
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 810 |
Kiisel baarnn hedeflendii bir eitim modelinin dayatld dönemlerdeyiz. Mevcut snav sistemi ve test usulü ile gelinen noktada baar göstergeleri yüksek olan çocuklarn okuduu üniversitelerde oluan “elit” bir snf var. Bu snfn özgürlük anlay snrsz bir noktaya gelmi durumda. Akademik baar var ama ahlâk ya önemsiz ya da hiç yok!
Boaziçi Üniversitesinde meydana gelen olaylarda ahlâksz isyankâr topluluklarn çirkinletirdii görüntülerden tiksinir olduk. “Akademik baarmz var, yüksek puan ile bu üniversiteye girdik, biz zekiyiz, bizi kolay kolay yönetemezsiniz, bizim olduumuz alan özerktir, kararlarmz kendimiz alr ve uygularz, bize dokunamazsnz, istediimiz gibi yaarz…” gibi marjinal tavrlar bu topraklarn mayasna aykrdr. Batan unu da belirtelim ki hem baarl hem de ahlâkl gençlerimizin hakkna girmeyelim. Sözümüzün muhatap kitlesi bellidir, mesajmzn gidecei adres de açktr. Biliyoruz ki Boaziçi olaylarnda kullanlan az saydaki topluluun yönetildii, yönlendirildii merkezler, ülke düman ihanet ebekeleriyle terikimesai içindeler. Buras da ayr mesele, bizim asl dikkat çekmek istediimiz nokta eitim sistemimiz ve öncelenen akademik baardr.
Çocuklarmz mevcut eitim sisteminde en kolay usul ile yetiiyor. Test usulü sralamay pratik biçimde belirliyor. Maalesef yetenekler yok oluyor. mark, saygsz ve asi bir gençlik sel gibi geliyor. Kuaklar aras makas açldkça açlyor. Çocuklara sunulan maddî imkânlar, onlarn gönlünü kazanmaya yetmiyor. Türkiye’de gençlik hareketleri hep önemli olmutur ama bu sefer durum çrndan çkma noktasna gelmitir. Ç gibi büyüyen sosyal medya gücü çocuklar, gençleri etkisi altna alyor. Bir bumeranga kaplr gibi kaplp yok olan gençlerimiz az deil.
Gençlerimizin siyasî ve sosyal eilimleri iyi incelenmeli. Her ilde üniversite var. lçelerde yüksek öretim kurumlar var. Gençlerimizin kendi balarna yaama ve karar alma durumlar sürekli artyor. Aile ve çocuk arasndaki ba neredeyse “maddî” ba olarak kalm durumda. Çocuk, akademik yönden baarl ama bu baar sadece kendisi için. Egoist bir ruh inâ ediyoruz. Kiisel geliim ad altna yaylan bir furya var. Hepsi de kiiyi, nefsi tanrlatran bir anlayla telkinde bulunuyor. Her yelpazeden aile de çocuklarnn sadece akademik baarsna odaklanm durumda. Okula urayan her velinin sorduu ilk soru: “Çocuumuzun dersleri nasl?” Evet, dersleri iyi ama hayattan ders alm m, ahlâkî geliimi nedir, bunu kimse sormuyor. Herkesin ve her kesimin kilitlendii nokta, varsa yoksa akademik baar!
Eitimin maddî yönünü önemsiyoruz. Görünen yönü dikkatimizi çekiyor. Ölçülebilir konular üzerinde duruyoruz. Unutulan ve göz ard edilen alan, ölçülemeyen ama hayatta karl olan tecrübelerdir. Bu noktada çok eksiimiz var. Çocuklarmzn ruhuna dokunamyoruz. Çocuklarmz kültürel alanlara yönlendirmiyoruz. Sanattan yoksun çocuklarn arlklar iddete dönüüyor. Tabii ki herkesin ifade özgürlüü olacak ama bunu yaparken ahlâkî normlara dikkat edeceiz. Kar tarafa saldryoruz. Türkiye’de karlkl anlay azalyoruz. Biri, dierinin yaam alann çokça taciz ediyor.
Peki, imdi bizi ne kurtaracak? Bizi hogörü ve sevgi kurtaracak. Sevgili dilini yayacaz. 2021 yl UNESCO tarafndan “Yunus Emre” yl ilan edilmiti, bir güzel haber daha geldi. 2021 ayn zamanda Hac Bekta Veli yl olarak kutlanacak. Yunus’un ve Hac Bekta Veli’nin torunlarna yakan bir dili kullanmaktan baka çaremiz yok. u iki söz bize klavuzdur: “ncinsen de incitme.” “Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.” Gençlerimizin beslenecei kaynak burasdr. Aksi durumda sadece akademik baar, yaylan ahlâkszln önünü durduramayacak.
Yazar: Ali Bal |
14-02-21 |
||
| E mail: milatgazetesi.com | Tweet | ||