HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TASAVVUF / TASAVVUF VE TARÎKATLAR
Okunma Says: 6658
Yazar: Murat Çiftkaya
TARÎKAT VE CEMAATLERÝN AYAKTA KALABÝLMESÝNÝN SIRRI

Yllar önce, sosyal bilimcilerin “dinî uyan” tarttklar bir paneli izlemitim. u anda CHP milletvekili olan bir kadn sosyal bilimci, irticann ne kadar ileri gittiini, filan yerde neler olduunu, falanca kiinin ne dediini söyleyerek neredeyse alamakl bir ses tonuyla dindarlardan ikâyet ediyordu.  Onun arkasndan söz alan, fakültede derslerine de girmi olduum bir sosyal bilimci “Arkadalar yapmayn! Gazete kupürlerinden yola çkarak sosyal analizler yaplmaz. Bu söyledikleriniz hangi aratrmaya, gözleme ya da incelemeye dayanyor?” diye çkmt.

Modern Türkiye’de sosyologlarn en az anlayabildii ey, herhalde din ve dini tezahürlerdir. nsan düman olduu eyi nasl anlayabilir ki? 19. yüzyl pozitivisit zihniyetin esaretinden kurtulamayan cumhuriyet sosyologlar dini geçmie ait, zayflamas gereken ve olumsuz bir olgu olarak gördüler.  Kendilerini tepeden inmeci ve zorba laikletirici devlet aygtnn hizasna geçip, dine ve dindarlara kalplam seküler pencerelerden baktlar.

1950’ye kadar ne rahatt! Ceberrut devlet din eitimini yasaklam, tekke ve zaviyeleri kapatm, bir çok camiyi ahra ve depoya çevirmi, ezan Türkçeletirmi, din adamlarnn üzerinden silindir gibi geçmiti. Kadnlar çaraflarndan çkarlm, önce mantoya sonra da döpiyese ve nihayet mayoya doru yönlendiriliyordu. Kur’an eitimi, zikir ve sohbetler gizli ve jandarma korkusuyla yaplabiliyordu. Evet, “Galiba baardk!” diye düünmü olmal devletli sosyal bilimciler.

Ama ne zaman ki göreceli özgürlük dönemi balad ve dindarlar üzerindeki cendereler gevedi, o zaman dini tezahürler toplumsal hayatta görünmeye balad. Türkiye’nin  sosyal bilimcilerinin yapmad eyi dünyann öbür ucundan Muslim World gibi dergiler ve aratrmaclar yapmaya çalt. “Modern Türkiye’de nasl oldu da dinî cemaatler ve tarikatlar canl kalabildi?”

Türk sosyologlarn cevab çoktan hazrd. Aratrmadan, incelemeden, bilimsel yöntemleri uygulamadan kolay açklamay buldu: “Siyasetçiler yüzünden!” Onlara göre, oy avcl yapan siyasetçiler dinî cemaatleri eskiden olduu gibi ezmek yerine onlarn önünü açyor, destekliyorlard. O yüzden Kemalist sosyal bilimciler 1950’yi bir milat olarak gördüler hep. “1950’den önce ne güzeldi. Ne olduysa 1950’den sonra oldu” dediler. Devlet gibi onlar da insanlarn devlet zoruyla “modern”letirilmesinden yanayd zira. Anlamak yerine karsnda olmak, aratrmak yerine ekillendirmek, gözlemlemek yerine yaftalar yaptrmak tercih edilegeldi.

Bu ana akm yaklamn istisnas saylabilecek tek örnei erif Mardin’den geldi. Said Nursî hakkndaki kitab, Türkiye’deki laik bilim camiasn hayrete düürdü. Çünkü içinde ne dine, ne Said Nursi’ye dorudan saldr, eletiri veya yaftalama saylabilecek türden ifade bulunmuyordu. Okuyanlar bilir, kitapta aslnda Nursi’nin akl salna ilikin “ince” üpheler, onun güya mekanik bir evren anlayna sahip olduu iddias vs. gibi eletirilecek çok ey vardr. Ama bunlar vulgar ve saldrgan bir üslupla yaplmaz. Bir taraftan bilim camiasn dier taraftan da kitab yazmak için yllardr görütüü cemaati küstürmemeye çalan bir üslup sezilir kitapta. Yine de, erif Mardin allm tavrdan sapt, dinî tezahürleri arkaik ve çad olarak yaftalamad için Türk sosyal bilimcilerini o kadar rahatsz etti ki, onu TÜBA denilen kuruma kabul etmediler.

Gelgelelim, ayn erif Mardin bir süredir ince üslubuyla dinî gelimelere ilikin tesbitlerde bulunuyor. Dindarlarn baskc olduunu iddia eden “mahalle basks” terimi, meselâ, Mardin tarafndan ortaya atld. Yine, Taraf gazetesinden Nee Düzel’le yapt görümede ilginç eyler söylüyor erif Mardin. Mardin’in “ince” üslubu kimi zaman yerini korkutucu bir dile brakyor.

Mardin slâmî diriliten bahsederken Cuma’ya gidenlerin saysnn artmasn örnek olarak verirken sözü hemen bu insanlarn yapt para bana ve “sahtekârlk” konusuna getiriyor. Uluslar aras alanda  tannm bir sosyal bilimcinin Türkiye’deki dinî gelimeleri ele ald çerçeve ite bu. Dindarlama sahtekârl arttrr!

“slamiyet’teki bu dirili ve enerji art toplumun hayatna nasl yansyor peki?” sorusuna cevab ise “Yasaklar!” eklinde. Mardin hzn alamayp TV programlarndaki dinî tonun artndan ikayet ediyor, Babakan’n üç çocuk tavsiyesini slâmî bir tavsiye olarak niteliyor. Dinî dirilii ise bir takm odaklarn dinî merak kkrtmasna balyor.

Ama Mardin’in Türk sosyoloji tarihine geçecek asl sözleri hemen sonra geliyor. Yabanc bir antropologun Türkiye’deki aratrmalarndan bahsedipTarikatlara canllk veren ey, bizim hiç üzerinde durmadmz ve önemsiz bulduumuz bir ey” deyip heyecanla soruyor: “O ey ne biliyor musunuz?” Ve heyecanla cevab veriyor: “Sohbet!”

Acar bir muhabirin zamannda yapt “Bu sene Kurban Bayram Hacca denk geldi!” türünden haberiyle yaracak bir tesbiti yllarn sosyologu böyle aktaryor. Hem de bir Batl aratrmacnn tesbiti olarak. Türkiye gibi ifahî kültürün hâlâ hakimiyetini koruduu, slâm’n ilk günlerinden itibaren dinî hayat ekillendiren sohbeti Mardin yeni kefediyor! Tekrar edelim, kendisi aratrarak veya gözlemleyerek deil, yabanc bir bilim adamnn dikkat çekmesinden sonra!

Devamnda tarikatlarn “propaganda” ile gelitiini söyleyecek kadar ileri giden erif Mardin’den daha fazla “bilimsel tesbit” aktarmayacam, rahat olabilirsiniz! Ama sadece soracam. Türkiye’nin parmakla gösterilen sosyologu böyle yaparsa, dierleri ne yapmaz? Ya da öyle soralm. Mardin, “günah” çkartarak TÜBA’ya m göz krpyor yoksa?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Murat Çiftkaya
04-11-11
E mail: haber7.com.
 
 
Yorumlar: 2
hatice...
yaþasýn Amerika yeniden keþfedilmiþ!
Tarih : 10-11-11

Serif Mardin'i yeni yeni tanýmaya baþladýðým bir yazar. Öncelikle bu tespiti bir yabancýya býrakmayýp kendin yapsaydýn keþke üstadým demek istiyorum. Sen müslümansan sen yap.  Ýkinci olarak cemaati ayakta tutan tek þey "sohbet" mi yani? Yabacý biri ancak bu kadar görür. kardeþlik ve aidiyet duygusu nerede, paylaþým nerede, o insanlarý sohbet halkasýnda kenetleyen sebep ne? Derdi ne bu insanlarýn? sohbet bir ailenin yemekte ayný masa baþýnda toplanmasý gibidir bence. Bir aileyi ayakta tutan akþam yemeði midir? Baþka deðerler yok mu sizce? ben mi yanýlýyorum?

 
Kervan Yolcu
Bir de bu pencereden baksak
Tarih : 07-11-11

Evet tarikat ve cemaatler bu toplumun sosyal bir olgusudur ve yüzyýllardýr var olagelmiþlerdir. Bu olgunun neden hala var olduðu konusunda elbette bir yýðýn sebepler sayýlabilir. Nitekim bu konuda kafa yoran ilahiyatçýlar ve diðer sosyal bilimciler çeþitli nedenler ileri sürmektedirler. Ama unutulmamalýdýr ki bu mesele de týpký diðer bir çok meselede olduðu gibi arz-talep meselesine dayanmaktadýr. Bildiðimiz gibi insan denen varlýk herþeyden önce sosyal bir varlýktýr ve temel ihtiyaçlarýnýn yanýsýra bir takým sosyal ihtiyaçlarý da vardýr. Ýnsanoðlu elbette sosyal ihtiyaçlarýný da tatmin etmek için gayret sarfetmektedir. Bütün bilim çevrelerince kabul edilen Maslow'un ihtiyaçlar kuramýna bakacak olursak, bir sosyal çevreye ait olmak, beþerin sosyal ihtiyaçlarýndan biridir. Eee bu fukara millet gidip bir tenis, golf ya da atlý spor klubüne üye olamayacaðýna göre (ne parasý yeter, ne de alt yapýsý)hemen yanýbaþýndaki bir cemaate girip bu eksikliðini gidermeye çalýþacaktýr. Bundan daha doðal ne olabilir ki? Bu talep devam ettiði sürece cemaatler de var olacaktýr.

 
TARÎKAT VE CEMAATLERÝN AYAKTA KALABÝLMESÝNÝN SIRRI
Online Kii: 24
Bu Gn: 298 || Bu Ay: 6.277 || Toplam Ziyareti: 2.929.561 || Toplam Tklanma: 58.627.784