HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE
Okunma Says: 4243
Yazar: Ahmet Selim
OKUMAK, YAZMAK, DÜÞÜNMEK

Baz eyleri geç örenmenin önemli sakncalar olabiliyor. Tez-antitez tarihçilii vardr. ki taraf da okuyacaksnz, ortasn düünceyle bulacaksnz. Antitez tarafn yeni duyuyorsanz, henüz düünmeye vaktiniz olmamtr. Sizin temponuzla, o i için 10 yl bile yetmez. Yine de yeni örenmenin heyecanyla verip veritiriyorsunuz. Peki millet sizin büyümenizi mi bekleyecek?

Üsluplar konusunda da ayn ey oluyor. Bakyorsunuz, 10-15 ylda oldukça deimi; ama tam oturmas için bir 10-15 yl daha lazm! Çok geç deil mi? Ne olur o 20-30 sonra olacak ey bandan olsa da en verimli yllarn zprlk gösterileriyle harcanmasa.

"Habire öreniyorsun ne zaman bileceksin?" sözünü severim. Düünebildii zaman bilmeyi de bilecek. O bir uur meselesi; düz ve yüzeysel ilgilenmelerle halledilmez.

Aslnda okumuyoruz deil, okumay bilmiyoruz. Yani düünerek okumay bilmiyoruz. Düünce seviyemizi yükseltecek eylere katlanamyoruz. "Bilakis, mamafih, bu itibarla, haddizatnda, nitekim, binaenaleyh, muvacehesinde, mütalaa, mülahaza, teemmül..." diyemiyorsun. Her yazm, bittikten sonra bir "tekerrür" kontrolüne tabi tutarm. Dar alanda manevra çok zor. Halbuki gençliimde beni lügate baktracak yazlar ben ayrca severdim. imdi bir tek kelimeye taklan kaçyor! Bu kadar kolayclkla okuma tabii ki olmaz. Zaten biliyor ve düünüyor olduumuz kifayetsiz eyleri okumak istiyoruz. Bunun lüzumu var m? nsan kendine bir ey kazandrmak için okur. Asl skc olan, tekerrür okumalardr ve abesle itigal saylr. Haddizatnda (bu kelimeyi bir "aslnda" daha kullanp tekerrüre nasl düeceimi örneklemek için kullandm!) o, okuma deil, ayniyet elencesidir. Hotur ama botur.

Okuma'nn geneli böyle olunca gecikerek okumak daha dramatik bir hal alyor. Çünkü kolaycln ideolojik alandaki yansmalar, bo okumalar tehlikeli okumalara dönütürüyor. Gecikmenin vahim bir nitelik kazanmas da bu yüzden. Bir deime douyor ama, "Bir yanltan bir baka yanla geçmek" gibi salksz bir biçimde. O yanlt, bu da yanl. Bir yanltan bir bakasna geçmek marifet deil. "Hep öreniyorsun, ne zaman bileceksin?" sözünün izah da burada netleiyor. Hep ideolojik taklacaksan, nereye taklrsan takl; esasta fazla bir ey deimez.

Okur-yazar olmak basit bir ey gibi görünür ama aslnda deildir. Ne okursun, nasl okursun, ne yazarsn, nasl yazarsn diye sormak gerekir.

"Kendimle barm, kendimi severim, kendimle dalga geçerim" lakrdlarn hiç sevmem. Kendini ciddiye al, kendini eletirip gelitir, gerekiyorsa kendini hrpala. Düünerek yaayan böyle yapar. Kendini sevmenin doru ekli; nefsini onaylamak deil, ruhunun ve aklnn lehine olan, yani hayrl olan seçmektir. Kendini gelitirmektir sevmek; oyalayp aldatmak deil. Kendimi aldatmak, huzur yerine gafletin rehavetini getirir ve derinden derine bunun mutsuzluunu hissedersiniz.

"Oku da; ne okursan, nasl okursan oku" demek hiç doru deil. Zaten öyle yaptmz için bu hale geldik. Görsel ve yüzeysel ilgilerle yetinme noktasna böyle sürüklendik.

"Oku, yaz, düünme!" diye bir slogann peinden yürümü gibiyiz. Hayat bizi düünmeye zorladkça skntya düüyoruz. Hiç düünmeden olamyor; zorda kalnca düünmek de yüzme bilmeden denize atlamaya benziyor. Pat, küt, çrpnp duruyoruz. Boulmaktan kurtulmay da baar sayyoruz. "3-4 metre yüzdük, boulmadan" diye seviniyoruz. Kumsalda, ara sra ayamz slatarak yürümek bundan daha iyidir. Gelgelelim hayat o çrpnmalar yapmaya bizi zorluyor zaman zaman. Çrpnarak yüzmek ne ise, çrpnarak düünmeye çalmak da o. Bunu da yapmayacaz, fakat hayatn artlar arkamzdan itiyor, çeitli kriz noktalarnda. "Yüz ve çöz" diye itiyor fakat biz, "çok ükür boulmadk!" diyebilmekten memnuniyet duyuyoruz. Fikir hayatmzn genel seyri, mecazen böyle. Bireysel planda da farkl bir durum yok.

Kelimeleri dar bir çerçevede öyle böyle kullanyoruz, lakin "kavramlar dili"nde hiç yokuz. Kavramlar dili'nde, yani düünce dilinde. Normal bir sonuç bu. Yine de övünebiliriz; okumamz yazmamz var çok ükür!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Selim
21-11-11
E mail: zaman. com.tr
 
 
Yorumlar: 1
Ýbrahim Hoca
Oku, yaz, düþünme.
Tarih : 23-11-11

Çok güzel bir yazý. Bu güzelliklere bizi zahmetsizce ulaþtýrdýðýn için teþekkürler DOÐRULUÞ. Ýmtihan/baþarý endiþesi ile oku da ne okursan oku diyenler; küçük muaffakiyetler uðruna çocuklarýn geleceði zehirleniyor... lütfen dikkat!

 
OKUMAK, YAZMAK, DÜÞÜNMEK
Online Kii: 28
Bu Gn: 318 || Bu Ay: 6.297 || Toplam Ziyareti: 2.929.597 || Toplam Tklanma: 58.628.372