
| Kategori : EDEBÝYAT / UNUTULMAYANLAR | Okunma Says: 9395 |
shak Abi öte göçmü dediler…
Sabah 10 sular… Bir telefon…
“Garda, emr-i Hak vaki oldu. Geceden beri telefon ediyorlarm; ama biz yeni haberdar olduk. Bu gün ikindi namazn müteâkip cenaze kaldrlacakm. Bize bir otobüs bileti ayarlayn, hemen yola çkmamz lâzm…”
Bu, beklediimiz bir ölümdü; ama yine de yüreim azma geldi. Demek o dâvâ delisi, gönül adam, gariban dostu, yürei yank aabey gitti ha… çimi bulank bir hava dolduruyor, boazm düümleniyor.
Ne demek otobüs bileti? Onun son yolculuunda ben de bulunmalym. Hemen araba sahibi baka bir gönül adamn, Hüseyin Bey’i aryorum. “Böyle böyle, shak Abi vefat etmi, Fevzi Abi de gitmek için otobüs bileti istiyor. Eer müsaitsen kalkp gidelim, biz de vazifemizi yapalm…”
“Gidelim” diyor kardeimiz, ama yaplacak ileri var. Ayarlayabilirse olacak.
Biraderi aryorum, oförlüü iyidir. “Hüseyin Bey’le gitme ihtimalimiz var; o gidemezse bizim arabayla götürelim.” diyorum. Onun da ileri var; ama birileriyle konuuyor ve “Tamam, gidebiliriz!” diyor. Rahatlyorum.
Anlatmz saat yaklarken Hüseyin Bey aryor: “Tamam, ileri ayarladm, gidebileceiz. Fevzi Abiye haber et, 12.00’de yayladan inip hazr olsunlar.” Karde bu, kardelik bu! Allah eksikliinizi göstermesin… Haber veriyorum.
12.30 sralarnda yoldayz. Alanya’dan Krkkale’ye… Kestirme yollar tandklardan sorup öreniyoruz. “Kulu kavandan 25 kilometre douda kuzeye bir yol sapar, oraya girin. Hirfanl baraj, Keskin üzerinden varrsnz…”
Kezban Yengenin elinde Yasin cüzü… Yol boyunca okuyor okuyor… Biz rahmetlinin hâtralarn yâd ediyoruz.
● ● ●
Keskin bozkrlarnda balayan bir ömür… Anadolu insannn yaad her çileyi, her mutluluu yaam bir sima… Toprakla har neir bir hayat… Anadolu irfanyla olgunlam bir meyve…
Daha ortaokul yllarnda koyun güderken memleketi inançszlardan kurtarma planlar… Çocukça ihtilal hesaplar bile yaplr… Çok erken balam bir vatan, millet, iman kaygs… Artk ömür bu kaygyla örülecektir. Mezara kadar…
“manszlar okuyup her yeri ele geçiriyor. Demek ki memleketi kurtarmann yolu okumaktan geçiyor.” diyerek stanbul Yldz Teknik Üniversitesi Elektrik Bölümüne kapak atlr. Anadolu’dan gelen her çocuk ayn uyanklkta deil, uyandrlmas lâzm. Bunun için çok okumal, çok bilgilenmeli… Bilgi hem insan kazanmak, hem de inançszlarla mücadele etmek için elzem. Öyleyse elde edilmeli… Necip Fazl, Sezai Karakoç, Fethi Gemuhluolu, Osman Yüksel Serdengeçti… O devrin eli kalem tutan bütün fikir ve mücadele adamlaryla tanmalar… Ufuk iyice açlm ve yay sonuna kadar gerilmitir… Durmadan çalmal, Anadolu çocuklar asli dâvâlaryla buluturulmaldr.
Bu arada tasavvufla tanma… Gönüller Sultan, son devrin mes’ulü ve müridi ile buluma… Elinden eteinden tutunu… Balan… Artk varlk-yokluk; bu dünya-öte dünya bambaka bir mânâ kazanmtr. Hizmet anlay eski anlayndan tamamen kopmamtr ama farkl bir buuta tanmtr. Adam kazanmak, sadece memleketi kurtarmak deil, adamn kendini de kurtarmak demektir artk.
Ortaköy’de bir tepe üzerindeki Abdülhamid Han’n nâzrlarndan Abdurrahman Paa’nn metruk kökünü elden geçirtir, barnlabilecek hâle getirir. stanbul’a okumak için gelmi Anadolu çocuklarndan toplayabildii kadarn toplar, bu köke yerletirir. Onlar hem barndrr, hem kitaplarla, sohbetlerle imanl gençler olarak yetitirir, ondan sonra stanbul ile yüzletirir. Maksad stanbul’un, nefsani tarafyla onlar bozmasna, öütmesine, eritmesine, yutmasna mani olmaktr. Gençleri bu bozucu atmosfere kar kavîletirir, ondan sonra stanbul’a salverir.
Memlekette i gücü lâzm. Babas bir an önce okulunu bitirip gelmesini beklemektedir. Çünkü okumak iki türlü kayp: Bir, memleket kendi i gücünden mahrum; iki, okumak masraf demek… Okul biterse iki yönden de kâr edilecek. Ama dâvâ delileri hesap kitap bilmez ki… Hele bu tür hesaplar… Ona göre memlekette geçecek vakit adam kazanmak için lâzm; boa harcanamaz. Dört ylda bitecek üniversite bir türlü bitmez… Her yl, ustalkla bir iki dersten kalnr ve okul uzatldkça uzatlr. Tam yedi buçuk sene… Artk babasna, evine, köyüne yüzü tutmad için okul biter…
● ● ●
Çorum’un Sungurlu ilçesinde öretmenim. Okulda okuttuum kitaplardan idare holanmamaktadr. Çocuklarla görümem bile yasaklanr. Ben de okulun karsndaki diçi kardee gönderiyorum çocuklar, arkadan kendim de gidiyorum, nasihatlerimi yapp, kitaplar alp veriyorum. Orta ikinci snfta bir kz talebem Ankara’ya tanacak. Hayat boyu iine yarayacak nasihatler etmek gerekiyor. Çocua diçiye gitmesini söylüyorum. Aslnda seviyesinin üstünde bir kitap alyorum, ben de varyorum diçiye… Bir kenara iliiyoruz. Ben balyorum anlatmaya: “Allah ve Resulü’nün yolundan ayrlma. Bol bol kitap oku. Yeni okulunda inançl çocuklarla tan, onlara yakla. Kötü arkada çevrelerine girme. Yanllkla girdiysen hemen çk… vs” Diçi koltuunda srt bize dönük bir hastay sonradan fark ediyorum. Konumalarmz duyuyor. Acaba çam m deviriyoruz; nasl bir adam? Diçinin yüzü bize dönük. aret ediyorum, nasl, konuabilir miyiz, diye. Diçi gülümsüyor, “Devam, devam!” diyor. Biz konumaya devam ediyoruz. Çocua kitab veriyorum, “lerde okursun.” diyorum. Meçhul adamn tedavisi bitiyor. Koltuktan yavaça syrlyor ve bize dönüyor. Yüzü mutluluktan prl prl. Gözlerinin içine kadar yaylm bir gülümseme. Duda hafif muzibane tebessüm ediyor. Hiçbir ey demeden yanma geliyor. Ben de ayaa kalkmm. Yine söz-kelam yok. Bana bir sarlyor… Skca… Uzunca bir süre brakmyor. Sonra brakyor ve yüzüme saadetle bakarken, “Bizde de böyle karde var mym?” diyor. Sonra diçi bizi tantryor. Evet o… shak Abi… Dâvâ delisi, insan kazanma sevdals shak Abi… Adam kazanmak için dört ylda bitecek okulu yedi buçuk ylda bitiren kara sevdal…
“Bu senin yaptna ‘kulis faaliyeti’ derler” diyor usta gönül fatihi. Böylece yaptm iin adn da örenmi oluyorum: Kulis faaliyeti… “En verimli faaliyet budur.” diyor. “Snf da bir hizmet yeridir; ama oradaki çocuklar talip deil. Zoraki alclar. Ama çocuk u kap arkasna geliyorsa mutlaka bir talebi var, senden bir ey bekliyordur. Bu ekilde yetien çocuk mutlaka kazanlr, adam olur.” Bir müddet konuuyoruz, dertleiyoruz. Bir vesile ile çantasn açyor. Üç dört kitap görünüyor. Kitaplar hakknda bilgi veriyor. u, unu anlatyor; bu, bunu anlatyor filan. Bir elektrik mühendisinin çantasnda üç dört kitap… Birçok edebiyatç bile bu kadar kitap dükünü deildir. Onu kitap dükünü yapan, dâvâs, derdi, sancs… Bunlar yoksa kitap sevgisi de olmaz. Bunlarsz kitap sevgisi varsa da çekiver kuyruunu, bir ie yaramaz…
Birkaç yl evvel kanser olduunu öreniyor. Fevzi Abinin haberi yok. Birlikte bir stanbul ziyaretlerinde “Abi” diyor, “Krkkale’deki annemin mezarnn yannda bir kiilik yer var; kim erken ölürse oraya konulsun.” Üzülürler diye hastaln söylemiyor, böylece ima ediyor.
Ben de örendiimde çok üzülüyorum. Yavuz Bülent Bakiler’in “Kanser misin nesin, çek git bamdan” diye balayan “Kanser” iirini gönderiyorum. Çok sevmi. Teekkür ediyor. “Hislerimizi çok güzel anlatm.” diyor.
● ● ●
Krkkale’ye giriyoruz… Cenaze merasiminin bittiini telefonla öreniyoruz. Fevzi Abi oral olduu için ehri biliyor. Mezarlk yolumuzun kenarnda. Mezarla giriyoruz. Biz abdest tazelerken Fevzi Abi kayboluyor. Abdest tamam; ama Fevzi Abi yok. Telefon ediyoruz. Yolu tarif ediyor. Arabayla bir yokutan çkyoruz. Orada! Henüz bir insan boyunda servi aaçlarnn yannda Fevzi Abi ta gibi dikiliyor. Biz de varyoruz. Fevzi Abi bitmi… “Kardeim, kara topraklarn altnda” diye diye hem alyor, hem dua ediyor. Toprak slak. Allah’n hikmeti, yaz gününde yamur yam. Sonra öreniyoruz ki, ehrin dier yerlerine damla bile dümemi. naallah shak Abinin güzel gidile gittiine iarettir… Biz de okuyoruz, dua ediyoruz. O hayat dolu, ak dolu insann ayamzn dibindeki u toprak ynnn altnda yattna inanmak güç… Gözlerimiz buulu… imdi eteinden tuttuu, baland; elinden gelse bütün insanl balamak istedii sevgilisiyle beraber… Mücadelen mübarek olsun ey dâvâ delisi aabeyim!.. u yamaç seninle daha güzel… Artk ebediyyen, barndan çktn anacnn kucandasn. Mahere kadar sla-i rahim...
Kursa geçiyoruz. Misafirler hnca hnç… Memleketin her tarafndan koup gelmi tandmz, tanmadmz akrabalar, dostlar… Kendi istei üzerine kardelerimize iftar veriliyor. Kardei Haydar Abi ile konuuyoruz. Son bir ay onun banda geçmi. Hiç panik yok. Güzel bir diyâra yolculuk için hazrlanr gibi… Son nasihatleri, “Birlik beraberliinizi bozmayn. Gelmeyene gidin, hatta tutun getirin, yedirin içirin.” olmu. Cenaze merasiminin programn yaptrm, okutmu, tasdiklemi. Vefatndan önceki gün aralksz kelime-i ehadeti tekrarlam. Son günü dudandan dümeyen sözler unlar olmu: Hak erbeti erbeti… Hak erbeti erbeti… Son nefesini verdiini bilememiler bile. Öylesine kolayca teslim edivermi emâneti…
Son günlerine kadar dâvâ konutu. Baka bir derdi yoktu. Altm üç yllk ömründe dünya hesabyla yaad bir gün olduuna inanmam. Bütün derdi adam kazanmak, okumak, okutmakt. “llâ kalite!” derdi. Müslümanlarn ilimde, kültürde, sanatta dünya çapnda adamlar yetitirmesi kara sevdas idi. Sekerat halinde dahi bu hususta bir ey anlatlsa gözlerinin parlayacana tereddütsüz inanrm.
Sevdâlarna kavutu mu? Elbette bu gün dünden farkl. Birçok gelimeler, güzellikler görmütür mutlaka. Ama dâvâ adam hizmete doymaz. Onu dâvâ adam yapan bu husûsiyetidir zaten. O, bütün dünyay hedefine uygun hâle getirse, gözünü fezâya diker ve “Acaba, dâvâma ihtiyac olan birileri var m?” der. Dâvâ adamlarnn baz hususlarda tenkid eder tavr bundandr; daha çounu, daha ilerisini, daha büyüünü istediklerinden… Onlar anlamal ve sevmeliyiz. Bu yüzden “Dâvâ adamlar hep gözü açk gider.” Daha yapmak istedikleri neler neler olduundan…
nanyorum ki shak Abi gözü açk gidenlerdendir.
Bir gün “Dâvâ Tarihimiz” yazlr da orada “Yetitirdiimiz Büyük Dâvâ Adamlar” diye bir balk açlrsa shak Abi o listenin balarna yazlmaldr. Herkes tanmyorsa sessiz yaamaya râz oluundandr; bu da büyüklüün baka bir yönüdür.
Bir kitap yazmad… Ama en güzel kitaplar dâvâ arkadalarnn, kardelerinin yazmasn çok istedi. Nerde bir kvlcm gördüyse oradan yangnlar çkmasn bekledi. Nerde tohuma benzer bir ey bulduysa cihan saracak dallara dönmesini ümit etti. Böyle olmas için elinden geleni yapt. Yazabilseydi ayet neler neler söyleyecekti… Bahtiyar Vahapzade’nin annesinin ölümü üzerine yazd iirde dedii gibi:
Sene
yalnz sene
sene demekçün
Könlümde ne gader menim sözüm var.
Kardelerimize, sadece kardelerimize söylemek için gönlünde kim bilir ne kadar sözleri vard… Onun hâlini Necip Fazl’a söyletelim:
Ölecek miyim, tam da söyleyecek çamda
Söylenmedik cümlenin hasreti dudamda…
Ama ne gam…
Garip geldik gideriz, rafa koy evi, bark
Tek dudaktan dudaa geçsin ölümsüz ark…
Allah rahmet eylesin, o âlemde seni sevdikleriyle beraber klsn sevgili aabeyim.
Sevdâlarn kalanlara emânettir.
Yazar: Ahmet Çelen |
09-10-11 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| SÜLEYMAN | |||
DAVA ADAMLARININ HUSUSÝYETÝ |
Tarih : 27-10-11 | ||
"Allah dostlarý (Dava adamlarý) dünyanýn nesine iltifat ederler ki. Nazar edeceði, mukayyed olacaðý bir þey varsa o'da,biiznillah bu yola (Rýzâ, cennet ve cemâl-i ilâhî yolu) getirmek istediði ihvan ve evahavâtýdýr. o'nun yegâne meþgalesi ve derdi bunlardýr. o onlarýn nâkýs kalmalarýndan belki bu yolda yürüyememelerinden baþka âlemde hiç bir þeyden korkmaz ve onu bu umur kadar hiçbir þey elemnâk etmez" (Mektuplar Risâlesi ) "Bir mürid yolunun edepleriyle ne kadar edeplenir ve þeyhine ne kadar muhabbet beslerse o nispette þeyhinin manevî ahvali onda yansýmaya baþlar." (ayný eser) Hz. Allah hakiki dava adamlarýnýn sayýsýný arttýrsýn. |
|||
| Tuncay Kocaman | |||
ONU NASIL ANLATIRIM? |
Tarih : 26-10-11 | ||
Muhterem kardeþim yazýnýzda da belirttiðiniz gibi ben yazý kaleme alma kabiliyetinden bir hayli uzak bir insaným. Ayrýca düþündüklerini ifade etmekte de güçlük çeken bir yapýya sahibim. Muhterem kardeþim, evet Fevzi abi bir yönüyle doðru söylemiþ; merhum ile uzun süren bir dostluðumuz var. Daha doðrusu ben her þeyimi evvel Allah'a sonra ona borçluyum ve o muhrerem zatýn dostluðunu kazandýðýmý tahmin ediyorum ve bundan dolayý da pek bahtiyarým. Uzun yýllara dayanan bu gönül bereberliðinin bana çok þey kazandýrdýðýnýn farkýndayým; ancak bu müktesabat bana o muhteremi hakkýyla tanýyacak ve tanýtacak imkanlarý verse de ben bu müktesabatý deðerlendirebildiðim kanaatinde deðilim . Takdir edersiniz ki elindeki cevherin kýymetini bilmeyen bir insan o cevheri baþkalarýna nasýl tanýtabilir? Kýt idrakimin imkanlarý dahilinde o muhterem hakkýnda ne söylersem eksik kalacaðý korkusu içersindeyim. Gayretlerinizi gýpta taktir ve þükran ile destekliyor ve onun hakkýnda yazý yazma mevzuunda âciz kardeþinizi affetmenizi istiyorum. |
|||
| selman kýpýk | |||
özlem |
Tarih : 25-10-11 | ||
AHMET HOCAM ÝSHAK ABÝMÝZÝN MEKANI CENNET OLSUN GERÝDE KALAN DAVA ARKADAÞLARIMIZ, BÝRLEÞELÝM, HAK OLAN DAVAMIZA ÝSHAK ABÝMÝZ GÝBÝ SARILALIM. AHMET HOCAM SÝZDEN ÞÝKAYETÇÝYÝM; BÝZÝ O DAVA ÝNSANI ÝLE TANIÞTIRMADINIZ O ÇINARI MÜBAREK ÝNSANI DÜNYA GÖZÜ ÝLE GÖSTERMEDÝNÝZ. |
|||
| OSMAN ALÝHAN | |||
TAZÝYE |
Tarih : 15-10-11 | ||
Hüküm ALLAH'ýn. Baþýmýz saðolsun. Taksiratý af,makamý âlî cennet olsun. |
|||
| Alaettin Emre YAPAR | |||
Þehit kimdir? Ölü müdür? |
Tarih : 13-10-11 | ||
"Allah yolunda ölenlere ölüler demeyiniz. Hayýr onlar diridirler.Fakat siz hissetmezsiniz."meâlindeki kavl-i celîlin muhatabý bulunduðuna kanî olduðumuz aðabeyimizin hizmeti berdevamdýr kanaatindeyiz. Biz göremesek bile hissedilecek. Vesselam |
|||
| Ýhsan Efendioðlu | |||
ÖMÜR DEDÝÐÝN |
Tarih : 12-10-11 | ||
"Keskin bozkýrlarýnda baþlayan bir ömür… Anadolu insanýnýn yaþadýðý her çileyi, her mutluluðu yaþamýþ bir sima… Toprakla haþýr neþir bir hayat… Anadolu irfanýyla olgunlaþmýþ bir meyve…" Hissiyatýmý anlatmak için usta bir kalemden çýkan bu cümleleri kullandým. Böyle bir imkâný bizlere sunduðu için Ahmet Hocamdan da Allah razý olsun. Ýshak Abiye Allah'tan rahmet, Fevzi Abiye ve yakýnlarýna baþsaðlýðý diliyorum. Allah Dâvâ delisi dertlilerin sayýsýný arttýrsýn. |
|||
| FAHRÝ | |||
DAVA |
Tarih : 11-10-11 | ||
"Ama dâvâ delileri hesap kitap bilmez ki… Hele bu tür hesaplarý…... Ona göre memlekette geçecek vakit adam kazanmak için lâzým; boþa harcanamaz. Müslümanlarýn ilimde, kültürde, sanatta dünya çapýnda adamlar yetiþtirmesi kara sevdasý idi. Ama dâvâ adamý hizmete doymaz. Onu dâvâ adamý yapan bu husûsiyetidir zaten. O, bütün dünyayý hedefine uygun hâle getirse, gözünü fezâya diker ve Acaba, dâvâma ihtiyacý olan birileri var mý? der. Adam kazanmak, sadece memleketi kurtarmak deðil, adamýn kendini de kurtarmak demektir artýk." Bu cümleler öyle kolaylýkla söylenebilen "laflar" deðil yeni "Ýhsan abi"lerin iþaretçisi. Devam et ki ferahlanalým Ahmed hocam. |
|||
| hatice | |||
derdi olmak ne güzel |
Tarih : 10-10-11 | ||
Hiç þüphesiz Allah, mü'minlerden -karþýlýðýnda onlara mutlaka cenneti vermek üzere canlarýný ve mallarýný satýn almýþtýr. Onlar Allah yolunda savaþýrlar, öldürürler ve öldürülürler; (bu,) Tevrat'ta, Ýncil'de ve Kur'an'da O'nun üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah'tan daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir? Þu halde yaptýðýnýz bu alýþveriþten dolayý sevinip-müjdeleþiniz. Ýþte 'büyük kurtuluþ ve mutluluk' budur. (tevbe 111) Derdi olmak ne güzel ve bu ayetin muhatabý olmak... Allah rahmetiyle muamele etsin... |
|||
| Osman Bülent Manav | |||
kimin romaný yazýlmalý? |
Tarih : 10-10-11 | ||
Bazý insanlar vardýr, olaðanüstü þeyleri, çok sýradan imiþler gibi yaparlar da, anlatmaya dahi deðer bulmazlar. 'Dava muvaffak olsun da, varsýn bizim yerimiz caminin pabuçluðu olsun' sadeliði ve vekarý içinde; tek bir yumurta için kýyametler koparan tavuklar çaðýna meydan okuyan insanlardýr onlar. Ne güzel insanlardýr. Yaparlar ve unuturlar. Kibire bir yol açýlýr da emeklerim zayi olur endiþesiyle, hatýrlanmasýna bile müsaade etmezler. Ýshak aðabey de onlardan biriydi. Allah rahmet eylesin... |
|||
| h.a. | |||
'vatan mahzun O mahzun' |
Tarih : 10-10-11 | ||
Her dava adamýnýn vefatý, þairin, 'Ölürsem görmeden millet'te ümit ettiðim feyzi/ Yazýlsýn seng-i kabrime vatan mahzun, ben mahzun!' beyitini hatýrlatýr. Yazýda da belirtildiði üzere Ýshak abi de MAHZUN gitmiþtir. Mekaný cennet, komþularý Hz.Allah'ýn habibi (a.s) ve varisi(k.s.) olmuþtur ÝNÞAALLAH. Baþýmýz saðolsun... |
|||
| Harun ÞAHÝN | |||
Kor var avuçlarýmda |
Tarih : 10-10-11 | ||
Bir gün hiç tanýmadýðým bir kiþi, beni ziyaret ederek ziyadesiyle müteessir etmiþti. Yaþý kemâle ermiþ bir kiþi, tanýmadýðý, hiç görmediði, sesini bile duymadýðý en sýradan bir öðretmenin ayaðýna kadar niçin giderdi? Ýshak Abiyi tanýmadan önce bu soruya vereceðimiz cevap hep maddî olurdu. Onu tanýdýktan sonra, dâvâ ahlaký, adam yetiþtirme, kýymet bilme, baðrý yanýk olma, sevdalanma... gibi söz guruplarý zihinlerimizde farklý tedailer uyandýrmaya baþladý. Bir mübarek günde duydum ki vefanýn, cefanýn ve kadirþinaslýðýn abide þahsiyetlerinden biri daha Hannan'a yürür olmuþ. Yýllar önce avuçlarýma býrakýp gittiði ateþ ile koþarak ulaþtým kabrine yaðmur altýnda ýslanmadan. Topraðýna üç kürek toprak kattým. Biri kendi adýma; ikisi dostlarýnýn adýna. |
|||
| Abdurrrahman YILDIRIM | |||
Hayat |
Tarih : 10-10-11 | ||
Ana rahminden geldik pazara/ Bir kefen aldýk döndük mezara... Hayat bu... Hayatýn azlýðý veya çokluðu deðil nasýl geçtiði önemli. Allah rahmet etsin kalanlarýn baþý saðolsun Yazarýn da kalemine güç versin. |
|||
| Zuhal | |||
Hayýrla yad edilmek ne güzel |
Tarih : 10-10-11 | ||
iyiliklerle, hayýrlarla, güzelliklerle yad edilmek ne güzel bir bahtiyarlýktýr. Arkasýnda Allah rýzasý için ellerinden tuttuðu kiþiler býrakabilmiþ olmak ne güzel bir nasiptir. Allah'ýn sevgisi bu dünyada da öte alemde de onlarýn üzerindedir muhakkak. Ýshak Abiye Allahtan rahmet yakýnlarýna ve Fevzi Hocama da tekrardan baþ saðlýðý diliyorum. |
|||
| Yusuf Ýhtiyar | |||
Ayakta Ölmek |
Tarih : 10-10-11 | ||
Ýshak Abi'ye Allah(cc) rahmet eylesin. Ölüm mukadder olduðuna göre önemli olan unutulmamaktýr. Unutulmuyorsa insan, þu aleme önemli bir not düþmüþ demektir. Hepimizin daha iyi yapmasý gereken de sanýrým budur. Geçmiþlerimizi unutulmayanlardan eylesin yüce Rabbimiz. |
|||
| h huseyin | |||
Allah rahmet eylesin |
Tarih : 10-10-11 | ||
Ýshak Abimize Allah rahmet eylesin, mekaný cennet olsun... Allah bu yazýyý kaleme alan dava adamýndan da razý olsun, bir dava adamýnýn bu duygularla tarif edilmesi ne kadar güzel... Bu yazýyý okuyunca kendime baktým, açýk söyleyeyim utandým. Kendi kendime þunu dedim: Ya bu yazý sanki Ýshak Abiye yazýlmamýþ, "Dikkat edin, dava adamý budur iþte, böyle olunmalý" mesajýný anladým. Allah sizin gibi yaþayan dava adamlarýnýn sayýsýný artttýrsýn. |
|||
| Ýbrahim TUNCER | |||
Ýshak Abi |
Tarih : 09-10-11 | ||
Ahmet Hoca kadar olmasa da tanýma fýrsatý buldum. Bunlarý ancak Ahmet Hoca yazabilirdi. Allah razý olsun. Söylediklerinin hepsi benim de içimden geçenlerdir Ahmet Hocam. Mekaný cennet olsun. Allah Fevzi Abiye, Haydar Abiye, bütün kalanlarýna hayýrlý uzun ömürler nasip etsin... |
|||
| C.Yakup Þimþek | |||
Kendisi de Ýsmi Gibi Gülsün |
Tarih : 09-10-11 | ||
Hayâtý da ölümü de güzel olan bir insaný, onu bilen bilmeyen herkesin gözünde canlandýran Ahmet Hoca'ma teþekkürler... Rahmetli Ýshak aðabey, hayat ve vefâtýnda gösterdiði güzelliklerin karþýlýðýný, kendisinin ve yakýnlarýnýn hayal dahi edemeyeceði güzelliklerde ebedî hayâtýnda görecektir inþaallah... Böylesine güzel yaþayýp güzel ölenlere, son nefeste gülenlere - Ýshak'ýn bir mânâsý da "gülen" demektir - ve onlarý sevenlere ne mutlu!... |
|||
| Vahabzade | |||
Allah'tan geldik ve yine O'na döneceðiz. |
Tarih : 09-10-11 | ||
Kendisini daha önce hiç duymamýþtým. Ýshak abi'yi bu yazýnla bana -bana diyorum, çünkü benden baþka herkes biliyor olabilir diye- tanýttýðýn için size minnetarým, hocam... Allah rahmet eylesin. Allah cennetteki makamýný yüceltsin! |
|||
| Celaleddin YILMAZER | |||
Allah rahmet eylesin. |
Tarih : 09-10-11 | ||
Ýshak abiyi görmesem de, sohbetini paylaþamasam da sanki hep yanýmdaymýþ gibi hissettim...Ne de güzel anlatmýþsýn Ahmet abi... Fevzi abiye ve tüm gönül çiçeklerine baþsaðlýðý diliyorum. Ne mutlu geride böyle hatýra býrakabilenlere... 63 yaþýnda son Rasule komþu olabilmek ne de büyük esrar... Mekanýn cennet olsun!!! |
|||