
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 590 |
2021 yl, stiklâl Mar’nn yazlnn 100. yl. Tam bir asrdr bu milletin ruh kökünü temsil eden bu mar, gönlünden kalemine kan çekerek yazan Mehmet Âkif’e çok ey borçluyuz; çünkü Âkif millettir, millet Âkif’tir.
Osmanl’nn, ttihat Terakki zihniyetine kurban gitmesinden sonra, yeni bir oluum gündeme gelmiti. Bunun için de Ankara merkez olarak alnd. lk zamanlar herkeste bir tereddüt olumasna ramen, Âkif bu tereddüdü yenerek ve bizzat Ankara’dan davet alarak, Ankara’ya hareket eder. Âkif’in önemli bir kanaat önderi olarak Ankara’ya gelmesi, milletin barnda çok büyük bir heyecan yaratr; çünkü Âkif, halkn içinde uzanp gelen tarihi bir gelenektir.
1908’de kinci Abdülhamid tahttan indirilerek, ttihat Terakki’nin 1908-1918 yllar arasndaki iktidar döneminde Osmanl tasfiye edilir. Balkan Harbi, Çanakkale Sava, Sarkam, Birinci Dünya Sava… 4 milyon km. kare topraktan, imdi elimizde bulunan 780 bin km. kareye zor ulalr. Ayn dönemde bir dolar da seksen kurutur.
Olan oldu, Ankara’da TBMM kuruldu ve daha savalar devam ederken, bamszlk adna bir mar yazma ii gündeme gelir. Bu ii yapacak olan en önemli air ve ayn zamanda düünür Mehmet Âkif’tir. Ne var ki, mar için 500 lira ödül konmas, Âkif’i bundan uzaklatrr. Milli Hükümet’in ikinci Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanröver)’in deyimiyle “ stiklal Sava’nda duyulan heyecan bir sanatkârn kelimeler haline sokmas, yalnz sonraki nesiller için deil, stiklâl Sava devresinde yaayanlar için de kuvvet kayna olacakt.” (1)
Bir köe yazsnda konunun detaylarna giremeyecek olduumuz için ksa ksa Mar’n yazlna deinmek istiyorum:
Mar için 724 iir katlr. Bunlarn içerisinden alt tanesi seçilir ama pek beenilmez. (Bu alt iir, o dönem Meclis kâtiplii yapan ve durumu çok yakndan izleyen Mahir z’in “ Yllarn zi” adl kitabnda mevcuttur.) Bu ii Âkif’ten baka yapacak kii de yoktur; kanaat bu yöndedir.
lk elemeye giren bu alt iirden birisinin bir dörtlüü öyledir:
“Yeter ey Kâbe’mizi / Elimizden alanlar,
Döndüremez bizi yolumuzdan yalanlar.” (Kemalettin Kamu)
Ayn air daha sonra atanm Rize milletvekilidir ve Rize’yi hiç görmemitir. Birkaç yl sonra ayn air öyle diyecektir:
“Ne örümcek, ne yosun / Ne mucize, ne füsun (büyü)
Kâbe Arap’n olsun / Çankaya bize yeter.”
nsann aklna gelmiyor deil, memlekette birçok air vardr ve fakat bu airlerin hiçbiri mar için iir yazmamlardr. 724 iirin airinin(birkaç hariç) hiçbirini tanmyoruz; çünkü bunlar Anadolu’nun bilinmeyen çocuklardr. “Abdülhak Hamid, Yahya kemal, Faruk Nafiz, Süleyman Nazif, Cenap ahabettin, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi, Enis Behiç, Behçet Kemal Çalar… hepsi hepsi, Ankara’dan ve Anadolu’dan uzakta, stanbul’da bulunuyorlard. (2) Sonra ne oldu? Sava kazanlr kazanlmaz, Mehmet Âkif sürgüne gitti, bu efendiler gelip koltua oturdular! Kanlaryla, canlaryla stiklal mücadelesi verenler “hain” oldu, mirasyediler “kahraman” olarak arz- endam ettiler. Ve arkasndan “Onuncu Yl Mar”n yazdlar, Faruk Nafiz ile Behçet Kemal.
Âkif, çok yakn arkada Hasan Basri (Çantay) tarafndan, stiklâl Mar’n yazmaya ikna edilir. O da Taceddin Dergâh’na kapanarak iirini yazmaya koyulur. Çantay’n hatralarnda, “Aradan iki gün geçti, sabahleyin erken Üstad bizim evde, mar yazm, bitirmi."(3) demesi, marn iki günde yazld sonucuna ulalr. Mar’ ilk olarak 17 ubat’ta Sebilürread dergisinde yaymlar ve orduya ithaf eder.
Mehmet Âkif, iirini bitirince Meclis’e imzasz olarak göndermitir. “Âkif’in jüriye verilen manzumesi imzaszd; ama bütün âza, seçtiimiz eser onundur, diyorlard. Bu manzumenin vezninden, kafiyelerinden tutun, msralara yerletirdii kelimelerin mânas, sesi, ksacas her eyi “beni Âkif yazd” der gibiydi. Dorusu da ayn eda ile ayn mânâ ile istiklâl Mar’n kim yazabilirdi?”(4-)
Marla ilgili Meclis’te üç oturum yaplr. Sonunda 12 Mart 1337/1921’deki son oturumda meclise sunulan alt takrir arasnda “Kastamonu Mebusu Doktor Suad, Ankara Mebusu emseddin, Bitlis mebusu Yusuf Ziya, Isparta Mebusu brahim, Krehir Mebusu Yahya Galip ve Hasan Basri’nin “Mehmet Âkif Bey’in iirinin tercihan kabulü” teklifi oylanarak büyük çounlukla kabul edilir.(5-)
Meclis’in bu esnadaki cokusunu Eref Edib öyle anlatr: “ Maarif Vekili (Hamdullah Suphi) bu mar Büyük Millet meclisi kürsüsünden okuduu zaman mebuslarn alklarndan Meclis’in tavanlar sarslyordu. Ruhlar o kadar heyecan kaplamt ki bütün Meclis yekpare bir kalp halinde dalgalanyordu. Üstad ise mahcubiyetinden, ban kollarnn arasna sokmu, srann üstüne yumulmutu.”(6-)
Mar’n yazld bu günlerde yurt batanbaa düman istilasna uram, bu ölüm ve dirim savann en kanl gününde birçok “büyük zevat(!)” yan gelmi pusuda yatarken, Âkif merhum istiklâl Mar’n yazarak ordular adeta cephede de coturmutur, çünkü mar, baz cephelere götürülerek askerlere de okunmutur.
Ödül için Mahir z unlar söyler: “ Âkif Bey, paray alp Sarkla hastanesindeki yaral gazilere hibe etmitir.” (7-)
Milleti, memleketi için varn younu harcayan ve bu millete stiklal Mar’n armaan eden Âkif, hayatnn son 12 yln Msr’da sürgünde geçirmitir. Gitmeseydi öldürüleceini biliyordu. Her yerde izlendi, hatta Msr’da bile. Milletvekillii maa bile balanmad; Msr’da adeta fakr u zaruret içinde yaad. En ac olan, TC ç leri Bakanl tarafndan, skenderiye Bakonsolosluu’na soruturma açld; Mehmet Âkif’e Türkiye’ye giri vizesini kim verdi, diye! 1986 ylna kadar da Âkif resmen anlmad. Tam elli yl nisyana terk edildi.
Çocuklarna hâkim olamad ve en büyük derdi de buydu. Kznn olu (yani torunu), Türkiye Komünist partisi genel sekreteri bile oldu. Âkif’in olu Emin, Beikta’taki bir çöp bidonunda ölü olarak bulunmutu. Kz Suat Hanm yallnda, Beyolu’nda bir sokaa terk edildi.
Âkif de 1936’da ölüp Beyazd Camii’ne getirildiinde, tahta bir sala konulmu ve üzerine bayrak bile sarlmamt. Cenazesinde resmi zevattan hiç kimse yoktu Esnaftan Mahir Usta olmasayd, stiklal airimizin tabutuna bayrak sarlmayacakt. Cenazesine katlan örencilere soruturma açld. Gazeteler, onun ölümünü adeta duyurmadlar.
1925 ve 1937’de iki defa “stiklal mar yazma yarmas” açtlar. Nedenleri, stiklal Mar’nda “Bu ezanlar ki, ahadetleri dinin temeli.” msra, ezann 1932’de Arapça aslndan okunmasnn yasaklanmas ve stiklal Mar’nda özel isim bulunmamas olduu söylenir. (1937’deki yarma Necip Fazl’a havale edildi. O da sonradan bu mar “Büyük Dou Mar” olarak ald.) Söylenecek o kadar çok ey var ki!
Bütün bunlar niçin oldu diye bir soru sorarsak, âcizane kanaatim; Âkif’in zihniyetinden diyebilirim. Ne yazk ki, Âkif’in zihninde tahayyül ettii “giden”le, hiç aklna getirmedii “gelen” arasnda müthi bir tezat vard ve hayal krkl yaayan Âkif olmutu! O’na rahmetler sunuyoruz ve “Bu ezanlarn ahadetlerinin dinin temeli olduunu” unutmadmz da not ediyoruz.
D. Ali TAÇI (dalitasci@hotmail.com) Twitter:@DAliTasci
1- M. Emin Eriirgil, slamc Bir airin Roman, s. 360
2- Kandemir, stiklal mar Nasl yazlmt Dünden Bugüne, 1956, s.36
3- H: Basri Çantay, Akifname, s. 53
4- Eriirgil, M. Emin, a.g.e s, 361
5- H. Basri Çantay, age, S. 92
6- Eref Edib, M: Âif’in Hayat, Eserleri ve yetmi Muharririn Yazlar, S. 129
7- Mahir z, Yllarn zi, S. 129
Yazar: D. Ali Taþçý |
11-03-21 |
||
| E mail: haber7.com | Tweet | ||