
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 2251 |
Ayn balkl yazdan notlar:
Müslümanlar'n geçmite farkl din ve inanç sistemlerinin müntesipleriyle bir arada yaad dorudur. Ancak ibu "birlikte yaama"nn mahiyetine baktmz zaman meselenin öyle "yok aslnda birbirimizden farkmz" tarz söylemlerle çarptlamayacak kadar önemli temellere oturduunu görürüz.
Sözgelimi Müslümanlarn dierleriyle "içiçe" yaadn söylemek kocaman bir yalandr. Araya görünür görünmez-perdeler koymak, ayn corafyay paylamakla birlikte kesinlikle "içiçe" yaamamak, Hz. Peygamber (s.a.v.) döneminden itibaren Müslümanlarn deimez uygulamas olmutur. Her eyden önce gayrimüslimler'in, Müslümanlarn dini kimliklerine ve buna dayal olarak gelien kültürel hususiyetlerine dikkat etmesi, bu alanda onlara benzememesi temel ilkedir. Bilhassa "iar" özelliindeki göstergeler titizlikle muhafaza edilir ve bu alanda bir "karma"ya asla izin verilmez. Gayrimüslimlerden istenen "kendileri olarak" var olmalardr; inançlaryla, örf-adetleriyle, klk-kyafetleriyle...
slam, bir yandan gayrimüslimlerden kendilerini Müslümanlara benzetmemelerini isterken, dier yandan da Müslümanlar onlara benzemekten, dolaysyla onlarla "kaynama" anlamna gelebilecek her türlü hareket ve uygulamadan iddetle men etmi, bunun büyük bir "münker" olduunu ilan etmitir. Bu sebeple slam'n, gayrimüslimleri "asimile etmek" gibi bir hedefi hiç bir zaman olmamtr (Müslümanlar üstünlüklerini her hal ve art da kabul ettirmilerdir). Aslolan ayrmadr ve ayn corafyada yayor olsalar da herkesin kendi dünyasnda kendi deerleriyle yaamas esastr.
Müslümanlar tarih boyunca hiçbir din ve inanç mensubunu kendilerine (ayr bir "Millet" olduklarndan dolay) benzetmeye çalmamtr. Zira müslüman olmayanlarn Müslümanlara benzemesini istemek, sosyal, siyasal, kültürel, hukuki... pek çok alanda yol açaca karmaa bir yana, ftrat plannda "hakk-batla bulamak" demektir.
Müslümanlarn "Batllamak"tan anlad ey artk sadece klk-kyafette onlara benzemekten ibaret bir yüzeysellii yanstmyor; Müslümanlar dinlerini, tarihlerini, inanç ve kimliklerini de batllarn "uygun gördüü/tayin ettii tarzda" alglama konusunda ne kadar yetenekli olduklarn dünya aleme göstermenin yar içindeler...
Bugünün dünyasnda özellikle "okumu-yazm" kesimden hangi müslümana saltanatn, ataerkil aile yapsnn, erkek-egemen anlayn öyle ürkütücü eyler olmadn, tam tersine bunlarn Müslümanlarn tarihsel tecrübesini pratikte mümkün klan baat unsurlar arasnda yer aldn söyletebilirsiniz? Bunlar geçtik, hangi "akll!" müslümana, slam'n dier dinlerden üstün olduu gibi, Müslümann da dier insanlardan üstün olduunu söyletebilirsiniz?! (Çankaya sakininin; "slam medeniyeti bat medeniyeti karsnda yenilmitir!" lanatyla "arz- endam" ettii bir vasatta!.. Y.A.)
Oysa slam'n bize yükledii "bakasna benzememe" mükellefiyetinin temelinde bizim ftri deerlere ballktan gelen "üstünlüümüzün" bulunduu en temel bir hakikattir. Hakk-batla bulamak neyse, hakk ehlinin kendisini batl ehline benzetmek suretiyle onlara "bulanmas" da odur!
slam, hayatn her alanna ve varln görünür-görünmez her boyutuna "kendine mahsus" damgasn vuran bir dindir. Müslüman olmann kendine has hüküm, tarz, sembol ve göstergelerinin muhafazas, bu sebeple Efendimiz (s.a.v.) tarafndan "Ümmetine" titizlikle öütlenmitir. Tarih boyunca Müslümanlarn hep "kendine mahsus!" bir hayat yaam olmas, eya ve olaylar bu "mahsus!" telakki tarzyla deerlendirmesi, kökü buraya dayanan "kimlik bilinci"nin tezahürleridir ve bu bilinç "modern döneme!" kadar titizlikle muhafaza edilmitir.
Efendimiz (s.a.v.)'in "Müslüman kimliin muhafazas" konusundaki hassasiyetinin, neredeyse "ibadetlere tevik derecesine" vardn görmek artc deildir. Zira vahyin hedefi; kendisini bakalaryla eitleyen, bakalarna benzemekte bir saknca görmeyen, hatta bunu adeta "varlnn amac!" sayan birey ve toplum deil, Hakkn ve hakikatn ahidi ve temsilcisi, inancndan, kimliinden ve aidiyetlerinden dolay Yüce Yaratc (C.C.) nezdinde ayrcalkl bir yeri olduunu bilen, "tarihe maruz kalan deil, tarihi yapan ve yazan birey (kul) ve toplumdur."
Efendimiz (s.a.v.)'in, Müslümanlarn gayrimüslimlere benzememesi konusundaki srarl ikazlar bu çerçevede deerlendirilmelidir. Tarih içinde hep Müslümanlar üstün durumda olduu için "Kim kendisini bir kavme benzetirse onlardandr" , "Bizden bakasna benzeyen bizden deildir" gibi Nebevi uyarlar balamnda, klk-kyafet gibi "görünür" alanlar dnda gayrimüslimlere benzeme olgusu pek fazla gündem olmamtr.
Hadislerin mutlak ifadesi dikkate alndnda yasaklanan hususun sadece klk-kyafetle snrl olmad, "benzeme" tavrnn bilinçli bir tercih olarak tezahür ettii her alann bu yasan çerçevesine dahil olduu görülecektir. Bilhassa günümüzde "gayrimüslimlere benzeme", daha dorusu "kendini gayrimüslimlere benzetme" illeti, hayatn çok fazla fark edilmeyen boyutlarnda son derece belirleyici durumdadr.
Ulemamz, mezkür rivayetleri erh ederken problemin bu boyutuna dikkat çekmi ve burada ki "benzeme"nin, ahlakta, tavr ve davranta, giyim-kuamda... hasl hangi konuda ve ne ekilde olursa olsun bakasna özenmeyi, kendine ait olan terk edip bakasnn özelliklerini benimsemeyi ifade ettiini söylemitir.
"Kii sadece gayrimüslimlere mahsus kyafetleri giydii için kafir olmaz, ama itikadn bozmadan da gayrimüslimlere mahsus kyafetleri giymez."
Sonuç
slam, Müslümanlar, klk-kyafetten inanca, düünce tarzndan örf, adet ve kültüre kadar her alanda bakasna benzemekten iddetle sakndrm, hakk ehli ile batl ehlinin birbirine benzemesini hakk ile batln birbirine benzemesi olarak görmütür. Hakk ile batln ftri olarak birbirinden ayrmas ne kadar tabii ve gerekli ise, Hakk ehli ile batl ehlinin birbirinden kesin hatlarla ayrmas da o kadar tabii ve gereklidir. "mam- Rabbani' nin (k.s.) de altn çizdii gibi, Hakk ehli batl ehline benzedii anda inancndan ve mensubiyetinden gelen "ZZET"ten uzaklam, zillete dümü olur. Hatta bu sadece Hakk ehlinin zillete dümesi ile neticelenen bir durum deildir. Hakk ehlinin zillete dümesi, kaçnlmaz olarak bâtl ehlinin izzete kavumas demektir. kisi de ayn anda aziz veya zelil olmaz. Birinin izzeti öbürünün zilletinde, öbürünün izzeti berikinin zilletindedir."
Balangçta klk-kyafette benzeme gibi "zararsz!" bir iliki biçimi olarak telakki edilen süreç, giderek hayat ve din algsnn da bakalarnn hayat ve din algsna dönümesini intaç eder ki, bundan daha büyük bir zillet tasavvur edilemez.
Son iki, iki buçuk asrlk süreçte slam dünyasnda yaanan durum, "bakalarna benzemek suretiyle adam yerine konulma çabas!" olarak ifade edilebilir. Oysa adam yerine konulmak, kendimiz olmaktan uzaklamamza baldr; "kendisi olmay baaramamlarn da adam yerine konulmas mümkün deildir, ne bu dünyada, ne de ötede..."
(Hiç hatrdan çkarmamak gerek; "BRAHM ALEYHSSELAM TEK BAINA BR MLLETT. TEK BAINA BR EY OLAMAYANIN ÇNDE YER ALDII GÜRUH DOLAYISIYLA BR EY OLMA HTMAL HÇ YOKTUR." .Ö.)
Rhle, Ocak-ubat 2011
Yazar: Ebubekir Sifil |
26-04-11 |
||
| E mail: rýhledergisi | Tweet | ||