
| Kategori : / TEFEKKÜR | Okunma Says: 3209 |
nsan u dünyada yalnzlktan ne kurtarr? Sevincini ve hüznünü kiminle paylar? Bir yakn öldüünde acsn kim teselli eder? Hiçbir çkar ve beklenti duymadan kiminle oturup sohbet edebiliriz? Kimlerin yannda huzur bulabilir insan? Mesleimiz, maamz, yamz, hastalmz, rkmz ne olursa olsun kim kucaklar bizi?
Eer cevabmz "aile" ise ve daha öteye gidemiyorsak, seküler modern dünyann hayat tarz bizi de ele geçirmi demektir.
Son yllarn gözde pop filozof yazar Alain de Botton Ateistler çin Din (Sel) isimli son kitabnda inançszlarn bir dine mensup olmamakla neler kaçrdna dikkat çekiyor ve "nanmasanz da dinin dünyevî nimetlerinden yararlanmasn bilmelisiniz" eklinde özetlenebilecek bir taktik öneriyor.
Botton'a göre dinin sunduu ve seküler modern insann mahrum kald birinci nimet, "cemaat!" ("Community" kelimesini Türkçe'ye tuhaf ve seküler biçimde "topluluk" eklinde çeviren yaynevinin, yazarna ve onun mesajna sadk kalmadn buradan belirtmek gerekiyor.)
Evet, modern insan yalnz. Gökyüzündeki yldzlar bile kümeler ve cemaatler halinde geziyor, ama büyük ehirlerde bireyler yapayalnz yayor. Ne sokakta karlat tanmad birine güvenle "Merhaba!" diyebiliyor, ne de bir yabancyla rahatça sohbete balayabiliyor.
Botton'un ifadesiyle "Issz kumlar üzerinde yüz kilometre boyunca uzanan Bedevi çadrlarnda yaayanlar, yabanclar scak bir hogeldin ile karlamak için gerekli psikolojik güce sahip" ama ehirli "medeni" bedeviler brakn yabanclar, bir kaç metre ötedeki komusunun varlna bile yabanlam ve yabanclam durumda.
ehir denilen medeni çölün bir köesinde ördüü kozasnda, neredeyse kimseye demeden, kimseyi dünyasna sokmadan, kimseyle hakikaten bir eyler paylamadan yayor ve ölüyor insanlar. Seküler modern insann kurduu ilikiler çkara dayanyor ve insan scann uzanda kalyor.
Facebook listesinde yüzlerce arkada olup da gerçekte hiç dostu olmayanlarn says giderek artyor. Kardelik ve çkarsz paylam duygusu bir serap modern insan için.
Yalnzlk derdine modernlik elbette ki devalar sunuyor. Ak gibi meselâ. Ama yalnzlnn hncn tek bir kiiden çkarmaya, onun her eyi olmaya ya da onu her eyi yapmaya kalkan ve sonunda onu bunaltp kaçranlarn veya hak ettii "büyük" sevgi ve efkati göremeyince mâukundan yüz çevirenlerin saysn siz tahmin edin.
Veya meslekî baar. Sohbetlerin "Ne i yapyorsunuz?" sorusuyla balayp iler ve meslekler üzerinden sürüp gitmesi bu zamana özgü olsa gerek. Makbul bir ii yapmayanlarn hor görülüp, iyi bir meslee mensup olanlarn sevgiyle bara baslmas, geleneksel toplumdaki "takva sahipleri"ne duyulan saygya ne kadar da benziyor.
Ya da aile. Gelgelelim, modern aile çoktan çöktü. Batdaki büyük ehirlerde yalnz yaayan veya tek ebeveynli aileler giderek artyor. Yüceltilen çekirdek aile ise gündüzleri i ya da okulda zaman geçirip ev denilen otellerin ayr odalarnda belki de ayn kanallar izleyen bireylerin toplamndan baka bir ey deil.
te bu sevgisiz, efkatsiz ve duygusuz yaamdan bir çk yolu olarak, Botton inanmay ve dindarl deilse de, inancn ve dindarln zahirî görüntülerinden yararlanmay öneriyor.
Pop filozofun "Arada bir mabede gidin, oradaki manevî kardelik havasn soluyun" türünden naif nasihatlarn bir yana brakalm. Gözleri görmeyenin da Vinci'nin tablolarndan, kulaklar iitmeyenin Mozart'n senfonilerinden nasibi ne ise, Yaratc'ya ve bir dine inanmayanlarn bir mabedden ve oradaki cemaat ruhundan istifadesi de o kadardr.
Ama yazarn, seküler modernlerin ihtiyaç duyduu cemaat ruhunun ancak bir dine mensubiyette bulunabilecei noktasnn altn çizmek gerekiyor.
Cemaat denildiinde, Ayasofya gibi büyük bir camiiyi doldurmu omuz omuza duran mü'minler geliyor akla. Ya, meslei, statüsü, serveti, rk, hastal ne olursa olsun Yaratc'ya kulluk noktasnda eitlenen ve kardeliini bu eitlikten alan insanlarn topluluu.
Ayasofya Camiindeki bu insanlar cemaat eyleyen sr, fiziksel olarak bir mabedde bulunmalarndan öte bir ey: omuz omuza bir hizada durup birlikte ibadet etmeleri. O cemaate hükmeden sr, birlikte tâbi olduklar ibadetin mânâs ve erkân.
Fetih suresindeki "Her halde sana biat edenler ancak Allah'a biat etmi olurlar. Allah'n eli (kudreti) onlarn elleri üstündedir. Onun için her kim cayarsa yalnzca kendi aleyhine caym olur" mealindeki âyet-i kerimenin tefsiri saylabilecek bir hadis-i erifte "Allah'n rahmet ve inayet eli cemaat ile beraberdir" (Tirmizi, Fiten 7) denmesi, cemaat ruhunun önemini öne çkaryor.
Hak ehlinin cemaati bu yönüyle ilâhî bir rahmet ve kudret mucizesidir ve bireylerden bamszdr. Görünür düzlemde bireyler ve bir topluluk vardr belki, ama bireyler ortaya çkan cemaatin ruhu ile deer kazanr. Topluluk suret, cemaatin ruhu ise öz ve mânâdr.
Bu yönüyle, cemaat ruhu ilâhî bir sr, bir kudret ve rahmet mucizesidir. Üç ayr 1'in omuz omuza verip saysal deerlerin kat kat fazlasna mazhar oluu bu srrn meyvesidir. Bu sr ise ancak benliinden öte bir yol bulabilmekle tecelli etmektedir. Ve ancak benliinden, bencilliinden vazgeçebilenler, tpk Ayasofya'daki cemaatin bireyleri gibi, omuz omuza verip ittifak edebilirler. Hesapçlk yerine hasbilik ancak bu srla hükmedebilir.
slâm'n hediye ettii kardelik ruhu sayesinde, meselâ bir "Selamun aleykum!" sözü mucize gibi iki yabancy kaynatrr, ayn dili konumasalar bile kardeliklerini fark ettirir. En mütevaz yemek sofralar, en lüks restoranlardaki yemeklerden fazla lezzet verir.
Ve ancak inananlar karde olabilir birbirine.
Seküler modern birey ite bu srdan, bu kardelikten ve bereketten mahrum. Benliinde hapsoluyor, yalnzln soukluuyla üüyor, cemaatin scakln aryor. O yüzden Botton gibi yazarlar ürkek bir dille dinin kapsnda dolanyor.
Ne diyelim? Nasipleri çok olsun!
Yazar: Murat Çiftkaya |
14-09-11 |
||
| E mail: haber7.com. | Tweet | ||