HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 255
Yazar: Musa Kazým Arýcan
TÜRKÇE: MÜSLÜMANLIK DÝLÝ (Müslümanlýk Dili Olarak Türkçe)

TÜRKÇE: MÜSLÜMANLIK DL (Müslümanlk Dili Olarak Türkçe)Balkanlarn bir köyünde, Osmanl’dan kalma bir hatrann içinden konuan yal kadnlarn Türkçeye “Müslümanlk dili” demesi, ilk bakta sade, mahallî, hatta folklorik bir ifade gibi görünebilir. Fakat baz cümleler vardr ki, halkn azndan çkar; fakat arkasnda asrlarn irfan, tarihin derin hafzas, medeniyetlerin uzun yürüyüü vardr. “Türkçe Müslümanlk dilidir” sözü de böyle bir sözdür. Bu söz, ne sradan bir nostaljidir ne de romantik bir yaktrmadr. Bu söz, Türkçenin bin yl aan slamî tecrübe içinde üstlendii vazifenin halk dilindeki en sade, en youn ve en sahici ifadesidir.

Bu sözün Balkanlar’daki karl ise yalnzca bir duygu deil, somut bir tarihî tecrübedir. Nitekim Bonakça yazlm eski metinlerde ve ders kitaplarnda “Türk” kelimesinin etnik bir kimlikten ziyade dorudan “Müslüman” anlamnda kullanld açkça görülür. “Ben Türküm, müminim, Müslümanm elhamdülillah” ifadesi, yalnzca bir inanç beyan deil, kimliin dil üzerinden kurulmu hâlidir. Hatta çocuklara öretilen bir diyalogda “Ne zamandan beri Türksün?” sorusuna verilen “Beikten kefene kadar” cevab, Türklüün burada bir rk deil, bir iman süreklilii olarak kavrandn gösterir.

Daha da dikkat çekici olan, bu anlayn metafizik bir zemine oturtulmasdr: nsan ruhlarnn yaratlyla birlikte “Müslümanlk” ile “Türklük” arasnda kurulan özdelik, dilin yalnzca bir iletiim arac deil, bir varolu yorumu olduunu ortaya koyar. Bu yüzden Balkanlarda “Türk” kelimesi çou zaman “Müslüman”, “Türkçe” ise “Müslümanlarn Dili” anlamnda kullanlmtr. Bir halk türküsünde paradoksal olarak geçen “Beni bir Hristiyan dourmu olsa da beni bir Türk dourmutur” ifadesi, biyolojik köken ile inanç kimlii arasndaki ayrm aan bu derin zihniyetin iirlemi hâlidir.

Elbette Türkçe, slam’n vahiy dili deildir. Kur’an Arapçadr; namazn, tilavetin, vahyin asli dili Arapçadr. Fakat mesele burada baka bir yerde durur. Türkçe, Türkler için slam’n anlald, sevildii, yaand, iirletii, ahlaklat, devletletii, ehirletii, direnie dönütüü ve medeniyet hafzasna yerletii dil olmutur. Bir baka ifadeyle Türkçe, vahyin dili deildir; fakat Türklerin vahyi hayat haline getirme serüveninin dilidir.

Bu büyük serüvenin balangcnda Kagarl Mahmud vardr. Onun Dîvânu Lugâti’t-Türk adl eseri, yalnzca bir sözlük deil, Türkçenin slam dünyasna takdimidir. Kagarl, Türkçeyi Araplara öretmek isterken aslnda bir dili deil, bir dünyann kapsn açar. O, Türkçenin tesadüfi bir milletin ve kültürün dili olmadn; düzeni, söz varl, anlatm kudreti ve kültürel hafzasyla medeniyet tayabilecek bir dil olduunu gösterir. Onun mehur “Türk dilini öreniniz” vurgusu, tarihî artlar içinde okunduunda, Türklerin slam dünyasnda yükselen rolünü ve Türkçenin bu yükseliteki tayc gücünü haber verir.

Kagarl’nn açt yolda Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig ile Türkçeyi devlet, adalet, saadet, bilgi ve ahlak dili haline getirir. Artk Türkçe yalnzca konuma dili deildir; yönetim felsefesinin, insan terbiyesinin, hükümdarlk ahlaknn ve slamî siyaset düüncesinin dilidir.

Edib Ahmed Yüknekî, Atebetü’l-Hakâyk ile Türkçeyi öüt, nasihat ve ahlakn dili klar. Rabgûzî, peygamber kssalarn Türkçe anlatarak Türkçeyi Kur’anî anlatnn, imanî hafzann ve halk eitim geleneinin dili haline getirir.

Fakat Türkçenin asl büyük dönüümü Hoca Ahmed Yesevî ile gerçekleir. Yesevî’nin Divân- Hikmeti, Türkçeyi hikmetin, iradn, tasavvufun ve gönül terbiyesinin dili yapar. Yesevî’nin en büyük hamlesi, slam’n yüksek hakikatlerini halkn anlayaca dilde söylemesidir. O, Arapça ve Farsça bilmeyen Türk topluluklarna slam’ Türkçe ile anlatr. Böylece Türkçe, yalnzca bir kavmin dili olmaktan çkar; iman terbiyesinin, ahlak inasnn, nefis muhasebesinin ve Allah’a yöneliin dili olur.

Yesevî’den sonra Yunus Emre gelir. Yunus, Türkçenin içine gönlü koyar. Onun Türkçesinde kelimeler yalnzca anlam tamaz; yanar, alar, sever, arar, secde eder. Yunus’ta Türkçe, tevhidin en sade, akn en derin, insanln en içli dilidir. “Gönül”, “ak”, “can”, “Hak”, “eren”, “yol”, “dervi” gibi kelimeler, onun dilinde sadece kelime olmaktan çkar; Türkçe Dili Müslümanlnn varolu kavramlar haline gelir. Yunus’un Türkçesi, medrese dilinin uzanda deildir; fakat onu halkn kalbine indirir. Onun büyüklüü buradadr: Hakikati sadeletirmez; sade bir dille derinletirir.

Anadolu’da Hac Bekta- Velî ve Hac Bayram- Velî de bu çizginin büyük halkalardr. Hac Bekta geleneinde Türkçe, yolun, ikrarn, edebin, hizmetin ve insan- kâmil araynn dilidir. Hac Bayram’da Türkçe, nefs terbiyesinin, zikir ve gönül ehrinin dilidir. Bu geleneklerde Türkçe, yalnzca iir veya nasihat dili deil; toplumsal birlik, kardelik ve irfan dilidir.

Türkistan’da Ali îr Nevâî, Türkçenin yüksek medeniyet dili olarak müdafaasn yapar. Muhâkemetü’l-Lugateyn ile Türkçenin Farsçadan aa olmadn, hatta birçok ifade imkân bakmndan üstünlükler tadn gösterir. Nevâî’nin yapt i sadece dil savunusu deildir; bir medeniyet özgüvenidir. Kagarl Türkçeyi slam dünyasna tantm, Yesevî Türkçeyi hikmet dili yapm, Nevâî ise Türkçeyi yüksek edebiyat ve medeniyet dili olarak savunmutur.

Bu büyük hat, Fuzûlî’de ak ve metafizik hasret dili olur. Bâkî’de stanbul Türkçesi, Osmanl zarafetinin yüksek iir dili haline gelir. Nâbî’de Türkçe ahlak, hikmet ve terbiye dili olur. Nef‘î’de kudret, hitabet ve medeniyet iddiasnn sesi haline gelir. Böylece Türkçe; halkn, tekkenin, sarayn, medresenin, meydann, devletin ve iirin müterek dili olur.

Modern döneme gelindiinde Mehmet Âkif, Türkçeyi iman, ahlak, Hakka tapan bir millet ve istiklâl dili haline getirir. Safahat, yalnzca bir iir kitab deil, modern Türk Dili Müslümanlnn vicdan defteridir. Âkif’in Türkçesinde cami kürsüsü, mahalle, yoksulluk, ahlak, çalma, Kur’an, vatan, ümmet ve millet ayn kaderin içinde birleir. Âkif, Türkçeyi halkn içinden konuan, fakat ahlakî yükü çok ar bir dil olarak kullanr. Onun Türkçesi, milletin Müslüman vicdandr.

Yahya Kemal’de Türkçe, hafza ve ehir dili olur. stanbul’un camileri, ezanlar, mezarlklar, musikisi, semtleri ve tarihî zaman onun iirinde Türkçe ile yeniden varlk kazanr. Yahya Kemal bize Türkçenin yalnzca bir iletiim arac olmadn; bir medeniyetin zaman içinde birikmi sesi olduunu gösterir.

Necip Fazl’da Türkçe, çile, metafizik aray, dava ve Büyük Dou tasavvurunun dili olur. Sezai Karakoç’ta dirili, medeniyet ve umut dilidir. smet Özel’de Türkçe, modern dünyada Müslüman kimliin sert, çetin ve sarsc sorgulama dilidir. Arif Nihat Asya’da bayrak, ezan, naat ve mukaddesat dili olur. Nurettin Topçu’da ahlak, ruh, isyan ve Anadolu irfannn dilidir.

D. Mehmet Doan ise Türkçeyi medeniyet hafzas olarak savunur. Onun dil hassasiyeti, yalnz kelime tercihinden ibaret deildir. Çünkü kelimeler giderse kavramlar gider; kavramlar giderse düünce gider; düünce giderse medeniyet hafzas zayflar. Bu yüzden Türkçeyi savunmak, onun nazarnda geçmie kapanmak deil, hafzay diri tutmaktr.

Alev Alatl’da Türkçe, kavram ve zihniyet muhasebesinin dilidir. Teoman Dural’da Türk irfan ile slam medeniyeti arasndaki ba düünen felsefî bir zemindir. Erol Güngör, Cemil Meriç, Necati Öner ve Süleyman Hayri Bolay gibi isimlerde Türkçe, felsefe, hikmet, irfan, sosyoloji, mantk, kavram ve slam düüncesinin akademik ifade imkândr. Abdulfettah Rauf gibi dinî yazarlar çizgisinde ise Türkçe, halkn dini örendii, ibadeti anlad, ahlakî hayatn düzenledii gündelik Müslümanlk dilidir.

Bu büyük tablo yalnzca Anadolu ile snrl deildir. Azerbaycan’da ehriyar, Türkçeyi ana dil, hatra, gönül ve kutsallk duygusunun dili yapar. Ahmed Cevad’da Türkçe istiklâl, ehadet ve vatan dilidir. Hüseyin Cavid’de kader, insan, lah, zulüm ve adalet sorularnn dramatik ve metafizik dilidir. Bahtiyar Vahapzade’de Türkçe, kimlik, ana dil ve millet ruhunun en canl savunusudur.

Türkistan ve Orta Asya’da Mustafa Çokay, Macan Cumabay, Mahtumkulu Firâkî, Süleyman Çolpan, Hüseyin Baykara ve Cengiz Aytmatov gibi isimler de bu geni halkann içinde yer alr. Mustafa Çokay’da Türkçe, bamszlk ve Türkistan kimlii dilidir. Macan Cumabay’da ruh, iman, Türk birlii ve tarihî kader dilidir. Mahtumkulu’nda halk hikmeti ve slamî ahlak dilidir. Çolpan’da uyan ve özgürlük dilidir. Hüseyin Baykara’da Türkçenin saray, sanat ve devlet himayesiyle medeniyet dili oluunun zemini vardr. Cengiz Aytmatov’da ise Türkçe, hafza, vicdan, anne, toprak, gelenek ve modern insanln ahlakî kriziyle yüzleme dilidir.

Bütün bu isimler ayn cümleyi kurmam olabilir. Her biri “Türkçe Müslümanlk dilidir” dememi olabilir. Fakat eserleriyle bunu göstermilerdir. Kimi Türkçeyi hikmet dili yapm, kimi ahlak dili, kimi devlet dili, kimi ak dili, kimi istiklâl dili, kimi dirili dili, kimi felsefe dili, kimi hafza dili, kimi halkn dinî idrak dili yapmtr.

O halde “Türkçe Müslümanlk dilidir” sözü doru anlalmaldr. Bu söz, Arapçann vahiy dili oluunu gölgeleyen bir iddia deildir. Bu söz, slam’n Türkler arasnda nasl hayat bulduunu anlatan tarihî bir hakikattir. Arapça vahyin dilidir. Farsça slam edebiyat ve tasavvufunun büyük dillerinden biridir. Türkçe ise Türklerin slam’ tarih boyunca yaad, anlatt, sevdii, savunduu, iirletirdii, ehirletirdii ve medeniyet haline getirdii dildir.

Türkçe, Kagarl’da dil uuru; Yesevî’de hikmet; Yunus’ta gönül; Nevâî’de medeniyet özgüveni; Fuzûlî’de ak; Nâbî’de ahlak; Âkif’te iman ve istiklâl; Yahya Kemal’de tarih ve ehir; Necip Fazl’da çile ve dava; Karakoç’ta dirili; Topçu’da ruh ve ahlak; Dural’da irfan; D. Mehmet Doan’da medeniyet hafzas; Vahapzade’de kimlik; Aytmatov’da vicdan; Abdulfettah Rauf’ta halkn dinî idraki olarak tezahür etmitir.

Balkanlardaki o yal kadnn “Bu dil Müslümanlk dilidir” demesi, ite bütün bu büyük tarihin sadelemi halidir. O sözde Kagarl’nn sözlüü, Yesevî’nin hikmeti, Yunus’un gönlü, Nevâî’nin müdafaas, Âkif’in iman, Yahya Kemal’in ezan, D. Mehmet Doan’n hafza kaygs, Türkistan’n direnii ve Anadolu’nun irfan birlikte konuur. Ayn söz, Balkanlarn çok katmanl tarihî hafzasnda “Türk” kelimesinin “Müslüman” anlamna gelebildii bir dünyay da tar; dil ile inanç, kelime ile kimlik, söz ile varolu arasnda kurulan derin ban canl bir hatrasdr.

Son tahlilde;

Türkçe, slam’n vahiy dili deildir; fakat Türkler için slam’n yaanm, sevilmi, düünülmü, savunulmu, iir olmu, devlet olmu, ehir olmu, ahlak olmu, direni olmu ve medeniyet hafzasna dönümü dilidir.

Bu yüzden Türkçe, yalnzca bir dil deildir.

Türkçe, bir milletin Müslümanlkla yorulmu hafzasdr.

Türkçe, bir medeniyetin gönül sesidir.

Türkçe, tarih boyunca Allah’a yönelmi ve Hakka tapan bir halkn kendi diliyle söyledii büyük duadr.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Musa Kazým Arýcan
04-05-26
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TÜRKÇE: MÜSLÜMANLIK DÝLÝ (Müslümanlýk Dili Olarak Türkçe)
Online Kii: 26
Bu Gn: 709 || Bu Ay: 4.117 || Toplam Ziyareti: 2.926.755 || Toplam Tklanma: 58.585.376