HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 706
Yazar: Necmettin Tozlu
Bir Güzel Türkiye Düþlemek Yahut Eðitim ve Eðitim Felsefemize Düþen

Bir Güzel Türkiye Dülemek Yahut Eitim ve Eitim Felsefemize DüenTefekkür Üzerine

nsann en temel özelliklerinden biri düünebilmesidir. Daha geni anlamyla tefekkür etme. Yani düünceler, fikirler üretme.

Bilim de, teknoloji de, sanat da ve daha neler tefekkürün eseridir. Kültürü-medeniyeti de insann düünebilmesi var eder. Yani soyut düünebilmesi. nsann bu özelliidir ki maddeyi, maddi dünyay aar, bununla yetinmez. Nihayet derin ve her türlü yaratcla müsait bir dünya kurar: Kültür ve medeniyet dünyas.

Her kültür ve medeniyet bir insan ve toplumun-milletin ruhunda mayalanr. üphesiz tüm kültür ve medeniyetlerin benzer taraflar yannda ayr yönleri de vardr. Bütün yönleriyle kültür ve medeniyetler kendilerine has bir dünyadr, bir zemin ve iklimdir.

Bu özellik onlarn üretimini de tayin eder. Her tohum her toprakta yetimez. Haliyle söz konusu kültür ve medeniyet havzalar, kendi sabiteleri dolaymnda çiçeklenir, verime döner. Bu sabiteler din, dil, gelenek, örf, ahlak, dünya görüü vs.’dir. Bu yüzden C. Meriç, “düünce bir günde kurulmaz” der.

Mütefekkir, entellektüel, iki kanatl. Yaad ça okur, bilir, yorumlar. Kendini, kendi dünyasn bilir. Basmakalp fikirlere, tanmlamalara itibar etmez. Ama onlar tel tel çözmekten de geri durmaz. O bir hakikat savaçsdr. Israr eder, direnir, meselenin üzerine gider. Ta ki “Hakk tutup kaldra”. Bu özellii dolaysyla Meriç, mütefekkirleri bir mücahit olarak niteler: Hakikat karsnda her sava göze alan bir mücahit. Haliyle tefekkürü kurma, mütefekkire sahip olmak karmza yüce bir dava olarak çkar. deali, derdi ve hedefleri olan toplumlar için var olma davas.

Düünürü, entellektüeli olmayan toplumlar kuru, çorak toplumlardr. Zihinleri ve kaplar bütün kötülüklere açktr. Her gelen safa geldi edasyla karlanr bu tür toplumlarda. Henüz muhasebe yapma, seçip eleme gelenei kurulamamtr bunlarda. Bu yüzden meselelerine üstünkörü ve el yordamyla yaklarlar.

Bunlar geni ve derin soluklu fikir ve düünce üretmediklerinden, deil problemlerini halletme, zamanla varlklarn dahi koruyamazlar. Katlarlar, klieleirler, kendilerine güvenlerini kaybederler; Fikren ölüm sürecine girerler. En acs da bunun muhasebesini yapamazlar.

Bu tür toplumlarda çatmalarn, ayrmalarn sonu gelmez. Her türlü sahtecilik gerçein tahtna oturur. Fikirde, düüncede, eylemde vs. sahte, suni, fason olan ne varsa revaçtadr. Dahas bunlar, kurtarc rolündedir. Bir pein hükümler saltanat yüzyllardan beri süre gelir. Bunlar sarsmak, saltanatlarn sonlandrmak ne mümkün! Üstelik tüm bunlar ayn kodlara istinat eden bir eitim sistemiyle de birer hakikatmi gibi talim ve teslim ettirilir, pekitirilir.

te böyle bir toplumda düünce, Üstad Necip Fazl’n tabiriyle “ekmek gibi azizleir”. Mütefekkire, aydna olan ihtiyaç had safhaya çkar. Artk bir tefekkür iklimi kurmak, gelitirmek felsefecinin, düünürün, aydnn temel bir ödevi, borcu haline gelir. Bu meseleyi çok iyi gören, okuyan C. Meriç, “düünürlerin vazifesinin ateten denizleri gül bahçesine çevirmek olduunu” vurgular. Ancak bizde çou aydn Bat’ya sevdalanal, bu pein hükümler saltanatnn gönüllü birer eridir. Tehlikenin, zorluun bir dier buudu buradan ileri gelir.

Tanzimat’la birlikte Bat’ya böyle bir balamda yaklar ülkemiz. Tefekküre, felsefeye dayal derinlikli bir tanmadan mahrum böyle bir bak, elbette karlat dünyay anlayabilecek vüsatta deildi. Ne o dünyay, ne insan tipini ne de onu var eden iklimi. Artk ayn sathî bak kendisi ve kendi dünyas için de geçerlidir.

Netice bilmemenin, düünememenin, akledememenin, hülasa tefekkürü kuramamann bedeli ar olur. Koca bir devlet, onunla birlikte deer dünyamz, bir büyük miras kayp gider. Hâlbuki düünce-tefekkür geleneimizle irtibatmz devam etmi olsayd, böyle bir savrulma yaamayacaktk. Dolaysyla büyük mutasavvf bn el-Arabî (H. 560/M. 1165-M. 1240)’nin usulünce yürüyüümüz “ba ayamz”a, yani tefekkürümüze dayal olacakt. Ba aya ile düünce temelli seyretmi olsaydk, öncelikle her iki dünyann (Dou-Bat) insann, kültürünü-medeniyetini, zaaflarn, güçlü yönlerini bilmi olacaktk. Bu, yol gösterici olabilirdi. Böyle bir zaruret hala zail olmu deil. Aksine bir zaruret olarak halen canl ve önümüzde.

Düüncenin, tefekkürün, topyekûn bir muhasebenin savan vermek zorundayz. Hak için, hakikat için, millet için dahas insanlk için bu bir borçtur, zarurettir. Bu çaba, bu anlay kutsaldr. Çünkü gelecek ve gelecein kafas baka türlü ina edilemez. Öyleyse i önemli bir yönüyle gelip eitime, dibindeki felsefeye dayanyor.

Tarih boyunca her fikir, her düünce nereden kaynaklanrsa kaynaklansn, bulunduu çevrenin artlaryla dorudan ilikilidir. Bu yüzden biz eitim felsefemizi ele almadan önce bu artlara bakmalyz. Böyle bir tahlilde ilk karmza çkan, söz konusu artlar tayin eden iki sistemin varldr. Bunlar, dünya sistemi ve bunun bir yansmas olarak kendi sistemimiz. Önce dünya sistemi bilahare kendi sistemimiz ele alnacaktr. Nihayet böyle bir ortamda eitim felsefemizin nelii üzerinde durulacaktr.

II
Kaynakça

Arvasi, S. A. (1990). Hasbihal-4. stanbul.

Fazlolu, . (2016). Sorularn Peinde. stanbul.

Garaudy, R. (2017). nsanl Medeniyet Destan. stanbul: Tima Yaynlar.

Hobsen, J. M. (2011). Bat Medeniyetinin Doulu Kökenleri. Yap Kredi Yaynlar.

Ksakürek, N. F. (2015). deolacya Örgüsü. stanbul: Büyük Dou Yaynlar.

Meriç, C. (1992). Jurnal 1. Cilt. stanbul: letiim Yaynlar.

Öner, N. (1999). Felsefe Yolunda Düünceler. Ankara: Akça Yaynlar.

Öztürk, Y. N. (1976). Hallac Mansur ve Eseri. stanbul.

Özvar, E. (1992). Osmanl Tarihini Dönemlendirme Meselesi ve Osmanl Nasihat Literatürü. Divan.

Saiyidain, K. G. (2003). kbal’in Eitim Felsefesi. Ankara. Ankara Okulu Yaynlar

Saygl, H. (2012). Balkan Harbinde Osmanl Bozgununun Karanlk Yüzü. Türkiye Günlüü, 112-142.

Sorokin, A. (1972). Bir Bunalm Çanda Toplum Felsefeleri. Ankara.

Tozlu, N. (2016). Eitimden Felsefeye. Bayburt: Bayburt Üniversitesi Yaynlar.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Necmettin Tozlu
01-07-21
E mail: maarifinsesi.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
Bir Güzel Türkiye Düþlemek Yahut Eðitim ve Eðitim Felsefemize Düþen
Online Kii: 37
Bu Gn: 140 || Bu Ay: 6.122 || Toplam Ziyareti: 2.929.327 || Toplam Tklanma: 58.622.645