HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-Ý KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-Ý ÞERÝF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / TASAVVUF
Okunma Sayýsý: 5791
Yazar: Mustafa Nezîhî
BU TESBİH... İYİDİR!

'Tesbih iyidir.' demiþtim bir sarý kehribar tesbih elime geçtiðinde. Gerçekten güzelmiþ, iyiymiþ. Okul bahçesinde, yollarda, otobüslerde, bir yerlerde otururken dilimi harekete geçiriyor bu 33'lük tesbih. Beni zikre zorluyor. Sübhanellah diyorum. Eksiklikten münezzeh olan Allah'ý anýyorum. Elhamdülillah diyerek O'na þükrediyorum. Bütün varlýðýmla Allahu ekber demeye çabalýyorum.

Absürd planlar, kurgular yapmaktan alýkoyuyor beni. Ruhum saçma sapan boþ hayallere daha az dalýyor. Elim bu tesbihe her gittiðinde, bana bu tesbihi hediye eden zat sebebiyle Nakþi silsilenin ulularýný hatýrlýyorum. (Ýþte bu râbýtadýr. "Doðruluþ") Özellikle Cumhuriyet döneminde ve sonrasýnda Müslümanlara reva görülen eziyetler boynumu büküyor. Ýçimde bir yanýþ... Bilincimi diri tutuyor bu tesbih. Beni artistlik yapmaktan alýkoyuyor. Günahlarým ve savruluþlarým canýmý yakýyor.

Otobüste içe doðan güneþ!

Diyelim ki otobüsteyim ve ayaktayým. Kitap okumak çok zor. Çünkü otobüs sýkýþ týkýþ, trafikte araçlar zar zor ilerliyor. Elim cebime dalýyor, oradan o sarý kehribarý kavrayýp çýkarýyor. Dilim dönmeye baþlýyor aðzýmda: La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah... Bir süre sonra kopuyorum o ortamdan. O sýkýntý ve zorluðun etkisi gittikçe azalýyor. Ýnsanlar flulaþýyor. Dýþarýsý güzelleþiyor. Akýp giden aðaçlarýn güzelliðiyle bütünleþiyorum. Yaðmur ve rüzgarý duyumsamaya baþlýyorum. Bir güneþ doðuyor içime.

Onbeþ yaþýnda nezarethaneye düþen dost!

Onbeþ yaþýnda Ýslamcýlýk'tan nezarethaneye düþmüþ bir mübarek zatýn, dostun, arkadaþýn elinden elinize bir kehribar tesbih düþmüþse ve bu tesbih inanýlmaz bir zikr u tesbihat bereketi getirmiþse; o tesbih çok iyidir. Bu tesbih için Allah'a þükredilir. Böyle dostlar için Allah'a þükredilir.

Karagümrümrük'te Sami Özer'le Mirac bahrine dalmak!

Biliriz ki þükredersek Rabbimiz nimetini arttýrýr. Gerçekten öyle oldu. Çünkü bu güzel Erenköy vakýasýndan sonra ikinci bir tesbih nasip oldu. Bu sefer mekan Karagümrük'tü. Ýkindi güneþinin parýltýsý yerine gecenin ýþýltýlý karanlýðý vardý. Iþýltýlýydý o cuma gecesi. Halkadan çýkýlmýþtý. Kurban Bayramý öncesiydi. Þeyh Efendi haccý ve Resulullah'ý anlatmýþtý. Sünnetsiz; Kitab'ýn anlaþýlamayacaðýný, kavranamayacaðýný misallerle aþikar etmiþti bir daha. Sami Özer mevlidin mirac bahrini öyle bir okumuþtu ki... Mest olmuþtum. Keþke bütün mevlithanlar böyle okusalar mevlidi. Su gibi akýyordu kalbim Efendimiz'e. Acemisiydim dergahýn, mübtediydim, bilincim yerindeydi, sarhoþ deðildim. Sekr ile batmamýþtým muhabbete. Utandým bu yüzden cezbeyle Allah demekten.

Dünya O'nu sevmekle güzel!

Çaylar içildikten, þekerler, lokumlar, tatlýlar yenildikten sonra Þeyh Efendi selamla uðurladý müridaný. Çýktýk dipdiri olarak. Dünyadayýz artýk. Dünya O'nu sevmekle güzel. Sakarya'dan gelen Ömer Asým ve ben. Araçlara binip geceleyeceðimiz mekanlara gideceðiz. Ama bu gecenin son nasiplerinden biri beni bekliyormuþ. Fahri Baba adýmý söylüyor. Ýçimde bir sevinç. Solumuzdaki çayevine geçiyoruz. Sakallarýndan öpüyorum onun. Biraz soðuk hava ama dýþarda oturuyoruz. Sohbetle ve çayla ýsýnacak bedenlerimiz de.

Esma’ül-Hüsna'nýn tecelligahý olmak!

Biraz sonra Fahri Baba bir tesbih uzatýyor. Zeytin çekirdeði... 99'luk. Heyecaným sevincime eþlik ediyor. Sonra herbirinin çizgileri birbirinden farklý bu doksandokuz tanenin sýrlarýný anlatýyor bana. Esma’ül-Hüsna diyor. 99 diyor. Herbiri bir ismi simgeliyor. Bu tesbihi çektikçe her bir esmanýn tecelligahý oluyor mürid. Allah'ýn ahlakýyla ahlaklanmýþ oluyor. Kemal mertebesine doðru üruc ettikçe zeytin çekirdeðinin izleri kayboluyor. Yani o tesbihi çektikçe esma ile bütünleþiyorsun. Kimbilir kaç yýlda. Yaþamak böyle bir þey. Böyle yaþamak ne güzel: Allah'la...

Kýyama var mýsýn?

Parmaklarýnýz her bir taneye deðdikçe; bir halkanýn, bir dairenin verimli dönüþüne katýlmýþ olacaksýnýz. Çizgisel ilerleme safsatasýnýn insaný tanrýlaþtýran, Tanrý'yý kovan-etkisiz hale getiren itikadi inhirafýndan kurtulacaksýnýz. 'La ilahe illallah' dedikçe yaþadýðýnýzýn farkýna varacaksýnýz. Evreni, varlýklarý ayakta tutan bu sözdür. Bu söz söylenmezse her þey bir yokluða mahkum edilmiþ demektir. Bu sözün kabullenilmeyiþi, yokluðu kýyamettir. Bu sözün bilinçle, kalble tekrarlanýþý kýyamdýr.

Modernizme küçük bir meydan okuma!

Bayým! Bu tesbihte inanýlmaz lezzetler var. Derin anlamlar var; niyetin sahih olursa. Bir tesbihiniz olsun sizin de. Fazla modern olmazsýnýz böylece. Modernizme bir küçük meydan okuma olabilir o 33 tane. Hele bir de Allah dedirtiyorsa, esteðfirullah dedirtiyorsa... Allah'a yaklaþtýran, yozlaþmaktan uzaklaþtýran bir araç. Allah u ekber ve lillahil-hamd...

Mustafa Nezihi iki güzeli anlattý

Yazýnýn kaynaðýna ulaþmak için týklayýnýz.

Yazar: Mustafa Nezîhî
19-11-11
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
BU TESBİH... İYİDİR!
Online Kiþi: 47
Bu Gün: 377 || Bu Ay: 6.356 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.692 || Toplam Týklanma: 58.630.351