
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 607 |
Nihayetinde 65’likler kervanna ben de katlm oldum…
Hem de pandemi günlerinde… Bir de Covid – 19’a yakalannca iliklerinize kadar yalandnz hissediyorsunuz… Ve imdi evde daha mahsur, daha mahzun haldesiniz…
Yalanmak snf atlamak mdr, dümek midir bilmiyorum?
Belki de yallk, insanlmzn en zor ve en son snavdr… Bundan dolay yallk gerçeini konumamz gerekiyor… Hayatn bu kaçnlmaz gerçeinin tokat gibi yüzümüze çarptn görmekteyiz… Allah ömür verirse hepimiz o yollardan geçeceiz…
unu batan belirtmeliyiz; yallk bir hastalk deil, insanolunun yüzlemek istemedii ac bir hakikattir…
Gençlikten baknca yallk uzak görünüyor… Yallktan baknca gençlik ‘dün’ gibi geliyor…
Aslnda her yan bir kymeti, bir de mükellefiyeti vardr…
Fakat kapitalizmin icad olan emeklilik ve tatil kültürü yallarmz atalete mahkûm klmtr… Emeklilik sonras sendromlar, travmalar, krizler yaygnlk kazanmaya balad…
Beikten mezara, kundaktan kefene kadar kulluk sorumluluklarn kuanmas gereken insanlarmz kendini koy verme yanlgsna kaplyorlar… Toplumda da yallara ‘ie yaramaz, ya yetmi ii bitmi’ gözü ile bakmak ciddi toplumsal travmalara neden olmutur…
Aslnda yallk geni tecrübe, üstün erdem, kemâl ve hayatn net görebilme sanatdr…
Hep konuuruz, Mimar Sinan’n Selimiye Camiini yapmaya 85 yanda baladn, 92 yanda bitirdiini…
Ebu Eyyübe’l – Ensari’nin 90’l yalarda Konstantiniye surlarnn dibinde ruhunu teslim ettiini…
Anlatmasna anlatrz da, emektarl emeklilie neden tercih etmeliyiz?
Ahir ömrümüzde salih amellere, güzel eserlere younlamak varken, iddiasz ve idealsiz bir yaamn kollarnda sonumuzu bekleriz… Hayat kocaman bir bolua dönüüverir…
lgi, sevgi ve sayg beklentisi balar… Asabilik, geçimsizlik, unutkanlk sradanlar…
Bazen çaresizlik, bazen sessizlik, bazen de kimsesizliktir yallk… Destee muhtaçsnz… Dier bir boyutu ile yalnzlktr… Artk bir yere smyorsunuz…
Çekilmez olduunu zannetmek yallar için en büyük eziyettir…
Hayat artlar m, evlat vefaszl m, kültürel deiim mi, zihniyet kaymas m?.. Bilmem ama yallar kenara iten ve bitiren bizler deil miyiz?
Gençlerin youn yaam temposu içinde yallara ayracak zamanlar yok zaten…
Bakm evleri, rehabilitasyon merkezleri, huzur evleri; gam, tasay, kederi, unutulmuluu, kimsesizlii nereye kadar çözebilir?
Elimize düen, elden- ayaktan dümü yallarmza elimizden geleni yapmadktan sonra…
Yallarmz yok saymakla kendi yok oluumuzu hazrlyoruz…
Yalnn deerini bilmeyen, duasn almayan bir toplum yaamn bereketine srtn dönmü demektir…
Nihayetinde hepimizi bekleyen akbet yallk…
Bakalm ahir ömrümüzde snav sorularmz nereden çkacak? Parkinson, Alzheimer, Prostat, izofreni… Ve çoklu organ yetmezlii…
Muhammed Ali Clay’n öyle bir sözünü hatrlyorum:
‘Allah bana Parkinson hastaln vererek ampiyonun kim olduunu hatrlatt.’
Bu anlaml tespit, bana u üç anlaml soruyu cevaplamamz gerektiini söylüyor:
Ne idim?
Ne oldum?
Ne olacam?
Yalanyoruz diye, kendimizi toplumdan tecrit etmeden, doru cevaplarn tespitine gitmeliyiz…
Unutmayalm ki, yallk derinin burumas deil, ruhun daralmasdr…
dealini, iddiasn, iradesini kaybetmemi her kul, takvim ya ne olursa olsun gençtir…
Bir cümle daha: nsan yalandran ya deil yaadklardr.
Duamz: Rabbim bizleri kendi yolunda slam’ yaayarak yalananlardan klsn.
stiyorum ki, yallk yaasn… Yok saylmasn… ‘Hiç’lemeye açlan kap olmasn…
Yazar: Ramazan Kayan |
12-02-21 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||