deil de Hititler, Sümerliler Türk’tür denilmek istenmitir.
Tarih tezi. 10. Yl Mar’ndaki bir msra ile özetlenebilir:
Tarihten önce vardk, tarihten sonra varz.
Bunu asl tarihte yokuz olarak anlayabilir miyiz? Çünkü bizim için Selçuklu ve Osmanl yok saylarak bir tarih sözkonusu olamaz.
Türk Tarihi’nin Ana Hatlar’nn Medhal (Giri) ksm, 1931’de Devlet Matbaas’nda baslmtr. Bu 87 sayfalk “Giri”te ne Selçuklu ve ne de Osmanl kelimeleri geçer! Osmanl padiahlarndan hiç söz edilmezken Timurlenk ve devleti üzerinde durulur. “Türk’ün ana vatan orta Asya yaylas”dr! denilir.
Anadolu, daha dorusu Ön Asya binlerce yl önce Orta Asya’dan göçler vesilesiyle anlr. Burada Türkler Sümer, Akat, Elam medeniyetlerini meydana getirmilerdir. Anadolu’daki varlmz böylece 7 bin yl önceye götürülür ve 4 bin yl öncenin Hitit’leri Eti olarak adlandrlr, bu konudaki dipnotta ise “Etiler Hata Türkleridir. Hata, Çinin imalindeki ülkelere verilen isimdir…Hitit kelimesi buradan muharref (bozma) olacaktr.”
Bu metinde u söylenmektedir: “Anadolu’nun vatan edinilmesi konusunda Selçuklu’ya ve Osmanl’ya borcumuz yok!”
Bu tarih tezi öretim sisteminin esas yaplmasna ve yetkili azlar tarafndan sürekli tekrarlanmasna ramen halk tarafndan benimsenmedi. lim dünyas tarafndan ise hafifsendi!
Bu arada tarih uurumuzu yapan, Türkiye’nin gerçekçi temelleri üzerinde, millet varlnn tabii geliimi konusunda fikirler yaylmaya balad. Yahya Kemal, Millî Mücadele yazlarnda, bilahire iirlerinde tabiî bir millet olarak bu topraklarn insann tanmlamaya çalt. Bir edebiyatç olarak tarihçilerden daha tesirli oldu. 1924’te yaynlanan Anadolu Mecmuas, Türkiye için köklerine basan bir tarih görüünün zeminini hazrlad. Bu dergide bilhassa Mükrimin Halil’in yazlar uzun vadeli düünülürse, derin tesirler meydana getirdi. Onun hem Malazgirt Sava’n, hem Alparslan’ ve Selçuklular anlatan/yücelten yazlar dergi sayfalarndan tat. Anadoluculuk fikriyatnn böyle güçlü ekilde ifadesi uzun vadede, Anadoluculuu aan bir tesir meydana getirdi. Bu arada tarihçilerimiz tarih tezine taklmadan Selçuklu ve Osmanl aratrmalarna yöneldiler, mühim eserler ortaya koydular.
“Bin yllk tarih” tezi tek partinin ideolojik basksnn zayflad yllarda, 1950’lerden sonra güç kazanmaya balad. Bunda bir taraftan Yahya Kemal’in Malazgirt’i balangç alan konuma ve iirleri dier taraftan Nureddin Topçu’nun 1939’de Hareket mecmuasnda yaynlanan “Benliimiz” yazsndan balyarak ileri sürdüü görüler etkili oldu.
Bu topraklara bal bir tarih, millet ve milliyet kavramlatrmas eer Cumhuriyet’in bandan itibaren kabullenilse idi, bugün çok daha bütünleik bir toplum olabilirdik.
Sentetik millet ve milliyetçilik aray Türkiye’de kültür, dil ve tarih konularnda ciddi zihin karklna yol açt. Ancak Malazgirt Zaferi’nin 900. Ylnda, 1971’de ilk defa devlet ilgisiyle ciddi olarak kutlanmas, her ne kadar daha sonra bu ilgi geri çekilmise de bir balangç oldu. Malazgirt’te yaplmakta olan ant ancak 1989’ta açlabildi. Buras ayn zamanda tören alan haline getirildi. Bundan yedi sekiz yl önce kutlamalar vilayetin altn ödüllü at yarlarndan ibaret hâle gelmiti!
Son yllarda Cumhurbakanmzn ilgisi ile Malazgirt kutlamalar daha geni katlml ve görkemli hâle getirildi. Biz 4 sene önceTarihî Roman ve Roman’da Tarih Bilgi öleni vesilesiyle bulunduumuz Malazgirt’te hummal bir faaliyete ahit olduk. Malazgirt savann cereyan ettii alan Millî Park olarak düzenlenmeye balanmt. Bu hummal faaliyet, Malazgirt Zaferi’nin 950. yldönümüne hazrlk mahiyetinde idi.
Bu konuda da maddî olarak çok ey yaplyor. in maddesi tamam, asl ruhu, özü…Herhâlde o da arkadan gelecek!
Yazar: D. Mehmet Doðan |
27-08-23 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||