
| Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- ÝNSAN | Okunma Says: 714 |

Ramazan gidiyor; Eski padiahlarmzdan birinin dedii gibi, ‘Senenin on bir ay hasreti çekilen’ bu ksa gufrân devresi, bu sefer kimse farkna varmadan nihayete eriyor. Dün gece minârelerde ‘elvedâ’ sesleri duyuldu. O zaman anladm ki o mübârek ayn sonundayz.
Çocukluumda Ramazan’n 20’sinden itibâren beni garip bir hüzün kaplard. Oyunlarma bir neesizlik, çalmalarma bir isteksizlik gelirdi. Vaka; bir zamanlar sâlih, âbid Müslüman evlerinde Ramazan’n son günleri bir hastann sekerat demleri kadar müellimdi. Herkeste sanki aileden biri ölüm döeine yatm gibi bir his hâsl olurdu. Teneffüs edilen havada mukaddem bir yas kokusu sezilirdi. Ve câmilere gidilip alanrd. Oralar hüzün ile taan gönüllerin alabildiine boald yerlerdi.
Ne yazk ki stmal bir gençlik rüzgâr, devrin girdaplaryla kararak, bende iyi, saf ve mâsum ne varsa ald götürdü. Ben derken biliniz ki mensup olduum neslin nâmna söz söylüyorum. Bu neslin hiçbir eye itikad yoktu ve ihtiras lâyetenâhi idi. Kendinden önceki nesle kar insafsz ve alayc. Babamz söz söylerken kahkahalarla gülmeyi zekâmzn bir hakk zannederdik. Ve henüz 18 yanda iken, vâlidemize bir çocuk muâmelesi ederdik. Dînî hayata kar olmay ise erefli bir ey sanrdk. “Namaz klmay bilmiyoruz.” demeyi âlimâne bir söz, alenen oruç yemeyi kahramannâme bir hareket ve büyük babamza Voltaire’den bahsetmeyi bir ulüvv-i cenap telakki eylerdik. Vâlidemizin bir kese içinde ba ucumuza ast Kur’ân- Kerîm’i yerinden indirip ve klfndan çkarp alelâde kitaplarn arasna sokmay, en asrî ve en asil ve en zârif hareketlerden sayardk. Yegâne inandmz, yegâne hürmet ettiimiz ey ‘asr’d, asrn ilmi terakkiyât idi. Birbirimizi ikide bir, ‘20’inci asrdayz! Düününüz efendim, 20’inci asr!’ derdik. 20’inci asr bizi aldatt ve Ramazan aylar bizlere küstü. imdi ne yapmal? Nereye gitmeli?
Dün gece odamn penceresinden minârelerdeki ‘Elvedâ!’ seslerini dinlerken birdenbire çocukluumun Ramazan sonlarna doru gönlümü kaplayan o eski hüznüne dütüm ve ondan sonra gençliimin, gençliimizin ilk devresini tekil eden o kymetsiz, o âdi ve kaba yllar hatrladm. “Çocukluumdan bu son Ramazan’a kadar geçen zaman zarfnda dünyaya ve âhrete lâyk ne yaptk, ne iledik?” diye kendi kendime sordum. Arkamzda braktmz bu uzun yolda üpheden, tereddütten, yeis ve elemden, tatmin edilmemi itahlardan ve bir sürü küfür ve bo eylerden baka ne var? Bu güne kadar bütün ömrümüzün hulâsâ-i mânâs hep fitne ve nifak deil midir?
Elvedâ ey Ramazan, elvedâ! Asr bizi aldatt, sen bize küstün. Hâlimiz ne olacak? Nerede ifâ, nerede gufrân bulacaz? Bu yl milyonlarca Müslümann gözlerinden çemelerden akan sular gibi yalar boanyor. Senelerden beri çemelerden akan sular gibi milyonlarca Müslümann damarlarndan oluk oluk kanlar akt. Bu yalar, bu kanlar günahlarmz silmeye kâfi gelir mi?
(Yakup Kadri Karaosmanolu, kdam Gazetesi 14 Haziran 1920 Pazartesi)
Yakup Kadri Karaosmanolu (Kahire 1889-Ankara 1974)
Yazar: Yakup Kadri Karaosmanoðlu |
11-05-21 |
||
| E mail: insaniyet.net | Tweet | ||