HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TÂRÝH / TÂRÝHÝN ARA SOKAKLARI
Okunma Says: 468
Yazar: Mustafa Armaðan
KÂZIM KARABEKÝR'ÝN SÖYLEYEMEDÝÐÝ GERÇEKLER

KÂZIM KARABEKR'N SÖYLEYEMED GERÇEKLERKâzm Karabekir’in söyleyemedii gerçekler

Mustafa Armaan

Kâzm Karabekir 1933 ylnda Milliyet gazetesindeki “Millîci” takma adl bir yazarn ahsna satamas üzerine verdii cevaplarda stiklal Sava’nn gerçekte nasl cereyan ettiini belgeleriyle ortaya koymaya balam, ancak gazetenin yaynn aniden kesmesi üzerine pes etmeyip söyleyeceklerini stiklal Harbinin Esaslar adyla ayn yl kitap halinde bastrmak istemiti. Ne var ki, bu giriimi de hedefine ulaamam ve daha matbaada iken polis marifetiyle baskn yaplarak kitaplara el konulmu ve Topkap surlarnn dnda bir kireç ocanda cayr cayr yaklm, sonra da külleri orackta açlan çukura “defnedilmitir”.

Atatürk’ün ölümünden sonra, Cumhurbakan smet nönü, küskün paalar kendi yanna çekerek iktidarn güçlendirmek istemi ve 1939 ylnda Kâzm Karabekir’i ara seçimlerde milletvekili seçtirmiti (yemin töreni: 9 Ocak 1939).

te 3 Nisan 1939 tarihli Tan gazetesinde çkan aada tam metnini bulacanz röportaj, devletlûlarca içerii itibariyle son derece sert ve resmi tarihe aykr bulunmu olmal ki, ertesi günü bçak gibi kesilecektir.

Kitaplarnda bulunmayan aadaki söylei, o tarihten beri ilk defa yaynlanmaktadr.

Uzun bir ayrlktan sonra tekrar siyasi hayata avdet eden (dönen) stanbul mebusu General Kâzm Karabekir Ankara’da Yeniehir’deki evinde kendisini ziyaret ettiim zaman söze öyle balad:

Memlekette menfi (olumsuz) propaganda ile olduu kadar “modern hurafe” ile de mücadele erefli bir vazifedir. Bu mücadelede balca vazifenin matbuata (basna) dütüü kanaatindeyim.

Sayn General mihnetli (eziyetli) geçen uzun yllarn ypratamad kadar dinç, shhatli ve zinde görünüyor. Fakat saçlarndaki aklar siyah telleri gizleyecek kadar çoalm. Çok selis (akc) bir ifade ile ve dinleyicilerini peinden sürükleyebilen bir hatip kudretiyle konuuyor.

stiklal Harbi’ndeki büyük hizmetlerinizi milletin mühim bir ekseriyeti örenmek frsatn bulamad. Karilerin [okuyucularn] da, matbuatn [basnn] da bu hususta tenevvür etmek [aydnlanmak] ihtiyacnda olduklarn kabul edersiniz deil mi?

General; “Evet”, dedi. “Bütün bunlar sras geldikçe ortaya konulacaktr. Fakat muhakkak ki bu hakikatlerin içinde efkâr- umumiyeye [kamuoyuna] arz çok gecikmi olanlar da vardr ve bu gecikmeler dimalarda bir nevi hurafe yaratmtr. ahsen benim 15 sene menkup [gözden dümü] vaziyette kaldm biliyorsunuz. Bu menkubiyet müddeti bilhassa çoluum çocuum için pek ac geçti. Buna ramen ben bildiim yoldan amadm. Her zaman için hakikatin müdafii [savunucusu] olarak kaldm.

Fakat ne yazk ki bu on be sene içinde kymetli fikirlerle ortaya çkarak hayatlarn istihkar edercesine [küçümsercesine] çalan ve memlekete büyük hizmetler ifa eden baz vatan çocuklarnn bir kenarda nasl unutulduklar, kimsenin gözünden kaçmamtr. Onlarn bütün hizmetleri yalnz kökünden inkâr edilmekle kalmam, belki onlara türlü isnatlar da yaplarak her biri dipdiri mezara gömülmek istenmitir. Bu suretle memleket bunlarn olgun ve dolgun balarndan istifadesiz braklmtr. Bütün bunlarda modern hurafenin büyük tesiri olmutur.

Bu itibarladr ki, matbuatn [basnn] bu iteki mühim rolüne peinen iaret ettim. Re’s-i kâra [tepedekilere] yaranmak için uluorta fikirler nerinden evvel hadiseleri olduu gibi tespit ederek yeni nesle aynen anlatmamz gerektir. Aksi halde birçok kahramanlar sefil olarak göstermek ve birçok kalpazanlar, nâ-ehilleri [ehil olmayanlar] de layk olmadklar vasflarla tavsif etmek gafletine düebiliriz.

Matbuat sayfalar bir tiyatro sahnesine benzetilmemelidir; yani matbuat liderleri temsil edilecek herhangi bir tarihi piyes gibi rolleri istedikleri kimselere verememelidir.

General Kâzm Karabekir, bir ara hatralarn toplamak ister gibi durumsad [duraksad]. Bu frsattan istifade ederek beni kabul ettii salona öyle bir göz attm. Heyet-i umumiyesiyle [genel olarak] sade bir ekilde, fakat itinal döenmi; bir tarafta, sayn General’in harp hatralar ile dolu olan birkaç camekânl dolap var. Odann bir cephesinde de u levha göze çarpyor:

“Cihan yklsa Türk ylmaz.”

kram edilen kahvenin son yudumunu da yuvarlarken, General Kâzm Karabekir, bu ksa sükûtu bozdu:

“Maalesef ”, dedi, “son 15 yllk matbuatmza bu bakmdan iyi bir numara verebilecek vaziyette deiliz.” Ve bu ithamn, izahsz brakm olmamak için hemen ilave etti:

“Matbuatn yakn vakte kadar çok defa srf re’s-i kâr (devrin yöneticilerini) memnun etmek gayretini güttüünü söylemee mecburuz; ve srf bu gayretle hadisat ve birçok tarihî vakayii [olaylar] inkâr edecek kadar da ileri de gitmilerdir. Mesela burada ahsmdan bahsedeceim:

Alt yl evvelki [1933] stiklal Harbi münakaasn hatrlarsnz, deil mi? Ben o zaman tarihî vesikalar göstererek baz hadiselerin gösterildikleri ekilde olmadn ve hakikate tetabuk etmediini [uymadn] ifade ettiim için, matbuatn haksz ve aslsz hücumlarna uradm.

Neticesi ne oldu? Hakikatleri öldürmee koan gayretlilerin mahcubiyet ve benim de maddi tazyiklere (basklara) uramaklmdan baka bir netice çkmad. Ve ben bir müddet daha, o vakte kadar olduu gibi, bir kenarda nezaret altnda (gözaltnda) yaamaa mecbur kaldm. Fakat daha sk kaytlar (kstlamalar) olmakla beraber yazlarm yazmakta yine devam ettim. Hayatmn bütün hesaplarn günü gününe ve hatta saati saatine verebilirim.

Sayn General, biraz durdu. Daha bir eyler söylemek istedii anlalyordu. Yalnz u cümle ile iktifa etti:

Hakikatler, hiçbir zaman kaybolamaz. Zaman hakikatlerin müttefikidir.

Maroken koltua biraz daha gömülerek elini akana götürdü:

“Gazetelerin”, dedi, “stiklal Harbi haricinde kalan hadiselerde bile hakikati bazen maalesef pek çirkin bir ekilde tahrif ettikleri [çarpttklar] oldu. Size bir misal daha vereyim: Bir gazete, baz hatralar naklediyordu. 31 Mart te’dibini (isyann bastrlmasn) hassaten [özellikle adeta bir] masala çevirmiti. Yldz’n igalini Bulgar çetelerine atfediyor ve benden bahsedemiyordu. Halbuki Yldz’ igal eden kuvveti, frka erkân- harbi [tümen kurmay subay] sfatiyle bizzat ben idare etmitim. Bu gazete, hakikati pek ac olarak tahrif etmiti.

Vakit vakit buna mümasil [benzer] tarihî hadiselerin tahrif edildiini gördükçe “belki bir yanllk eseridir” diye ikaz vazife biliyordum. Fakat gazeteler tashih etmee de yanamyorlard.

Yalnz urasn hemen ilave edeyim ki, sizinle yaptmz bu görümeler, srf ilmî zaviyeden [açdan] tetkik edilmelidir. Çünkü mesele ahsî deil, memleket meselesidir. fade etmek istediim cihet, bundan sonra olsun u veya bu gibi hislere kaplarak genç nesil avutulmamal, hakikatler olduu gibi ifade edilmelidir. Hurafeler, eski olsun, modern olsun, dimalar öldürmek için ayni tesir kudretindedirler. lk tahribat insanlarn benliini törpülemektir.

Hadiselerin olduu gibi tespit edilerek yeni nesle aynen ifadesindeki zarurete iaret ediyorsunuz. Sizce bu nasl mümkün olabilir?

Muhakkak olan nokta, birtakm ahsiyetlerin memlekete yanl olarak gösterildikleri ve ifa ettikleri büyük hizmetlerin (üzerinin) bir kalemde çizildiidir. Hadiseler yalnz bir ahsn diledii tarzda ifadesiyle ortaya çkmaz. En ufak vak’ada bile tutulan zabt varakas [tutanak] yalnz bir kiinin ifadesi deildir. O hadiseyi yapan, gören ve iitenlerin ifadeleriyle hakikat ortaya çkabilir ve hükümler de buna dayanarak verilir. Yalnz herhangi bir davacnn ifadesine göre hüküm vermek hiçbir zaman doru olmaz.

Bu mütalaa karsnda, u suali sormak zaruretini duydum:

Nokta-i nazarnza (Bak açnza) göre mekteplerde okutulan tarihlerin, söylenen nutuklarn ve konferanslarn, hatta inklap derslerinin bu bakmdan tashih edilecek ksmlar mevcut mudur?

Bu sualime General Kâzm Karabekir u cevab verdi:

Evet, vardr, büyük Nutuk’ta da üzerinde ehemmiyetle durulmas icab eden hakszlklar ve yanllar mevcuttur.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mustafa Armaðan
24-11-24
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
KÂZIM KARABEKÝR'ÝN SÖYLEYEMEDÝÐÝ GERÇEKLER
Online Kii: 25
Bu Gn: 709 || Bu Ay: 4.117 || Toplam Ziyareti: 2.926.755 || Toplam Tklanma: 58.585.358