HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Says: 462
Yazar: Dursun Gürlek
Ziya Nur Aksun'dan Sultan Vahdeddin'in hain olmadýðýna dair

TÜRKÇE KUR'AN MI DEDNZ?anl Osmanl Devleti’nin talihsiz ve madur hükümdar Sultan Vahidüddin bundan tam yüz yl önce, gurbet hayatnn bin bir çilesi içinde Hakk’n rahmetine kavutu. Vefatnn yl dönümü olan bugünlerde de lehinde ve aleyhinde yazlar yazlyor. Hemen belirtmek gerekirse, lehinde kaleme alnan yahut tarafsz bir üslupla deerlendirilen tetkiklerin ve deerlendirmelerin says gittikçe artyor. Bu da gerçeklerin ilelebed gizlenemeyeceini bizlere gösteriyor.

Merhum üstad Necip Fazl, “Vatan Haini Deil Büyük Vatan Dostu Vahüdiddin” isimli eserini kaleme alnca yer yerinden oynam, kendisi hakknda da dava açlmt. Üstadn dnda birçok yazarn bu konuda kalem oynattklarn biliyoruz. Gerek bu kitaplarda, gerekse Osmanl padiahlarnn tamamn içine alan eserlerde Sultan Vahidüddin’in çeitli açlardan deerlendirildiini okuyup öreniyoruz. Bunlar teker teker sralamak ve açklayc bilgiler vermek sütunumun snrlarn zorlayacandan sadece bir örnek vermekle yetineceim. Bu örnek, bilge tarihçimiz merhum ve mafur Ziya Nur Aksun’dur. Geliniz, birlikte onu dinleyelim ve çileke Osmanl hükümdarn bir kere daha rahmetle yâd edelim:

Ziya Nur Aksun, padiah deerlendiren yazsnda sözü ona yaplan “hiyanet” ithamna getirip unlar söylüyor:

“Sultan hakknda bilahare yaplm olan hiyanet itham, tamamen siyasidir ve hakikatle bir alakas yoktur. Hatta o, devletin ve vatann kurtulmas için böyle bir itham dahi göze alacak bir rolün içine girmitir. Nitekim Sen Remo’daki zdrapgâhnda ‘Saray ve saltanat yklm ne çkar, vatan ve millet kurtuldu ya’ sözünü söylerken, devlet reislii srasndaki en büyük gayesinin ne olduunu da iaret etmitir.

Sultan bu gayesini husûle getirebilmek için iki vecheli bir rolü, içine girmitir. Bunlardan biri ecnebilere kar, dieri ise milletine veya daha doru bir tabirle, tarihe ve ilahi Varla kardr. Nitekim, kâtibine söyledii u cümleler, bu iki vecheli davrannn kendisine ne kadar azap verdiini anlatmaktadr:

‘Ecnebiler pek bîaman! Gece gündüz ne çektiini bir Allah bilir, bir de ben bilirim. Bizi tazyik ile Meclis-i Meb’usan’ dattrdlar. Fikirlerini ihsas deil, adeta açktan aça ihtar ediyorlar. Ben, meruti bir hükümdar olduum halde, güya mutlak bir hükümdarmm gibi muamelelerde bulunuyorlar ve dorudan doruya bana müracaat ediyorlar. Merutiyet’ten bahsedince, ‘Hangi Merutiyet!’ diye mukabele ediyorlar. Karmzda müracaat edecek kuvvet olarak yalnz sizi tanrz ve sizi pak addederiz’ diyorlar. Yani ‘sözlerimizi isga etmezseniz (yerine getirmezseniz) sizi de tanmayz’ demek istiyorlar. stiklalimizi kurtarmak için, bizzarure bu hallere tahammül ediliyor. Dier taraftan bir ey için kendilerine müracaat edilince, ‘Henüz münasebat- siyasiyyemiz iade olunmad; buradaki memurlarmz, askeri memurlardr’ diye cevap veriyorlar. Ben, milletin ateli külü üzerine oturdum, taht- saltanatn ku tüyünden minderleri üzerine oturup gömülmedim. Bunlardan kimseye bahsedilemiyor, millete de mâlûmat verilemiyor. Elbette bir gün tarih, bu hakikatleri yazar. Siz, eminim olduunuz için, bu eyleri mahremâne olarak size söylüyorum. Vâka, merhum birader de, dahili bir kuvve-i gâlibenin taht- tazyikinde idi. Lakin ben onun kat kat fevkinde olarak, diretnotlaryla mücehhez bir kuvvet karsnda bulunuyorum. Eer âklâne, bigârâzane ve bitârâfane idare-i umur edecek bir halefim olsayd, ömrümün devr-i âhirinde vallahi, billahi ve tallahi kabul etmezdim. Saltanat tahtyla teneir arasnda ne kadar mesafe olduunu bilirim; siz de gözünüzle gördünüz. Bir tarafta taht, bir tarafta tabut duruyordu.

zmir’in igali esnasnda, padiah pek ziyade teessür ve endie izhar ediyor. Saraya feryadnâmeler geliyor. lk anda bu harekete, hangi devletin giritii bilinmiyor. Padiah, gece vakti kâtibini telefonla uyandrarak, hemen haber almasn bildiriyor. galin Yunan ordusu tarafndan yapld anlalyor. Bunun üzerine padiah, yeni Heyet-i Vekile’nin de tayinini bildiren bir hatt- hümâyûn nerediyor. Bunda, igale temas edilerek, ‘u ân- mühimde, balarnda milletin sinesinden tahassül etmi alt buçuk asrlk bir Hânedan’n reisi bulunan ve nefsince her türlü fedakârla âmâde olan Halifeleri ve padiahlar bulunduu halde, bilumum efrad- milletin yegâne emeli, hukuk-u devlet ve milletin tatmini için son derece fedakârane ve azimperverâne sarf- mesai etmenizi kat’-i surette ihtar ile, her hâlûkârda tefvikat- lahiyyeye istinad ve ruhaniyet-i Risaletpenahi’den istimdat eylerim’ diye pek heyecan verici cümleler yer alyor. Bunun üzerine stanbul’da ve sonra buradan yaylarak Anadolu’da protesto mitingleri tertip ediliyor. Bu mitinglerde hatt- hümayun zikredilerek ‘padiahmz da bizim bamzdadr’ sözü bütün Anadolu efkârnda dalgalanyor ve Yunan’a kar milli mukavemeti hazrlyor ve balatyor.

(zmir’in igalden kurtuluu üzerine Sultan Vahidüddin’in Ayasofya Camii’nde, muhteem bir mevlid okuttuunu, bu mevlidde bulunan bir yabanc yazarn müehadelerini ihtiva eden yazy lim Yayma Cemiyeti’nin bir dergisinde yaymlamtm.)

Falih Rfk, padiahn Mustafa Kemal Paa’y Anadolu’ya gönderirken huzura kabul ettiini ve bu esnada ‘Paa paa! imdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunlarn hepsi tarihe geçmitir! imdi yapacan hizmet, hepsinden mühim olabilir. Paa, sen devleti kurtarabilirsin!’ dediini yazmaktadr.

Yine, Kemal Paa’nn sofra hizmetinde bulunan Cemal Bey, Karabekir’in stiklal Harbi’ni düünenin kendisi olduunu yazmasna fevkalade öfkelendiini, yanndaki kâtibi Tevfik Bey’e, ‘Beni, Milli Mücadele’yi açmak üzere, bunca paa arasndan seçip Anadolu’ya gönderen Vahidüddin’dir. Eer bu vatan kurtaran birini aramak gerekirse, Vahidüddin’i göstermek lazmdr’ dediini kaydetmektedir. Çünkü Karabekir kitabnda, ‘M. Kemal Paa’y Akaretler’deki evinde ziyaret ettiini, stiklal mücadelesi fikrini açtn, onun ‘Bu da bir fikirdir’ dediini, fakat stanbul’da Harbiye Nazr olarak i yapmak niyetinde bulunduunu yazmt.

Bütün bunlar, Sultan Vahidüddin’in, Milli mukavemet hareketindeki müspet rolünü, oldukça açk bir ekilde ortaya koyacak deliller gibi görünmektedir.

Bu hükümdar hakknda tarih, henüz kesin hükmünü vermemitir. Bütün bunlar, onun hakknda, siyasi ilcâlarla serdedilen ‘hiyanet’ ithamnn doru olmayacan izah maksadyla yazdk. Osmanoullar’nn bu son ve hem siyaseten, hem de tarihen madur sultan hakknda geni tetkikat lazmdr. imdilik bu kadarla iktifa ediyoruz.”

Ziya Nur merhumun bu yazsnn tamamn okumak isteyenlerin “Gayr-i Resmi Tarihimiz – Osmanl Padiahlar” adl kitaba müracaat etmeleri gerekiyor. Ayrca bnülemin Mahmud Kemal merhumun muhalled eseri, “Osmanl Devrinde Son Sadrâzamlar” da “Sultan Mehmed Vahidüddin’e Dair” balyla yer alan deerlendirme yazs da büyük önem arzediyor.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dursun Gürlek
24-05-26
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Ziya Nur Aksun'dan Sultan Vahdeddin'in hain olmadýðýna dair
Online Kii: 13
Bu Gn: 614 || Bu Ay: 4.022 || Toplam Ziyareti: 2.926.654 || Toplam Tklanma: 58.583.648