HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / TENKÝD
Okunma Says: 3059
Yazar: Ahmet Þimþirgil
Ýskender Pala'nýn Þah ve Sultan romanýnýn tarihçi gözüyle deðerlendirilmesi

skender Pala'nn ah ve Sultan romannn tarihçi gözüyle deerlendirilmesiah & Sultan Roman üzerine

Ger derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanma ki air sözü elbette yalandr

Son yllarn popüler edebiyat ve romancs Prof. Dr. skender Pala Bey’in tarihi bir roman daha okurlar ile bulutu. Romann ana kahramanlarnn Yavuz Sultan Selim, ah smail ve Taçl Hatun oluu ise muhakkak ki esere olan ilgi ve alakay kat be kat artrd.

skender Bey’in televizyonlarda çkmad TV kanal herhalde kalmad.

Bunlardan bir tanesini ben de dinlememi olsaydm belki roman okumayacak ve belki bu yazy da kaleme almayacaktm.

Ancak orada bir deerlendirme yaparken üç cümlede dört büyük hataya dümesi ilgimi çekti. Bu defa roman hakknda bir deerlendirme yapmama da yol açt.

Zira skender Bey bunun sadece bir roman kurgusu olduunu belirtmiyor, tarihi hadiselerin doruluu üzerinde de srarla duruyordu. Hatta daha da ileri giderek tarihi hadiselerin mutlaka belgelere dayandrlmas gerektiini sk sk vurguluyordu.

Nitekim bir tenkide uramamak için eserinin önsözünde:

“Yazdklarm okuyup tarihi açdan eletirilerini esirgemeyen deerli dostlarm Prof. Dr. Abdülkadir Özcan ve Doç. Dr. Erhan Afyoncu’ya,” diyerek teekkürlerini beyan etmesi muhakkak ki kendisinde eserin tarihi olaylara tam bal olmasn istediini gösterirken okuyucuda da bu duyguyu daha da pekitirmektedir.

skender Bey’in yukardaki bilim adamlarnn görü ve düüncelerine ne ölçüde kymet verdii ve onlarn yönlendirmesi ile tarihi hadiseleri düzelttii konusunda dorusu büyük tereddütlerim olutu. Zira eserin içerisinde, ayet titiz bir çalmadan geçirdiler ise, tandm ve deer verdiim kymetli bilim adamlarmzn altna imza atamayacaklar birçok tarihi bilgi ve kurgu var.

Ancak okuyucu, eserin tarih danman olarak bu kymetli bilim adamlarnn isimlerini gördüünde, romandaki çarptlm hakikatleri doru diyerek kabullenecek ve belki de en küçük bir tereddüde mahal kalmadan okuyacaktr.

Bu itibarla eser hakknda küçük bir mütalaa yazmay ve kymetli okuyucularmla paylamay uygun buldum.

Fuzuli’nin yukardaki beytinde air sözü yalansz olmaz özdeyiine paralel olarak demek ki isminin bana Prof. unvan eklenmesi de anlalan vaziyeti deitirmiyor. Prof. Dr. skender Pala Bey’in tarihi bir romanda tarihin en mehur ahsiyetleri hakknda bu kadar hata yapmas ve romann bu kadar yanl bir kurgu üzerine bina etmesi dorusu anlalr bir hadise deildir.

Dilerseniz öncelikle yazarn Haber Türk TV’de 15 Ekim 2010 tarihli Öteki Gündem programnda, romanndan da esinlenerek söyledii sözlerden balayalm. htimaldir ki okuyucularmzdan büyük bir ksm da bu söyleiyi izlemilerdir.

skender Pala Bey, ah smail’in Yavuz Sultan Selim’in eline geçen Taçl Hatun’a ne yapacan düünürken hatrna Timur Han’n Yldrm Bayezid’in hanmna yaptklarn getirtmektedir.

te bu itibarla o söyleide bu hadiseyi el alrken öyle nakletti.

Yldrm Bayezid Han’n hanm Türktü. Ankara sava sonrasnda Timur Han’n eline geçince Timur, kendisini çrlçplak soydurdu ve askerlerine sakilik yaptrd. Bu utanç dolays ile Osmanl padiahlar bir daha Türk kadnlarla evlenmediler. TV’de bunlar anlatt.

Roman okurken bunlar neden anlattnn ifadelerini de bulmu buldum. öyle ki:

“(ah smail) Emir Timur ile Sultan Bayezit arasnda geçenleri, Timur’un Yldrm Hann eine yaptklarn çok iyi biliyor ve Sultan Selim’in –o kanl Selim diyor- Taçl’ya böyle bir eyi reva göreceinden korkuyor. Acaba Selim de Emir Timur gibi davranr, Taçl’y soyundurup ordusunun önünde sakilik yaptrarak erefini paymal eder miydi”? (ah&Sultan, sh. 225).

Tarihi bir roman yazlrken insan kendi dönemine göre ve düüncesine göre mi yazar yoksa tarihini yazd ahsiyetin düüncesini mi ele alr. Ben roman ve hikâye yazar olmadm için bilemiyorum. Ancak u kadarn söyleyebilirim ki kahramann net bir biçimde tarihin mümtaz simalarndan seçmi olduu halde o tarihi ahsiyeti maddi ve manevi yönleri ile tanmyorsa veya onun ahsiyetine uygun olarak yazmyorsa yazd kii o olmaktan uzak olacaktr.

Yazarn burada öncelikle Timur Han’n ahsiyetini çok iyi tanmas gerekir. Sanrm bu mevzuda “Timur ve Tüzükat”
adl eseri dikkatle okumas gerekirdi. Üzerinde pek çok aratrmalar yaplan son olarak BKY yaynlar arasnda “Devlet Yönetmek” ad ile de yaymlanan bu eserden Timur Han’n hayat ve devlet düsturlarn gösteren on iki maddeyi okusa acaba yazar onun askerlerine, bu kadar rahat içki içirip ortalkta kadn kz oynattrabilir miydi?

Ben burada sadece birinci düsturunu söylemekle yetinmek istiyorum.

“Allah’n dinini ve Hazret-i Muhammed’in hükümlerini dünyaya yaymay esas edindim. Her zaman her yerde slamiyet’i tuttum”.

Timur Han “ Biz ki Müluk- Turan Emir-i Türkistan’z. Biz ki Türk olu Türküz. Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu Türk’ün babuuyuz” diyerek kiiliini Türk kültürüne töresine sahip çktn da açkça ortaya koyan bir liderdir. Bu büyük cihangirin, malup ve gaza ehli yiit bir Türk hakanna böyle bir hakareti uygun göreceine acaba kim inanr. Böyle bir davran deil Türk’ün Türk’e, Türk’ün gayri Müslim hükümdarlara dahi uyguladna dahi bir emsal gösterilebilir mi?

Sultan Alparslan’n Bizans imparatoruna, Yldrm Bayezid’in Macar övalyelerine, Yavuz Sultan Selim’in Memluk hükümdarna kar davranlarn bilmek yetiir sanyorum.

Belki böyle bir muameleyi, en nefret ettii bir hükümdar olan ah smail’in eini esir etmi bulunan Selim Han’dan bekleyebilirsiniz. Ancak onun da hiçbir ekilde Taçl Hatun’u rencide etmedii ve ulemadan çok sevdii Tacizade Cafer Çelebi ile evlendirdii bilinmektedir.

Dier taraftan skender Pala Bey’in hiç olmazsa bu durumu en iyi bilecek ve belki bu konuyu Yldrm Bayezid’in aleyhine mutlaka kullanacak olan Timurlu tarihçilerden erefeddin Yezdi ile Nizamüddin ami’nin eserlerini görmü olmasn dilerdim. Ne yazk ki onlara da bakmak ihtiyacn hissetmedii anlalmaktadr.

Oysa bütün bu kaynaklar Yldrm Bayezid Han ile Timur Han arasnda ilk günden vefatna kadar devam eden görümelerin hep hükümdarca cereyan ettiini ve birbirlerine kar saygl ve ölçülü olduklarn açkça beyan eder. Nitekim Osmanl tarih yazarlarndan Hoca Sadeddin Efendi Yldrm Bayezid Han’la ilgili baz iddialara cevap verirken Timurlu tarihçi erefeddin Ali Yezdi hakknda u çarpc mütalaada bulunur.

“erefeddin Ali Yezdi kitabnda bu konular açklarken bir taraf küçültmede Timur’u yükseltmede ar ve ileri gider. Hemen hemen bütün yazdklarn banazca dile getirir. Ancak iki padiahn konumalarn, görümelerini anlatt zaman sayg ve yüceltme gösterilerinden baka bir görünü, padiahln anna dokunacak bir tutum ya da davrantan söz etmez. Baz Türkçe tarihlerde masalc babalar padiahn hapse atldndan, kafese kapatldndan söz ederler ki, bunlar düzme haberlerdir. ayet o günlerde buna benzer bir tutum görülmü olsayd, Mevlana erefeddin bin dereden su getirerek laf kapsn açmak zorunda kalacakt”.

Gelelim yazar Haber Türk TV’deki yapt dier hatalara:

“Yldrm Bayezid Türk olan eini sava meydanna getirdi ve o Timur tarafndan esir edildi”

 dedi.

Bir defa esir edilen hanm Türk deildi. Srp kral Stefan Lazareviç’in kzkardei ( I. Lazar’n kz) Despina idi (Kaynaklarda ad Marya ve Olivera diye de geçmektedir).

kincisi Osmanllar elerini sava meydanlarna götürmezlerdi. Nitekim Despina da Yldrm Bayezid’den olan iki kz ile saklanm olduklar Yeniehir’de yakalanarak Timur Han’n katna gönderildiler. Timur Han bunlar derhal Yldrm Bayezid Han’n yanna gönderdi. Zafername’nin kaydna göre Timur Han bu kzlardan birini torunu Ebubekir Mirza ile evlendirmitir.

Yldrm Bayezid’in ei Despina hanm Müslüman olmamt. erefeddin Yezdi onun Timur’un saraynda iken slamiyet’i kabul ettiini yazar (Uzunçarl s. 316).

Bütün bu bilgilerden, Timur Han’n Bayezid Han’a ve eine davran ile ilgili olarak çkarlabilecek onlarca kurgudan siz en kötüsünü ve hiç olmazn alyorsunuz.

Yazar bu elim hadiseden sonra Osmanl padiahlarnn bir daha Türk kzlar ile evlenmediklerini de ifade etti.

Gömlein birinci dümesi yanl iliklenirse hepsinin yanl gidecei açktr. te buna çok açk bir gösterge. Yukardaki ifade yazarn tarih bilgisinin de ne kadar zayf olduunu gözler önüne sermekteydi. Zira yazarn II. Murad Han’n Candarolu II. brahim Bey’in kz Hatice Hatun ve Amasyal adgeldi Paann torunu Yeni Hatun ile Fatih Sultan Mehmed’in Dulkadrolu Süleyman beyin kz Sitti Hatun ile ve II. Bayezid’in de yine Dulkadroullarndan Alaüdevle beyin kz (ki Yavuz Sultan Selim Han’n annesidir) Aye Gülbahar Hatun ile evliliklerinden haberdar olmamas anlalr bir durum deildir.

Gelelim eserdeki dier tarihi hatalara:

“Sultan Selim sa elini bir kartal pençesi gibi açp Sultan Bayezit’in gösünü iddetle ittirmesi ve o yal babann oturduu minderde yklacak gibi sendelemesi gözümün önünden hiç gitmiyor. … ihtiyar Sultan Bayezit, otuz yldr hükmettii devletin elinden gittiine üzülen bir hükümdar olarak deil de olundan böyle bir muamele görme bahtszln yaayan bir baba olarak çok ama çok içerlemi olmalyd. Yalnzca “Oul beni zebun ettin, inallah irpençeler elinde can veresin” diye mrldanm, sonra da boynunu bükmütü” (ah&Sultan sh. 143).

Hiçbir kaynakta bulunmad halde yine hikâyecilerin uydurmas ile II. Bayezid Han’n olu Selim Han’a beddua ettiini iitir dururduk.

imdi ise skender Pala Bey;

Evvel yo idi ibu rivayet yeni çkt

Dizelerini hatrlatrcasna Selim han’a yal babasna bir de sille attryor. Artk bir de bu yanl düzeltmekle uraacaz.

Bir defa ehzade Selim çok istemesine ve nice kere mektuplar göndermesine ramen babas ile bulumaya muvaffak olamamt. Devlet adamlarnn onu babas ile görütürmedikleri gibi ayrca fitne ile çatmaya da yol açtklar bilinmektedir. Nitekim Selim Han daha sonra bu durumu:

“Biz muhterem babamzla buluup, elini öpüp hayr duasn alacak sonra da memleketin ahvalini kendisine arz edecektik. Bizi istemeyen devlet erkân aramza duvar gibi girdiler. Oradan uzaklamamza neden oldular” diyecektir.

Olaylarn devamnda saltanat kendisinden teslim alrken kar karya geleceklerdir. Buradaki hadiseler ise kaynaklarda çok açk ve geni bir ekilde anlatlmakta olup Selim Han’n babasna kar edebinden ve hürmetinden baka bir ey gösterilemez.

II. Bayezid Han da saltanat olu Selim’e teslim ederken ona devlet idaresi ile ilgili nasihatler etmi ve sonunda “Oul saltanatn mübarek olsun” diyerek iktidardan çekilmitir (Bak. Solakzade Tarihi, c. I, sh. 467-468; Tacü’t-Tevarih, c. IV, sh. 94-97).

Nihayet Osmanl padiahlar içerisinde “Veli” unvan ile yâd edilen bir padiahn devletin temel direi mesabesinde bulunan ve saltanata geçen bir ehzadesine beddua etmesi ne derece doru olacaktr. Burada evlada beddua etmek devlete, dine beddua etmekle ayn manay tamaz m?

te romann gücü bu noktada ortaya çkyor. Eski roman ve hikâyelerdeki yanllar skender Pala beye o kadar ilemi ki Profesör olmasna ramen deimemi ve kendi romann yazarken onu yeni yanllara da sürüklemitir.

Yine eserde “Osmanl yurdunda halkn neye inand yöneticilerin hiçbir vakit umurunda olmamt… lla hâkimiyet alanlarna giren olursa tepelemilerdi” demektedir (ah&Sultan, sh. 112).

Evet, Osmanl Devletinde devlete isyan etmenin, padiahn saltanatna göz dikmenin cezasn ve akbetini herkes bilmektedir. Karde katlinin sebebi malumdur.

Ancak “sûi misâl misâl olmaz” iktizasnca buradan hareketle “halkn neye inand Osmanl idarecilerinin umurunda olmazd” demek Osmanl Devletini ve onun idarecilerini hiç tanmamak demektir.

Padiahlarn, halkn neye inandn istemelerini anlamak için devletin eitim kurumlarn bu kurumlarn müfredatn, devletin destekledii tekke, zaviye ve dergâhlarn konumunu padiahlarn bizzat bu dergâhlarla ilikilerini ve halifelerin birinci vazifesinin dini syanet/ korumak olduunu bilmek eminim ki o iddiann en açk cevabdr.

Yazar, Yavuz Sultan Selim’in Anadolulu Kzlbalara vurduu darbe konularn ilerken de önce:

“ah smail’e yakn duran ne kadar Kzlba var ise yoklama defterlerine yazdrtt”

diyor. Sonra Kzlbalar için fetva verenleri:

“Devlet yöneticilerinin basklar ile mi? tah kabartan tekliflerine tamah ederek mi” diyerek ayr bir üphe getiriyor. Ardndan da “Görevlendirilen kimseler itahla Kzlba avna çktlar.” Diyerek noktalyor. (ah&Sultan, sh. 148-150).

Aslnda bu konu Faruk Sümer, smail Hakk Uzunçarl, ehabeddin Tekinda ve günümüz ciddi tarih aratrmaclarnn da ortaya koyduu gibi bugün tam manasyla aydnlatlm hususlardan biridir.

Birincisi Selim Han’n bir defa Kzlbalar defter ettirmesi son birkaç senedir Anadolu’yu kan ve atee boan Kzlbalar tespit ettirmekti. ayet öyle olmasa defter ettirmesine ne gerek vard. Zira Kzlba köyleri tamamen ayrlm olduu için genel bir katliam yapacak olsayd, hiç defter ve tespit ettirmeden emir vermesi gerekmez miydi?

Dier taraftan ah smail’in sebep olduu bu karklklar srasnda bir Osmanl sadrazamnn (Hadm Ali Paa) öldürülmesi, ölü saysnn elli binlere ulamas, ehzade Korkud’un bir saldr srasnda cann güçlükle kurtarmas isyann boyutlarn ve Anadolu’nun dütüü elim vaziyeti açk bir biçimde göstermektedir ki Selim’in bu tedbirleri almasnda bütün ilim adamlar müttefiktir. Bugün bir d devlet dier bir devleti bölmek ve parçalamak için bu tip tertiplere girimi olsa devletlerin alacaklar tedbirler neler olurdu?

Oysa skender Bey’in mütalaalarn doru kabul edersek âlimleri rüvetle i gören kimseler olarak alglayacaz. ah smail’e yakn olanlar denilince bütün aleviler iin içine girecek ve Kzlba av denince de sorgusuz sualsiz bir katliam ortaya çkacaktr. Böylece hiçbir tarihi delile istinat etmeyen yaklam, bir romanda daha tekrar edilmi olmaktan ve yanl bir yaray daha fazla eelemekten öteye gitmeyecektir.

Son olarak deineceim önemli bir tarihi hata da elçiler teatisindeki ifadelerdir. Yazar elçilerin gidi gelilerindeki mektuplardaki ifadelerin ve gönderilen hediyelerin, sonunda iki hükümdar da çileden çkardndan bahisle:

“Ve ikisi de bunlar getiren elçileri daha acmaszca öldürttüler. Diri diri derisini yüzdürterek, canl canl kazanda kaynatarak, yar baygn kaza oturtarak veya gözleri açk kayalardan atp parçalattrarak… ahn Sultan’dan fark, öldürttüü elçilerin kafatasndan arap içmeyi adet edinmesiydi, ite o kadar” (ah&Sultan, sh. 180).

Açkças bu noktada skender Bey’in ne yapmak istediini, okuyucusunu nereye vardrmak ve ne düündürmek maksadnda olduunu anlayamadm. Her iki hükümdar da zirvenin doruunda birer zalim olarak m sunmak istemektedir. Zira bire on katarak anlatma sanat bu olsa gerek diye düünüyorum.

Bir defa Selim Han sadece ah’tan gelen ilk mektuptaki ifadelere ve elçinin tavr ve davranlarna sinirlenerek ah Kulu Akay Bevey’i öldürttü. kence ettirdiine dair hiç bir emare olmad gibi sonra gelen elçileri de öldürttüüne veya böyle bir muameleye tabi tuttuu hakknda hiçbir bilgi yoktur.

Dier taraftan Selim Han Safevi hükümdarna hiçbir zaman Sünni bir elçi göndermemitir. Her defasnda yannda esir bulunan ii halifelerinden birini göndermitir. ahn ise kendisinden olanlara bu kadar zulümler yaptn ve kafataslarndan arap içtiini söylemek ne kadar akla ve vicdana sar anlamadm. Hangi tarihi kaynaklarda buldu çözemedim.

Romann kurgusuna gelince açkças onu da beendiim söylenemez. Tarihi hadiseler nasl ztlk arz ediyorsa kurguda da ayn uygulamalar dikkat çekiyor.

Selim Han’n can yolda konumundaki Can Hüseyin her meselede bir Sünni gibi deil de bir ii gibi düünüyor. En sonunda da Çaldran savanda ah smail’in yannda bulunan kardei Hasan’ bizzat kendisi öldürdükten sonra onun yerine geçip ah’n hizmetine giriyor. ah ise bir anda, bu deiiklii hissetmeyecek kadar akn (!) bir kiilik oluveriyor. Keke ahn yanndaki Hasan da Selim’in hizmetine girmi olsayd. Daha heyecanl olurdu.

Romann ana omurgas konumundaki Taçl Hatun’u ise nasl anlamak nasl deerlendirmek gerektiine karar veremiyorsunuz. aha m âk, Selim Han’a m? Çocukluk ak Ömer’e mi, yoksa ahn yanna geliinden ölümüne kadar hiç yanndan ayrlmayan Kamber’e mi? Dier taraftan bu dördünün de tek tutkuyla baland kii Taçl Hatun mu? Neticeyi ve nasl bir kiilik olduunu sizler deerlendireceksiniz.

Eh bu ksm neticede kurgu diyebilirsiniz. Taçl Hatun’un duygularn yazmtr da diyebilirsiniz.

Yalnz Taçl Hatun’un da tarihi bir kiilik olduunu unutmayalm.

te bu safhada belki tüm romanclara bir kez daha u sualin sorulmas gerekiyor. Romanc tarihi ahsiyetleri yazarken o dönemin fikir ve düünce iklimine girerek onlarn ahsiyetini, aldklar eitimi, inançlarn ve düüncelerini dikkate alarak m konuturmal yoksa kendi çandaki insann veya bizzat kendisinin fikirlerini mi onlara empoze etmelidir?

O zaman sizin kimi yazdnz ve anlattnz daha net bir biçimde ortaya çkacaktr.

Çetin Altan’n 24 ubat 2005 tarihli Milliyet Gazetesi’nde Fatih Sultan Mehmed’le ilgili bir yazsna hakl olarak itiraz ederken; “ben fkra muharriri olarak anlan kiilerin dorular aratrarak yazmak gibi bir sorumluluklar olduunu düünüyorum. Gerçek bir muharrir, asla okuyucusu yanltmak istemez çünkü (Radikal Kitap, 04. 03. 2005)”. diyen Prof. Dr. skender Pala Bey’e de u soruyu sormak benim hakkmdr.

Ayn duyarllk romanclar için geçerli deil midir? Onlarn okuyucularna kar gerçekleri yazmak gibi bir sorumluluklar yok mudur?

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ahmet Þimþirgil
11-04-15
E mail: ahmetsimsirgil.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Ýskender Pala'nýn Þah ve Sultan romanýnýn tarihçi gözüyle deðerlendirilmesi
Online Kii: 26
Bu Gn: 632 || Bu Ay: 4.773 || Toplam Ziyareti: 2.927.579 || Toplam Tklanma: 58.591.382