
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 5543 |
Edebi ve bilimsel dil
air, romanc ve öykücülerimizin edebiyata saplanp kalmasn anlamakta zorlanyorum ve kesinlikle büyük bir yanlg olarak görüyorum. Elbette, edebiyat içerisinde kalarak insanlk için çok önemli iler yapabiliriz, fakat bu önemli ilerin alann geniletmek sanatçy daha büyütecek, edebiyat tarihi ve toplum nezdinde önemli klacaktr.
Edebi dil olmadan olmuyor
lk gençlik yllarnda sanatkârlar, yal ve bunak iktidar tarafndan kendisine sunulmu ortak dille yazmaya balar, zaman içerisinde kendilerine ait genç ve diri bir dile kavuurlar. Bundan böyle, dili, öylesine kvrak ve öylesine çok yönlü kullanabilirler ki, isteseler ölü bir konuyu diriltebilir, bir mühendislik-bir tp metnini bile okunur klabilirler. Atalarmz bunu baarm, iir diliyle tp kitaplar, mühendislik kitaplar, corafya kitaplar yazmlar. Buradan, “iir dilini bilim dili yapalm”, çkarmna sakn varmayn. Ama ortada öyle bir problem var: Ülkemizde gerek ilköretim, gerek ortaöretim ve gerekse üniversite Türkçe ve edebiyat ders kitaplar bile edebi bir dille yazlmyor.
Metin incelemesi mi yaplacak, sorular gayet souk hazrlanyor, edebiyatn scakln tamyor. Konular makale üslupsuzluuyla anlatlyor; üslupsuzluk dedim, bilerek dedim, çünkü makale, bilimin ortak teknik dilidir, üslup denilen eyde yazarn ruh scakl santigrat cinsinde bulunur. Evet, edebiyat fakültesi ders kitaplar, akademisyenler tarafndan hazrland için pek okunur deil. O kitaplar da keke edebiyatçlar, yani yazarlar hazrlayabilse. Size, seçkisi tarafl da olsa kendi tarafnn nitelikli metinlerini alntlayan Cevdet Kudret’in o leziz ders kitaplarn hatrlatmakla yetineyim.
Dilsiz göstergeler yuma
Edebiyat diliyle tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe kitaplar da yazlmal. Bunlar, Asm Köksalderslerde okutulmal; bilginin bilince dönümesinde dilin, hele de edebî dilin büyük bir etkisi olduu tartlmaz bir gerçektir. Bilimsel dille sadece akl devreye sokuyoruz; edebi dilden de yararlanmay baarabilsek emin olun kalp de devreye girecektir, anlama kapasitemiz kat be kat artacaktr. Bir iirin, msraa özenen bir aforizmann insanlar sokaklara nasl dökebildiini, savata nasl coturabildiini bilmeyenimiz yoktur sanrm. Niçin, bilim bu dilden kaçar ki. Eer, sorun mecazlarsa, zor deil, bilimsel kitaplar edebiyatn mecazsz dilini kullanabilirler. Edebiyat ile bilim o kadar birbirinden uzaklatrld ki, artk, bilim dili diye bir ey kalmad; bilim dili, dilsiz bir göstergeler yumana dönütü. Öte yandan, bugünün dilbilimcilerine ve felsefecilerine, yani post-modernlerine ve yap-sökümcülerine göre nesnel bir dil yoktur. Hiçbir metin, tek anlama ulaamaz. O halde, neyin bilim dilinden bahsediyoruz.Ali Haydar Haksal, Sevgilinin Yol Arkada Hz Ebubekir
Haksal’dan yeni kitap
Son yllara kadar, (isimlendirmesi problemli olsa da) slam tarihleri de akademik bir anlatmdan ileri gitmiyordu. Kaynakçal, -dr, -dir bildirme kipli sradan bir dille yazlyordu. Çocukluumda soluk solua okuduum ve metnin içine girip bir kahraman gibi yaadm, savatm Asm Köksal’n 18 ciltlik –sonradan hatrladm kadaryla bir cilt daha artmt-“slam Tarihi”, kimi fazlalklarna ramen gayet akcyd. Prof. hsan Süreyya Srma gibi baz entelektüel yazarlarn da slam tarihi anlatsna önemli katklar olmutu. Onun bir seri halinde yaymlanan slam tarihi kitaplar, bir dönem her nesilden geni kitlelerce okunmutu. hsan Süreyya Srma, bu baarsn edebi diline borçluydu.
Bu balamda, öykücü, romanc ve eletirmen Ali Haydar Haksal’n “Semerkand Yaynlar”ndan çkan “Sevgili’nin Yol Arkada-Hz. Ebubekir” kitabn okura müjdelemek isterim. Bu kitapta, yllarn öykücüsü Ali Haydar Haksal’n üslubunun Hz. Ebubekir’in hayatyla nasl birletiini göreceksiniz. Haksal, o bildiimiz yaln anlatmyla ve daha da önemlisi inancyla bizlerin önüne yepyeni bir Ebu Bekir koymay baaryor, sadece Hz. Ebubekir’le deil, bütün bir sahabeyle ve Peygamberimizle sk bir empati kuruyor. Müriklerle kurduu empatide bile zorlanmyor. Bir mürikin dünyasna girip psikolojisini yanstmak bir Müslüman için kolay olmasa gerek. Haksal, hayal kurmuyor, sadece unutulmu gerçekleri hatrlamak için o dönemi yayor ve yazyor.
Sanatkârlarmz, o Allah vergisi dillerini eriebildikleri her alanda deerlendirmeliler. Çünkü büyük olaylar ve insanlar, büyük üsluplar ve yeniden yaratlmay hak ediyor. Baka ne denilebilir ki.
Zafer Acar yazd
Yazar: Zafer Acar |
09-11-11 |
||
| E mail: dünyabizim.com | Tweet | ||