HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 1351
Yazar: M. Fatih Can
DÝL BOZULUNCA HER ÞEY BOZULUR

DL BOZULUNCA HER EY BOZULURBe ya da alt yl önceydi. Çiçei burnunda bir edebiyat dergisinin tantm toplantsnda hayli çarpc bir diyaloa ahit olmutum.

Mecmuann banisi olan zat ki ayn zamanda iktidar partisinin önde gelen Türkçe sevdals vekillerinden birisi idi; dilimize reva görülen muameleden dert yanarken bu babda bir hatrasn nakletti. Yakn bir arkadann Toki konutlarndan ald evi tebriklemeye gittiinde bina dahilindeki uyar levhalarnn ngilizce olduunu görünce fevkalade üzüldüünü; hemen ilgili bakan arayp durumu ilettiini, sayn bakann da hassasiyet gösterip icab için ilgili bürokratlara derhal talimat vereceini kendisine ifade ettiini memnuniyetle anlatyorken hemen yannda oturan ve maruf yazarlarmzdan olan abimiz; “keke binalar da Türkçe yapmalarn rica etseydiniz…” deyiverdi.

Bu fevkalade ince, zekice ve gayet ho dokundurma, sohbetin seyrini dilden, edebiyattan tabiatyla ehirciliimize, mimari anlaymza kaydrmt.

Yeni tower-plaza dili!

Lisan ve mimari arasndaki ilikiye dair bugüne kadar herhangi bir çalma yapld m bilmiyorum lakin artk elimizde buna dair semiyolojik bir veri var…

Buyurun:

“Bu part’ marketing’den birine assign edelim, bunu en iyi onlar handle ederler.”

“Artk bir action plan yapmalyz, timing’imizle ilgili concern’lerim var.”

“Acayip overload oldum, ben break’teyim 1,5 saatliine.”

Tercümesiyle vakit kaybetmeyelim de ne olduunu hemen söyleyelim. Hürriyet’in özel haberiyle mülaki (!) olduumuz bu garip sesler “yeni tower-plaza dili” imi…

Sözlüü bile hazrlanm…

Hocam bi Arapça konuuver diyen cemaate Hoca merhumun; “Kömür gözlüm cevr eyleme / li ennehu alem bilir” sallamas bu gurultunun yannda hayli haysiyetli kalr.

Acizane kanaatim; mimari metamorfoz dili de bozuyor.

“Lisan bozuk olann düzgün ii olmaz” diyen büyüklerimiz de hakldr belki.

Arab dilinin kalplarn vaz’ eden temel gramer kitabnn ad da “Bina” olunca fizikî bina ile lisan bina beyninde etimolojik ve semantik bir akrabalk olmas kaçnlmaz görünüyor.

Anlalan o ki binay düzeltmeden dili kurtaramayacaz… Belki de lisan düzeltmekle ie balamak gerekecek.

Mukaddime’sinde bn-i Haldun; evlerin, binalarn, kyafetlerin, yeme içme alkanlklarnn insan ahsiyetinin menfi ya da müspet ekillenmesinde oynad rolden bahseder ki fevkalade isabetli tahliller ve tespitlerdir.

Kudemann “ilmü’n nefs” dedii psikoloji, ftrat gerei böyle bir eydir.

nsan etkilenen ve etkileyen bir varlktr; fertlerden mürekkep toplum da biaynihi böyledir.

nsan ve cemiyet; iklim, çevre, ehir, mahalle, ev, kamu-sivil mekânlar gibi faktörlerin kuatmas altndadr. Bu müessirlerin kalitesi neyse insan da toplum da ona göre nitelik kazanr.

Türk ehri

ehirler de, kendilerine özgünlük kazandran renklerini, kokularn; hücrelerine hayat tayan yollarn konumu ve onlar üzerinde yer alan her çeit yerleim biriminin formlarndan alrlar.

Yeryüzü ve gökyüzüyle; toprak ve havayla hem sistem hem ruh olarak sonsuz bir bütünlük yakalam kadim Türk ehri, harcnda hayrat duygusu ve pratii bulunan, tamamen ftrata uygun bir açk mekân planlamasdr.

Vakf imaret külliyelerinin birbirlerine ölçülüp biçilmi bir tenasüple yaknlap uzaklat ahenkli form, Osmanl ehrinin hem cismani yapsn hem siluetini ortaya çkarr. Külliyelerin kubbe, minare ve alemleri uzaktan yekpare ve ahane bir manzara arzeder. Bu açdan Osmanl ehirlerinin hele stanbul’un silueti mimarlk aleminde bir efsanedir. stanbul’a denizinden dahil olan seyyahlar ehrin iklim ve havaya göre bin bir çeit fotoraf veren efsunlu yüzüne bin bir övgü dizmilerdir. Zaten ehrin pey der pey oluumunda bu husus özellikle dikkate alnm, planlar ona göre yaplmtr.

Ayn çalarda Bat’da ise; “…Özelikle Rönesans ve sonras ütopistler, ehir tasavvurlarnda iri, gösterili ama deimeyen unsurlardan oluan bir alemi amaç olarak alyorlard.” (Turgut Cansever; Kubbeyi Yere Koymamak; Tima; stanbul)

Müslüman evi

Osmanl ehrinde merkezde yer alan büyük külliyelerin arka fonunu oluturarak ehri tamamlayan sivil yaplar ahenkli, dengeli bir terkip manzumesidir. Topografyaya, ehrin siluetine ve doal çevreye en yakan iskan ve mimari ölçü dikkate alnarak tabii bir ina süreci takip eden Osmanl evi ve mahallesi, hususen insan tabiatn dikkate alan standartlar da tespit etmitir. Mesela stanbul’da Süleymaniye evleri, Üsküdar evleri, Boaziçi yal ve kökleri; tarada Safranbolu, Beypazar, Tokat, Konya, Amasya vd. evleri zengin bir mimari çeitlilik arz etmektedir. Merkezi semte ve mahalleye balayan yol sistemi de dik ve birbirini kesen caddeler eklinde deil; dar, kvrml, sürprizlere açk bir ekil sunmaktadr.

Binalar, mahallenin sosyal ilikileri ve slam’n mahremiyet prensipleri dikkate alnarak konumlandrlmaktadr.

“slam’n özel hayat ve mahremiyet konusunda baz artlar vardr. Aile ve ev kutsaldr. hlali büyük bir günahtr ve sorumlusu kim olursa olsun mütecavize kar hukuki bir müeyyidenin uygulanmasn gerektirir. Her topran sahibinden bakasna yasak olan bir ksm vardr (h.) slam’n haremin kutsallyla alakal ilkelerini nazar itibara almadan, yerel mimarinin ve sokaklarn Osmanl ehrine verdii özel biçimleri açklayamayz. Osmanl binalar ve sokak biçimleri slam hukukunun kural ve düzenlemelerine sk skya baldr (…) Bir komunun yüksekten bakldnda evinin iç ksmnn görülmemesi gerekir.” (Halil nalck; slam Tetkikleri Dergisi; “stanbul:Bir slam ehri” c.IX; Edebiyat Fak.b.; stanbul 1995.)

H.nalck hocann da vurgulad ekilde iskan ve imarn suret ve mahiyetini belirleyen özel kurallar sebebiyle evler, birbirlerine ne çok yakn ne çok uzak; yekdierinin güneine, havasna, özeline mani olmayacak ekilde tasarlanmaktadr. Yap elemanlarnn bölgeye has malzemelerden temin edilmesi ve binann ebniye nizamnamesi ve geleneklerle belirlenmi prensiplere uygun ina edilmesi gerekmektedir.

Osmanl evinin ruhu vardr. Evler sade ve dingindir. Tek bana duruuyla bamsz ama çevresiyle arz ettii perspektifte sosyalite, uyum ve bütünlük göze çarpar. Sokaa akseden veçhesiyle vakur, içine dönük tarafyla huzurludur. Osmanl evi, kampn sessiz fakat güçlü temsil eden özel bir ifadeye sahiptir. Yabanc hatrat ve seyahatnamelerde stanbul’un kozmopolit yapsna ramen daha ilk bakta bir evin Türk evi mi deil mi; hemen anlalabildii; alt çizilerek aktarlan bir müahededir

Adetten ziyade olmaya

III. Selim’in bir Hatt Hümayun’unda Kaymakam paaya verdii emir, calib-i dikkattir: “imdiden sonra bina olunan evler; tembih edesin, gavurlarnki gibi siyah lacivert boyamasunlar. Hem pek yüksek yapyorlar ve adetten ziyade yapmasunlar. Müslüman evi siyah olmasun. Gavur ve Yahudi evleri siyah olsun. Gavur ve Müslüman belli olsun. Mimar aalarn çarup tembih edesin.” (Enver Ziya Karal; Selim III’ün Hatt Hümayunlar/ Nizam- Cedid; TTK. Yay; Ankara)

“Yapt yüksek bina ile komusunun evini karanlkta brakan kimse, verdii zarar karlamak zorundadr…” fetvasn veren eyhülislam Samanizade Ömer Hulusi Efendi (1728-1812) ise bu meseleye son noktay koymaktadr.

Osmanl Arivlerinde buna benzer binlerce vesikann varlndan haberdarz.

Komulardan izin…

Yapmna balanacak bir binann ihtiyaçlar, tarz, hacmi belirlendikten sonra komu binalarn konumlarna baklarak ve onlarn tek tek muvafakatleri alnarak bina projelendirilmekte ve ksa sürede tamamlanmaktadr.

Bu yüksek insani kymet tutkusunun arka plannda yeryüzünü imar ile abâd ve tahsin etme itikadnn dourduu mesuliyet uuru bulunmaktadr. Bu iler yaplrken “Allah güzeldir. Helal ve güzel olan sever” sözü kalfa (mimar) ve bina sahibince ee dosta kar skça terennüm edilir. Evlerin cepheleri, pencereleri, cumbalar (slam evinde mahremiyet esas olduu için balkon teras gibi aparatlar bulunmaz, bunlarn ilevini mahreme uygun yapdaki cumbalar görür);hatta kap tokmaklar, özünde adab- muaeret bulunan medeniyetin ve özel hayat hassasiyetinin zahire yansyan ifadeleridir.

Standartlar bozulunca

“1886’da bütün Avrupa mimarisini çok etkilemi ünlü Amerikal mimar Frank Lyodright ‘standartlar gelitirmeliyiz’ diye özetlenebilecek bir yaz yazd. Le Corbusier de 1927’de bir yaz yazd; ‘standartlar ruhunu gelitirmeliyiz’ diye. Ben o sralarda talebeydim. Hocalarmz ‘aruz vezni yok edilmeli, herkes her eyi serbestçe kendi gözüyle bakp görmeli, kefetmeli’ derken aslnda standartlar yok etmeliyiz diyorlard. Tabii herkes kendi gözüyle bir ey görmeye çalrsa bugün kar karya kaldmz anari oluur.” (T.Cansever; a.g.e.)

Merhum Cansever üstadmzn naklettii hatra,dil ve mimari arasnda kurmaya çaltmz ilikiyi adeta tahkim etmektedir. Divan edebiyat dili ve aruz vezni tozlu kapaklar arasna kstrlnca mimari veznin de bozulduu; buradan zihniyet tahribatna kadar giden bir sürecin yolunun açld gayet net anlalyor.

ehri adeta bir misafir odas titizliiyle tanzim ve tefri eden stanbul efendilerinin, torunlarnca bozuk para gibi harcanan özenli yatrmlarnn dramn içi yanarak anlatan Turgut Cansever hocamzn; “… Büyük abidelerin etrafna bina yaparken çok dikkatli olunuyordu. Mesela Üsküdar’da Mihrimah Sultan Camii’nin yamaçlarndaki ahap konaklarn pencereleri genel standarda göre daha küçüktü. Ayn ekilde Süleymaniye Camii’nin Haliç eteklerindeki evlerin pencereleri de genel standarda göre küçüktü. Böylece Mihrimah ve Süleymaniye camileri olduundan daha büyük gözüküyorlard. Böyle eyler artk kimsenin umurunda deil. Bir tane daha fazla kaçak kat nasl atabiliriz, kime rüvet vermek gerekir, artk bunlara bakyoruz. Sonuçta böyle bir tavrla bir büyük medeniyet ürünlerini yok ettik… Geçmite bu deerlerle yan yana gelmi evlerin her birinin bir ziynet gibi süsledii sokakta yürüyen insan; Allah’n yaratt dünyada, zarafetle vakar bir arada tayan güzellikleri hissederek yayordu. Karsnda bir mescidi, bir minareyi, güzel bir evi ya da büyük bir aac görüyordu…” dedii bu ilerin telafisi urunda ömrünü tamamladna ahidiz.

Görgüsüz yükseltiler

Osmanl ehrinin fiziki yaps gökyüzündeki sistemin yeryüzündeki simetrii gibi “galaktik” bir özellik arz etmektedir. Devri cumhuriyette modernleiyoruz yanlgsyla ehrin bu nev-i ahsna münhasr orijinal yaps bozulmutur. Tarihi ehirlerimiz dik, düz, dev ve birbirini kesen caddelerle parçalanmtr.Ortaya anlamsz, sevimsiz devasa kavaklar; amac belli olmayan türedi meydanlar çkmtr. Bu cadde, bulvar, meydan sevdasna tarihi doku pay mal edilmi; ehrin kuatc, insan içine çeken davetkar scakl yerini, otomobillerin ezdii yollarla kenarnda dizilmi görgüsüz yükseltilere brakmtr.

Tarihin dourduu ve yourduu ahsiyetli kimlik olan ehir; derin kompleksler, gündelik zaruretler ve rant hesabna harcanmtr.

Dahas; çarpk, plansz sanayileme hareketleri çevreden merkeze kontrolsüz göçleri tevik etmitir. Zaten mevcudu bile kaldramayan altyaplar berhava olmu; ehri kenardan kuatan, tehdit eden gettolar, gecekondu mahalleri ve daha sonra dikine yükselen arsz ve azgn çirkinlik abideleri ortaya çkmtr. Üstelik yeni sosyoloji, ehrin insan profilini de deitirmitir. Bu younlama zaman içerisinde “rant” diye bir kavram ekonomik hayatmza sokarak ahlaki dejenerasyonun fitilini de atelemitir. Yüksek nüfuslu megakentler; “teferruattan, komuluk ilikilerinden, ehrin içindeki mikro kozmosun realitesinden bihaber olan teknokrat, bürokrat”taifesi tarafndan; kaçnlmazlk hatta modernleme, asrileme, gelime olarak alglanacak ve savunulacaktr. Halbuki megakent gerçei bir “az gelimi ülke hastal” ndan baka bir ey deildir.

Bombay sendromu

Günümüz ehircilik stlahna “Bombay sendromu” diye bir kavramsallatrma daha girmi bulunmaktadr. Otuz milyonu aan nüfusuyla artk yönetilemez olan bir kenttir Bombay. Kendi kaosunun içinden ürettii bir kozmos sayesinde yuvarlanp gitmektedir. Bu sendrom; önlem alnmazsa havayla bulaan bir virüs gibi maazallah stanbul’umuzu da tehdit edecektir.

“…Bu göç bir ehirleme deildir, braknz bir ehirde yaamann getirdii kültürel unsurlar, gelenlere asgari seviyede salk, eitim ve ulam imkanlarnn salanmas bile fevkalade güçlükle gerçekleebilmektedir. skan ve altyap meselesi ise tamamen vatandan görgüsü, mahdut kapasiteli belediyelerin bilgi ve becerileri ile bu iki taraf arasnda teessüs eden denge sayesinde çözülmektedir.” (Sadettin Ökten; 1453 stanbul; S. 20; BB Kültür A. Yay. stanbul 2014.)

“Yüksek yüksek binalar yaplyor her gün ve küçük küçük kyametler kopuyor her an.

Dikey mimarinin mucidi azgnlaan insan egosu...

Uzaktan bakn göreceksiniz; göü delmeye azmetmi bütün bu yaplar, aslnda karanlk bir çan ürkütücü mezar talar...” diye feryat eden stanbullu yazarlarmza kulak verilmelidir.

Zira gökdelen dikliinin kara gölgesi; Sinan’n katibi Sai Mustafa Çelebi’nin “Çarh- azam/en büyük gezegen” dedii kubbelerin, “Nur- Muhammedi”nin simgesi olarak tarif ettii alemlerine çökmüse medeniyetimizin gök kubbesi çatrdyor demektir.

“Menar- çar guya çar-yar- Fahr-i alemdir

O günbedde alem nur- Nebi'ye olunur ima.

Hemana kubbe-i alisi anun çarh- a'zamdur

Nümune anlar an nuh felekten dide-i bina.”(Sözlük lütfen)

Hakikatte bu eddadi çkntlar ego ve ihtirasn alemleri; güç ve kibir tehirinin vitrinidirler...

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), komusunun güneini, havasn kesecek ekilde konumlanan veya yükseltilen evleri ho karlamamtr. Abdurrahman b. Avf (r.a.) n evinin üstüne ilave ettii ikinci kat onaylamam ve ykmasn emretmitir.

Apart(u)man!

Bizdeki ilk örnekleri; Tanzimatçlarn açt gedikten girerek bir müddet sonra ili gibi gayr- müslim nüfus arlkl yerleimlerde ortaya çkan mütevaz “apartman”lar bile, slam ehrinin sakinleri tarafndan “Yahudihane” olarak adlandrlacaktr. stanbullular, sefer tas gibi birbirinin üstüne oturan bu acaibü’l garaip yapy görmek için buraya adeta turistik sefer düzenler ve tuhaf duygularla geri dönerlermi. Ftrata, aile mahremiyetine, her türlü kadim ihtiyaç ve zevke ters bu binalar zaman içinde görgüsüz, saygsz gövdesini yükselte yükselte ve her yere tayarak ehri teslim alacak; haremlik selamlk örfünü, komuluk adap ve samimiyetini, topraa yakn medeniyetin çocuklarnn tarzn, tavrn, duruunu ksa sürede yamultacaktr.

Toprakla, tabiatla, hayvanla; çiçekle, böcekle bark, dostça bir yaama sanat gelitirmi slam toplumu bu teslimle bütün bunlara elveda demek durumunda kalacaktr.

“Türk aydn belirli kültürel yanlglarn etkisi altnda, Bat hayranl altnda kendi kültür çevrelerini terk edip Fransz modeli havasz, koridorlu ve bütün bu sosyal münasebetleri içermeyen yoz yaplar içerisinde oturmay tercih etti. Fransz apartmanlarn Türk toplumunun yaama düzeyinin üzerinde konutlar addeden insan, Osmanl evinin ne olduunu, bütünlüü içerisinde Fransz evinin veya Berlin’de en ilkel apartman evlerinin neden yanlg olduunu tahlil edemez duruma dümedikçe bu hatay yapmaz. Burada Batnn üstün olduu düüncesi teekkül etmi ve ona göre davranlm. Böyle bir yanlg ancak esas deerleri bütünüyle kavrayamayanlarn içine düecei bir yanlgdr. Bedeli ödenmektedir (…) En çarpk gecekondularda bile saygy görürüz. Köyünden kalkp gelen birisi ev yapt zaman, ikincisi, o evi yapana belli bir mesafede evini yapyor, komusunu rahatsz etmemek için. Tamamen insiyaki bir ekilde gecekondu mahallelerinde gelenee ballk var. Hem kendisini emniyette hissedecek kadar yakn hem de komusunu rahatsz etmeyecek kadar uzak bir konuma yerletiriyor evini. Oysa modern dönem bu farkllamaya izin vermiyor.” (T. Cansever; a.g.e.)

Kaosa kaç…

“ehir”den “kent”e, ehirlilikten kentlilie kaymalar Tanzimatla birlikte hzlanmtr. ehrin yerli “muhafazakar” ahalisi için bile gözde mekanlar artk apart(u)manl, teshinli, asansörlü, kapcl, caddeli, bulvarl, butikli, cafeli alafranga muhitlerdir. Boaziçi’nin yallar bile taradan ithal yeni snf müteahhit esnafna terk edilmi; ili’de Nianta’nda bir apartman dairesine tav olunmutur. Sahipleri deien yallar da ksa sürede apartmana dönütürülmütür. Göztepe, Erenköy, Bostanc kökleri, bahçesindeki fstk çamlarna kadar sökülüp atlm; bahçeden arsaya tebdil edilen yerlere üçüncü snf siteler kondurulmutur. stanbullu da site garabetiyle bu semtler üzerinden tanmtr.

nsan dejenere olunca çevre de toplum da ehir de hzla bozulacaktr.

Bu kültürel alt üst oluta ve kimlik yarlmasnda ehir efendisi tipi, geleneksel aile formu ve mahalle, muhit ne varsa kendi içinde derin bir paralanma yaam ve savrulmutur…

ikayetimiz var!

Yeri gelmiken ünlemeliyim! Üzerimdeki vebali belki bir miktar hafifletmi olurum.

Ayasofya’nn, yüzlerce hotel, hostel, pansiyon, bar, pub ve meyhanenin kuatmas altnda olduunu söylemeliyim!

Bu sarmal sürdüü müddetçe Ayasofya’nn, duvan kimseye açtrmayacandan emin olduumu da ifade etmeliyim!..

Tarih ve medeniyetimizin nabznn en güçlü att mübarek Sultanahmet ki barnda mukaddes emanetleri de barndran, hemen her sokanda bir medrese, dergah, türbe, han, hamam, imaret bulunan; Osmanl mparatorluunun idari merkezi; ulema, üdeba ve muharririn yata mübarek semtin yukarda tadat ettiim ve alt yüz yl hürmet görmü asil mekanlarnn duvar diplerine ve kap önlerine meyhane, keyfhane masalarnn atldn haykrmalym!

Fikrin ve zikrin merkeziyken devrilen ielerle krlan kadehlerle ve sarho naralaryla en bayasndan bir turizm elence sefahatine terk edilmi “Sultanahmet” artk bu ad hak etmiyor!..

Kaldrmlarnda insanlarn, yollarnda vastalarn ilerleyemedii bir igal ve kemekee maruz kalmln en yüce makama ikayet etmekten baka bir çare kalm mdr acaba?..

Osmanl camileri ve külliyeleri; bir zamanlar hemen çevresinde uydular gibi saf tutan mazbut mahalleler yerine artk zevkhanelere arka fon oluturuyorsa burada söz bitmi kalem krlmtr…

Peki ne yapmal?

stanbul’un, ne göklerini ne yerlerini kirleten nevzuhur yaplara tahammülü kalmamtr. Alt yap yatrmlar dünya çapnda olan, haddizatnda alt üstünden salam bu mübarek ehrin üst yapsnn, maruz kald sakil vaziyetten ve yoz igallerden acilen halas gerekmektedir. ehrin kaderi sadece pragmatist belediye ricalinin tasarruflarna braklmamaldr. Siyasi iradenin en güçlü temsiliyetle sahici bir denetim ve takip mekanizmas (ki buraya ehrin aksakallar hakim olmaldr) kurmas elzemdir.

Budapete, Viyana, Floransa benzeri tarihi ehirlerdeki uygulamalar gibi, tarihi alanlar, otantik yerleim sahalar, sur içleri acilen korumaya alnmaldr. stanbul’da ve dier tarihi ehirlerimizde bata sur içleri olmak üzere dier tarihi yerleimler olduu gibi restorasyona hazrlanmaldr. ehrin siluetini bozan girinti ve çkntlar bir an önce tralanmal ve peyzaja uygun hale getirilmelidir.

“Mesela talyan ehirleri darack sokaklardan ibarettir. Mahalle aralarna minik bir vasta bile sdrmak kabil deildir. Çok az insan evlerinin önüne kadar arabayla gidebilir. Halk belki de bu yüzden minik Vespalardan Piaggiolardan edinir. Seksenlik kadnlar bile pedal çevirir. ehir sakinleri avuç içi kadar avluya bakan dtan merdivenli viraneleri asla ykamaz. Belediye, adamn penceresindeki çiçee bile karr. Kimse can öyle istedi diye evini istedii renge boyayamaz. Brakn kaçak kat atmay falan plastik dorama ve alüminyum vitrin dahi taktramaz. Dahas fabrikasyon çivi bile çakamaz. Zaten eci bücü sokaklar olmasa Napoli Napoli, Floransa Floransa olmazd...”

Yine mesela ehrin; tarihi camileri, imaretleri, medreseleri, dergahlar, hanlar, hamamlar, bedestenleri, arastalar, bodur minareli asmal mescidleri, suyu akmasa da çeme gibi abideleri; etraflarn sarm mezbeleden, fuzuliyattan kurtarlmaldr; tarihi ehir olduu gibi dondurulup yeni yerleimler, tarihi Avrupa ehirlerinde olduu gibi merkezi bozmayacak mesafede, periferide kurulmaldr. Bu ilerin master planlar eylem takvimleri hzlandrlmaldr…

Teklif ettiimiz ey

Hazr bu istikamette hem ciddi fikirler hem toplumda ve siyasada bir irade ve kararllk güçlü bir ekilde olumuken kollar svanmaldr.

Michelangelo’a ustalnn srrn sormular; mermerdeki fazlal yontuyorum demi…

Teklif ettiimiz ey tam da budur:

ehrin zarafetini kalnlatran, kabalatran unsurlar yontmak…

Ve medeniyetimizin geçerli ürünlerini çan imkan ve teknolojisiyle yeniden üretmek.

Çünkü evler ve ehirler kültürün çocuudur.

Her ehir ya da ev, az ya da çok sahiplerinin medeni birikiminin, vizyonunun bir yansmasdr.

O halde dava udur; binalarmz, ehirlerimiz ama hassaten lisanmz acilen Türkçelemelidir…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: M. Fatih Can
09-02-19
E mail: medyamit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝL BOZULUNCA HER ÞEY BOZULUR
Online Kii: 20
Bu Gn: 146 || Bu Ay: 5.239 || Toplam Ziyareti: 2.928.156 || Toplam Tklanma: 58.598.009