
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 821 |
Bir önceki yazy u cümlelerle bitirmitik: "... mam Ebû Dâvud bu rivayeti zikrettikten sonra, seneddeki bir incelie dikkatimizi çeker: Ravilerden sadece Ahmed b. Sa'îd, bu hadisi hocalar Vehb b. Cerîr'in kendisinden deil, ona ait yazl bir nüshadan naklettiklerini söyler ve senedi, "Vehb b. Cerîr, babas, Muhammed b. shak, Ya'kub b. Utbe..." eklinde verir. Ebû Dâvud'un Ahmed b. Sa'îd dnda bu hadisi aktard hocalar Abdüla'lâ b. Hammâd, Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beâr ise sanki dorudan Vehb b. Cerîr'in kendisinden, onun Ya'kub b. Utbe, Cübeyr b. Muhammed b. Cübeyr'den rivayeti olarak aktarmlardr.
"Ebû Dâvud bu noktaya dikkatimizi çektikten sonra, rivayeti yazl nüshadan nakleden Ahmed b. Sa'îd'in naklinin sahih olduunu söyler. Bunun ne anlama geldiini bir sonraki yazda görelim..."
Önce yukarda geçen ifadede küçük bir düzeltme yapalm. lk paragrafta yer alan, "... Vehb b. Cerîr'in kendisinden, onun Ya'kub b. Utbe, Cübeyr b. Muhammed b. Cübeyr'den rivayeti olarak aktarmlardr" cümlesi öyle olacak: "Vehb b. Cerîr'in kendisinden, babas, Muhammed b. shak, Ya'kub b. Utbe, Cübeyr b. Muhammed b. Cübeyr'den rivayeti olarak aktarmlardr."
mam Ebû Dâvud'un dikkatimizi çektii teknik ayrntya gelince, senedde ad geçen hocalar Abdüla'lâ b. Hammâd, Muhammed b. el-Müsennâ ve Muhammed b. Beâr, sadece bu rivayeti dorudan Vehb b. Cerîr'in kendisinden iittikleri izlenimini verecek bir ifade kullanmakla kalmam, ayn zamanda senedin daha yukarsnda yer alan "Ya'kub b. Utbe ve Cübeyr b. Muhammed b. Cübeyr'in ikisinden de ayn anda aktarm yaplm gibi bir ifade kullanmlardr. Oysa dorusu, rivayetin, Ya'kub b. Utbe'nin Cübeyr b. Muhammed b. Cübeyr'den nakli olarak geldiini belirten lafzdr.
Bu rivayetle ilgili olarak belirtilmesi gereken bir dier husus, Muhammed b. shak'n, kendisinden bu rivayeti aktard Ya'kub b. Utbe'den bizzat iittiini ortaya koyan bir ifade kullanmam olmasdr.
Baz raviler, rivayet aldklar hocalar zayf bulunmu kimseler olduu için onlarn adn açkça zikretmek yerine ya hiç zikretmez veya çok tannmayan/bilinmeyen bir künyesiyle zikreder. Böylece onun durumunu bilmeyen kimseler, rivayetin senedindeki zayf ravinin varln fark edemeyebilir. Bu duruma "tedlis" deniyor. Hadis tenkitçileri, tedlis yapan (müdellis) raviler, rivayeti aktardklar hocalarndan bizzat iittiklerini gösteren bir ifade kullanmadkça onlarn rivayetine güvenilemeyeceini belirtmilerdir.
Bahsimizin konusunu tekil eden rivayeti bn shak, Ya'kub b. Utbe'den bizzat iittiini anlatan bir ifade kullanmamtr. Dolaysyla bu rivayete güvenip muhtevasn sahih kabul etmek doru deildir.
Acaba bu rivayetin tek senedi bu mudur?
Avnu'l-Ma'bûd sahibinin nakline göre Ebû Bekr el-Bezzâr, bu hadisin bn shak dnda baka bir ravi kanalyla nakledildiinin bilinmediini açkça belirtmitir.1
ez-Zehebî de "etîtu'l-Ar" rivayetini bn shak'ta birleen birkaç senedle zikrettikten ve her birinin senedindeki zaafa deindikten sonra genel bir deerlendirme yapar ve öyle der: "Bu, cidden garib, ferd bir rivayettir. bn shak (ancak) Megazi konusunda -rivayetleri kesintisiz bir isnadla verdii zaman- hüccettir. Onun münker ve acaip rivayetleri vardr. Hz. Peygamber (s.a.v) bu rivayette nakledilen sözü söylemi midir söylememi midir, Allah bilir. (...) Öte yandan, "etît/inleme" konusunda sabit bir nass gelmi deildir.
"Bu hadisler konusundaki tavrmz udur: Bu hadislerden sahih olanlara ve Selef'in, zahiri üzere kabul ve ikrar edilmesi konusunda ittifak ettii ettiklerine inanrz. snadnda tartma bulunan veya ulemann gerek kabulünde ve gerekse tevilinde ihtilaf ettii rivayetlere gelince, bu türlü rivayetlerin takririyle itigal etmeyiz. Aksine bu türlü rivayetler, konuyla ilgili rivayetler cümlesinden olarak rivayet ve durumunu beyan etmekle yetiniriz..."2
Ondan önce de bu rivayetin zayf olduunu söyleyen ulema olmutur. Mesela el-Beyhakî bunlardandr.3
Dolaysyla bu rivayetin zayf olduu -bn Teymiyye4 ve bnu'l-Kayym5 aksini savunmu olsa da- açktr.
Devam edecek.
1 el-Azîmâbâdî, Avnu'l-Ma'bûd, XIII, 17.
2 ez-Zehebî, el-Uluvv, I, 415-6.
3 Bkz. el-Esmâ ve's-Sfât, 418-9.
4 bn Teymiyye, Beyânu Telbîsi'l-Cehmiyye, III, 254 vd.
5 Bkz. es-Seyfu's-Sakîl ve tekmilesi, 124.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
17-04-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||