HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 721
Yazar: Alim Kahraman
BÝR OKUYUCU OLARAK MEHMET ÂKÝF

BR OKUYUCU OLARAK MEHMET ÂKFYakndan tanyanlar, Mehmet Akif'i, hayatnn deiik dönemlerinde ya birisinden bir kitab okuyan, ya da birisine bir kitab okutan kii olarak anlatmaktadrlar.

Etrafyla sürekli bir okuma alverii içindedir o. Bu alverii salamak için gerektiinde, stanbul'un bir semtinden uzak baka bir semtine evini tamaktan geri durmaz. Akif'in, yakn dostlaryla, haftann belirli günlerini ayrd okuma zamanlar vardr. Bu okuma ilikilerinin eitimle balantl bir yönünün bulunduu muhakkak. Fakat asl, yaratc muhayyileyi harekete geçiren yönüne dikkat çekmek istiyorum ben. Ayrca, okutucu-kitap-okuyucu formülüyle ifade edebileceimiz söz konusu okuma biçimi, ahslarla snrl kalmayan bir boyuta sahiptir. Buna da deineceim.

Mehmet Akif'i topluca ele alnca içimize doan, bir "kiilik"le kar karya olma duygusudur. Akif'i tanmak, bu salam, sk, sahih kiilii tanmak demektir. air ve yazar Akif'in nasl bir okuyucu olduunu anlamaya, bu kiiliin bir boyutunu oluturan okuyuculuuna bakarak onu içerden tanmaya çalalm.

sterseniz önce kütüphanesinden balayalm. Tanmz Mithat Cemal Kuntay, "arlatan olmayan bir kütüphane" olarak tanmlyor Akif'in kitapln ve ekliyor: "Bu ufack kütüphanede okunmadk tek kitap yok." Sayca fazla olmayan bu kitaplar hangileriydi? Bunu bugün tam bir liste halinde ortaya koyacak bilgiye sahip deilsek de, okuduundan haberdar olduumuz kitaplarna baknca, Akif'in okuma ilgilerinin boyutlarn aa yukar hissedebiliyoruz. Yaknnda bulunanlarn Akif hakknda yazdklar yaz ve kitaplarda, bazlarnn isimleri dank halde yer alan bu eserler, Akif'in okuma ilgilerinin Türkçe, Franszca, Arapça ve Farsça'nn imkanlarn kullanan, hem douya hem de batya doru açlan ilgiler olduunu gösteriyor.

Âkif-kitap ilikisine tekrar dönelim. iirme olmayan kitaplndaki eserleri nasl okuyordu Akif? Cevab Mithat Cemal veriyor: "Kitab önce toptan sonra tenkit ederek okur, dördüncü okuyuta intihaplarn yapard. Az eseri çok okurdu. O gece bir aralk, bir kitab bitirmek kolay deildir, dedi."

Okumayla ilgili çözümlemelerimizin bu aamasnda belki de önce okumann temel donesini oluturan "kitap" üzerinde durmalyz. Mithat Cemal'in Akif için söyledii tarzdaki bir okumada, okunan kitabn baz özelliklere sahip olmas gerekir. Çünkü her kitap böylesi bir okumaya cevap verecek yüksek vasflar tayamaz çünkü. Buradan okuyucunun bir özelliine gidiyoruz: Seçicilik.. Böylece Akif'in kütüphanesinin hacmi de bir yere oturmu oluyor. Bu az saydaki kitabn seçilmi eserlerden meydana geldiini düünebiliriz. Bir okuyucu için "seçme" öncelikle, eseri ve yazar seçme demektir. Akif örneine bakarak okunan metinden bir iç seçme yapma anlamn tadn da söyleyebiliyoruz. yi okuyucular söz konusu edildiine göre, bu iç seçmenin okuyucudan okuyucuya deiebilen, zevke dayal bir boyutunun bulunduuna iaret etmemiz lazm. Zevk sahibi okuyucularn okuduklar kitaplardan yaptklar seçmeler, esere nüfuz etme güçlerini de gösterir. Mithat Cemal'in Akif için söyledii "edebiyatn en ücra yerlerini biliyordu" sözleri Âkif'deki nüfûz derinliini göstermesi bakmndan anlamldr

Akif’in okumasnn eitimle ilgili bir tarafnn bulunduuna iaret etmitim. Bu tarafyla okuyucu bir örenicidir. Kitab bütün girdisi çktsyla sonuna kadar tanmak; metnin, okuyucuya açlmadk bir yönünün kalmamas anlamnda bir örenmedir bu. Okuyucunun kitab bütünüyle avucunun içine almas, onu bu yönden bitirmesidir. Ancak unu hemen belirtelim ki, yüksek vasflar tayan bir sanat eseri için "bitirme" sözünün görece bir anlam tamas kaçnlmazdr. Bir sanat eserini, bir sanat metnini bütünüyle bitirmek mümkün deildir. Yeni bir bak, farkl bir çerçeve içine yerletirerek bakmak, daha önce farkna varlmayan bir boyutuyla diriltecektir o eseri.

Zihnî aktivite bakmdan çalkan bir okuyucudur Akif. Mithat Cemal'den izleyelim: "Okurken de yazarken de bann bütün melekeleriyle çalkand. 'Okudum' demesi 'anladm' demekti." Bu konuda Akif için ba vurabileceimiz bir baka tank da Ömer Rza Dorul'dur. öyle diyor: "Akif gibi okuyana nadir tesadüf olunur. Bir eserden ne örenmek mümkünse hepsini örenmeden ve lâykyla örenmeden, unutmayacak bir halde örenmeden eseri brakmazd. Okuduu her eseri birkaç kere okumaktan çekinmez, iyice anlamad her noktay erbabna müracaat ederek lâykyla anlamadan eseri brakmazd."

"Erbabna müracaat etmek" bir yönüyle bizi yine ayn noktaya sevkediyor: Örenme faaliyeti.. Yaratc muhayyilenin ürünü olan eserlerde bu yön, daha çok, eserin içine oturduu kültürel dokuyu ifade etmektedir.

Tekrar baa dönerek, okuma ediminin okuyan-eser (metin) olarak belirlenebilecek basit biçimi yannda okuyan-metin-okutan eklinde formülletirilebilecek üçlü durumuna iaret etmek istiyorum. Âkif, hayatnn çeitli dönemlerinde erbabndan baz eserleri okuduu gibi (meselâ Musa Kâzm Efendi'den eyh Bedrettin'in Varidatn okumutur) kendisi de yetime kabiliyeti gördüü gençlerle ilgilenmekten geri durmam, onlara baz kitaplar okutmutur (Mithat Cemal Kuntay, Mehmet Emin Eriirgil, Mahir iz isimleri saylabilir ilk anda). Mahir iz, böyle bir okuma balangcn öyle anlatyor: "Ayn vapura bindik, 'ikbâl bana Peyam-i Merk' göndermi, ben iki kere okudum, güzel kitap. stersen bir kere de beraber okuyalm' dedi; memnuniyetle ükranlarm bildirdim. Sal günlerini buluma günü olarak kararlatrdk. Bir Sal kendileri geliyor, bir sal ben gidiyordum. Kitab ben okuyor, o dinliyordu. "Âkif, hem teklifi yaparken hem de uygulama aamasnda, iin bir hoca-örenci ilikisi görünümü kazanmamasna, teklifsiz bir ekilde gerçeklemesine dikkat ederek büyük bir tevazu örnei de vermi oluyor.

Mahir z'in hatralar arasnda ilgi çekici bir üçlü okuma örnei daha var. Onu da alntlayarak bu konunun baka bir yönü üzerinde durmak istiyorum. "Bizim evde Muallim arkadalarmzla her akam yaplan toplantya bir gece -bir düün münasebetiyle- kimse gelmedi. Ben de yalnz oturmaktansa Dergâh'a [Ankara'daki Tacettin Dergâh kastediliyor- Â.K.] gittim. Baktm, Üstad bir sedirin üstünde bada kurmu, Münir Beyde karsndaki bir yer minderinde diz çökmü, elinde Hâfz Divan okuyordu. Ben kapnn yanndaki bir yer minderine oturdum, dinlemeye baladm. Münir Bey durakladkça Âkif Bey gazeli kald yerden alyor ve ezbere tamamlyordu. Elinde kitap yoktu. Bu hâl, ders bitinceye kadar belki üç, be, on kere devam etti. Ben Âkif Bey'in hafzasna hayran kaldm. Ertesi sabah bize gelince bu hayretimi kendisine açtm.'Münir'e onsekizinci okutuumdur' dedi. Yani on yedi kiiye daha evvel okutmu, on sekizincisi Münir Bey'mi."

On sekiz saysna ulaacak kadar bir kitab baka birine okutmak. Bu okutmalar Âkif için de birer okumadr ayn zamanda. Burada okuyanlarn her seferinde deiiyor olmasn da düünmek lâzm. Âkif, bir yönüyle öretici konumundadr bu okumalarda. Fakat Âkif'i "okutan-okuyucu" durumuyla ele alalm. O, ahs olarak bir bilgi taycs ve aktarcs deildir yalnzca. Bir air (sanatç) duyarllna sahiptir ayn zamanda. Ayrca söz konusu olan metin (Hafz Divan) de önemlidir. Sradan bir eser deildir o. öyle bir tablo çkyor önümüze: Üstün vasflar tayan bir sanat eseri, yaratc muhayyileye sahip bir büyük air tarafndan, her seferinde yeni bir alglayc muhayyileye sunulmaktadr. Bireysel olarak bu okutmann (okumann) Akif'in sanatç kiiliine katksn tahmin etmek güç olmasa gerek. Kendi orijinalitesini kefetmi bir air için, etkilenme denemez bu katkya; onun buluçu tarafnn beslenmesidir bu okuma. Metin okumay bir d ak olarak deerlendirirsek, sanatçnn kendi iç ak beslenip tazelenecektir bu anda.

Yukardan beri üzerinde durduumuz ve bir yönüyle Akif'in hayatndaki kiisel biçimlerini ortaya koyduumuz bu okuma eklinin, bir baka yönden bakldnda, Mehmet Akif'in dnda gelien bir çerçeveye sahip olduu görülmektedir.Topluma ait kültürel yaant dairesidir bu. Söz konusu okuma modelini, o balamn bir unsuru olarak da ksaca ele almamz gerekiyor.

Bir gün Ahmet Hamdi Tanpnar Yahya Kemâl'e "Neydi bu eskilerin hayat acaba, nasl yaarlard" diye sorduunda "Gayet basit" der Yahya Kemâl; "pilav yiyerek ve mesnevî okuyarak. Medeniyetimiz pilav ve mesnevî medeniyetiydi." Bu sözlerdeki Yahya Kemâl'e has sadelie dikkat çekmek isterim. Yahya Kemâl, eski hayat, üstün bir sadeletirme gücüyle, iki unsur etrafnda canlandryor. Bir insan portresini, maddesi ve manasn besleyen iki öeyle ekillendiriyor. Vazgeçilmez bir öesi olarak toplumumuzun mutfak kültürünü temsil eden pilav imdilik biryana brakalm. Konumuz bakmndan okuma edimine iaret eden "mesnevî"yi ele alalm. Gerçi ilk elde "mesnevî" burada bir türü adlandryor. Ancak, tür adn kendine özel ad haline getirmi olan Mevlâna'nn eserini de çartrm oluyor. Mevlâna'nn Mesnevi'si, Akif'in on sekizinci defa bir talebesine okuttuunu örendiimiz Hafz Divan gibi, eski kültürümüzün klâsikleri arasndadr. Bunlara Sâdi'nin Bostan ve Gülistan'n da ekleyebiliriz. Adn andm bu eserler, ehli tarafndan, bahsettiim okutma yöntemiyle, yüz yllar boyunca okuna gelmi eserlerdendir. erh yazma gelenei de bu okuma zincirinin bir parças gibidir.

Bu hatrlatmalardan sonra Mehmet Akif'e dönerek dönemin yatay bir kesitini alrsak, Akif'in böyle bir okuma terbiyesinin ucunda duran konumunu da tespit etmi oluruz. O, kendi kültürel kaynaklaryla içten bir ilikinin adamdr. Döneminin ve Akif'in moderne açlan yüzü düünülürse onun, milletine ait kültürel kaynaklar karsndaki bu konumunun bal bana bir önem tad ortaya çkacaktr. Akif'in geleneksel kültürle ilikisinin içten yanna özellikle dikkat çekmek istiyorum."Bildiklerini iyi bilme"bu okuma terbiyesini tanm olan yazarlarn bir özelliidir."Salam, sk yap"sözlerimizin karldr bu özellik.

Bir noktaya daha iaret ederek tamamlayaym sözlerimi.

Akif'in kendi kültür deerlerimiz karsndaki "içerden" konumuna iaret ettik. Buna ilave olarak 'içerden fakat içine kapal deil' diye de eklememiz gerekir. Onun, Franszca ile sembolletirdiimiz, kiiliinin bat kültür ve edebiyatna açk boyutunu hiçbir zaman gözden kaçrmamamz gerekir.

"Mehmet Âkif, Türkiye'de Modernleme ve Gençlik" 70 yl sonra Mehmet Akif bilgi öleninde sunulan bildirilerinden oluan TYB'nin 30. Mehmet Akif Ersoy Aratrmalar Merkezinin 1. kitab. Mart 2007

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Alim Kahraman
01-02-21
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
BÝR OKUYUCU OLARAK MEHMET ÂKÝF
Online Kii: 30
Bu Gn: 265 || Bu Ay: 6.244 || Toplam Ziyareti: 2.929.513 || Toplam Tklanma: 58.627.062