HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 1019
Yazar: Ziya Selçuk ile mülakat
ZÝYA SELÇUK: ÖLÇÜMÜZ YAÞAYAN TÜRKÇEDÝR

ZYA SELÇUK: ÖLÇÜMÜZ YAAN TÜRKÇEDR

Milli Eitim Bakan Prof. Dr. Ziya SELÇUK ile Türkçe üzerine mülakat, mülakat gerçekletiren Doç. Dr. Muhammed Enes KALA

 

Sayn Bakanm,

Öncelikle bu önemli konu ile ilgili mülakat kabul ettiiniziçin çok teekkür ederim.

TYB Akademi dergimiz ülkemizde 10 yln geride brakan nâdir hakemli dergilerdendir. Mays 2020’de çkaracamz 29. saymzn dosya konusunu “21. Yüzylda Türkçe” olarak belirledik. Her saymzla söylenmedik kalc ve deerli eyler söylemenin derdindeyiz. 29. saymzn da bu mânadasözümüzü tamasn murat ederek, mülakata balamak istiyorum

TYB-20. Yüzylmzn önemli düünürlerinden Said Halim Paa, maddî vatanla birlikte manevi vatandan bahseder. Manevîvatann tayc kolanlar da öyle görülüyor ki milli ve manevi deerlerimizin tamamdr. Milli ve manevi deerlerimizin taycs ve muhafaza edicisi ise en bata güzel Türkçemizdir. Türkçemiz sizin için ne anlam ifade ediyor?

Hiç üphe yok ki Türkçemiz, dünyann en köklü ve zengin dillerinden biri. Bunun en büyük ispat, Orhun Yaztlar’dr. Yaztlardaki gramer yapsna, sözcük çeitliliine ve anlatm zenginliine baktmzda görüyoruz ki Türkçemiz, tarihin en eski dillerinden... Milletçe slamiyetle ereflenmemiz, Türkçemizde bir baka zenginlik merhalesi oluyor. Toplumlar birbiriyle bir al-ver ilikisi içindeyse bundan ilk etkilenen kültür unsurlarndan biri olan dil de bundan etkilenir. Dolaysyla biz, Kur’an dilinin etkisiyle Arapçayla, Farsçayla bir etkileim içinde olmuuz. Bu da muazzam bir sözcük kapasitesi, anlatm zenginlii getirmi dilimize. Ben Türkçe deyince ite bu dil ve edebiyat zenginliini, Orta Asya steplerinden Anadolu’ya muhteem bir tarih ve kültür göçünü alglyorum.

Tabii bir de Türkçenin ustalar, mimarlar, gönüllü elçileri var. Bugün bile milletçe hâlâ bizi birbirimize balayan en kuvvetli mayalardan, en önemli birletirici çimentomuz olan Yunus mesela... Bu gönüllü dil elçilerinin banda geliyor.

Yunus’un dilimizi, kültürümüzü, inancmz ekillendiren kurucu metinleri olarak ilahileri Türkçemizin tadnn, anlatm zenginliinin mihenk talardr. 1300’lü yllardan beri Yunus Türkçesidir bizim Türkçemiz. Anadolu’da her yatan insann anlad, anlat bir dildir Yunus Türkçesi. Din, tasavvuf, sanat, kültür dili olarak Türkçenin zeminini oluturan ilahiler sanki bugün söylenmi kadar sade, salam, açk ve içtendir.

Yunus’un açt yoldan ilerleyen Mevlid’i de Türkçenin kurucu, esasl metinlerden kabul ederiz. Çünkü o da ister ümmi olsun ister okuryazar, milletimizi bir çat toplamay baarm bir dil ürünüdür.

Arada tabii ki dönemine göre zenginleen, zenginletikçe renklenen, gittii yerlere söz varl tad gibi, oralardan almaktan da geri durmayan bir ilim, bir kültür dilimiz var. Bu dil iledir ki Fuzuli, Baki, Nedim, Nef’i, eyh Galip gibi klasik airlerimizin gazellerini terennüm eder halkmz. Divan iiri; “Dili, söz varl sebebi ile anlalmyor.” iddiasn çürütüyor Kazanc Bedih’in Fuzuli’den okuduu gazeller.

Tabii ki Mehmet Akif ve Safahat’n Türkçesi var bir de saymadan geçemeyeceim. Safahat’n Türkçesi hem halk dilidir hem Ziya Gökalp’in bahsettii stanbul konumasdr; hem ilim dilidir, hem devlet dilidir. Bu konuda Yahya Kemal’den daha güzel, daha derinlikli bir cevap vermek isterdim. Ancak buna gücümüzün yetmediini itiraf ile, Yahya Kemal’in bu konudaki düünceleri bizim de düüncelerimizdir diyerek cevap vermek istiyorum. Diyorum ki “Bu dil azmda anamn ak sütüdür. Bizi ezelden ebede kadar bir millet hâlinde koruyan, birbirimize balayan bu Türkçedir, bu ba öyle metîn bir badr ki vatann hudutlar koptuu zaman bile kopmaz, hudutlar ar yine bizi birbirimize bal tutar. Türkçenin çekilmedii yerler vatandr. Vatann gövde ve rûhu da Türkçedir.”

Sadece nesirle deil; Türkçe sevgisini, Türkçe hassasiyetini dile getiren airlerimizin duygular, terennümleri de bizim duygularmz, bizim terennümlerimizdir. airlerimiz tabiat, insan, vatan sevgisi gibi deerlerde olduu gibi dil bahsinde de bizim sözcülerimizdir, bizim duygularmz terennüm eder. Meselâ, Ziya Gökalp’in Lisan manzumesinde söyledii gibi:

“Güzel dil Türkçe bize
Baka dil gece bize
stanbul konumas
En saf, en ince bize”

Gökalp’in bu dörtlüü bizim de düüncemizi dile getirir. Tabii burada airin “stanbul konumas” derken günümüz stanbul’undan bahsetmediini, Türkçemizi bütün incelikleri, güzellikleri, derinlikleri, telaffuzu ile yaatan o geleneksel stanbul’dan bahsettiini hatrlatmama bilmem gerek var m?

Türkçe denilince tabii ki Fazl Hüsnü Dalarca’y da hatrlamalyz. Çünkü onun:

“Seslenir seni bana ovam, dam
Nere gitsem bulur beni arnm
Bir ça ki akar ötelere
Bir ak ki yüce atalar, bir al ki ulu oullar
Türkçem, benim ses bayram”

dizelerindeki düünceleri, Türkçe sevgisi, bizim de düüncelerimiz bizim de sevgimizdir. Türkçe sadece sevgimizi ifade ettiimiz bir deer deildir, stiklal Mar’mz nasl millî mutabakat metnimiz ise Türkçe de o mutabakatmzn esaslarndandr. Türkçemiz, stiklal Marmz gibi snr talarmzdan biridir. Çünkü biz istiklalimizi bu dil ile ilan ettik. Bu dil ile terennüm ediyoruz.

TYB-Maddi ve manevi vatandan söz açtmzda söz dolap, cephelere geliyor. Güvenlik birimlerimiz olabildiince tüm dikkatleriyle vatanmzn snrlarn korumaya, mazlumlar müdafaa etmeye ve Türkiye’mize gelebilecek tehlikeler karsnda cansiperane bir ekilde mücadele etmeye devam etmektedirler. Vatan savunmas için maddi cephe son derece mühimdir ancak o, mütemmimi olan manevi cephedeki mücadeleyle tamama erer. Kukusuz manevi cephenin müdafileri ise ilim, sanat ve kültür insanlarmzdr, bu kiilerin elindeki en önemli azk ve sermaye ise Türkçemizdir. Siz, ilim, kültür ve sanat alannda Türkçemize olan katklar nasl görüyorsunuz? Var olan eksikler için daha neler yaplabilir?

Bilim, kültür, sanat alanlarnda eser veren kiilerin kendilerince, idealleri dorultusunda yaptklar her türlü katkya öncelikle teekkür ediyorum. Bilindii gibi bu alanlarda hizmet üretmek tamamen kiisel sorumluluk duygusu ile ilgili bir eydir. Her bir yazarmz, airimiz, kültür ve ilim insanmz yasal görevi olduu için deil, kendini bu millete borçlu hissettii için, kendinden önce bu sorumluluu yerine getirmi öncülerine sadakat adna, onlarla birlikte anlmak, öncülerin ürettikleri deerlere yeni deerler eklemek için eser veriyorlar.

Maddi bir beklenti içinde olmadan üretilen bu deerlere sahip çkmak, bunun için ükranlarmz ifade etmek bizim için bir bir zaruriyettir. Bizler, mümkün olduu kadar örencilerimizi, öretmen ve velilerimizi bu deerlerle tantrmaya çalyoruz. Okullara davet ediliyorlar. Örencilerimizle, öretmenlerimizle, yöneticilerimizle i birlii yapyorlar; konferanslar, paneller, imza günleri düzenleniyor vs. çerik olarak bizi ve insan zenginletiren, ufuk açan, maddi-manevi irtifa kazandrmay amaçlayan her esere, her isme duyarlyz, açz.

Yeterlilik konusuna gelince... Bu konuyu ehline brakmakta fayda var, derim. Eserlerin içerik olarak birebir yeterli olup olmadn bu alann yetkilileri söylemeli. Çünkü hemen her alanda yüzlerce, binlerce metin üretiliyor, topluma arz ediliyor. Sinemadan müzie, çizgi filmden romana, bilgisayar oyunlarndan modern masallara, spor türlerinden bilimsel çalmalara kadar hemen her alanda kayda deer eserlerimiz var. Örencilerimizin, velilerimizin, öretmenlerimizin; ufuklarn açacak, becerilerini ortaya koymalarna vesile olacak hemen her husus takibimizdedir.

TYB-Türkçemizin bir ilim dili olup olmayaca konusunu hâlâ tartanlar var. Türkçe devletin dilidir, bu öncelikle eitim ve öretim dili demek deil midir? Bu konuda Türkçenin konumunu nasl deerlendirirsiniz?

Türkçe bin yl akn bizim konuma dilimiz olduu kadar, yaz dilimiz olduu kadar, iirlerde, türkülerde, masallarda, halk hikâyelerinde ruhumuzun bütün inceliklerini dile getirdiimiz sanat dilimiz olduu kadar, olay ve olgulardaki bütün nüanslar ifade ettiimiz, edebildiimiz, dal ne olursa olsun her gelimeyi, kefi, icad ifade ettiimiz, edebildiimiz bir ilim dilidir.

Bunun en güzel örneklerinden biri deerli ilim adam smail Kara’nn “Bir Felsefe Dili Kurmak” adl eseridir. Merhum Babanzâde Ahmet Naim’in Dâr’ülfünûn’da felsefe dersleri verdii yllarda Bat dillerinden yararland felsefi kaynaklardaki terimleri, kavramlar kendi öz dilimizde, Türkçemizle nasl ifade ederiz, bu konuda geçmi münevverlerimiz, ilim adamlarmz hangi kavramlar kullanmlar diyerek onlar süzen, o eserlerden kelimeler ve kavramlar tayan Ahmed Naim Bey; eer geçmite o kavram yok ise hemen kavramlar, terimleri olduu gibi alma yolunu benimsemiyor, onlara Türkçe yeni karlklar teklif ediyor. Naim Bey’in talebesi olan Macit Gökberk hatralarnda bu olay zikretmeden geçemez. Bu eser bize gösteriyor ki Türkçe, felsefe gibi soyut bir alann hemen bütün kavramlarn karlayabilecek bir esneklie, bir söz varlna, bir imkâna sahiptir. Bütün mesele bunun farknda olmak ve bu hassasiyeti devam ettirmektir. Bilim adamlarmz, yazarlarmz, airlerimiz, aydnlarmz bu hassasiyet çevresinde konuup, yazp eser verdikleri müddetçe, Millî Eitim Bakanl ailesinin her bir örencisi, öretmeni hayatn bir safhasnda o eserlerle mutlaka tanacaktr. Böylece Türkçenin üzerindeki bu üphe bulutu kalkm olacaktr diye düünüyorum.

TYB-ehir merkezleri, insanlarn ihtiyaçlarn giderdikleri yerler olarak karmza çkar. Oralarda özellikle ticaret merkezlerinin öbeklendiini görürüz. Ancak ticarethanelerin tabelalarna baktmzda kendimizi evimizde deil de yabanc bir memleketin sokaklarnda dolayor buluruz. Bu durumun kukusuz çok sayda nedeni var. Ancak özellikle toplumumuzda bu konuya dair bir hissiyatn olutuundan söz edebilmek mümkün müdür? Bu soruyla balantl olarak acaba toplumumuzda Türkçeye kar bir dikkat ve hassasiyet solmasndan söz edilebilir mi? Türkçemizin kukusuz dier dillerle iletiime girmesi, dillerden kelime alp kelime vermesi olaandr. Ancak bu konuda sanki bir dikkate ve özel bir hassasiyete ihtiyacmz var. Zira geliigüzel, stlahlarndan ve kendi dünyalarndan kopartlarak giren yabanc kelimelerin dilimizi tahrip edebileceini ifade edebiliriz. Dilimize giren yabanc kelimelerin dilimizi tahrip etmemeleri için neler yaplabilir? Bu konuda Millî Eitim Bakanlnn bir çalmas var mdr?

Bakanlk olarak bu konuda gereken hassasiyeti gösteriyoruz. Elbette kimi zaman biz de hatal kullanmlar yapyoruz. Ancak önemli olan istikamettir. Öretmenlerimizin, örencilerimizin özel dikkat ve hassasiyet göstermeleri için gereken uyar ve yönlendirmeler de yaplyor. Türkçe öretim programlarmz, buna yönelik kazanmlar içermekte. Ama ne var ki bu konu sadece eitimin yetki alannda deil. Eitimin bileenleri olarak adlandrabileceimiz, basn yayn organlar olarak televizyonlar, yazl basn kaynaklar, sosyal medya vs. de bu konularda belirleyici, yönlendirici olabiliyor. Örencilerimiz sadece öretmenlerin söz varlndan deil, evde anne-baba bata olmak üzere dier aile bireylerinin de söz varlna besleniyor. Sokakta ki günümüzde bunun ad sosyal medya oldu, izledikleri filmlerde, dinledikleri müziklerde toplumca ayn duyarl göstermeliyiz ki istediimiz dil bilinci, Türkçe hassasiyeti geliebilsin. Resmî yazmalar dâhil olmak üzere ders kitaplarndaki ve dier materyallerdeki dil tutumumuz “Yaayan Türkçe”dir. Bilindii gibi bilim, teknoloji, sanat gibi her bir alan kendi kavramlar, kendi terminolojisi ile geliyor, geliiyor. Bu hususta Türk Dil Kurumu’nun çalmalarn, tekliflerini takip ediyoruz. Özel yaynevleri de ayn tutumu izliyor. Ders kitaplarnda ve eitim araçlarnda din, tarih, fizik, biyoloji, kimya ve matematik gibi köklü bir ifade, imla ve telaffuz sistemi oturmu olan disiplinlerin alanlarna müdahale etmiyoruz. Dönemsel olarak kullanma girmi, yazarn, airin tercihi olarak yer alan imla, noktalama gibi hususlara da dokunmuyoruz. Bu durumdaki metinler için aslna sadk kalnmasn, ancak dipnot olarak bu tercihin döneme, yazara ait olduunun belirtilmesini istiyoruz. Örencilerimiz, öretmenlerimiz böylece dilin canl bir varlk olduunu, sentaksn, imlann, noktalamann zamanla deitiini, dönütüünü somut olarak görmü oluyorlar.

Kelam son derece önemlidir. Yunus Emre bu konuda da oldukça güzel eyler söylüyor:

Söz ola kese sava
Söz ola kestire ba
Söz ola aulu a
Ya ile bal ide bir söz

TYB-Sözün ehemmiyeti onu tayan kelimelerin gücünden ayrlamaz. Kelimeler ise bal olduklar dilin birikimi ve direnciyle hayat bulabilirler. Yahya Kemal, “Türkçe azmda annemin sütü gibidir.” der. Biliyoruz ki insan için en büyük maddi besin ana sütüdür. O, ayn zamanda baklk sistemimizi güçlendirir ve direncimizi arttrr. O halde Yahya Kemal’den mülhem diyebiliriz ki, toplumlar için de ana sütünün yapt tesiri anadilleri yapar. Tüm bunlardan çkaracamz sonuç öyle görünüyor ki, kelammzdaki tesiri ve anlam gücünü artrabilmek için kelimelerimize dönüp bakmamz gerektiidir. Bu konuda kelime hazinemiz ise çok önemlidir. Takip edebildiimiz kadaryla Millî Eitim Bakanl’nn Türkçenin söz varlna ilikin çok önemli çalmalar var. Bu konudaki görülerinizle birlikte çalma hakknda bilgi verebilir misiniz?

Biz, eitimi, bir millet ödevi olarak görüyoruz. Bu millet ödevimizin en önemli merhalesi, bizi millet yapan dilimizdir. Milletin tanmn yaparken “dil ve tarih birlii içinde olan” diye bir ifade kullanrz. te bu yüzden 2023 Eitim Vizyonu’muzun en önemli basamaklarndan biridir Türkçe Söz Varl Projesi.

lgililer hatrlayacaklardr, söz varlmz derleme çalmas ilk kez 21 Kasm 1932 tarihinde kabul edilen Söz Derleme Talimatnamesi’nin gerei olarak balatld ve halk azndan yeni kelime derlenmesine arlk verildi. 1934’te bu balamda halk azndan derlenen sözlerle ilgili fi says 130.000’dir. Bu derlemenin amac öncelikle Türkçeye yeni kelimeler kazandrmakt. Bizim yürüttüümüz Türkçe Söz Varl Projesi bu amaçtan farkl olarak örencilerimizin söz varlklarn tespit etmektir. lkokul, ortaokul ve lise örencilerinin yazl dile dayal olarak kullandklar sözcüklerin belirlenmesi ve snflandrlmas, sklk listelerinin oluturulmas bize sadece bir söz varl haritas çizmeyecek, ayn zamanda gelien teknolojiye bal olarak yapacamz atlmla yapay zekâ uygulamalarna kaynaklk da edecek. Bu konuda akademisyenlerimiz dilbilimsel çözümlemelerini yapacaklar.

Bunun için 200.000 örenciyi kapsayacak örneklem tablosu hazrland. Ana çalmann yaplaca iller tespit edildi. Bu illerimiz Adana, Ar, Ankara, Antalya, Aydn, Balkesir, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Hatay, stanbul, zmir, Kastamonu, Kayseri, Krkkale, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Samsun, anlurfa, Tekirda, Trabzon, Van ve Zonguldak’tr. Bu projeyi gerçekletirmek üzere üniversitelerimizden 40 aratrmac ve akademisyen ile sahadayz. Proje kapsamnda Eskiehir’de pilot uygulama yaptk.

ahsm ve Bakanlmz heyecanlandran bu projenin ilk verileri bize gösteriyor ki çocuklarmz hiç de sanld gibi birkaç yüz kelime ile ömür geçirmiyor, oldukça zengin bir söz varlklar var. Bütün veriler toplannca daha somut göreceiz fakat eldeki sonuçlardan hareketle söyleyebiliriz ki Türkçemiz nicelik olarak zenginlemitir ve bu zenginlik ilkokuldan itibaren kendini göstermektedir. Böylece 1930’lu yllardan sonra Türkçemiz ile ilgili en önemli çalmay Bakanlmz gerçekletirmi olacak ki bu benim için ayr bir mutluluk ve gurur kaynadr, diyebilirim.

TYB-Millî Eitim Bakanlnda Türkçe hassasiyetini ne seviyede görüyorsunuz? Bir taraftan ar ardilden kelimeler dier taraftan yabanc dillerden alnan ve anlam alan tam belirginlememi kelimeler okul kitaplarnda dolamda. Bu konuyu eitimcilerin, dilcilerin ve edebiyatçlarn katlaca bir zeminde ele almay düünüyor musunuz?

Daha önce de belirttiim üzere Bakanlk olarak ders kitaplar bata olmak üzere yazl, sözlü dier materyallerde ölçümüz “Yaayan Türkçe”dir. Fakat takdir edersiniz ki her dönemin yaayan Türkçesi farkldr. Zamann ruhu denilen bir ey varsa zamann kelimeleri, kavramlar da vardr. Yani zamann ruhunu oluturan katmanlardan biri de konuulan dildir. Bilim, teknoloji, sanat, kültür gibi alanlarda ortaya çkan yeni durumlar, olgular, aletler, icatlara göre, dil kendini devaml yeniliyor, yenileme ihtiyac hissediyor. Bizim bu konudaki tavrmz dilimizin gösterdii tavrdr. Dilimiz bir kelimeyi, kavram benimsiyor, dolama sokuyor, hayatmza alyor ise biz de dilimizi takip ediyoruz. Artk Ataç Türkçesi ile konumuyoruz, yazmyoruz. Bu konudaki srar da bitti takip edebildiim kadaryla. Ders kitaplarn sadece biz yazmyoruz Bakanlk olarak. çinde üniversitelerden akademisyenlerin de olduu özel yaynevleri de ders kitaplar yazyorlar. Onlarn da kitaplarn okutuyoruz. Yazarlarn, yaynevlerinin önüne bir söz varl listesi vermedik. Bir yönlendirme veya kstlama söz konusu deil. Onlarn da yaayan Türkçemiz dorultusunda bir dil kullanmn tercih ettikleri söylenebilir. Baz kitaplarda “ar dil” dediinizi örnekleyen baz kullanmlar olabilir. Onlar da bir zenginlik olarak görüyoruz. Ders kitab yazarnn iktibas ettii metindeki bir kelimenin varl üzerinden bir tartma açmann yerinde olmadn düünüyoruz. Bir veya birkaç kelime sebebiyle güzel, örencimize yararl olacak ekilde hazrlanm bir çalmann dier sayfalarndaki metinlere, dil kullanmna halel gelsin istemeyiz.

Konunun tartlaca bir zemin tabii ki düünülebilir. Bu zamana kadar bu ve benzeri konularda çaltaylar, müzakereler yürüttük. Bundan böyle de yürütülebilir. Siz de takdir edersiniz ki bu tür zeminler yazarlar, airleri, akademisyenleri mekân olarak, ortam olarak bir araya getiriyor fakat düünce, karar alma ve uygulama olarak bu birliktelik mümkün olmuyor. Herkesin ilmî olarak getirdii bir birikim, bir bak açs, kendince temellendirebildii ilmî bir zemin var ve meseleye oradan bakyor. Bakanlk olarak biz akademisyenlerin, yazarlarn taraf veya kar taraf olmayz, olamayz. Söz varl, imlâ ve noktalama gibi temel dil kullanmmzda referans olarak Türk Dil Kurumu yaynlar esas alnyor. Belki ie buradan balamak gerek.

TYB-Son yllarda ülkemizde maddi alandaki kalknma kendisini çok derinden hissettirmektedir. Özellikle savunma sanayiinde millileme hamlelerini gptayla takip etmekteyiz. Ancak tehlikelerin sadece maddi olmadnn farknda olmamz gerekiyor. Zihinlerin ve gönüllerin tehlikeler karsnda zarar görmemesi için milli ve manevi alandaki her bir hamlenin de önemsenmesi gerekiyor. Dil eitimi bu manada çok önemli. Çocuklarmzn dedelerinin yazdklar metinleri okuyup anlayamamas oldukça ackl bir duruma iaret ediyor. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Millî Eitim Bakanl dil eitimi konusunda, ilk ve orta kademelerde bu aç kapatmak için çalmalar yapacak m?

Çocuklarmzn dedelerinin yazdklar metinleri okuyup anlayamamas olayn iki türlü deerlendirmek mümkün. Biri alfabe deiiklii ile ilgili. Bilindii gibi bu kültürel kopmay ortadan kaldrmak için okullarmza Osmanl Türkçesi dersi koyduk. Sosyal bilimler liselerinde okuyan örencilerimiz zaten 2003 ylndan bu yana Osmanl Türkçesi dersleri alyorlard. Cumhurbakanmz Sayn Recep Erdoan da ayrca bir hassasiyet göstermilerdir bu hususta. 2014’te, 19. Millî Eitim uras’nda Osmanl Türkçesinin ders olarak okutulmas hususu benimsendi. 2016’dan beri de okul türü ayrmadan, isteyen tüm örencilerimize Osmanl Türkçesi dersi veriyoruz. Böylece dede ile torunlarnn arasna giren alfabe engeli kalkm oldu.

Dilin kullanm, söz varlnn deimesi ile ilgili olarak okuduklarn anlamamak tespitine gelince... Ülke genelinde yürüttüümüz Türkçenin Söz Varl Projesi’nden elde ettiimiz verilerin bu konuda da iimizi kolaylatracan düünüyoruz. Örencilerimiz hangi kelime daarcna sahipler, altml yllara kadar tesirini gösteren “Yaayan Türkçe”nin söz varl daarcklarnda ne kadar var, Türkçenin sadeletirilme çalmalarndan sonraki söz varlna ne kadar sahipler? Mesela, ayn snftaki örencilerden bazlar “imkân”, “art” kullanrken baka örenciler “olanak”, “koul”u kullanyorsa; bunu, birinin kulland Türkçeyi dieri anlamyor diye yorumlayabilecek miyiz? Bazlar “imkân” bilmiyor bazlar da “olanak” bilmiyor mu demek gerek; yoksa baka tespitler mi yapma ihtiyac doacak. Bunu akademisyen arkadalarmz, aratrmaclar tespit edecek.

TYB-Bütün bu sorular ülkemizde dil konusunda bir otoritenin, belirleyici bir yapnn olmad noktasna kadar götürülüyor. Bu otorite yokluunun öncelikle eitim-öretim sistemimizi etkilediini ifade etmek mümkündür. Bu konuda baz admlar atlmas gerekir mi?

Eitimin bileenleri diyebileceimiz kurumlardan söz ediyorsunuz. Üniversiteler, basn yayn kurulular, sivil toplum kurulular, Türk Dil Kurumu, Kültür Bakanl, TRT ve özel televizyonlar, internet dünyas vs. Bu ve benzeri kurum ve kurulular zaman zaman ortak hizmet alanlarnda birbirinden yararlanyor, ortak projeler hazrlyorlar, i birlii protokolleri vs. Bunlar basndan takip ediyor olmalsnz. Yeterli olmad açk. Bundan böyle ihtiyaç duyulan alanlarda benzer ve daha somut çalmalar yaplacaktr. Yaplmaldr.

TYB-Son sorumuz, 21. Yüzylda Türkçe nerede duruyor ve dünya insanlna neler vaat ediyor?

Ünlü düünür Wittgenstein “Dilimin snrlar dünyamn snrlardr' der. Biz bir corafyada ikamet ediyoruz, buras bizim vatanmz. Vatanmzn snrlarna karlk bir de gönül corafyamz var ve dilimizin snrlar bu gönül corafyamzla ilgili. Üç ktada kurduumuz medeniyetin dilinden, kültüründen bir eyler tayoruz onlarn dillerine. letiim hâlindeki milletlerin sanatlarna, kültürlerine de tesirimiz olmu. Günümüz iletiim çanda bu snrlarn daha da geniledii ve hatta sanallat, ortadan kalkt söylenebilir. Türkçenin dünyaya, insanla katks; üreteceimiz bilim, sanat, teknoloji gibi art deerlerle paralel olacaktr. Çünkü ürettiimiz deerleri tayacak öncelikli vastamz dil olacaktr. Hem bölgesinde hem corafyasnn dnda siyasi, kültürel, ekonomik olarak büyük atlmlar yapan bir ülkeyiz, bir Türkiye’yiz. Bu vizyon bizi dünyann en önemli ülkeleri arasndaki yerimize götürecektir. te o zaman Türkçe de Türk kültürü de olmas gereken zirvede olacaktr.

Ben çocuklarmzdan, gençlerimizden umutluyum. Yunuslarn, Karacaolanlarn, Bakilerin, Fuzulilerin, Mehmet Akiflerin, Yahya Kemallerin, Ziya Gökalplerin diliyle konuacak; kendi zamanlarnn ruhunu, manevi heybelerine bu gönüllerden koyduklar çknlarla zenginletirecekler, bundan asla üphem yok.

Biz, 2023 Eitim Vizyonu’muzda tam da buna iaret ettik. Tek kanatla ku uçmaz, dedik. Çocuklarmz çift kanatl yetitirmek için bir merhale belirledik. Bir kanatta madde, bir kanatta mana olsun istedik. Bu denge için var gücümüzle çalyoruz.

TYB-Çok deerli zamannz ayrp, sorularmza içtenlikle cevaplar verdiiniz için en kalbi ükranlarmz arz ediyorum.

Bu keyifli mülakat için bizi bir araya getiren Türkçemizin nice bin yllar bilim, felsefe, sanat ve gönül dilimiz olmas dileiyle sizin ahsnzda, kurulu ve varlk amacyla bu temennimize pek çok katk sunan Türkiye Yazarlar Birlii’nin her bir gönüllüsüne selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ziya Selçuk ile mülakat
07-11-20
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ZÝYA SELÇUK: ÖLÇÜMÜZ YAÞAYAN TÜRKÇEDÝR
Online Kii: 25
Bu Gn: 370 || Bu Ay: 6.349 || Toplam Ziyareti: 2.929.676 || Toplam Tklanma: 58.629.796