HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / EDEBÝYAT
Okunma Says: 3550
Yazar: Ali Haydar Haksal
KALEMÝN GÜCÜ VE MÜSLÜMANLAR

Kutlu kitabmz "oku!" (ikra) buyruuyla balar. "Rahman ve rahim olan Allah'n adyla" sürer. Bu, bir Müslüman'n dünyaya bilinçle balaynn ilk adm: Okuma ve Allah'n adyla hayata balama. Sevgili Efendimiz, ümmi, yani okuma yazmas yoktu. Okumas yazmas olmayan birine okuma buyruunun verilmesi ve O'nun okumas ilahi bir mucizedir. Kur'an'n bir mucize oluunun gerekçesi, ya da Kur'an'n Sevgili Efendimizin sözlerinin olmadnn bir mucizesidir de bu. Batllar ve Bat'c kafal yerliler Kur'an'n Hz. Muhammed (Salallahu Aleyhi Vesellem) Efendimizin sözü olduunda srar ederler. Kur'an'n ilahi olmadn, beeri olduunu söylemeye çabalarlar. Kur'an'n beeri deil de ilahi olduunun gerekçelerinin birçok yönleri olduu gibi, yukarda izah ettiklerimiz de göz önünde bulundurulur. Gerçi bunlar savunmann da pek bir anlam yoktur.

nsana "oku!" buyruu olan bir toplumun, okuma edimiyle hayata baknn dierlerinden farkl olmas doal. Kur'an indii zaman Mekkeli mürikler arasnda okuma yazma olduu gibi o dönemde önemli airler de bulunuyor. Böyle bir toplumun Kur'an'n inmi olmasnn kabul görmesinin nedenlerinden biri de budur. Kur'an ile iir arasndaki uçurum daha bir belirginleti. airler Kur'an'n karsnda zavall duruma dütüler. Müslüman olan airler iir söylemekten çekindiler. Sevgili Efendimizin airlerden iir söylemelerini istemesi üzerine yeniden iire döndüler.

Uhut Harbi'nin sonunda yaanan trajedi öyle iirleti:

iir, dönemin akn sanki hzlandryordu. Uhud'da ehitler verilince bu hüzünlü durum iirle karlk buluyordu.  Talhâ urcuze türünden bir iir söyledi.

"Biz, galip ve Mâlikin savunucularyz

Savunuruz kutlu Peygamberimizi

Hörgüçleri büyük develerin yataklarnda

Ayaklarn yere vurular gibi savarz

Savalarda dümana darbeler indiririz"

Bu iiri söyledikten sonra ehit oldu.

Sevgili Efendimiz, Uhud Sava'ndan dönmeden Sabit olu Hasan'a yöneldi.

"Talhâ hakknda bir eyler söyle:

"Uhud harbi günü Muhammed'e yardm etti Talhâ

Ki bu an; Sevgili'nin en zor, en skntl anyd

O'nu korumak için avuçlarn mzraklara siper etti

Parmak damarlar kesildi klç darbeleriyle, çolak oldu

Muhammed hariç en önde idi o

Deirmen tan ayakta tuttu da slâm bamszlna kavutu"

air, millet hayatn iir gibi okur ve yaar. Ebû Bekir (Radyallahu Anh) de Talhâ için iirle katld:

"Allah elçisini izlerken kurtulu peygamberini korudu o

Onlarla bulutuklarnda Müslümanlar kaçarken o

Süngülerin yaralarna katland, savundu dini

Ey Ubeydullah olu Talhâ cennet senin hakkn

Orada ceylân hurilerle evlen"

Ardndan Ömer (Radyallahu Anh) de iirle katld kervana:

"Müslümanlar brakp dald sava alannda

Yaln klcyla kurtulu peygamberini korudu Talhâ."

Bu iiri söyleyince Sevgili Efendimiz, Ömer'e (Radyallahu Anh) döndü: "Doru söyledin ey Ömer"

"O ar hüzün bir anda hafifledi, yüzleri buruk bir tebessüm ald."

Kalem sesi söze geçiren bir edim, bir nesne, bir âlet. nsan kalemi eline alnca yazmay düündüü eyler belleinden hzla akar, kalem onu kaydeder. Düünceler kayda geçtiinde, bunlarn düzenli olup olmad, düünceyi yeterince yanstp yanstmad kiinin bilgi, yetenek ve bikirim gücüne baldr.

Bir konuya hâkimiyeti yoksa kiinin, kalem elinde öylece kalakalr, bocalar. Bir milim ileri gitmez. Kimi insanlarda birikim olur yazma gücü zayf olur. Düüncelerinin altnda ezilir kalr. Kan ter içinde kalr. Kimi de hayatnda olduu gibi dank ve savruktur. Belleinden akanlar hiçbir denetimden ve süzgeçten geçirmeden yazya aktarr. Onu bir daha toparlamaz, bunu düünmez de.

Birikimi, yazma yetenei ve becerisi olanlar ise kalemi ellerine aldklarnda su gibi kât üzerinde akar giderler. Düünceleri sistemli ve özenli olarak kâtta yerini alr. Güçlü kalem; güçlü ve zengin bir birikimin elinde karlk bulur.

slâm düünce geleneinden gelenler saf bir düünce özüne sahiptirler. Her eyden önce Kutlu kitap Kur'an- Kerim özü ve ruhu salam. Dier kültürlerde olduu gibi muharref (bozulmu) deil. Peygamber Efendimizin hayat hemen bütün ayrntlaryla biliniyor. Onun arkadalarnn durumu da böyledir. O günden bugüne düünce geleneimiz büyük bir birikim oluturmutur. Tasavvuf, medrese gelenei oldukça salam seyrediyor. iir güçlü bir anlatm arac. Özü itibariyle düünceyi salkl olarak aktaryor. O günden bugüne olan iir iyi incelenirse ondan bir hayat felsefesi çkar.

slâm düünce geleneine felsefe girince, felsefe salt akli olmaktan çkt, fizik ötesi tarafyla bütünleti. Ondan da büyük bir düünce patlamas oldu. Bu, düünce geleneimizin kalem gücünü daha da arttrd. Bat düüncesinde olmayan bir yükseli dönemidir bu.

Bat düüncesi ise pozitivizme takld. Onlarda akln ötesi diye bir ey yok. Nedeni sahip olduklar Hristiyan kültürünün köksüzlüü, temelsizlii. Çünkü nciller bir deil yüzlerce. Kilise bunlar dörde indirgese de, bunlarn bir bütünlüü yok. Hz. sa sünneti veya sözleri de bize tam anlamyla ulaabilmi deil. Ardllar, yani kilise kendi kafasna göre bir din gelitiriyor. Hem gereksinimleri karlamak, hem de kar din ve kültürlere kar kendisini savunabilmek anlamnda. Böyle olunca da asl özünü ve ruhunu yakalamaktan uzak kalyor.

Müslüman düünürler; örnein tasavvuf âlimlerinin anlattklar, söyledikleri farkl mereplerden ve kollardan olsalar da ayn eyi farkl bir üslup ile anlatyorlar. Anlattklar eyler hemen hemen ayndr. Bir de muhatap aldklar insanlarn mizaçlarn göz önünde bulunduruyorlar. Tasavvuf dnda yer alan âlimlerde de durum bundan farkl deildir. kinci gruptakiler ilk grupta yer alanlar ar bulsalar da sonuçta yaklam biçimlerinin, üsluplarnn farklldr. Hemen hemen hiç kimse namaz yadsmaz, orucu ve farz olan ibadetleri yok saymaz. Hristiyan kültürde bu böyle deildir. Renan Hristiyanlkta ibadet yoktur der. Yani Müslümanlardaki farz ibadetler gibi ibadetleri yok diyor. ncil'in tanrdan gelmediini, bunlarn sa'nn anlattklarndan ibaret olduunu, yazclarnn alglama ve kendine göre yorumlar olduunu anlatr.

Tabii bu kalemler güçlü olduu için Hristiyanlar arasnda ciddi bir ayrma yaanyor. Birbirine tamamen zt mezhepler douyor. Biri dierini Hristiyan olarak kabul etmiyor. Hatta o kadar ileri gidiliyor ki tamamen zt bir yöne doru gidiliyor.

Düüncemizin bugünlerde daha salkl kalem sahiplerine gereksinimi var. Çünkü Bat ruhuna bulanm insanlar giderek ana dorultudan sapyorlar. Kimi müslüman yazarlar ise dünyallk uruna ilkelerinden ödün veriyorlar. Bizi bekleyen asl tehlike budur. Büyük Dou ve Dirili düünce gelenei bugün daha bir önem kazanyor.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Haydar Haksal
29-11-11
E mail: milligazete.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
KALEMÝN GÜCÜ VE MÜSLÜMANLAR
Online Kii: 26
Bu Gn: 315 || Bu Ay: 6.294 || Toplam Ziyareti: 2.929.592 || Toplam Tklanma: 58.628.251