Ey Peygamber! Sana da, mü'minlerden senin izince gidenlere de Allah yeter.
Enfal: 64
Ticarette yalan yere yemin, tüccarın zannınca malın kârını artırır. Halbuki hakikatte bereketi giderir.
Buhari, Büyu', 26
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun.
Marie Curie
Rota Haber Son Dakika!




Kategori : İKTİBAS (Alıntı Yazılar) / ÇARPIK VAZİYETLER
Okunma sayısı: 151
 
 
ÖRTÜNMEK BİR ŞUURSA NEDEN O MARKA?
 
 

Yıllardan beri hep dikkatimi çeker. Herkes gibi ben de başlarını örten hatunları görürüm. Pek anlamam ama “örtünmek bir şuur işidir” denilir. Ayrıca şuurlu örtünmenin dışındaki örtünme; “Zorunlu ya da maddi çıkarlar için örtünme” diye tarif edilir.

Hangi tür örtünme olursa olsun, bazı hatunlar, sahibi Yahudi olan ve kazandıklarıyla da İsrail’e sürekli yardım eden ünlü bir markanın başörtüsünü takarlar, başörtüsünün rengine uygun çantasını ve ayakkabısını da alır ve “Müslüman bir kılıkla” sokağa çıkarlar.

Sokağa çıkarken ya da başını örterken de şuna çok dikkat ederler: “Başörtümün markası bir şekilde gözükmeli” diyerek en can alıcı noktaya doğru markayı sarkıtır ve “Bana bakın nereden giyiniyorum” diye dikkat çekerler. Tabii hemen şunu söylemeliyim. Kimsenin ne giyeceğine ve ne yiyeceğine ben değil, hiç kimse karışamaz, karışmamalıdır.

Can onların, para onların, mal onların, istedikleri gibi istedikleri şekilde kullanma hakkına sahiptirler. Kimse bu alanlara müdahale edemez ve etmemelidir. “Bilmem nereden başörtü alıyor ve takıyor, verdikleri paralar İsrail’e gidiyor, İsrail de Filistinlileri öldürüyor” gibi sözlerin hatırlatılması, böylelerin canını sıkar, canlarını sıkmamalı.

Geçenlerde bir tanıdık; “Siz beden dili uzmanısınız, toplumun çeşitli kesimlerini de beden dillerine bakarak tahlil ediyorsunuz. Malum markayı takan ve örtünen hanımları bir tahlil eder misiniz, kimler ısrarla ve inatla o markayı alır ve başına takar, bakın ‘örtünür’ demiyorum, takar diyorum” dedi. Ben de “köşeden cevap vereyim” dedim.

Yalnız o cevaba geçmeden önce Mavi Marmara gemisiyle Filistin’e giden dostlarla olan birlikteliğimizden söz etmeliyim. Gazetenin sessiz fedakârlarından Raif’in bahçesinde, Gazze’ye giden Ahmet Can Karahasanoğlu, Ahmet Varol, Mustafa Özcan ve İHH’dan Osman Atalay ile birlikteydik. Tekrar izlenimlerini dinledik. İsrailliler hakikaten Allah’ın lanetlediği bir kavimmiş. Bir kere daha inandım ve iman ettim. Sanırım bu kadar söylemek kâfi.

Gelelim malum markayı hangi tip muhafazakâr kadınların alıp kullandığına. Muhafazakâr tabirini özellikle kullanıyorum. Çünkü muhafazakâr olmadığı halde modaya uymak veya flar olarak kullanmak amacıyla marka alan insanlarımız var, onlar bu tahlillerin dışındadır. İsrail ve Gazze gibi bir dertleri yoktur, olması da beklenemez.

Birinci gruba “ikinci” eşler girer. Ya “birincinin” üzerine kuma gelmiş hatunlar ya da birincinin ölüm veya boşanmasıyla ikinci evlilik yapmış hatunlar. Bu tiplerin büyük kısmı, Müslümanca takılsalar da “iktisattan” ve “itikattan” uzaktırlar. Çünkü ne olursa olsun, eşlerini ve eşlerinin işini, “birinci” gibi kabullenemezler. Kocalarıyla değil, marka ile mutlu olurlar. Bunun için de korumacı ve kollamacı olmazlar. Yalnız bu işin doğası da böyledir maalesef.

İkinci gruba girenler ise varlıklı bir aile ortamında dünyaya gelenlerdir. Yediği önünde yemediği arkasındadır. Çok küçük yaştan itibaren marka giyip, marka yenilmesi öğretilir. Bu tiplerle evlenen erkekler de bilirler ki önceliği marka ve para harcamak olan bir hatunla evlenmişlerdir. Böyle evliliklerde genelde erkek fakirdir ve iyi bir yaşam için olan bitene katlanır. Haliyle bu durum tarafların garibine gitmez. Peki muhafazakârlıkları? Geçelim.

Üçüncü gruba giren hatunlar ise dul hanımlardır. Kendi ailesinden veya kocasından bol para ya da gayrimenkul kalmış olan dul bayanlar; toplum içerisinde “dul kimliğiyle” her zaman rahatsızlık hissederler. Özellikle evli çiftlerin ortamlarına pek girip çıkmazlar. Bu hal de onları üzer. Bu ve benzeri eksikliklerini marka giyerek, marka örtünerek gidermeye çalışırlar ki, buna; “Ye kürküm ye” denildiğini de bilirler. Peki, bunların muhafazakâr ve mütedeyyin kimlikleri? Laf çok uzar ve zarar verir geçelim.

Dördüncü gruba giren hanımlar ise kendilerini kocalarına ruhuyla değil, bedenlerinin dışıyla beğendirmeye çalışırlar. Marka giyerek kocalarına “Bak gör beni” derler ama görülmezler. Bu tiplerde marka hastalığının sebebi, eşiyle ruh ve ten uyuşmazlığındandır.

“Örtünmek şuur ister, marka değil.” “Örtünmek vefa ister, para değil.” “Örtünmek yürek ister, şan şöhret değil” diyerek bitirelim meseleyi ve söz benzeri konulardan açılmışken yarın da bir kocanın aile iletişim hususundaki şikâyetini dile getirelim.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

NOT: Vurgular bize âittir.



 
 
Yazar: Hüseyin Öztürk
19-06-10
 
  E mail: habervaktim.com  
 
 
 
 
Yorumlar:0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÖRTÜNMEK BİR ŞUURSA NEDEN O MARKA? / ÇARPIK VAZİYETLER Kategorisi


YÜZYILIN SOYKIRIMI




VAR OLMAK- Nurettin Topçu




SRATEJİK DERİNLİK- Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu




İSLÂM'IN SİYASALLAŞMASI- Kemâl H. Karpat




BOŞLUK




SON YORUMLAR

uğurlu
Gönül
Ey gönül, gönül gel koybolma. Yoğrul, yoğrul ve doğrul da gel....
07-02-12



uğurlu
Aciliyet arz etmektedir
Evet, eğitimde darbenin izleri müfredatta sistemde var ama en belirgin hali kesintisiz sekiz yı...
07-02-12



hümeyra
güzel
çok güzel olmuş arkadaşım......
07-02-12



N. Arısu
Ne anladığınıza bağlı
Yeniden Milli Mücadele Hareketi, bu harekete mensubiyet duysun duymasın, hüsnüniyet s...
06-02-12



İbrahim Hoca
Görüntü
Ulen içinde yaşadığınız, hatta sömürdüğünüz bu toplumu ve değerlerin...
06-02-12



i tuncer
kaybolan yıllar
Hem yazanlara hem de okuyarak bize hazır lokma haline getiren ahmet hocama teşekkürler. Anlatıl...
06-02-12



uğurlu
Kendini bulma hâli: Sûkut
'Öyle bir sûkutun var ki; Sûkutsuzların da, sûkutu var sûkutunda....
04-02-12



uğurlu
Eskimeyen hatıralar ve dostluklar
Bazen olur:Rüyalarda yaşamak,Hayallerde dlaşmak,Muhabbet ie hem-hâl olmak bir hoş dem olu...
04-02-12



uğurlu
Hayaımızın Düsturları
Varlık sebebimiz, efendimiz Rasûlullah (s.a.v) ifadeleri, halleri ve bizzat yaşadığı hâd...
04-02-12



uğurlu
Çok Güzel
Olanın hafif tarafları, kifayetsiz yanları ve bozuklukları; olması gerekenin güzelliklerine dik...
04-02-12




G. Kodu:
ba3fd
 
Kodu Gir

Online Kişi: 15
Bu Gün: 25 Bu Ay: 340 Toplam Ziyaretçi: 36420 Toplam Tıklanma: 519606
Copyright © 2009 AlanJaweb