
| Kategori : / KADIN VE ÂÝLE | Okunma Says: 445 |
Sizin de çevrenizde çocuklarn kyasya eletiren ebeveynler vardr eminim…
Bu ebeveynlerin çocuklarn peinen talihsiz çocuklar olarak sayabiliriz. Talihsiz çocuklar en az yatlar kadar çalkan, baarl, asi, saygn, neeli, özgüvenli olabilirler. Dardan bakldnda onlar da hiçbir kusur göze çarpmayabilir. Oturup konutuunuzda onlarda hiçbir anormallik sezmeyebilirsiniz. Size gayet normal, hatta baarl çocuklar olarak da görünebilirler. Ama nitelikleri ne olursa olsun bu çocuklar ebeveynlerinde bir honutluk oluturmay baaramazlar.
Ebeveynleri onlarda azarlanacak bir eyler bulma konusunda her zaman mahirane davranrlar. Herhangi bir çocua gösterilmesi gereken asgari nezaketi, sevgiyi ve anlay kendi çocuklarndan esirgeyebilirler. Siz de bu tür davranlara ahit olmusunuzdur… Bu tip velileri arkadalarnn içinde çocuunu küçük düürürken görmek son derece üzücü bir durumdur.
Küçükken mahalle maç yaptmzda ve maç gereinden fazla uzadnda, bizim kadar ansl olmayan baz arkadalarmz, babas kulandan çekerek götürdüü için maç brakmak zorunda kalrlard bazen. Arkadamzn gidiini içimiz parçalanarak izlerdik. Herkesin keyfi kaçar, çocuk yüreimize kötü mü kötü bir his otururdu.
O gece uyumadan önce, onun o akam nasl geçirdiini düünmekten kendimi alamazdm mesela. Çekilen kula, kabaran ama tamayan göz pnarlar, kimseye deil bolua bakan gözleri tavandan beni izlerdi sanki. Kulandan tutulup götürülen ben olsaydm ne kadar utanç duyacam hayal ederdim öyle gecelerde. Bir daha o arkadalarmn yüzüne nasl bakacam… Böyle bir olay bama geldikten sonra onlarn arasna hiçbir ey olmam gibi karmann ne kadar zor olacan düünürdüm…
Arkadamn o haline üzülürken, içinde bir yerlerin, kzarp yanan kulandan daha çok acdn tahmin etmek hiç de zor olmazd. Zaten ertesi gün maç yapmak için bir araya geldiimizde onun bir önceki akam olanlar ne kadar içerlediini düük omuzlarndan ve maça katlmak konusundaki çekingenliinden anlardk. Çou zaman maç balar ama o arkadalarmz, kendilerini maça kaptrmaktan alkoyamayacaklarn düünerek sahann kenarndan izlemeyi yelerlerdi.
Annesinin öfkeli sesini hiçbir zaman duymam, babasndan dayak yememi biri olarak, hayatm boyunca bu tip çocuklar düük omuzlarndan ve bir yerlerden anszn çkacak anne ya da babalarndan dolay kaygyla dolu durularndan tanmakta güçlük çekmedim. Ne giyinseler, hangi kisveye bürünseler kapanmayacak yaralarla hayata tutunuyordu bu çocuklar.
Herhangi bir sorunla karlaldnda suçu üzerlerine almaya, kendilerini deersizletirmeye, varlklarn hor görmeye herkesten daha fazla hevesli oluyorlard. Sanki anne ve babalarnn yllarca sürdürdüü rolü onlar üstleniyorlard farknda olmadan. Kendilerini hiçbir iyi eye layk görmüyor, hayatn güzelliklerinin hep bakalarnn hakk olduunu düünüyorlard. Yenilgilerin deimez kaderleri olduunu hissediyorlard besbelli. Bir yerde konusalar clz ve tereddütlü seslerinden, ne söyleyeceini bilmeyen kararsz hallerinden, “az sonra saçmalayacam!” endiesiyle kzaran yüzlerinden tanyabiliyordunuz onlar.
Yahut ancak art arda alnan yaralardan dolay ruha yapabilecek melankolik hallerinden… Kerli ferli yetikinler de olsalar onlarn o kzarp yanan kulaklarn görebiliyordunuz. Bu çocuklar hayattaki en yaknlar tarafndan tam gelime çalarnda duygusal olarak sakatlanmlard. Alttan alta, hayattaki bütün çabalar, kimseye göstermek istemedikleri o sakatl iyiletirmeye çalmakla ilgiliydi. Ne sakatlkla ne de o sakatla neden olan anne babalaryla hiçbir zaman ölçüsünü tutturamadklar tuhaf, hnç dolu bir iliki içindeydiler.
Bu tür sorunlu ebeveynleri Allah’a, “Ben böyle bir çocuk istemiyorum!” diye ikayet eden kimselere benzetmiimdir hep. Allah onlara tpk dier çocuklar gibi esiz bir varlk hediye etmitir oysa... Ancak bu kiiler, sanki sunulan hediyeden memnun olmuyor, onun deimesi mümkün olmayan yanlarna bahaneler buluyor gibiydiler. Memnuniyetsizliklerinin nedeni kafalarndaki “hayali evlada” dair o görkemli portreydi… O portre, dardan görüp beendikleri komularnn ya da akrabalarnn çocuklarna aitti belki de. Kim bilir?
Yazar: Ali Osman Aydýn |
20-08-25 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||