
| Kategori : / TEFEKKÜR | Okunma Says: 4608 |
Müslüman Türklerin millet otoritesinin sarslmasnn birçok sebeplerinden biri de Türklüü bir asrdr Batl laikçi zihniyetle tarihî vasflarn eksilten sözde Türkçü temsilcilerdir. Türkiye’de bugün Türk adyla meydana getirilen devlet ve “ulus” yapsnn Müslüman Türkleri slâmî mânasnca millet vasfndan geri düürdüü aikârdr.
“Türkçülerden” kastmz, Türk’ü modernist ve seküler zihniyetle ina etmeye çalan Türkçü / milliyetçilerin bütün türevleridir. slamî millet aidiyeti içinde Türk’ün ihyasna çalanlar bu isimlendirmeden âridir.
Cumhuriyet’in bandan bu yana Türkçülerin Türklere zarar verdiini bir proje olarak öngördükleri Türklüün Batl zihniyetle ina edilmeye çalldn ve bu anlayn Türkleri Müslüman millet bakmndan güçsüz kldn söylediimizde alnganlk gösterenlere ve idrakleri bir türlü açlmayanlara bu kez de bir slâmcyla bir Türkçünün “Ahlâk” üzerindeki görü ve tartmalarn takdim ederek, hangisinin tercih edilmesinin millet olmaklmza uygun olduunu takdirlerinize sunmak istiyorum:
slâmc Babanzâde Ahmet Naim ve Türkçü Ahmet Aaolu, kinci Merutiyet’te Cumhuriyet’in banda fikirleriyle iki ayr akmn en dikkat çekici temsilcileridir. Bir slâmcyla bir Türkçünün ahlâk anlayndan hangisi millîdir? Sualin cevabn ararken “millî” kavramnn “slâmî” mânasna geldiini unutmamak gerek. Bir slâmcyla bir Türkçünün ahlâk anlaylaryla kar karya kalnca hangisini tercih edersiniz? Hangisi Türk’ün Müslüman millet olabilme gücüne güç katmtr? Hangisi Türk’ün ahlâk anlayn laik-pozitivist bir çizgiye çekerek slâmî millet vecibelerini zayflatmtr?
Ahmet Naim, ahlâkn slâmî temelli olmasn ileri sürerken, Ahmet Aaolu “dinin” ahlâk üstündeki müeyyidesini ksmen kabul eder. Arlkl olarak pozitivizmden tesir alan modern-seküler ve rasyonalizme dayal ahlâk anlayn savunur. Ahmet Naim Srât- Müstakîm ve Sebîlürreâd dergilerinde yazan bir slâmcdr. Ahmet Aaolu da ad geçen dergilerde ksa bir müddet yazan bir Türkçüdür. Fakat Batllamann dayatt bir aamada görü ayrlklar ba gösterir ve Türkçülerin dergisi Türk Yurdu’nda rasyonal ahlâka sahip olmas gereken Türk’ün “Ahlâk anlayn” yazmaya balar.
Aaolu daha sonra bu yazlarn “Üç Medeniyet” adl kitabna ald mâlûmdur. Ahlâk anlaynn dinî referansl bir anlaytan “kurtarlmasn” savunur. Paris’te rasyonalist Türkçü fikirlere sahip olan Aaolu, modernist-liberal görüleriyle Bat’y bütünüyle iktibas etmek isteyen biridir. Ona göre dünyann tand üç büyük medeniyet vardr: “1.Budha-Brahma 2. slam 3. Bat. Budha-Brahma ve slam medeniyetleri Bat medeniyeti karsnda yenilmitir. Yenilenlerin, galipleri taklit etmeleri kaçnlmazdr. Öyleyse tutulacak yol bellidir: Bat medeniyetini bütün unsurlaryla benimsemek…”
Aaolu’nun Batc-Türkçülüü “Bat’nn yalnzca fen ve ilmini almakla” deil, Bat’nn rasyonal ahlâkn da olduu gibi almakla da ilgilidir. “Üstünlüün Bat medeniyetinin bütününe, zihniyetine, ruhuna, kafasna, dimana ve kalbine ait olduunu” söyler:
“Bir medeniyet zümresi bölünemez bir bütündür, parçalanamaz, süzgeçten geçirilemez. Galibiyet ve üstünlüü kazanan onun bütünüdür. Yoksa ayr ayr filan ve yahut falan ksm deildir. Avrupa sahasnda ilim ve fen baka çevrelerden ziyade geliiyorsa, bunun sebepleri o çevrenin bütününde aranmaldr. Bugünkü Avrupa ilim ve fenni dorudan doruya kendi artlarnn ve genel unsurlarnn bir eseridir. Baka bir ey deildir. Bat, hayatn bütün alanlarnda bizi geçmitir. Kurtulmak, yaamak, varlmz devam ettirmek istiyorsak, hayatmzn bütünüyle; -yalnz elbiselerimiz ve baz müesseselerimizle deil- kafamz, kalbimiz, görü tarzmz, zihniyetimiz ile de ona uymalyz. Bunun dnda kurtulu yoktur.”
TÜRKÇÜ AAOLU: “DN LE AHLÂK BRBRNDEN BAIMSIZDIR”
Aaolu’na göre ahlâk, “ferdin ve toplumun yararn gözetmektir. Ahlâk kanununun temeli akl, kamuoyu ve ihtiyaçlardr. Dinin ahlâk üzerine tesiri snrl ve zayftr. Din ile ahlâk birbiriyle uyumlu olmakla birlikte birbirinden bamszdr; biri dierinden türetilemez. Çünkü din, sadece inanç ve ibadetlerden ibarettir. Ahlâkn dinden bamsz bir ekilde; aklla ve kamu vicdan ile temellendirilmesidir.”
Ahmet Naim’e göre ise ahlâk, “Allah’n emrine uymaktr. Ahlâk kanununda belirleyici olan dindir. Ahlâk dinin bir parçasdr; din, ahlâkn ilk ve tek kaynadr. yi ve kötü deerlerinin belirleyicisi dinin emir ve yasaklardr. Müslümanlarn kadere olan inançlar, onlarn amel ve niyetlerinin ahlâkî deerini eksiltecek mahiyette deildir. Ahlâkî fiiller, insann cüzî ve Allah’n küllî iradesine bal, sorumluluk ise sadece cüzî iradeye baldr. Amelî ahlâk, nazarî ahlâkn ortaya koyduu konu ve kanunlarn uygulamaya konulma ve bunlarn fert ve cemiyet tarafndan tatbik edilme ekillerinden bahseder. Ancak teorik ve pratik ahlâkn snrlarn ve konularn kesin çizgilerle birbirinden ayrmak mümkün deildir.
Ferdî Ahlâk: Ferdin kendi iç dünyas ile olan münasebetlerinden doan davranlar ile ferdin Allah ile ilikilerinden doan davranlar konu edinir. çtimaî (Sosyal) Ahlâk: Bakalarna kar sorumluluklarmz ele alr. Aile ve cemiyet ahlâk eklinde alt bölümlere ayrlmaktadr.”
AHMET NAM: “SLÂM AHLÂKI YETERLDR”
Ahmet Naim, Kur’ân ve Sünnet’te yer alan slâm ahlâk, ferdî ve sosyal hayat idame ettirmek için yeterlidir. yi bir din ve ahlâk eitimini art koar. yi bir terbiye için okullarn ve ailelerin yan sra, sohbetleriyle halk faziletli olmaya davet eden kimselerin sözlerine kulak verilmesini; vaizlerden yararlanlmasn, dile getirir. Nasihatlerin ahlâk eitiminde kullanlmasn gerekli görür. “Hürriyet, eitlik gibi Bat’dan ithal edilen deerler adna kadnlarn kkrtlmasn zararl” bulur. Ona göre, “zaten doru bir slâm anlaynda her ferd cinsiyet, statü ve imkânlar nispetinde hak ve görevlere sahiptir. Kiinin huylarn, terbiyesini, ahlâkn en iyi ekilde kemale ulatran; en mükemmel mürebbî Allah’tr.” Bu konuda Hz. Peygamberimizin ahlâkî eitimini örnek verir. “lâhî terbiyenin sadece Hz. Peygamberimiz için deil, dinî naslar vastasyla bütün insanlar için gerekli olduunu” ifade eder. Ona göre “çocuun eitiminde öncelikle aile tesiridir. Ailenin davran kalplar çocukta derin izler brakr. Kii önce ailenin kurallar üzerinde ortaya çkar, onlarn ahlâkyla ahlâklanr. Ferd ahlâkî bir kimlik kazanabilmek için sorumluluklarn da bilmek zorundadr. Vazife, emir ve yasaklar her eyden evvel, sadece Allah rzas için yaplr. Haddizatnda bir Müslüman’n da böyle olmas gerekir.”
AAOLU: “AHLÂK, RASYONEL VE OBJEYE UYGUN OLMALIDIR”
Aaolu ise Avrupa’nn rasyonal ahlâk prensiplerinden hareketle “nsanlarn bir arada yaamalar zorunludur.” diyerek “ rasyonal ahlâk prensibi olan “Zarûriyyun” ahlâknn lüzumu üzerinde durur. “Çünkü insan âcizdir. Bu âcizliini dier insan ve varlklarla kurduu münasebetlerle giderebilir. Toplum hayatnda insann hem cinsleriyle ve dier varlklarla münasebetlerini düzenleyen birtakm kurallar vardr. Hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kurallar bunlarn balcalardr. likileri düzenleyen kurallar ne kadar rasyonel, objesine uygun ve dinamik olursa toplum da o derecede salkl ve mutlu olur.”
Ahmet Naim, ahlâkn sosyal çerçevesinde slâm’n ahlâk prensiplerinin yeterli olduunu dile getirir. Sosyal düzeni ve ahlâk temin eden kaideleri tesbit ederken, slâm’a aykr olan ahlâk anlaylarn kabul etmez.
Aaolu ise “ferdî ve sosyal ahlâk için topluma yol gösterecek ve heyecan verecek tarzda edebî eserlerin olmadn, bu sahada yetersiz bir durumdayz. kinci Merutiyetin ilanna kadar gerek medreselerde gerekse okullarda ahlâk namna okutulacak bir kitap yazlmam olduu gibi, edebiyat ve basn sahasnda da konuya ait önemli bir eser yazlmamt ve yazlamazd” diyor. Ona göre ahlâk adna “çocuklara ve gençlere verilecek kuru bilgilerden ziyade, onlarn ruhlarna ve kalplerine hitap edecek hikâyeler içine serpitirilmi tarzda ahlâkî öütlerin verilmesi” gereklidir. “Esopos’un, Lafontain’in, Crilof’un fabllarna benzer eserlerin dilimizde, hatta dahil olduumuz slâm medeniyeti içinde bulunmayna” hayflanr. slâm medeniyetinin geri kaldn iddia eder. “Gülistan ve Bostan” ile “eyh Sâdi’nin prensipleri slâm medeniyet zümresinin ferdî ve sosyal hayatnn bir çeit özeti mesâbesindedir. Bu prensipler yüzyllar boyunca slâm toplumlarnda hüküm sürmü, hayatn çeitli sahalarnda tesirli olmutur. Tebaa, padiaha kar mutlak itaat, mal, can ve hatta rz fedakârlyla mükelleftir. Fakat padiahn halka kar hiçbir sorumluluu yoktur. Bütün hukuk ve hak onda, bütün vazife de halktadr. Maalesef eyh Sâdi’nin hükümdarlk, hükümet ve devlet felsefesi hakkndaki fikri budur. Sadi’nin tavsiye ettii kanaat, iktisatçlarn tavsiye ettikleri tasarruf /sermaye birikimi deildir. O, bütün Dou toplumlarnn fiilî olarak uyguladklar fakirlii ve ihtiyac, bir ideal ve bir mefkûre haline koymaktadr. Ona göre, çalp zengin olmak ve bakalarn da servetinden faydalandrmak, i ve sermaye ile genel zenginlii artrmak, doru yoldan çkmaktr ve manevî bir suçtur.”
AAOLU, AVRUPA AHLÂKINI SAVUNUYOR
Aaolu’nun fahi derecede yanl bir bak daha var ki, Türklerin millet olmasna çabalayanlar bu düüncelere uzak durmas ve kanmamas gerek: “Cemiyet içinde yaayan fertler, birlikte yaamann neticesi olarak, ister istemez kendi hemcinsleriyle ilgilenmek, onlara kar belli balarla balanmak zorundadrlar. te Sâdi ve dier bütün filozoflar bu balar dikkate almayp; sanki insanlarn tek balarna yaadklarn düünmülerdir. Dolaysyla slam edebiyatnda sosyal ahlâka ait hiçbir ciddi eser ortaya çkmamtr.”
Aaolu, Türkler adna Türkçülük yaparken Avrupa kafas ile bakyor. Türklerin Anadolu’da sosyal ahlâkn dünyada en sistemlisini kurduklarn göz ard etmi. Türklerin sahip olduu ahlâk ve sosyalliinin Yesevî’den Yunus’a, Hac Bayram Veli’den Mevlâna’ya erenlerin, dervilerin ve âhilerin misyonlar olan slâm tasavvufu ve dergâh ahlâknn içinde meydana geldiini hiç dikkate almam. Bununla kalmaz, Batl bir sosyal ahlâk temelinde çada kadn hürriyetinden ve ahlâkn rasyonal olmasnn faydalarndan bahseder. “Fert hür olmaldr.” Kadn haklarn da bu çerçevede ele alr. Kurtulu ve ilerlemenin yolu, özellikle iki önemli meselenin çözülmesinden geçmektedir. “Kadn meselesinin ve alfabe reformunun çözülmesine baldr. Bugünün Müslüman kadn, ancak serbest ve uurlu bir anne, bir e olmak artyla sosyal görevlerini faydal bir ekilde baarabilir.”
Ahmet Naim’e göre ise, “Kadnlar salkl bir toplumun temel tadrlar. Kadnlar iyi eitilmemi ve ahlâksz olan toplumlar medenî dünyada yerlerini alamazlar. Kadnlar yükseltmek için erkeklerin, kadnlara daha fazla hürmet etmeyi örenmeleri gerekir. Yoksa baz matbuatmzn yapt gibi onlara ‘yükseliniz ve hürriyetini alnz’ diye âdâba aykr tavrlar tavsiye etmek, kadnlara hürmet deil, onlarn ehvet oyunca olmalarna hizmettir.” Kadnlarn sosyal statüsünü ortaya koyarken yine “slam’n bu konudaki emir ve yasaklarn” dikkate alr. “Kadna hürmet ona iyi bakmak ve hiçbir din ve kanunda örnei henüz görülmeyen er’î hukuktan kendisini mahrum etmemektir.”
AAOLU: “AHLÂKIN ESASI DN VE DEVLETN AYRI OLMASIDIR”
Aaolu, ahlâk’n anlaynda “siyaset-hukuk-din-devlet münasebetlerinde Fransz türü laikçilii esas alr. Lâik devlet düzeni ile din ve devlet ilerinin birbirinden ayrlmasn savunur. “Millet hâline gelmi bir toplumun yükselebilmesi için dinin, devlet hayatndan ve topluma yön veren tüm kurumlardan çekilmesi gerekir. Akln egemenlii prensibi ya da ilâhî olann kamunun ve siyasetin dna itilmesinin gerektiini…” belirtir.
AHMET NAM: “LAK DEVLET CAHLCE VE FAYDASIZ BR TR”
Ahmet Naim, devleti yönetenlerin ve ulemann, “emr-i bi’l-ma’ruf, nehy-i ani’l-münker”i uygulamada daha titiz olmalarn ister. Müslüman milletlerin son asrlarda geri kalmasnda ümerânn ve ulemann paynn büyük olduunu, rk ve belli bir zümre esasna dayal devlet eklini zararl bulduunu, Merûtiyetin ilânndan sonra hükümetin Genç Türklerin eline geçtiini ve bunlarn rk esasna dayanarak birçok yeni cereyandan istifade etmeye kalktklarn, bunun faydal olmadn, Osmanl devlet yapsndan lâik devlet yapsna geçmek fikrini faydasz ve cahilce bir i olarak gördüünü, milletlerin refahnn devletin yönetim ekline deil, yönetenlerle yönetilenlerin ahlâk ve terbiyelerine bal olduunu, slâmiyet’in yaps din ve devlet ilerinin birbirinden ayrlmasna müsait olmadn ifade eder.
Görüldüü üzere bir slâmcyla bir Türkçünün ahlâk anlaylarndan hangisi muteber ve millete âmildir? Türkler olarak bu iki ahlâk anlayyla kar karya kaldmzda hangisini tercih etmemiz Müslüman milletliimizi yekindirir? Türkler bir asrdr seciyesini istismar ve istimâl edenlere, yozlatranlara dikkat etmelidir artk.
Yazar: Ali Ýlbey |
16-05-13 |
||
| E mail: habrerv | Tweet | ||
| erdem | |||
DEMEK ÖYLE HA! |
Tarih : 21-05-13 | ||
"Fazilet" kardeþ gýcýklýðýna mý yapýyor, bilmiyorum. Yazar, okuyucunun anlayýþýna güvenerek açýkça vurgulamamýþ ama Aðaoðlu'nun Ýslam'a uzak, materyalist ve Batýcý bir zihniyetle meseleye baktýðý (yani Müslüman milletimizin iman ve kültüründen kopuk)olduðunu, A. Naim'in ise iman, tarih ve kültürümüzün tam içinden baktýðý nasýl görülemez; hayret! Necip Fazýl, Türk'ün Müslüman olduktan sonra Türk olduðunu söyler. Ýslam ahlâký olmadan Türklük olmaz. |
|||
| fazilet | |||
Sevgili Ahmet AGAOGLU |
Tarih : 21-05-13 | ||
bir Turkun ahlak anlayisi yani ahmet agaoglunun anlayisi daha milli daha akillica daha zekice, tesekkurler bilmiyordum bu muhtesem Turku sayenizde aydinlamis oldum, simdiki adimim onun kitaplarini alip okumak olacak sonunda kenimde dogru bir kilavuz buldum |
|||