
| Kategori : ÝKTÝBAS / ÇARPIK VAZÝYETLER | Okunma Says: 2251 |
Kanal 7 güzellemesi!
Dindarln bask altnda tutulduu erken tek partili günlerde gazeteler, gazetecilik anlayyla yönetildiklerinden, sözleriyle özleri tek boyutlu idi.
Sonralar demokrasi laf edilir olmaya balad. Oysa tek partili yllarda ne güzel gidiyorduk. Tepede buyurgan olarak yol gösterici sahipler, aann gazetelerinde de buyruklarn mealcileri…
Derken demokrasi “geldi” denildi, partiler çoald. Gazeteler de propaganda hizmeti görmek üzere inorganik biçimde partilere baland. Bu arada üzerimizdeki eskilerden kalma basknn niceliinde deiiklie gidildi ve dindarla nisbi bir serbestlik tannd…
50’li ve 60’l yllarn demokrasi çanda partilerle inorganik balant kuran gazeteler, üstlendikleri misyon gerei, seçmen oylarn yönlendirmeye baladlar. Eskiler yerlerini, partilere ücreti mukabili ileri sürülmü karakol hizmeti veren ticari gazetelere terk ettiler…
Bütün partiler, demokrasi icab Atatürkçü olmak zorundaydlar. Dolaysyle partilerin embeddet gazeteleri pehlivan tefrikacln brakp, Türkçe Kur’an’ Kerim kitaplar, krk hadis “hikayecilii” ve oruç ve namaz sohbetçiliine yöneldiler…
“Kazn gelecei yerden tavuun esirgenemezlii” temel felsefemiz olarak, zihniyet dünyamza egemen oldu…
Demokraside biraz daha ileri boyutlu bir sahaya ulatk. Eskinin mahalle halklaryla semt esnaf arasndaki samimiyet, ileri demokrasi döneminde, “market” denilen mekanlardaki souk mekanize ilikilere evrildi. Bu “devrim”, eskinin mahalle aralarndaki bahçe sinemalarn yerlerinden silip süpürdü ve “ekranlar”, evlerimizin mahremiyet alanlarna yerletirdi. “Tanrdan baka yoktur tapacak”l Türkçe ezann gittiini sanyorduk, “paradan baka yoktur tapacak”la iman tazeler olduk…
¥
12 Eylül’lü, 28 ubat’l günlerde Kanal 7’yi zevkle dinler ve seyrederdim. Geçenlerde i olsun kabilinden ekranlar arasnda dolarken ismi dierlerinden kopya edilme, “altn bahane yemekler ahane” gibisinden bir programa takldm.… Be tane Cumhuriyet kadn, ellerinde, evlerinde tepsi içinde hazrladklar unlu ravakl tatllaryla davet sahibesi, çada Cumhuriyet hanmnn kapsn çaldlar…
Masalar düzenlendi, biraz hal ve ahvalle ilgili dedikodu, ardndan da sofraya hücum emri verildi. Yeme içme arasnda davetliler ziyafette tkndklaryla ilgili deerlendirmeye baladlar. Allah’n nimeti olmas gereken bu yiyecek ve içeceklerin ne kadar da özensiz hazrlanm olduunu, burunlarn bükerek ifade ettiler…
Nimet’e küfranlk moda haline gelmi de haberimiz yok imi…
Tabii bu manzaralar, günümüzde çounluu Kanal 7’den baka elence kültürünü gelitirme vastas bulamyan dar gelirli muhafazakar seyircileri, kendilerini ziyafet masasnda yer alanlarn yerlerine koyarak self tatmine ulatrdndan, Kanal 7 ve ayn havadan gidenlere büyük bir rating kazandrmalyd…
Bir baka daha büyük bir rating dalgasn da, “Fatmagül”lün maceral ak hikayelerinin muhafazakar hane halklarndan kopartp getireceine de hiç üphe edilmemeli…
¥
Hüseyin Öztürk geçenlerde bir yazsnda, muhtemelen davet üzerine gittii Afyon’daki otellerin birinde, yemek salonundan naklen yayn yapyordu…
“slam’a yeni girmi birisi, Müslümanlarn nasl israf ettiklerini görmek için bu salona girse, ‘Benim inandm dinde böyle israf yok’ diye arr ve bu israf, Müslümanlarn yapabileceklerine inanmaz” diyordu.
Hüseyin’e deriz ki, “imam yellenirse, cemaat s...rm”… mam sfatyle Hz. Ömer’i tanmayan bizler olarak hepimiz, Kanallarmzla birlikte doutan Müslümanz… “Türkçe ezan” dümanym gibi bir görüntü sergilemeyi pek biliriz. Oturup kalkp tek partili yönetim sistemine basmyor muyuz kalay… Oysa hepimizin akçal dillerimizden, “Tanrdan baka yoktur tapacak”n öztürkçeletirilmi versiyonu anlamndaki, “paradan baka yoktur tapacak”l, replik oluturan uygulamal mealler dökülmektedir, her an, her yerde ve her frsatta…
Bir soru:
“Din afyondur”dan anlalmas gereken nedir. Dinin kendisi mi, yoksa Hz. Ömer tanmazlarn, hak yiyite ninni yerine okuduklar “repliksel” vaazlar m…
Yazar: Atilla Özdür |
20-05-13 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||