
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 1312 |
Her ne kadar Sünenu't-Tirmizî'ye Ârdatu'l-Ahvezî adyla yazd erhte Ebû Bekr b. el-Arabî, bir önceki yazda zikri geçen "ip sarktma hadisi"ni zikrettikten sonra el-Hasenu'l-Basrî'nin münkat (senedinde kopukluk bulunan) rivayetlerinin de muttasl (senedi kesintisiz) rivayetleri gibi sahih olduunu söylemi ve bunu da onun, sadece haberi kabul edilecek kimselerden rivayet alan bir ravi olduunu söyleyerek gerekçelendirmi ise de1, hemen arkasndan unlar ilave etmitir: "Bu rivayette anlatlmak istenen udur: Allah Teala'nn yönler içinde "yukar"ya nisbet edilmesi, "aa"ya nisbet edilmesi gibidir. Çünkü Allah Teala, zatyla bu yönlerin herhangi birisine nisbet edilemez."2
el-Beyhakî de öyle der: "Bu hadisin son ksmnda, Allah Teala'dan mekânn nefyine (Allah Teala'nn bir mekânda bulunduunun söylenmesinin doru olmadna) ve kulun, nerede olursa olsun, Allah Teala'ya uzaklk-yaknlk bakmndan ayn durumda olacana iaret vardr. Buna göre O (c.c) ez-Zâhir'dir, deliller vastasyla idraki sahihtir; el-Bâtn'dr, herhangi bir mekânda olduu düünülmek suretiyle idraki sahih deildir..."3
el-Cûzekânî, el-Ebâtîl'de ibu rivayetin hemen bütün varyantlarn zikretmi ve her biri hakknda "batl", "münker", "gayri sahih" gibi ifadeler kullanmtr.4
bnu'l-Kayym da Tehzîbu Süneni Ebî Dâvud'da bu rivayetin et-Tirmizî tarafndan taz'if edilmi zayf bir rivayet olduunu tasrih eder.5
Bütün bunlara ramen bn Teymiyye'nin, zaafn vurgulamak yerine bu rivayetin, Ebû Zerr (r.a) rivayetiyle takviye bulacan söylemesi6 calib-i dikkattir. Zira Ebû Zerr (r.a) rivayeti hem münkatdr, hem de senedinde bulunan Ahmed b. Abdilcebbâr isimli ravi, Hadis imamlarnn tenkidine maruz kalm biridir.7 Bu sebeple bn Kesîr, bu rivayet hakknda, "snadnda üphe, metninde garabet ve nekâret var" demitir.8
Sözün ksas, bu rivayetin gerek sened, gerekse metin olarak bünyesinde tad kusurlar sebebiyle sahih kabul edilmesi mümkün deildir. Dipnotta da geçtii üzere, özellikle itikadî meselelerde bahse konu edilecek rivayetlerin gerek sübut, gerekse delalet açsndan herhangi bir problem tamamalar esastr. En küçük bir sübut problemi tayan rivayetlerin itikada "belirleyici" konuma tanmamas gerekir. Delalet konusunda ise tenzih ifade eden muhkem nasslara aykrlk ifade etmemesi gerektii açktr.
1 el-Alâî, el-Hasenu'l-Basrî'nin mürsel rivayetlerinin kabule ayan olup olmad konusunda ulema arasnda ihtilaf bulunduunu söyler (Câmi'u't-Tahsîl, 113). Açktr ki, böylesi hassas bir meselede itikada medar klnan rivayetin hem bu tarz bir sübut problem tamamas, hem de delaletinin açk olmas gerekir.
2 Ebû Bekr b. el-Arabî, Ârdatu'l-Ahvezî, XII, 185.
3 el-Beyhakî, el-Esmâ ve's-Sfât, 400.
4 el-Cûzekânî, el-Ebâtîl ve'l-Menâkîr, I, 199 vd.
5 6 bnu'l-Kayym, Tehzîbu Süneni Ebî Dâvud (el-Münzirî'nin Muhtasar' ve el-Hattâbî'nin Me'âlim'i ile birlikte), VII, 93.
7 Mecmû'u'l-Fetâvâ, VI, 571..
8 Bkz. el-Beyhakî, a.g.e., 401.
9 bn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm, IV, 303.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
08-05-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||