
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 2762 |

(TDK’den Bir Düzine Hata – 29)
Türkçenin Yolu
Yolu hayatmzda ne kadar kullanyorsak dilimizde de muhtemelen o kadar kullanyoruz.
Yol kelimesi en eski ve bereketli Türkçe sözlerden… En derin köklerden, capcanl gövdelerden... Asrlar geçtikçe o derin kökten, bu canl gövdeden nice knlar sürmü. Yeni dallar uzam; ucunda terütaze yapraklar yeermi, rengârenk kelimeler çiçeklenip meyveye durmu... Dal dal büyümü bu yol, yol alm, gittikçe genileyip çoalm...
1000 sene önceki yollarmz muhtemelen hem dar hem de az olduu için o yoldaki kelimelerimizin says da azd. Nitekim Dîvânü Lügaati’t-Türk’te yol ile balayan yalnzca birkaç kelime madde ba olabilmi: yol, yolak, yol yol, yolsuz.
1000 yl sonra ise yine muhtemelen yollarmzn genileyip çoalmasyla, çeitlenip güzellemesiyle o yollardaki kelimeler de çoald, çeitlendi. Nitekim 1901’de baslan Kaamûs- Türkî adndaki Türkçe büyük lügat “yol” kelimesine 1,5 sayfa ayrm. Ayrca yolcu, yolculuk, yolda, yoldalk, yolsuz, yolsuzluk, yollamak, yollama, yollanmak, yollu kelimelerini de madde ba yapm.
Bunlar izah ederken araya alt madde olarak u sözleri de dercetmi ve açklam:
yol aramak, yol almak, ayakyolu, yol urmak, yola urmak, uzun yol, yolüstü, yol ura, urun yol, ulu yol, ilek yol, yol / yolunu bulmak, yolbilir, paytak yolu, posta yolu, pîr yoluna, tatar yolu, yol tezkeresi, tramvay yolu, temür yol / demir yolu, yola çkmak, yola çkarmak, yoldan çkmak, yol harc, dört yol az, yolu dümek, yola dümek, sidik yolu, yolu armak, yol amak, yola salmak, su yolu, top yoluna gitmek, yol tas, yol tutmak, doru yol, yoldan kalmak, yolu kapamak, kaçamak yolu, yola komak, yoldan komak, yola gelmek, yol görünmek, gözleri yolda kalmak, yol göstermek, yolgösteren, yol gitmek, yola gitmek, yoluna girmek, yolunda, yol vermek, yola yatmak, yanl yol, yol yürümek, yol yol, yoluyla.
Dil Encümeni tarafndan 1928’de tertip edilen mlâ Lûgati’nde ise yolla balayan kelimeler unlar:
yol, yolüstü, yolura, yolbilir, yolteskeresi, yolcu, yolculuk, yolharc, yolda, yoldalk, yolsuz, yolsuzluk, yoltas, yolkesici, yolgösteren, yollamak, yollama, yollanmak, yollu, yolunda.
slamiyet’in kabulünden itibaren Türkçeye Arapça ve Farsçadan biçim biçim, envaiçeit yollar girdi:
srat, tarik, cadde, sokak, sebil; rah / reh, ahrah / ehrah, hyaban…
(Arapça asll srat, tarik, sebil kelimeleri bize Kur’an- Kerim'in nurlu yoluyla geldi.)
Balkan ve Avrupa yollarna dütükten sonra bize onlardan da türlü yollardan muhtelif yollar uzand: Bulgarcadan patika; talyancadan rota (rotta); Franszcadan ray (rail), bulvar (boulevard), ose (chaussée)...
1901’in Kaamûs- Türkî’sinde bunlardan rota ve ose madde ba kelimeler olarak yer alyor. 1928’in mlâ Lûgati’nde ise rota ve osenin yannda ray da geçiyor. Bulvarn ise o lügatlerde olmad dikkate alnrsa daha sonralar yayld anlalyor. Fakat Sevan Nianyan’n tespitine göre Türkçede 1871’den beri bulvar kelimesi var, ilk kullanan da Nâmk Kemal…
Ülkemize Dou’dan ve Bat’dan yeni ve farkl yollar geldi; bizim de yollarmz çoalp geniledi, salamlap geliti, güzelleti. Kara, deniz, hava ve demir yolu alar ülkemizin her yanna, köesine, köylerine uzand. Yeni yollar en ücra ve uzak diyarlar birbirine balad; hayatmza farkl güzellik, refah ve zenginlikler salad...
Dou’dan ve Bat’dan gelen yollar dilimizin de ifade yollarn çoaltp geniletti, salamlatrp gelitirdi, güzelletirdi.
TDK’nin bu yollar karsnda tuttuu yolu ve bu yollarda iledii yollu yolsuz ileri bir sonraki yazda ele alacam…
Yazar: C.Yakup Þimþek |
30-04-11 |
||
|
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| yapar mý ? | |||
bendeki izler |
Tarih : 30-04-11 | ||
Ne YOL bilirdim ne de iz; ne YOL bilirdim ne yordam, bu YOLa girmeden önce. Þimdi bir de YOLLARLA ilgili bu yazýyý okudum da nice efkarlandým. Emek ve birikim taþan yazýnýz ve sonuna kondurduðunuz tebessüm için "CEZÂKALLAHU HAYRAN" |
|||