
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 4237 |
Türkiye'de 1932'de TDK'nn kurulmas ve onun eliyle kelime uydurulmas kafalar sürekli megul etmitir. Kelimelerin iâretiyle ve sözlerin delâletiyle düünerek dertlerimizi anlatp unutmak varken dilimizin kendisi bize bal bana bir dert oldu. Hem de ne dert: Yaza yaza, anlata anlata bitmez...
Uydurma kelime nedir?
Dilin -tabiî yapsna ve kaanunlarna aykr olarak- bünyesine zorla sokulmu kelimelerdir. Burada asl mesele, kelimenin kök-ek yaps filân deil, dile girip yerleme eklidir. (Türkiye’deki dilcilerin belki yüzde doksan "dilin yaps ve kaanunlar" denince ilk olarak kelimenin kökünü, ekini anlar. Maalesef böyle...)
Dilin tabii yaps, üzerinde zor kullanlmadan (kendisinin yaayan uzviyetine uygun olarak) ekillenen bünyesi demektir.
Dilde zor kullanmak ne demektir? Herhangi bir sosyal topluluk (halk, kavim, millet vd.) tarafndan benimsenip kullanlan dil unsurlarnn (ek, kelime, tabir, atasözü) hâkim bir güç (devlet vb.) eliyle deitirilmesidir. Bu tasarruf, millete yaplan hakszlk ve zulümdür; üstelik herhangi bir zulümden çok daha ar netîceler dourur.
Uydurmaclk nsana Zararldr
Dilde zor kullanarak sun'î, ânî ve yabânî deiiklikler yapmak insanlarn beynine kanser bulatrmak gibidir. Çünkü;
1. Dildeki bu sun'î, ânî ve yabânî deime insanlarn zihnî faâliyetlerinde (düünme, idrâk etme, muhâkeme) az çok yavalama, aksama, durma, tkanma ve zorlanmalara yol açar. Bir insann beynindeki aksamalar, vücûdunun dier uzuvlarndaki rahatszlklardan daha elîm ve daha vahimdir. Salkl düünememek; hep yalan yanl anlayp yarm yamalak anlatmak insann ruh saln tehdîd eder.
2. Dili yapan, ortaya çkaran, ona vücut ve ekil veren unsur devlet deil millettir; dolaysiyle dilin sâhibi de millettir. Bunun için, dildeki deimelere onun asl sâhibinin karar vermesi lâzmdr. Bu kararlar devlet verirse ne olur? nsan haklar yok saylm, hakszlk bir dile yaylm olur.
***
Türkçede mevcut bir kelimenin atlarak yerine resmî kuvvetle ve birdenbire dile sokulan (uydurma) kelimeler üzerinde geni geni, derin derin düünüp tahliller yapmak lâzm (Türkiye’de dille uraanlarn kaahir ekseriyeti bunu yapmaz).
Uydurmann Ettikleri
(Bu bal "Uydurmann Etkileri" diye atsaydm belki kimse yadrgamazd. Ama o uyduruk, bana uymazd. Zannetmeyin ki uyduruk kelimeler yalnzca "Osmanlca" kelimeleri öldürüyor...)
Bu (uydurma) kelimelerin dil ülkesine girii kaanunsuz ve uygunsuzdur. Bunlar uyduran devlet, kitabna da uydurmutur: "Türk dilinin öz güzelliini ve zenginliini meydana çkarmak, onu yeryüzü dilleri arasnda deerine yarar yükseklie eritirmek..."
Hâlbuki bunun tam aksi oldu: Türk dilinin güzellik ve zenginliinin üzeri örtüldü; yeryüzü dilleri arasndaki deeri düürüldü.
Geçenlerde 40 kiilik bir snfta konuurken kullandm “aliyyülâlâ” kelimesini anlayan bir tek talebe çkmad. “Peki...” dedim “perfect ne demek? Beautiful nedir?” p diye bildiler...
Evet, artk “perfect / beautiful” gibi ngilizce birçok kelime çocuklarmza “aliyyülâlâ” gibi sözlerden daha tandk ve yakn geliyor. Buna yüzlerce örnek daha gösterilebilir.
Demek "Türk dilinin öz güzelliini ve zenginliini meydana çkarmak, onu yeryüzü dilleri arasnda deerine yarar yükseklie eritirmek..." istiyordunuz, öyle mi?
“Çok beautiful, yâni perfect!”
(Bu "Türkilizce" bir ölçüde TDK'nn eseri... Onu da anlatrm inallah.)
Bakn da Türkçeyi “yeryüzü dilleri arasnda deerine yarar yükseklie eritirmek” nasl oluyormu, görün...
Yazar: C.Yakup Þimþek |
11-05-13 |
||
|
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| Uðurlu | |||
Derya |
Tarih : 12-05-13 | ||
Kulaç attýðýnýz deryanýn geniþliðini derinliðini fark edenlerin olduðunu biliyorum.Ümit ederim ki,manevi ve maddi destekler sizlere ulaþýr.Tecrübe birikim ve tesbitlerinizden azami fayda saðlanýr.Sabrýnýz azminiz cehdiniz afiyet üzere olsun,kolay gelsin. |
|||
| Alaettin | |||
Fikir zübdesi |
Tarih : 12-05-13 | ||
Mühim mevzuun müþahhas, hülâsâ tedbirleri, idrak için kifâyetli misaller ile vaziyetin vehametine bir bidâyet yapýlmýþ. Fikrinize,emeðinize saðlýk ve ziyadelik niyaziyle. |
|||
| AHMET | |||
YENÝ KÝTABIN MUKADDÝMESÝ |
Tarih : 12-05-13 | ||
Yakup Hocam, maalesef, bu uydurma devrinde meram anlatmak zor. Uydurmaya karþý çýkanlarýn birçoðunun karþý çýktýðý uydurmacýlýk da farklý. "Türkçenin kelime yapma yollarýna uygunsa, uydurma sayýlmaz." diyenler de uydurma muhalifi. Giden kelimelerin býraktýðý boþluk ne olacak demiyorlar. Bu yazý -ve muhtemelen bundan sonrakiler- bu husustaki kafa karýþýklýðýný izale eder inþaallah. Bir ümidimiz de bu yazýnýn yeni bir kitabýn mukaddimesi olmasý. Yeni yazýlarý bekliyoruz. |
|||