
| Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE | Okunma Says: 989 |
Norveç'li edebiyatç Knut Hamsun, gençliinde Oslo'da açlkla savaarak geçirdii bir ylndan ilhamla, 1888'de kaleme ald çarpc roman Açlk’ta, daha sonralar dünyaca tannan ünlü biri haline gelecek olan bir edebiyatçnn defalarca açlktan ölmekle yüzleerek geçirdii bir yln hikâyesini anlatr.
Bütün bir yl boyunca i aram bulamam, gazetelere yazd makalelerden alaca birkaç kronla bazen bir hafta boyunca açlkla bouan, midesini doyurmaya çalan bir yazarn hikâyesi. Bu yazarn, ruhunu yüzsüzlükle kirlettiini düündüü yl boyunca duygu dünyas ve ruh hali de dönüüm geçirecek, belki de bu süreç onu bambaka bir yapya büründürecektir.
Karakterimiz, ilk eitimini bir rahibin yannda alm, inançl biridir aslnda. Önceleri dostane boyutta olan Tanr’yla ilikisini o güne kadar dualarla güçlü tutmutur. Ancak bu iliki süreç içinde önce siteme sonra isyana dönüecek, en sonda da tek tarafl bir kavgaya evrilerek Tanr’yla bütün ban kopard öfke patlamalaryla son bulacaktr. Ayn ekilde ahlak, vicdan, merhamet, dürüstlük, onur, gurur, dierkâmlk ilk balarda çok deer verdii kavramlar iken; yaad açln ona ölmeyi özlettii, uyandnda hâlâ hayatta oluunun üzüntüsünden alad, yolda bulduu tahta talan çineyerek veya portakal kabuunu kemirerek midesini kandrd, hayat artk savamaya deer görmedii bitip tükenmek bilmeyen sefalet aylar sonrasnda bu kavramlarla da birer birer hesaplamak zorunda kalacaktr.
Karnn doyurabilmesi sk bir yaz yazabilmesine ve yaynlayacak gazete yetkilisinin insafna baldr. Yazd salam bir yaz yaynlannca ald 3-5 kronla birkaç gün idare etmekte, ancak yazlarnn çou geri çevrildii için beynindeki zekây açla aktm olmaktadr sadece. Paltosu, yelei de dâhil sahip olduu her eyi rehinciye satm; açlktan tutam tutam saçlarnn döküldüü, iyice çökmü suratn tanyamaz hale geldii günlerde battaniyesini, gözlüünü hatta ceketinin dümelerini bile satmak istemi ama alc bulamamtr. Kendi ifadesiyle bu derece yoksulluk bir faciadr, sefaletin son perdesidir! Düütür, rezalettir.
Gece gündüz gözleri önüne akncaya dek, çlgncasna yapt okumalarla, kuru süngerin suyu emmesi gibi içine çektii sanat ve bilgi cevherinin meyvesini vermesini, baka bir deyile dolu beynini saarak ortaya koyaca eserlerle büyük paralar kazanmay umarak geldii ehirde her eyi sorgulayaca bir yl geçirmek zorunda kalan karakterimiz, yüzletii kader balamnda hiç de yalnz deildir aslnda. Geçimini kalemden kazanmak için efor sarf eden, sonralar dünyaca ünlü olacak saysz edebiyatç o esnalarda Knut Hamsun'un ve romandaki karakterinin kaderini yaamakta, benzeri bir süreçten geçmektedir.
Mesela; Edgar Allan Poe aylarca emek vererek yazd birbirinden deerli eserlerinden 10-15 dolar gibi paralar alabiliyor, aylk 3 dolar olan ev kirasn ödeyemiyor, be parasz günlerce bir ey yemeden aç oturuyor, kars Virginia gdaszlktan verem hastalna yakalanyordu. Poe ailesinin açlktan ölmek üzere olduunu anlayan komular sepetlerle yiyecek getiriyordu.
Alexandre Dumas, ev kirasn ödeyebilmek için tüm deerli eyalarn, hatta paltosunu satmak zorunda kalyordu.
Oscar Wilde, doduu zengin ortamla tam bir ztlk içinde Paris'te fakir bir otel odasnda ölüyordu.
Dostoyevski, ruhlar kaosla beslenen hasta karakterlerini borcun, hastaln ve paraszln ortasnda yazyordu.
Moby Dick yazar Herman Melville kalp krizi geçirerek hayata veda ederken metelie kurun atyordu.
Jack London, öhreti bulup paraya kavumadan önce, paraszlk canna tak ettii süreçte altn avclarnn peine taklyordu.
"Geçim derdi" yüzünden kendine zaman ayramadndan yaknan, "çimde her ey altüst. Bittabi hastalmdan ziyade paraszlkla megulüm. Cebimde yalnz bir lira var. Paraszlm büyük hastalklar gibi hemen hemen hiçten balad, büyüdü, çoald beni altna ald. Etrafm alacakl ile dolu. Cebimde borç senetleri var. u anda yalnz borçla ve atfetle yayorum ve borç beni çldrtacak. Kurtulmak için her teebbüsüm yeni borca sebep oluyor" sözleriyle yüreimizi burkan Ahmet Hamdi Tanpnar da, ev kirasn ödeyebilmek için telefonu satla çkaran Peyami Safa da çok geçmeden yukardaki edebiyatçlarla ayn kaderi yaayacaklard.
Tüm bu güçlü yazarlar, geçimlerini zihinlerinden damttklar eserlerle salamak istediler fakat çounun zaman çok sonra, ne yazk ki ölümlerinden sonra geldi. Bu yazarlarn çou baka meslekler de yaparak "çifte yaam" yaamak zorunda kaldlar. Gündüzleri çalp güçlükler içinde geceleri yazdlar. Sonraki kuaktan Nobel sahibi Toni Morrisonda çifte yaam süren yazarlardan biridir ve unlar söyler: “Ben düzenli olarak yazamyorum. Bunu hiçbir zaman baaramadm, çünkü her zaman 9-5 mesaili bir iim oldu. Ya o saatler arasnda aceleyle yazmam gerekiyordu ya da hafta sonlar ve afaktan öncesini bolca kullanmam.”
Bugün sadece kalemiyle geçimini salayan nispeten ansl yazarlar sayca az olmakla birlikte yazarln meslek olarak görülmedii; edebiyatn, edebiyatçnn hak ettii deeri görmedii vasatta pek çok nitelikli yazarn çifte yaam yaamaya devam etmek zorunda olduunu söyleyebiliriz. Belki Hamsun veya Poe gibi açlktan ölme tehlikesi yaamayacaklar, Tanpnar veya Safa gibi borç içinde bunalmlar geçirmeyecekler ama kitaplarndan herhangi bir gelir elde edemeden, emeklerinin karln alamadan yazmay sürdürecekler. Öte yandan kendilerini zihin ve duygu dünyalarn yazarak ortaya koyduklar için kendini ifade etmeyi “kendini ele vermek” olarak gören ve menfaatleri için ketum, tedbirli ve ihtiyatl bir biçimde korunakl bir kamusall tepe tepe kullananlar tarafndan da hakarete, aalanmaya ve linçe urayacaklar. Sradan bir insan için hiçbir getirisinin olmad bir ii yapmak ne kadar delilik olarak görülse de srf bu yüzden bile soylu yazarlar kyamete kadar sraya girmeye, srada hizalanmaya yazma eyleminin bizatihi kendisiyle kar çkacaklardr.
Yazar: Ali Aydýn |
04-11-20 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||