
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 719 |
TYB eref Bakan D. Mehmet Doan ‘Fikir Corafyas’ Youtube kanalnda çevrim içi yaynlanan söyleide; hazrlad sözlüklerden ilk dil kurultayna, Türkçenin bugünkü durumuna ve yaplmas gerekenlere temas etti, önemli konularda etkili mesajlar ve bilgiler verdi.
Türkiye Yazarlar Birlii eref Bakan D. Mehmet Doan, Fikir Corafyas YouTube kanalnda Baha Ylmaz’n ‘Cihannüma adl programna konuk oldu. lgiyle izlenen ve 1.5 saat süren programda Doan; sözlük çalmalarndan, dil kurultayna, günümüzde dilimizin durumuna geni bir yelpazede konulara deindi, Baha Ylmaz’n ve takipçilerin sorularn cevaplad.
D. Mehmet Doan ilk olarak sözlük çalmalarna yönelme sebebini ve Büyük Türkçe Sözlüün nasl ortaya çktn anlatt; “Eer Cumhuriyet olmasayd Türkçe diye bir dil olmayacakt. Daha önce karmak, anlalmas ve örenmesi zor bir dilimiz vard, ite dil devrimiyle bunlardan kurtulduk eklinde sözlerle büyüdük. Ortaokuldan beri dil konusunda kendimi farkl bir konumda hissettim. Bir akrabamn Türk Dil Kurumu’nun sözlüünün üçüncü basksn hediye etmesi dönüm noktas oldu benim için. Ben bu sözlükle her türlü eseri okuyabileceimi sanmtm. Mesela o sralar okumaya baladm 9. Hariciye Kouu’ndaki, hatta stiklâl Marmzdaki pek çok kelime yoktu sözlükte. Bu zihnimde yer etti. Sonraki örenim dönemlerinde sözlük ihtiyac daha da artt. Askerlikden sonra Dergâh Yaynlarnda çalmaya baladm, Türk Dili ve Edebiyat Ansiklopedisi’nin yayn yönetmenliini üstlendim. 70’li yllarda Dil meselesi çok aktüeldi, çok konuulurdu. Türkiye’nin neredeyse bütün dil hocalar ile görütüm, konutum. Hepsi örencilerine verilecek bir sözlük olmamasndan yaknyordu. Hocalarn çözümü Kamus- Türki’nin Latin harflerine aktarlmasndan öteye gitmiyordu.
TDK sözlüü 1945’te ilk kez yaynlandnda kelime says 20 bin civarndayd. 40 yl önceki Kamus-u Türki’de 30 binin üstünde kelime var, 40 yl sonra kelime says yarya dümü. Tam bir zihin daraltma faaliyeti. Bir nevi toptan mankurtlatrma ameliyesi. 1980’lere kadar 1945 tarihli bu sözlük çok fazla geniletilmeden basld. Dil Kurumunun sözlüü yetersizdi ve Devlet’in ideolojik bakn yanstyordu. Mesela ‘hâfz’ tarifinde aptal, kelimesi kullanlyor, hoca için “eskiden, medresede yetişip sark saran, cüppe giyen din adam.” Deniliyordu. Hocalk tamamen eskide kalmt!
‘Hiç olmazsa kendim için, okumalarmda istifade etmek maksadyla sözlük hazrlama düüncesi belirdi bende. 1975-76’l yllarda sahaflarda malzeme toplamaya, sözlükleri aratrmaya baladm. 1977-78 yllarnda bir TRT maceram da var bu arada. aban Karata genel müdürken genel müdür danmanl yaptm, Ecevit’in Güne Motel hükümeti ile birlikte TRT Genel Müdürü deiince tabii bizim iimize son verildi. Tüm zamanm sözlük hazrlamaya ayrma karar aldm. Sözlüü 1981’de bitirdim. 80 darbesi sonras, yayncln zor zaman, böyle hacimli bir kitab basmak ticari bakmdan riskli. Sözlüü basacak yaynevi yok. Gazetelere hatr ilan verdik, abone toplamaya çaltk. Bin civarnda talep geldi, o meblala 5.000 adet bastrdk. Sözlük büyük ilgi gördü, demek ki bizim gibi ihtiyaç duyanlar varm, üst üste birkaç bask yaptk.”
Bizde devletin eitim ve kültür ilerini üstlenmesi Tanzimat sonrasndadr. Diyebiliriz ki, Tanzimat’tan sonra devlet okul iini ele ald, sözlük yazma ii Cumhuriyet’e kald! Cumhuriyet döneminde tam da slâm aleyhtarlnn ve ideolojik bakn ar bast bir zamanda Türkçe Sözlük yaynland. Güya Dil Kurumu bir dernekti, fakat TDK’nn hami/koruyucu bakan Cumhurbakan, fiili bakanlar Milli Eitim Bakan, böyle dernek olur mu?’ Düpedüz imtiyazl bir devlet kurumu!
‘EY AVRUPA, BZ SZDENZ’ MESAJI VERLD
D. Mehmet Doan, ‘Türkçenin Cenaze Töreni’ adl yeni kitabnda tafsilatl bir ekilde anlatt Dil Kurultay’n daha dorusu Türkçenin cenazesinin kaldrld günleri u ekilde özetleyerek aktard takipçilere; ‘Cumhuriyetten sonra, dine cephe alnd, din deitirmek, yani Avrupa’nn dini Hristiyanla geçmek mümkün olamayaca için ‘laiklik’ devreye sokuldu ve Avrupa’ya u mesaj verildi; ‘ Ey Avrupa! Anntk biz din olarak sizin dümannz deiliz. Hatta rk olarak sizin gibiyiz, beyaz rkn alpli kolundanz. Zaten Türkçe, Hint-Avrupa dil ailesindendir’ dendi, halbuki Türkçe sondan eklemeli bir dildir, Hind Avrupa dil grubunda olmas mümkün deildir. Tabi Batl alimler bunlar ciddiye almad, bizimkilerin, ileri sürdükleri tezlerle onlara yaranma hevesleri kursaklarnda kald, fakat bu uurda yaplanlarn çok ykc sonuçlar oldu.”
‘Dil Kurultay neden bakent Ankara’da yaplmad, stanbul’da yapld? Baka salon, bina yok muydu da Osmanlnn en ihtiaml saray Dolmabahçe’nin en gösterili salonu tercih edildi?’ eklinde manidar sorular soran Doan, sözlerine u ekilde devam etti; ‘Dil Kurultaynda lise talebeleri, alâkal alâkasz herkes var ama Edebiyat Fakültesinden kimse yok! Yahya Kemal davet edildii halde gelmedi, iin ehli olanlar da konuturulmad. Hüseyin Cahit Yalçn’n konumas önemli. Hüseyin Cahit, dile müdahalenin yanl olduunu, dilin tabii gelime seyrine braklmas gerektiini söyledi. Daha sonra talimatla kürsüye gelenler Hüseyin Cahit’in sözlerini çürütme yarna girdiler.
Dil Kurultaynn ele balar “üç silahörler”, Ahmet Cevat Emre (Giritli, Rum ivesi ile konuuyor) , brahim Necmi Dilmen (Selanikli), Mehmet Ali Aakay (Giritli) ve bu ekibin Dartanyan da Agop Martayan! Gazeteler Agop Martayan’ göklere çkaryorlar, profesör diyorlar ama öyle bir ünvan yok. Baka isimler de var ama, dil devrimi esas olarak bunlara emanet ediliyor.
‘DL DEVRM, YAAYAN EDEBYATIMIZI ETKSZ BIRAKMAK ÇN YAPILDI’
‘Dil devrimi edebiyat dünyamzn büyük ahsiyetlerine kar, yaayan edebiyatçlarmz etkisiz brakmak için yapld.’ tespitinde bulunan D. Mehmet Doan; Ömer Seyfeddin, Refik Halid Karay, Sabahattin Ali gibi isimlerin eserleri dahi arlatrlarak baslyor. Bir dil büyük eserleriyle, aheserleriyle geliir. Hiçbir büyük edebiyatçmz -sel’li, -sal’l kelime kullanmamtr. Sel sal Franszcadan alnm bir ektir, imdi yerli yersiz her kelimeye ekleniyor, güzel dilimizin akn bozuyor.
Doan ‘En çok müdahale edilen, kelime uydurulan dil, bizim dilimiz. Dilbilim terminolojisi külliyen uydurma. Dilbilim Terimleri Sözlüü’nde “hece” yerine “seslem”, harf yerine “yazaç” uydurulmu. Kim hazrlad bu terminolojiyi, Franszca profesörleri! Türkçe profesörleri Franszca profesörlerinin terminolojisi ile konuuyor. Çok kelime uydurmakla öünen bir franszca profesörüne, “bir tane olsun Franszca kelime uydurdunuz mu?”, diye sormutum. “Hayr ne mümkün” dedi, “Franszcada her kelimenin tarihi vardr”. Bizim kelimelerimizin neden tarihi yok? Tedavülden kaldrdmz her köklü kelime bu kelimeyi kullanan edebiyatmzn büyük isimlerine sklan kurundur. Mehmed Âkif’in, Yahya Kemal’in, Ömer Seyfeddin’in Refik Halid’in ve dierlerinin eserlerini çöpe atmaktr.’
D. Mehmet Doan, konumasnda ünlü edebiyat bilginimiz Fuad Köprülü’nün Kurultay’daki konumuna da deindi. ‘Köprülü harf inklabna muhalifdi. Bu yüzden gözden dümütü. Hüseyin Cahit’in konumasna cevap vermekte o zamann uydurma dilcileri yetersiz bulundu. Köprülü Fuad gece evinden alnd, Dolmabahçe saraynda ikna edildi, kurultayn 8. Günü kürsüye çkarld. O güne dek söylediklerinin tam tersini söyleyerek dil devrimini savundu, hemen ardndan milletvekilliyle ödüllendirildi! Köprülü 1938’de Atatürk’ün ölümünden birkaç ay sonra yazd bir makalede; baskc rejimler birçok hürriyete kstlar ama böyle dile bask yapan görülmedi, bu doru deildi, inallah bundan sonra dilde ilim yoluna gireriz” dedi.’
Doan, dil devriminin en hzl yllarnda tp dili latinceletirildiini anlatt. Osmanlnn bir asrlk tp dilini Türkçeletirme çabas tersine çevrildi. Tbbn temel ilimleri fizik, kimya ve biyoloji terimleri de latinceletirildi. Böylece Türkçecilik iddialarnn ilim dilinde yeri olmad ortaya konuldu.
Söyleide Cumhurbakan Recep Tayyip Erdoan’n dilin önemine dair bir konumas da izleyicilerle paylald. Cumhurbakanmz Erdoan’n, Peyami Safa’nn ‘Dilini kaybeden millet her eyini kaybeder’ sözü çerçevesinde dile yeterli önemi veremediimizi, tedbir alamadmz vurgulad konumasndan sonra Baha Ylmaz’n, ‘Cumhurbakan bile dil konusunda ikayetçi ve sitemkâr, peki kim halledecek, kim çözecek dilimizin sorunlarn, neler yaplmal?’ sorusuna D. Mehmet Doan u cevab verdi; ‘Cumhurbakanmz tabii pek çok ile urayor, bu arada dil konusunu da ihmal etmiyor. Devletin elinin altnda kurumlar var. Mesela bir Türk Dil Kurumu, dil konusunda bir arpa boyu dahi yol alamamtr TDK. Bir yldr salk bakan bata olmak üzere, tpçlar dilimize birçok yabnc kelime musallat etti. Bu kurumdan bir ses çktn duydunuz mu? Muhataplar arasnda Milli Eitim Bakanl var. Ders kitaplar sahih ve zengin türkçeyle özenli bir ekilde hazrlanmal. Ve asl sknt akademide, YÖK’te, üniversitelerde. Dilin en berbat durumda olduu yer akademi. Tüm taraflarn, ilgililerin bir araya gelecei bir dil ûras yaplmas lazm. Dil konusunda çok güçlü bir edebiyat temsiline ihtiyaç var. Edebiyatçn iin içinde olmas lazm. Çünkü dille oynanmas en çok edebiyatçlar etkiliyor. Yazdklar eser bir bakyorsunuz 20-30 yl sonra anlalamaz olmu.
DL ESKR M?
‘Dil eskir mi?’ sorusuna ‘Her ey gibi dil de deiir. Deime dilin kendi artlar içinde olmaldr. Kültürün taycs konumunda olduu için dil eskitilmemelidir. Kelimede rki, etnik kimlie baklmaz. Bugünün en güçlü dili ngilizce’de Anglo-Sakson kelimelerin oran yüzde 20’yi geçmez. Avrupa, kelimenin rkna deil medeniyetine bakar. Bu yüzden bizim yaptmz çlgnlktr. Necip Fazl da Mehmet Akif de Nazm Hikmet de ayn dille yazyordu. Sonra solun dili, san dili farkllat. D. Mehmet Doan sözlerini; “Dünyann hiçbir yerinde Dil devrimi diye bir ey yoktur. Dil de devrim olmaz, slah olur. O yüzden bizde yaplanlara Batda revoulation demiyorlar, reform diyorlar. Dil devrimi bizim kültürel devamllmzn en büyük düman. Gittikçe büyüyen zihin karklmzn müsebbibi” eklinde sözlerini sürdürdü.
Türk dünyasyla ilikilerimizin de konuulduu söyleide ‘Bizim Türk dünyasyla iletiimimiz alfabe birliinin yklmas ile ortadan kalkt. 20. Yüzyln banda ortak alfabe birlik salayan en önemli unsurdu. Eski alfabemiz fonetik deil, ekli alfabe idi. Yani imla deimez, telaffuz deiirdi. Latin alfabesi fonetiktir, konuulduu gibi yazlr. O yüzden ayn kelimeyi Azeri, Özbek, Türkmen…nasl telaffuz ediyorsa öyle yazar. Türk dünyasnda dil birliinin bizim açmzdan en önemli engel dil devrimidir. Türk dünyas bizim uydurduumuz kelimeleri kabullenmez. Tüm Türk dünyasnda Türkiye hariç, mektep, muallim, terbiye kelimeleri kullanlr. Bizim okulumuz, öretmenimiz, eitimimiz onlara Türkçe gelmez.”
D. Mehmet Doan söyleinin sonunda takipçilerin sorularna da cevap verdi.
Türkiye Yazarlar Birlii eref Bakan ve Mehmet Âkif Aratrmalar Merkezi Bakan D. Mehmet Doan 29 Ocak 2021 Cuma günü (yarn) saat: 20.00’de lim ve Hikmet Kültür, Eitim, Dayanma Vakf’nda düzenlenecek “Cuma Sohbetleri” söyleisine katlarak “stiklâl Mar ile 100 Yl” konulu bir söylei gerçekletirecek. Program vakfn YouTube sosyal medya hesab üzerinden canl yaynlanacak.
Yusuf Alpaslan ÖZDEMR
Yazar: D. Mehmet Doðan |
28-01-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||
| Yolcu | |||
En bariz ihanet |
Tarih : 28-01-21 | ||
Dilde devrim bu millete yapýlan en büyük ihanettir. Maalesef birçoklarý o denli hipnoz olmuþ ki yapýlan bu densizligi alkýþlamakta! Ortalýðý mankurt güruhu kaplamýþ. " Haykýrsam, kollarýmý makas gibi açarak / durun kalabalýklar, bu yol çýkmaz sokak." |
|||