
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 817 |
Aceleci, metanetsiz, asabi, ükürsüz bir nesil; bencilliiyle gurur duyan mutsuz bir nesil yarnlara ne söyleyebilir ki? Bu nesil nasl ina edildi, edilmekte?
Duygularmzla hareket edip, duygusuz bir gençlik yetitirdik.
Sevgi korumaktr deyip, çocuklarmzn yerine biz düündük, biz karar verdik.
Haddinden fazla ilgi ve alaka ile yorduumuz evlatlarmza; sabr, yardmlamay, anlay, hogörüyü dil ile örettik.
Ve imdi onlar bize ve kendi kalplerine yabanc.
Geleneklere, örf ve adetlere oldukça uzaklar. Yaklaamyoruz birbirimize. Ne gençlik bizi anlyor ne de biz onlar. Aradaki uçurum; bizim yanl eitimimiz, yanl sevgimiz…
Kendinden ve yaad gezegenden memnuniyetsiz bir kuak, gelecein deersizlemesi demek. Neye göre deersizlik. Tabii ki kimlik köklerine tutunamamaya kar.
Memleketin din, dil ve ballk-toprak, kardelik ve bütünlük hepsinin toplam, sevgi yüzünün her halükarda canl tutulmas için, didinen bir nesil istiyoruz. Bu da güzel ahlak ve inanc doru ekilde yaamakla mümkün.
Dijital kültürün dayatmasna maruz kalan çocuklarmz bu çadan anlayp, gözlemleyemedik. Biz bulamadk, yiyemedik, gezemedik diyerek onlar kendi çapmzda bir konfor yelpazesinde yetitirdik. Kimimiz susturmak için o küçük ellere cep telefonu, tablet verdi kimimiz de bir eyden eksik kalmamas için.
Evlatlarmzn sorgulamadan her istediklerini yerine getirirken hiç hesaba katmadk bencil, çkarc ve hazrc bir nesil yetitirmekte olduumuzu.
Evet, anne baba sevgisi, koulsuz bir sevgidir. Anne baba olmak da yaad çan eksi ve artlarn göz önünde bulundurmaktr. Aksi durumda batnn ba edemedii bir gençlik çkar karmza. Gerçi hep baty taklit ederek yaamadk m? Batl gibi giyinme, yeme ve davranma. Ama onlarda huzur yok, tahammül yok. Güçlü deilsen, sokaktasn. El uzatma, ekmei paylama bizde var. O zaman öz kültürümüzün yap talarn muhafaza etmeliyiz.
“Ben nesli, özgürlüü ve bireysellii doal karlamann, en belirgin özelliimiz olduunu vurgulayan bir tanm.” Demi. Kuaksal farklar inceleyen Prof. Dr. Jean. M. Twenge.
Evet, 21. yy ‘Ben nesli’ bir gençlik ile savamakta olduunu henüz anlayamad. Bizler doru ve yanl çekimesi içinde, yeni platformlar ararken, benliine tutunmu nesil, kendi düüncelerine göre doruyu daireler içine alyor. Çünkü hazrc ve tahammülsüz. Çünkü içinde bulunduu artlar istemiyor, asi. nternet dünyas ile hayalci ve inatç.
Aratrmay seven, kitaplarn dilinden anlayan, dünya kültürüne açlan, fikir için uraan bir gençlik var karmzda. Bu nesilde eksik olan hissizlik. Kalan boluu da biraz felsefe dolduruyor onlara göre.
Oysa felsefe, anahtar gibidir sürekli kilidin içinde gezinir. Ve o anahtarn dönü ritminde bekler çou kii.
“Bugünün gençleri niçin bu kadar özgüvenli ve iddial? Fakat bir o kadar da depresif ve kaygl?” diye soruyor M. Twenge Çünkü talar yerine bir türlü oturmuyor, düünceler uçuuyor. Zamann avuttuu kuak, saygsz olmasn da ne yapsn. Modern dünya, rekabetçi zihinleri beslemekte. Hep bir yar, mücadele ve en iyisi olma arzusu. Yere eilmeme, daim önüne bakma. Lakin bu mükemmeliyetçilik olgusu, tabiatn dengesine zt.
Bu gezegen yaptn iyiliin karln vermese de, insanca yaama mücadelesi, bu onurlu durua hizmet etmeyi hedef bilmeliyiz.
“Edep nedir diye arar sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliine sabr ve tahammül etmektir.” der Mevlana. te buradaki tahammül ile bakaldrlmalyz tahammülsüzlüe.
nsan anlamak için, bakt eyi tanmlamak zorunda. Yani görmede biçimlenmeyi bilmeli. Bu da his gerektiren bir ey. Sevgi olmadan, mutluluun olmas mümkün deil. Kalbi ile konuamayan, bakamayan esaretten kurtulamam demektir. Kap dili yoksa insanlk da yoktur. Dünya çekmecesini sevgi ile dolduran hayatn ana gayesine ulam olur.
Hrs, menfaat, zevk ve ehvet tutkusu hayatn içinde bakasna alan açmay engelledi. Kendi biricikliini öne süren hastalkl zihniyet yardmlamay, dostluu, vefay, paylamay evet, kalp inceliini yok etmekte.
Bugünün penceresine öyle sesleniyor Sezai Karakoç: “Bugün yalnz yamura tahammül edeceim.” Kalbinize emanetsiniz…
Yazar: Ümit Zeynep Kayabaþ |
18-12-20 |
||
| E mail: dirilispostasý.com | Tweet | ||