HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-Ý KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-Ý ÞERÝF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Sayýsý: 4229
Yazar: Meryem Dal
AVRUPA HAYRANLIĞI HAMÂKATTİR!

Viyana Ýslam Federasyonu’nun düzenlediði Kitap Fuarý geçen hafta sona erdi. Ömer Faruk Dönmez’e ayaðýnýn tozuyla Fuar’ý sorduk.

Nasýldý fuar?

Ýyiydi. Viyana Ýslam Federasyonu’na teþekkür etmek lazým. Gerçekten çok iyi çalýþýyorlar.

Bir konferans verdiniz bildiðimiz kadarýyla… Konusu neydi? Nasýl geçti?    

Konferansýn konusu modernizm’di. Ama ben öncelikle þöyle bir öneride bulundum: “Konferans, sempozyum, forum, panel” hep batýlý kavramlar; dolayýsýyla biz konferans vermeyelim, ‘sohbet’ edelim dedim. Sohbet, ashab ile, sahabe ile ayný kökten; dostluk, arkadaþlýk demek, yarenlik, muhabbet demek… Madem modernizme müdahale ediyoruz; kavramsal düzlemde de müdahalemizi ve mücadelemizi sürdürmemiz lazým… Nasýl geçtiðini aslýnda dinleyicilere sormalýyýz. Ýnþallah maksat hâsýl olmuþtur.

Mustafa Özcan ile beraber bir de panele katýldýnýz. O nasýldý?

Evet, ertesi akþam da Mustafa Özcan’la beraberdik. Tarihsel süreci ortaya koyarak izah etti konuyu Mustafa Hoca… Biz de bir þeyler söyledik dilimiz döndüðünce… Modernizm, çaðýmýzýn cahiliyesidir. Aðzýna kadar bilimle teknolojiyle dolu olan modernizm, nasýl olur da cahiliye olur? Bal gibi olur. Çünkü Kur’anýn öðrenmemizi emrettiði ‘ilim’ ile, modernizmin putlaþtýrdýðý ‘bilim’ ayný þey deðildir… Üstelik biz büyüklerimizden öðrendik ki, oradaki cehalet; ilmin deðil, hilmin zýddýdýr. Örneðin Ebu Cehil; aslýnda kalem erbabý, okuma yazma bilen bir insandý; ama cahildi. Yani Ebu Cehil’de bir tür ‘ilm’ vardý ama ‘hilm’ yoktu. Efendimiz aleyhisselamý dinlemiyordu, Hakk’a boyun eðmiyordu, çünkü vahye karþý kibir vardý onda. Modernizm vahye karþý kibirlenmektir; Ýslam’ýn hükümleri yerine aklýný, nefsini, soyunu, menfaatlerini ikame etmektir.          

Putlarý da var mý modernizmin?

Hem de yüzlerce… Birilerini kýzdýrmak pahasýna söyleyeyim; cahiliye döneminde üç büyük put vardý ya hani: Lat, Menat ve Uzza… Modernizmin de üç büyük putu var: Ýnternet, televizyon, cep telefonu… Hz. Ömer efendimizin, cahiliye döneminde helvadan putlara tapardýk, sonra acýkýnca da onlarý yerdik, dediði gibi; biz de fevkalade karmaþýk ritüellerle baðlýyýz bu putlara. Sözlerimi aþýrý bulup bana bu putlarýn ‘faydalarýný’ saymaya kalkacak kardeþlere, Bakara Sûresi’nin 219. âyetini hatýrlatýrým: “Ýsmün kebîrun ve menâfiu linnâs.” Ýçki ve kumarda bile bazý ‘faydalar’ olduðunu söylüyor Kur’an; fakat zararlarý faydalarýndan fazladýr diyor. O âyeti; internet, televizyon ve cep telefonu üzerinden bir daha tefekkür etmek lazým bence… Bu üç þeye baðlýlýðýmýz ne durumda? Kaçýmýz bu üç þeyi býrakýp da sürdürebiliriz hayatýmýzý? ‘Vazgeçememek’ bir þeyleri putlaþtýrmanýn, ilahlaþtýrmanýn en bilinen tezahürü deðil midir?

Peki Viyana nasýldý?

Caddeleri, trafiði, binalarý, metrolarý, parklarý, maðazalarý son derece düzenliydi. Zaten Avrupa’yý görenler de bize hep bunlarý anlattýlar hayranlýkla. “Yapmýþ adamlar kardeþim!” cümlesi bu tür bir hayranlýðýn ifadesi mesela. Fakat meselenin þu kýsmý pek dile getirilmiyor: “Adamlar mutsuz kardeþim!” Evet, Batýlýlar mutsuzluktan ölmek üzereler. Saadet yok. Huzur yok. Sabahtan akþama kadar deli gibi çalýþýyorlar; akþam 4’ten 8’e kadar barlarda, publarda, kafelerde içiyorlar, evlerine sarhoþ dönüyorlar ve yatýyorlar. Bu kýsýr döngü her gün devam ediyor. Sisifos Efsanesi’ni, Albert Camus’yü, absürd’ü, saçma’yý, egzistansiyalizm’i, Sartre’ý doðuran Avrupa bu iþte… Biz de ceketimizi iliklemiþiz, bu mutsuzluklar ülkesine, bu kasvetler diyarýna bizi de alsýnlar diye bekliyoruz. Mesela kiliselere bir bakýn; o yarasalý, drakulalý filmleri nasýl tasarladýklarýný anlarsýnýz.

Þehir düzenli; fakat insanlar mutsuzlar?

Öyle. Afedersiniz, kendi kýzýna yýllarca tecavüz eden ve kendi kýzýndan çocuðu / torunu olan sapýk adamlarýn feci hikâyeleriyle çalkalanmýþ Viyana özellikle son birkaç sene… Üstelik bunlar münferit hadiseler deðil. Ben, adam kendi kýzýna tecavüz etmiþ diyorum; birileri de hayranlýkla, tüm þehri dolaþan metro sistemleri varmýþ diyor. Oldu mu þimdi?

Nüfus gittikçe yaþlanýyormuþ.

Evet, ihtiyarlar yavaþ yavaþ ölecek. Arkadan genç nüfus da gelmiyor. Soylarý tükenecek. Kur’anýn þu ayeti bir kez daha tecelli edecek: inne þanieke hüvel ebtar. Evlilik yok. Aþk yok. Yuva yok. Mutluluk yok. Evlenenler de ‘aile’ olamýyor zaten; çocuk doðum oranlarý çok düþük. Fakat bir þeyi sevip okþamasý lazým; köpek almýþ onu seviyor. Kaldýrýmlara köpeklerin kakalarý için özel çöp kutularý ve temizlik eldivenleri konulmuþ. Sen arka plandaki trajediyi görme; kaldýrýmlardaki çöp kutularýný öv bana… Hamakatin böylesi! Sevgi yok, þefkat yok, merhamet yok; çünkü Ýslam yok.

Teþekkür ederiz.

Ben teþekkür ederim.

Meryem Dal konuþtu.

Yazýnýn kaynaðýna ulaþmak için týklayýnýz.

Yazar: Meryem Dal
07-01-12
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
AVRUPA HAYRANLIĞI HAMÂKATTİR!
Online Kiþi: 14
Bu Gün: 372 || Bu Ay: 6.351 || Toplam Ziyaretçi: 2.929.680 || Toplam Týklanma: 58.629.914