HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÜNYADA NELER OLUYOR
Okunma Says: 301
Yazar: Refik Tuzcuoðlu
EVANJELÝK-SÝYONÝST KUÞATMA

EVANJELK-SYONST KUATMAABD-srail’in ran’a balatt ortak saldr, çok denklemli bir küresel sarsntnn fay hatlarn tetikledi. Meseleye nereden bakarsanz bakn, talarn yerinden oynad aikâr.

ABD üslerine ev sahiplii yapan Körfez ülkelerinin iliklerine kadar hissettii derin güvensizlik, Rusya ve Çin'in kendi küresel stratejileri balamnda bu kaostan çkard stratejik kârlar, srail’in kontrolsüz yaylmaclnn bölgesel bir yangna dönümesi ve Avrupa Birlii'nin, Ukrayna cephesinde hissettii skmln üzerine binen yeni güvenlik krizleri...

Bir yanda ran'n on yllardr sürdürdüü "ia emperyalizminin" kendi içine çöküü yaanrken, dier yanda ABD'nin sarslan küresel hegemonyasn kan ve barutla tahkim etme çabasna ahit oluyoruz.

Ancak bizim için bu küresel okumalarn ötesinde duran asl ve en hayati mesele; ABD-srail ikilisinin bölgeyi atee veren o karanlk "teo-politik ajandas"dr. Bakan Trump’n Oval Ofis’te Evanjelik din adamlaryla el ele vererek gerçekletirdii o tuhaf dua seans, devlet akln esir alan bu fanatizmin en müahhas andr. Evanjelik-Siyonist akln ekillendirdii bu teolojik yaylmacln, son tahlilde namlunun ucunu kime çevireceini görmek için kâhin olmaya gerek yok: Hedefte Türkiye var.

Nitekim Amerikan müesses nizamnn amiral gemilerinden Wall Street Journal’da tam da bugünlerde yaynlanan "Türkiye'yi dizginlemeye yönelik acil ihtiyaç" balkl makale, bu kirli akln da vurumudur. "ran rejimi düerse Ankara’nn bölgesel nüfuzuna dikkat edin" çars yapan Siyonist akl, Türkiye'yi yeni hedef olarak açkça masaya sürüyor. ABD'li muhalif gazeteci Tucker Carlson'n, "Türkiye ile ilgili asl sorun, kontrol edilememesidir. Bu nedenle srail için bir tehdittir" tespiti ise bu dümanln kodlarn tüm berraklyla deifre ediyor. Washington ve Tel Aviv hattnda piirilen bu alçakça senaryolarn manetlerden fütursuzca dillendiriliyor olmas, varolusal bir kuatmay tasarladklarn gösteriyor. Ancak unuttuklar mutlak bir hakikat var: Siyonist akln Türkiye üzerine kurduu kanl hesaplar varsa, üphesiz Allah’n da amaz bir hesab vardr.

Bu ate çemberinin ortasnda Türkiye, deyim yerindeyse "bir sarraf terazisi" hassasiyetiyle diplomasi yürütmektedir. Bir yandan uluslararas hukukun zemininden milim sapmyor, srail'in soykrmc zulmüne kar küresel vicdann en gür sesi oluyor; dier yandan (tpk Rusya-Ukrayna krizinde olduu gibi) güvenilir bir denge ve istikrar adas olma misyonunu muhafaza ediyor. Tüm bunlar yaparken de Bat'ya körü körüne ram olmu, kendi iradesini teslim etmi bölge ülkelerini sabrla bu ölümcül uykudan uyandrmaya çalyor.

Son derece meakkatli ileyen bu rasyonel politika, bize tarihi bir paralellii hatrlatyor; Birinci Dünya Sava arifesinde, küresel emperyalistlerin kurt kapannda kalan Osmanl'y "denge politikasyla" ayakta tutan Sultan Abdülhamid Han'n dehas ile o terazinin dengesini bir hevesle bozup koca bir imparatorluu kaosa ve ykma sürükleyen ttihatçlarn basiretsizlii...

Bugün Türkiye'nin ii o günden daha kolay deil. Orman kanunlarnn geçerli olduu bu vahi düzende; bir asrdr ihanetlerle basklanan savunma sanayiimizi yeniden ayaa kaldrmaya ve oluan o devasa teknoloji açn son yllarda kapatmaya çalyoruz. Baarl bir ivme yakaladk ancak bu kuatmay tam anlamyla yarabilmek için bir miktar daha zamana ihtiyaç var. te bugün yürütülen o ince, tavizsiz ama aklc diplomatik satranç, devletin bekas için ihtiyaç duyulan o "zaman kazanma sanat"dr. Küçük bir duygusal savrulma, küçük bir hata, bizi bakalarnn çkard bir yangnn ortasna çekebilir.

Türkiye'nin bu zorlu yürüyüünde en büyük handikap sadece dardaki dümanlar deil, maalesef içerideki ve etrafndaki derin vizyonsuzluktur.

çeriye baktmzda; bir asrdr yedii onca darbeye ramen Bat'ya duyduu o hastalkl "platonik akn" sarholuundan uyanamayan, neresinden tutsanz çelikiler yumana dönmü bir iç muhalefet gerçei var. Birinci ve kinci Dünya Savalarndan bu yana dünyann en keskin jeopolitik mücadeleye girdii bir ça okumaktan aciz, "Bize kim saldracak?" diye sorabilen, savunma sanayii atlmlarn "Füze denemesi yapmayn, balklar korkuyor" slyla gören bu idrak yoksunluuna kar, iç cephede acil bir "zihniyet aydnlanmasna" ihtiyaç var.

Darya baktmzda da tablo çok farkl deil. Diktatörlüklerin gölgesinde varolu mücadelesi veren, Türkiye'nin sunduu reçetenin aslnda kendi kurtulular olduunu idrak edemeyen bir Ortadou batakl... Öte yanda, Rus emperyalizminin zihinlere vurduu asrlk prangalar henüz yeni yeni krmaya çalan bir Türk Dünyas. Öyle ki, içlerinde Türkiye ile en derin ittifak uuruyla hareket eden Can Azerbaycan'n bile, ülkemize açkça tehditler savuran srail ile kurmak zorunda hissettii o pragmatik ve derin ilikiler a, zaman zaman kavray snrlarmz zorlayabiliyor.

Avrupa Birlii'ne gelince; onlarn Türkiye'ye bak dünden bugüne hiç deimedi: Tamamen çkar ve sömürü merkezli. Bugün NATO emsiyesi altnda ABD tarafndan yalnz braklan Avrupa, Türkiye'nin askeri gücüne muhtaç olduu için söylemini yumuatm olabilir. Ancak biz Bat'nn ikiyüzlülüünü çok iyi biliriz; en zor günümüzde "müttefiklerimizin" bizi nasl yalnz brakacan yaayarak örendik.

Evet, Türkiye tüm bu jeopolitik riyakârlklarn ortasnda özünde "yalnz bir ülkedir". Ancak bu, "doutan lider" olmann getirdii ar ve asil bir yalnzlktr.

Etrafmz saran ate çemberine ve içerideki kifayetsizliklere ramen Türkiye; ince çizgide yürümeyi baaracak, Türk dünyasna sabrla yol gösterecek ve slam dünyasnn içinde bulunduu bu derin acziyeti adm adm ahsiyetli bir iradeye dönütürecek o tarihi mesuliyeti omuzlamaya devam edecektir. 

Çünkü bu, sadece bir d politika tercihi deil; corafyaya ve tarihe kar tabii ve hatta zorunlu misyonumuzdur.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Refik Tuzcuoðlu
10-04-26
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
EVANJELÝK-SÝYONÝST KUÞATMA
Online Kii: 20
Bu Gn: 709 || Bu Ay: 4.117 || Toplam Ziyareti: 2.926.755 || Toplam Tklanma: 58.585.314