HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE
Okunma Says: 576
Yazar: Ali Osman Aydýn
YAZMAK VE VAZGEÇMEK

YAZMAK VE VAZGEÇMEKMetcezir

Seçim sonuçlar harl harl tartlyor hala.

“Kim, neden oy ald; kim, neden oy kaybetti?”

Aslnda bende buna dair uzunca bir yaz yazdm. Yazda CHP seçmeninin ya da ana hatlaryla AK Parti kart çevrelerin sandk srarn takdir eden ifadeler kullandm. Çünkü bu srar ve arkasnda yatan yaam tarz hassasiyeti bana idealistçe bir tutum olarak göründü.

Bir insann temiz bir ehri, nezih bir semti tercih etmeyip, bunlar elinin tersiyle iterek, yaam tarzn korumak için sanda gitmesi idealistçe bir tutumdur.

O kii için paradan daha deerli eyler de vardr demektir bu.

Ama bir kiinin öncelii yaam tarz deil de maddi çkarlarysa ve bu öncelik kiinin oy tercihini belirliyorsa orada bir idealizm yoktur. Bu çkardr. Çkar-çkarclk biz de sadece menfi anlamyla kullanlr bu arada.

Fakat toplumsal açdan bakldnda cemiyetleri sürükleyen çkarlarna göre rasyonel taleplerde bulunan kesimlerdir.

Bunlar rasyonel beklentilerine cevap vermeyen iktidarlar, iktidarda tutmazlar.

AK Parti’ye oy veren seçmenin bir ksm bunlardan oluuyor.

Buna benzer konularla ilgili yazacaktm. Hatta böyle bir yaz büyük ölçüde hazrland da. Fakat tekrar baktmda bu yazy yaynlamaktan vazgeçtim.

****

Mesela, geçenlerde bir yemek sipari uygulamasndaki yemek fiyatlarn çkararak bir yaz kaleme almtm. Artan fiyatlar, daha dorusu fiyat art ad altnda yaplan “soygunu” sizlerle paylamay düünüyordum. Hatta “gelin fahi fiyat uygulayan iletmeleri bir süre boykot edelim, bu süre içinde darda yiyip içmeyelim, tüketimimizi düürelim”, diyecektim. Dedim de. Bununla ilgili bir yaz yazdm. Ama son anda vazgeçtim. Yaynlamadm.

****

Geçenlerde Bushido üzerine uzun ve çok keyifli bir aratrma okudum. Bushido, samuraylara ilham kayna olan hayat felsefesinin ad. Kökleri çok eskilere uzanyor. Akira Kurosawa’nn “7 Samuray” adl klasik filmini ilk kez gördüüm çocukluk zamanlarmdan beri samuraylar ve yaam biçimleri hep ilgimi çekti.

Bushido ihtiras duygusunu yenerek, ruhsal disiplini salamaya dönük bir öreti.

Bushido’ya göre, aslolan kiinin bakalarn deil, kendini yenmesi. Kiinin özüne hakim olmas gerekiyor. “Yaarken bir ölü olabilmek” Bushido’nun en büyük amac.

Bu anlamyla Bushido’nun bizim tasavvuf felsefesi ile yakn akrabalklar çok dikkat çekici.

Bushido felsefesini okuyunca Kurosawa’nn samuraylarndaki dingin ve orijinal yan daha anlalr hale geldi.

Samuraylarla ilgili Fransa bata olmak üzere dünyann her yannda filmler yaplm olmas da konunun dier ilginç taraf. Le Samurai, “Samuray’n Yolu” Alain Delon’un oynad 1967 yapm kült bir Fransz filmi. Modern zamanlarda geçen bir samuray anlatyor. Bu filmin benzeri bir çok film yapld. Hatta bir tanesi de 1972 yapm Ömer L. Akad’n Yaral Kurt filmi. Barollerinde Cüneyt Arkn oynuyor. David Fincher’in ve John Woo’nun “Katil” filmleri de ayn temay iliyor. Baka baka ülkelerde çekilen bu filmlerin hepsi aslnda o tarihi samuray tipini karakterize ediyorlar.

Yerel bir motifin dünyann bir çok ülkesinde filmlere ilham olmas çok ilginç deil mi?

Bizim aknclarmzla ilgili neden doru düzgün tek bir müstakil çalma yok mesela?

Bu konu hakknda konuabileceimizi düünüyordum.

Fakat Türkiye harl harl seçim, sava ve ekonomi tartmalar yaparken Bushido felsefesinden, Kurosawa’nn samuraylarndan, Yaral Kurt’tan ve bunlarn kültürel balantsndan bahsetmenin çok anlam olmayacan düündüm.

Ve vazgeçtim.

****

Geçenlerde, Abdülhak inasi Hisar’n Boaziçi Mehtaplar’n nasl mest olarak okudum, bunu sizlerle paylamak istiyordum. Bu sarho edici anlat, geçmi zaman için yaklm bu dokunakl at; diliyle, dünyas ile beni çok etkiledi ve kendine hayran brakt. Dilimizin hangi zirvelere çkabildiini temaa etmek isteyenler bence bu kitab kesinlikle okumal.

inasi Hisar Türkçe’mizin en güzel üsluplarndan birine sahip. Düz yazda herkesin baaramayaca bir iirsellik yakalyor. Sizi Boaziçi’nin bir asr önceki mesire yerlerinde dolatrp, Çamlca’dan gurubu izletip; boazn serin sularnda, dut aaçlarnn dallarnda, cumbal sokaklarda dolatryor.

Üstad anmak için adamakll uramak, enikonu aratrma yapmak gerektiini düündüm sonra. Ayrca bir dil üstadn laykyla anmak için asgari bir dil kalitesi gerekmez miydi? Haddim olmadna karar verip, yazdan vazgeçtim.

****

Okuduum bir yn makale, izlediim filmler ve kitaplar…

Bir sürü konu ve bir sürü gündem…

Yazlan ve sonra bilgisayarn çöp kutusuna atlan yazlar.

Karar vermek ve vazgeçmek!

Yazmak biraz da “böyle” bir ey.

Aslnda insan da böyle bir canl…

nsan bir duyguda sabit kalabilen bir varlk deil. nsann içinde ynla duygu, düünce sürekli hareket halinde. Aralksz bir hercümerç… Bu yüzden az önce üzüldüümüz eye biraz sonra sevinebiliyoruz. Kahkahalar gözyalar izleyebiliyor. Açken baka, tokken bambaka bir insan oluyoruz.

“Hayat, yakndan baknca trajedi, uzaktan baknca komedi gibi görünür” demiti Charlie Chaplin. Demek ki bir eye olan mesafemiz bile o eyi nasl gördüümüzü etkiliyor.

Dmzda baka, içimizde bambaka bir gerçeklik oluyor çou zaman. Bu iki gerçeklik nadiren uzlayorlar.

Bu yüzden kalbimizden geçen gündem ile içinde yaadmz toplumun gündemi birbirinden çok farkl. Bir an “u konuyu yazaym” diyerek balayp belli bir aamaya getirdiim yazdan az sonra vazgeçebiliyorum! Çünkü o yaz konusu bana eskisi kadar ilgi çekici gelmemeye balyor. Hatta nasl olup da öyle bir konuyu gündemime aldm anlamakta zorlanyorum! (Muhtemelen bu yaznn bana gelecek olan da bu!)

Böyle anlarda hep siyaset, hep gündem konuan insanlarn buna nasl katlandklarn düünmeye balyorum.

Hiç mi ruhlar baka eylere ihtiyaç duymuyor, diye aklmdan geçiriyorum.

Galiba bunu hiçbir zaman anlayamayacam…

Aslnda, insana has bu gelgitler, bu metcezir bile, insann kendini tanmasyla ilgili büyük bir ders içeriyor anlayan için. nsan sadece kendi içinde baksa, oradaki hareketlilii, deiimi görse insan denilen canlyla ilgili kitaplarn ve bilim adamlarnn söylediklerinden daha fazla bilgiye sahip olur.

Ne demiti Necip Fazl, Çile’de:

“Ne yalanlarda var, ne hakîkatta,

Gözümü yumdukça gördüüm nak.

Bouna gezmiim, yok tabîatta,

çimdeki kadar ini ve çk.”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Osman Aydýn
21-04-24
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YAZMAK VE VAZGEÇMEK
Online Kii: 24
Bu Gn: 705 || Bu Ay: 4.846 || Toplam Ziyareti: 2.927.665 || Toplam Tklanma: 58.592.103