HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / SANAT
Okunma Says: 2317
Yazar: Ali Ýlbey
TÜRKÜLER MODERNÝST KAFAYLA DÝNLENÝLMEZ

Allah akna söyleyiniz! Modern hangi edebî metinde ve mûsikide iki mânaya gelen “sen alama kirpiklerin slanr / ben alaym ki belki gönül uslanr” diyen ve sûreti ap aktaki teslimiyetin “yedinci kat” ötesini ifade eden bir cümle kurulabilir.

“Sen ba ol ki ben de o ban gülü olaym” diyor türkümüz. Yani, cennet anlamna gelen ban bir nadide parças olan gül olmak istiyor âk. Dahas, “sen efendi ol, ben de kapn da kul olaym” diyebiliyor irfan sahibi Hakk â.

Türküde geçen, “efendi, “kul” ve “kap” kelimelerinin, modernistlerin materyalist ve homo-ekonomikis düünceden ürettikleri “padiah-kul” ve “patron-içi” kavramlaryla uzaktan yakndan bir alâkas yoktur. “Efendi”, Efendimiz (s.a.v)’in cemal varlndan balar, mübârek bir sevgili olan ilahî ve beerî her mâuk (âk olunan) olabilir. “Kul”, Lûgatcesi “Allah’a nazaran kul.” Türküdeki mânasyla gönül cihetinden bende ve râm olan kiidir; ezilen ve zorla hizmet ettirilen köle deildir. “Kap” ise türküdeki tedaisi ile dergâh, tekke, manevî bir ikametgâh. Kapnn mânas çoktur medeniyetimizde: Dil Kaps, Gönül kaps, Uhrevî kap…

Gönülleri ve vicdanlar pozitivist bir manta göre güdülen modernist zümrelerin bu türküyü anlamalar mümkün deildir? Dahas modern-seküler bir kafayla, bir sevgiliye, bir mübârek kiiye gönülden teslim olan insann aknl idrak edilemez. Mübârek türkümüze bir daha kulak verelim:

“Hümâ Kuu yükseklerden seslenir / Yâr koynunda bir çift suna beslenir / Sen alama kirpiklerin slanr / Ben alaym ki belki gönül uslanr / Sen ba ol ki ben bahçende gül olaym / layk mdr yanp yanp kül olaym / Sen efendi, ben kapnda kul olaym / koy desinler bu da bunun kuludur.”

“Hümâ kuu” lûgatçesi, “üzerinden uçtuu kimselere devlet ve mutluluk getirdiine inanlan kutur. Tasavvufta, mâna katnn yükseklerinde seyr u sülûk eden, enginlere smayan sâliki temsil eder. Kimi zaman Hümâ kuu gibi yükseklerde uçup marurlaan bir hâlin ifadesidir.

Türküdeki mânasyla, âk, Hümâ kuu gibi yârine sevdasn en yüksek, yani en derin cihetiyle ifade eder. Yârin alamasna gönlü raz olmaz. Ben alayp niyaz edeyim ki, belki âk gönlüm felah bulur, rahatlar. Yârine, sen ba, yani cennet veya cennetden bir yer ol ki, ben de orada gül olaym. Gül olmak arzusunda bir mânada Efendimiz (s.a.v)’e telmih var ve imrenme vardr.

“Dost”, medeniyetimizde ve derûnumuzda sevip saydmz, yokluunda hasretini çektiimiz bir gönül insandr ki, ona olan meftunluumuzu ancak u yank türküyle anlatabiliriz:

“Bin cefalar etsen almam üstüme oy / Gayet irin geldi dillerin dostum oy / Varp yâdellere meyil verirsen oy / K ola balana yollarn dostum dostum.”

Türkünün ezgiletirdii bu sevgi, bu gönül dostluu, bu icazl ve sanatl ifade, dahas bu Türkçe, hangi modern nesir ve iirde olabilir? Bin cefasna raz olduu dostuna, gurbet ellere meyledip dönmezsen “k ola balana yollarn dostum” diyerek gönlünün en derin, en âkn yerinden sesleniyor.

Ehl-i irfan bilir ki, “tabib” tasavvuftaki gibi türkülerde de ermilii olan mürit ve eyh mânasndadr: Tabib-i ruhanî. Âk kimi zaman türküyle de derdini ona açar, içindekini döker: “El vurup yâremi incitme tabip / Bilmem shhat bulmaz hicraneler var / Dest vurup da yârem eylersin derman / Her can kabul etmez viraneler var / Vay dünya dünya yalansn dünya / Yalan ile yalan olansn dünya...”

Diyor ki âk: Yaral gönlüme “dest vurup”, yani el atp çâre bulmak istersin. Fakat kendini göstermeyen nice gönüllerde iflah olmaz hicraneler, yani iddetli dost ayrlndan, hicranndan dolay ak acs çekenler var. Ak derdinden her cann, yani ruhun katlanamayaca yklm, viraneye dönmü, perian ve harap olmu kiiler var. Bu dünya yalandan ibaret vefâsz bir yerdir.

Sevdasndan vecde geçmi, sevdiini dünyann her nesne ve varlndan kskanan bir âk yüreinin dilinden ancak u türküyü duyabilirsiniz: “Mühür gözlüm seni elden / Saknrm kskanrm / Uçan kutan esen yelden / Saknrm kskanrm / Yaan kardan esen yelden / Saknrm kskanrm.”

Gönlü, kelimeleri ve muhayyilesi modernizmin kirliliine bulam zavall nesil, hulûs- kalple sevdiine “mühür gözlüm” demeyi akl edebilir mi? “Mühür gözlü”, iri ve siyah gözlü” demektir. Sevgilinin gözlerinin “mühre” benzetilmesi mânasz deildir. Dîvan Edebiyat’nda mühür “sevgilinin az ve dudaklar”dr. Siyah, kültürümüzde “fena talih, hüzün” mânasna gelse de, sevgilinin siyah gözlü olmas, onun sevgisi ve kalbi sonsuz geceler gibi derûna çekici ve maveray hatrlatcdr.

Türkülerin dilini, kaynan ve derûnunu bilmeyenler ne bahtsz insanlardr.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Ýlbey
11-09-11
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TÜRKÜLER MODERNÝST KAFAYLA DÝNLENÝLMEZ
Online Kii: 31
Bu Gn: 336 || Bu Ay: 6.315 || Toplam Ziyareti: 2.929.626 || Toplam Tklanma: 58.629.076