ÂYET-İ KERÎME
Ve gecenin bir kısmında O'na secde et. Gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.
İnsan: 26
HADÎS-İ ŞERİF
Mîzâna ilk konulacak şey, güzel ahlâktır.
Taberânî, el-Mu'cemu'l-Kebîr
SÖZÜN ÖZÜ
Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, yüksek düşüncelerdir.
Montaigne
Rota Haber Son Dakika!
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma sayısı : 143
İÇKİ İÇENİN NAMAZI, TAVLA VE SATRANÇ 2

İmam Ebû Hanîfe, el-Âlim ve'l-Müte'allim'de şöyle der: "Allah Teala içki içen kimsenin kırk gün veya kırk gece namazını kabul etmez" sözünün açıklamasını bilmiyorum. Sözlerini, bilmediğimiz, adl-i ilahiye aykırı şekilde açıklamadıkça böyle diyenleri tekzib etmem. Kulu, işlediği bir günahtan dolayı cezalandırmak veya affetmek Allah'ın adaletinin tezahürlerindendir. Ancak Allah, kulunu, işlemediği bir günah sebebiyle cezalandırmaz. Aynı şekilde, yerine getirdiği farizaları kulun zimmetinden düşmesi ve işlediği günahı da yazması O'nun adaletidir. Bu durum şuna benzer: Bir kimse malının zekâtı olarak elli dirhem verse ve fakat zekât borcu bundan daha fazla olsa, Allah onu, zekât borcunun kalan kısmı için cezalandırır, verdiği kısmı ise zimmetinden düşer...."(1)

Bu ifadelerin şerhi meyanında İbn Fûrek şu noktaya dikkatimizi çeker: Bu fasıldan murad, "Ehl-i salat bir kimse bir (büyük) günah işlediğinde, daha önce işlediği salih amellerinin sevabı düşer/silinir" diyen Havaric ve Mu'tezile'ye muhalif tavrın ortaya konulmasıdır. (...) Mü'min büyük günah işlediği zaman imanı ve hasenatı üzere kalmaz, o büyük günah sebebiyle imanının ve taatinin sevabı düşer/silinir (derler). Oysa Allah Teala, "Hasenat (iyilikler/sevaplar) seyyiatı (günahları) siler" buyurmuş, "Günahlar sevapları siler" buyurmamıştır..."(2)

İmam Ebû Hanîfe'nin bu rivayetin delaleti konusunda tevakkuf etmesinin sebebi İbn Fûrek'in izahıyla daha bir açıklığa kavuşmaktadır.

Malumdur ki her ibadetin iki veçhesi vardır: Birincisi ibadetin, eda edenin zimmetinden düşmesi, ikincisi de ibadete karşılık sevap verilmesi.(3)

Bu hadisin şerhinde bu tesbiti gündeme getiren ulema şöyle demiştir: Burada kast edilen, içki içen kimsenin tevbe etmedikçe o haldeyken kıldığı namazın sevabından mahrum kalmasıdır. Yani bu haldeki kimse namaz borcunu eda etmiş ve borçtan kurtulmuştur; ama kendisine sevap verilmez.(4)

Dolayısıyla hadis, şurut ve erkânına riayet edilerek kılınan namazın kişinin zimmetinden düşmeyeceğini ifade etmez.(5)

Yine bu hadiste, içkiden şiddetle sakındırma amacı bulunduğunu da söyleyenler olmuştur ki, uzak bir ihtimal değildir. Bu noktada dipnotta isimlerini zikrettiğim eserlerin belirttiğim yerlerinde şöyle bir izah yapılmaktadır: İçki ile namaz arasında bu şekilde bir bağlantı kurulması, içkinin bütün kötülüklerin anası olmasından ve namazın da bütün ibadetlerin özü ve en önemlisi olmasındandır.

(1) el-Âlim ve'l-Müte'allim, 25-6.

(2) İbn Fûrek, Şerhu'l-Âlim ve'l-Müte'allim, 204 vd.

İbn Fûrek, belirttiğim yerde bu meseleyi detaylı bir şekilde işlemekte ve nefis tesbitlerde bulunmaktadır. Aslından okunmasını tavsiye ederim.

(3) Kaynaklarda İmam en-Nevevî'ye atfedilen bu tesbiti İmam en-Nevevî'nin eserlerinden tesbit edemedim.

(4) et-Tıybî, el-Kâşif, VIII, 2552; Ali el-Karî, Mirkâtu'l-Mefâtîh, VII, 213; el-Mübârekfûrî, Tuhfetu'l-Ahvezî, V, 601.

(5) et-Tıybî'nin Mişkâtu'l-Mesâbîh şerhi el-Kâşif an Hakâiki's-Sünen'de yer alan "Bu ve benzeri rivayetler şiddetli sakındırma anlamı taşır. Şartlarına riayet edilerek kılındığı zaman bu durumdaki kişiden namaz borcu düşmez" tarzındaki ifadede baskı hatası bulunduğu açıkça anlaşılıyor. Ali el-Karî'nin Mirkât'ında bu ifade yukarıda naklettiğim gibidir; doğrusu da budur.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
19-09-11
E mail: milligazete.com  
 
Yorumlar:0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
İÇKİ İÇENİN NAMAZI, TAVLA VE SATRANÇ 2 / ÎMAN VE İSLÂM Kategorisi
Online Kişi: 12
Bu Gün: 120 || Bu Ay: 4787 || Toplam Ziyaretçi: 49098 || Toplam Tıklanma: 641182