HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 654
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
GELÝYORLAR... (Yoksullarýn isyanýna doðru)

Siyâset biliminin en çetrefilli meselelerinden birisi “ekonomik skntlar” ile “siyâsal devrim” arasnda kurulan balardr. Meselâ Fransz Devrimi evvelinde Fransz köylülerin yaad ar tarmsal krizin devrimin en bata gelen âmili olduu iddia edilir. Fransz kral XVI. Louis, Birleik Kralla kar Amerika’da verdii sava kaybetmi, hazinesi büyük bir açk vermi; nihâyetinde de vergileri arttrma ve küçük köylülüe salad sübvansiyonlar kaldrma karâr almt. Bu da devrimin fitilini yakan bir netice verdi. Bu sâyede burjuvalar monariye kar verdikleri mücâdeleyi halk destei ile birletirme ve zâfere ulatrma frsat buldular.

Tpk bunun gibi Rusya’da Bolevik , Çin’deki Mao veyâ Küba ‘da Castro hareketlerinde ekonomik fakirliin devrimlere son derecede tesir etmi olduu söylenebilir. Ama bunun istisnâlar da vardr. Fakirlikten krlan Hindistan bunun en tipik istisnâsn oluturur. Dier taraftan en az Küba kadar fakir baka Lâtin Amerika memleketlerinde devrimci hareketlerin baarl olamadn, Küba’da olduu üzere yaygn bir halk desteine kavuamam olduunu biliyoruz. Sosyal bilimde, tabiat bilimlerinde olduu gibi kânun türetmek kolay deildir. Her genellemenin hatr saylr istisnâlar çkar çalanlar karsna...

Benim bu hususta deerlendirmem basittir. Aadakiler, buna Roma’dan mülhem olarak “plebler” diyebiliriz, veri sistemin yukardakileri, yâni “patriçileri” tarafndan “beslenip” sâkin tutulurlarsa, sistem çalr. Bu noktada “zümre”, “tabaka” ile “snf” arasndaki farklar da silinir. Toplumsal snflar “bilinçli özneler” olarak târif eden ve zümrelerden ayran yaklam da iflâs etmi olur. Nitekim 20. asrda içi snfnn sistem tarafndan ehliletirilmesi tipik olarak “beslemelerle” yattrlm bir patriçi-pleb ilikisinin bir türevi olarak deerlendirilebilir. Neticede “bilinçli özne” olarak târif edilen modern snf, kendisinden evvel gelen bilinçsiz ve sistemin nesnesi olan pleblerin konumuna sürüklenmi ve sistemin nesnesi olmutur. Devrim fikrinden uzaklamas da bunun göstergesidir. Hâsl içi snf dâvâsna en fazla “ihânet” eden bizzât içi snfnn kendisi olmutur. Frankfurt Okulunun “siyâsal mücâdele dükkânnn kapandn” ilân etmesi de çok hakl olarak bu gelimeye dayanyordu. 1968 Gençlik Protestolar, Kar Kültür Hareketleri ve bunun 2000’li senelere uzayan yansmalar neticede nâfile süreçlerdir. Belki tepkiler, bakaldrlar hakl zeminlere oturur. Ama, tepki olarak kalr ve büyük bir dönüümü vaad etmez. Sâdece birer tepki hareketi olarak yaanr ve bu hâliyle de kolaylkla patriçiler tarafndan sömürgeletirilebilir. Daha evvel yazm olduum üzere bugün patriçiler, kurduklar “muhalefet endüstrileri” vâstasyla plebyen tepkilere istedikleri istikâmeti verebiliyorlar. Bu ekilde de, insanln en son kalesi gibi gözüken “muhalefet etme” kalesi de dümütür.

ster tüketim, ister kredi kapitalizmi olarak nitelendirelim, kapitalizmin son aamas da bugün derin bir kriz yayor. Kitleler sokaklarda. Aslnda bu, daha 1980’lerin sonlarna doru ortaya çkan bir gerilimler zincirinin son halkas olarak deerlendirilebilir. Hatrlayanlar bilir; neo-liberâl siyâsetler aslnda modern sübvansiyonlarn ortadan kaldrlmasna hasredilmi; Demir Lady Thacher’n Britanya’snda , Helmut Kohl’un Almanya’snda büyük kitle protestolarna ahitlik etmitik. Bunu Dünyâ Ekonomik Forumuna kar kurulan Dünyâ Sosyal Forumunun yürüttüü kampanyalar, Green Peace’in, Evsizlerin kolektif hareketlerin eylemleri, Seattle’daki bakaldrlar izlemiti. Bunun belsel filmi yaplsa ad pekâlâ “Mülksüzler” olabilir. Evet, kapitalizm 20. asrdaki Keynesgil siyâsetlerle görece “mülklendirdii” plebleri yeniden “mülksüzletirmeye” soyundu. Senaryo , merkantilizm devrinde küçük köylülüün (yeoman) bana gelen kap dar etme (putting out) ve büyük toprak mülklerini “çevirme” (enclosure) süreçlerinin modern bir türevi gibi yaanyor. Evvelâ borçlandrdryor, sözde mülk sâhibi klyor, daha sonra da ödenemeyen karlklar üzerinden mülklere el koyuyorlar. Bat dünyâsnda yaanan büyük çapl “evsizlik” meselesi bunun en tipik göstergesi. sizlik bunun dier yüzü. ABD’de, Los Angeles bata olmak üzere büyük ehirler yava yava birer çadr kent hâline geliyor. Yaanan süreçler mülksüzletirme olarak görülebilir. Kapitalizmin tekmil birikim süreçleri zâten bu prensibe göre ilememi midir? Ama bu evrede daha tipik boyutlar var. Süreç sâdece mülksüzletirmeden ibaret deil. Zâten alabildiine datk bir hâle gelmi olan emek dünyâsnn bütün kamusal tutunum çevreleriyle birlikte tasfiyesine gidiyor. Dahas; bu durumu Green New Deal üzerinden, minimalizmi devreye sokarak, hâsl güzelleyerek yutturuyorlar. Tabiî ki büyük sosyal patlamalara gebe bir süreç bu. Plebler bakaldracaktr. Ama bunu da hesaplyorlar. Fargo dizisinin 3. sezonunda, bir irkete, onu evvelâ borçlandrarak musallat olan karanlk bir ekibin yaptklar anlatlyordu. ngiliz aktör David Thewlis’in baaryla canlandrd karanlk ekibin lideri, irketine çöktüü “varlkl” adama öyle diyordu: ”Bak sen varlklsn. Bu seni açk hedef hâline getiriyor. Sen aptalsn, ben ise akll... Çünkü sen görünüyorsun, ben ise görünmezim..Evet, gelecekler... Hesap sormak için… Ama beni bulamayacaklar...”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Süleyman Seyfi Öðün
07-01-21
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
GELÝYORLAR... (Yoksullarýn isyanýna doðru)
Online Kii: 31
Bu Gn: 336 || Bu Ay: 6.315 || Toplam Ziyareti: 2.929.626 || Toplam Tklanma: 58.629.089