HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / RAMAZAN- ORUÇ- ÝNSAN
Okunma Says: 688
Yazar: Samiha Ayverdi
ÝSTANBUL'DA ESKÝ RAMAZANLAR

STANBUL'DA ESK RAMAZANLAR

“Nihayet ramazan gelir, oruç aynn ilk gecesi ile beraber teravih, iftarlar ve dolaysyla elenceler de balam olurdu.

Ramazan’da zengin, orta halli hatta fakir, herkesin kaps ve sofras herkese açkt. Akraba ve yakn dostlar arasnda, davetsiz olarak iftara gitmek, bir sayg ve nezaket kaidesi idi. Buna mukabil akrabalk, ahbaplk ve komuluk münasebetleri gereince yaplan iftar davetleri de gene, davet edilene kar davet edenin alaka, itibar ve saygsnn bir niânesi demekti. Onun için bir yandan ei dostu, hsm akrabay arlamak, bir yandan fakiri fukaray kollamak için kurulan iftar sofralar Kadir Gecesi’ne kadar devam eder ve böylece otuz ramazan stanbullu’nun kaps açk bulunurdu.

ftara yarm saat kala, evlerin içinde sessiz ve sabrsz bir tela balard. Yüzler ruhanîleip hafifçe solar, her zamankinden daha anlayl daha mülayim olurdu. Hatta tiryakilerin abus ve kavgac çehrelerinde bile bir îmânn felsefesini okumak mümkündü.

ftar sofralarnn en cazip taraflar üphesiz ki iftarlklard. Küçük küçük kahvalt tabaklar içinde renk renk, çeit çeit reçeller, türlü türlü peynirler, zeytinler, sucuklar, pastrmalar, susaml susamsz simitler, ramazan sofralarnn deimez çizgilerindendi.

Çerez fasl bittikten sonra iftarlklar toplanr, keyfe göre bir veya birkaç türlü çorbadan, isteyen istediini alr, bu i de tamam olduktan sonra kymal ve pastrmal yumurta tepsisi ortaya gelirdi. Fakat yalnz iftarlkla bile doyulabilecekken, yumurtadan sonra etler, sebzeler, börek, tatl ve meyveler, srasyla konup kalkard. Oldu olas mutfa ile dama arasnda sk bir münasebet kurmu olan bu ecdâd miras boaz dükünlüü, bilhassa ramazan aylarnda alabildiine at koturur, mevsimine göre deien oruç saatlerinin açln, nakil gibi donatt sofralarla karlard.

Hele iftar sofralarndan kalkp da arlaan vücutlar bir kenara çekilince, tütünle kahve, bu donuklam kafalara ve yükünü tutmu midelere deva gibi gelirdi.

Ammâ fazla geveyip oturacak, yârenlie dalp ii uzatacak vakit de pek olamazd. Zira yats ezan okunur okunmaz, abdestler tazelenir ve teravih hazrl balard. Bazlar camilere gider, bazlar da namazlarn evlerde yalnz veya cemaatle klarlard.

Eski insanlar namazlarn vaktinde ve bilhassa cemaatle klmaya dikkat ve itina gösterirlerdi. Cami, kalabalklarn en kolay ve en samimî balarla sosyalleebildikleri ve kendi aralarnda bir âinalk alverii edip manevî bir köprü kurduklar bir mahaldi. Öyle ki, insanolu kendi kendini madde âleminin günlük bountusundan, i gibi yemek içmek, uyku gibi mekanik esaretinden bir manevî istiklal bölgesinin huzur ve emniyetine atmak suretiyle hürriyete iltica ederdi.

Namazdaki teslimiyet, kulun kendini inkâr etmesi veya nefyeylemesi deil; belki bindii gemi batarken, ya da ate hattnda kurunlar tepesinden yaarken dahi onu, rahatlkla Hakk’n huzurunda tutabilen hudutsuz kudretli…

Ramazan aynda stanbul’un hemen her konann bir köesi, bir çeit mescit hâline konurdu. Otuz ramazan, teravih kldrmak üzere güzel sesli bir imam tutulur ve konak halkndan baka, civardan isteyen herkes, camiye gidecekleri yerde buraya gelebilirlerdi.

brahim Efendi’nin kona da gelenek îcab bu teamüle uygun hareket ederek, selâmln büyük salonunu teravih namazna tahsis ederdi. Hareme geçen mabeyn kaplarnn önüne birer paravana konur ve her iki salona da srma, kasnak, anavata, dival ilemeli ipek arakiye ve yazma seccadeler serilirdi. Her iki rekâtta salavat getiren güzel sesli müezzinler ve ilahîcilerin de itirakiyle sabadan, bestenigârdan, hicaz ve acemairandan ilahîler okunur mafiret aynn bu toplu ibadeti ile yürekler yumuar, bir hafiflik, bir huzur ufkuna doru kayan gönüller, iyilik kabülüne ve güzellik zuhûruna elverili bir zemin hâline gelirdi.”

(brahim Efendi Kona, Kubbealt Neriyat, stanbul 1999, s. 104-107)

Sâmiha Ayverdi (stanbul 1905-stanbul 1993)

Yaznn alnd kaynaa ulamak için tklaynz.

Yazar: Samiha Ayverdi
12-05-21
E mail: insaniyet.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝSTANBUL'DA ESKÝ RAMAZANLAR
Online Kii: 32
Bu Gn: 225 || Bu Ay: 6.206 || Toplam Ziyareti: 2.929.449 || Toplam Tklanma: 58.625.638