
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 3172 |

Abdurrahman DLPAK
(Sava için geri saym! – 26 Ocak 2012 – Yeni Akit)
“Böyle bir durumda srail Hizbullah’a saldrabilir.. Bu tabii bir felaket senaryosu.. Bakalm, gün domadan neler doar..”
DLPAK’n yukardaki “Bu tabii bir felaket senaryosu...” cümlesi iyi kurulmam, bu yüzden de cümlenin manas durulmam...
Bu cümleyi mulak hâle getiren faktör, DLPAK’n isabetli kullanamad “tabii” kelimesi...
DLPAK bu kelimeyi sfat olarak m, yoksa zarf olarak m kullanmtr?
Zarf olarak kullandn dier cümlelerinden tahmin ediyoruz ama bundan emin olamyoruz. Belki DLPAK, srail’in Hizbullah’a saldrmasn, beklenen, sras gelen, “tabii bir felaket” olarak görüyordur.
Eer böyle deil de – tahmin ettiimiz gibi – zarf olarak kullanmak istediyse cümleyi u ekillerde kurmalyd:
“Bu tabii ki bir felaket senaryosu...”
“Bu elbette bir felaket senaryosu...”
***
“Bu arada Fransa’ya verilecek ders, ‘alemi ibret’ bir ders olmal.”
Bu cümlede “ibret-i âlem” sözünün tersi dönmü.
apkasnn dümesi de cabas...
TDK ve devletin gözünden düen iaretin hâlâ ayakta kald son yerlerden biri bu “âlem” kelimesiydi. DLPAK’n “alem”inde onu da göremiyoruz...
Fakat ona teekkür de borçluyuz: TDK’nin “eskimi” sayd “ibret-i âlem” sözünü kulland için...
Bir de doru kullanabilseydi...
***
(12 yl zorunlu eitim mi? – 10 Ocak 2012 – Yeni Akit)
“Kur’an- Kerim’de okur isterse, Tevrat’ta..”
Bilen bilir ki ben muharrirlerin imla hatalarna pek bakmam. Hele ufak tefek ve ehemmiyetsiz olanlarna...
Ancak burada DLPAK’n hatas meramn doru anlatmasna engel olmu.
Onun meramn u imla doru anlatrd:
“Kur’an- Kerim de okur isterse, Tevrat da...”
Hatta kelimelerin diziliini de deitirelim:
“sterse Kur’an- Kerim okur, isterse Tevrat...”
***
“Keke bu ii süreden çok bilgi seviyesi olarak belirlenebilse..”
Yine çalakalem yazmak, dikkatsizlik, acelecilik...
DLPAK bu cümle üzerinde tekrar düünebilseydi aadaki doru ifadeleri bulabilirdi:
“Keke bu i süreden çok bilgi seviyesi olarak belirlenebilse..”
“Keke bu iin süresinden çok bilgi seviyesine baksak...”
Keke muharrirler söyleyeceklerinin uzunluundan ziyade özüne ve doruluuna baksalar...
***
“Mesela internet eitiminde tarih dersi diyince, Türkiye tarihi tamam da, ama onun dndaki ksm dönem olarak örenciler kendileri seçebilirler.”
DLPAK – köe muharrirlerinin yüzde doksannda görüldüü gibi – sabrszlk, acelecilik, acemilik veya kafa karkl ve dalgnlk yüzünden dolak ve yavan bir cümle kurmu.
Önceki tarihlerde de onun böyle cümlelerine örnekler vermitim.
***
“nternet eitimine bu vesile ile özel bir ayrcalk, öncelik verilebilmeli.”
DLPAK bu cümlesinde “ayrcalk” sözünü tek bana brakamam, önüne “özel bir” destei getirmi. Bununla da yetinmemi, – herhâlde, ne olur ne olmaz diyerek – sonuna da bir “öncelik” payandas dayam. Hâlbuki TDK tarafndan “imtiyaz” karlnda çkarlan “ayrcalk” kelimesi zaten bir yönden “özel” olma hâlini anlatr. Nitekim “Güncel Türkçe Sözlük’te “ayrcalk tanmak / ayrcalk vermek” sözü öyle açklanmtr:
“1. birine özel hak vermek 2. birini kayrmak”
TDK u “ayrcalk” Türkçemize keke hiç sokmasayd... Bir zamanlar herkesin Türkçesi “imtiyaz”lyd ama hiç kimse “husûsî bir imtiyaz” falan demiyordu.
Mesela Mustafa Kemal’in Nutuk’unda bu kelime 23 yerde geçiyor ama hiçbiri böyle deil...
Bu "ayrcalk" benzeri kelimeler her kullanldnda Türkçenin "imtiyaz" biraz daha unutuluyor...
Niçin?..
Muharrirler buna kafa yormal.
TDK kendine bunu sormal...
Yazar: C.Yakup Þimþek |
28-01-12 |
||
|
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| uðurlu | |||
'Ýmtiyaz'lý |
Tarih : 28-01-12 | ||
'Ýbret-î âlem' nadiren de olsa güzel türkçemizin ; doðru, yerli yerinde ve kývamýnda akýcý rahat anlaþýlabilir uslûbuna alâka uyandýrma gayreti içersinde olanlar: Ýyi ki varlar... |
|||