
| Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM | Okunma Sayısı: 617 |
Dinde tesettür demek, hayâ ve hayat demektir. Tesettürü tüketenlerin hayâ ve hayatları olmaz. Tesettür sadece kadınların meselesi deÄŸildir. Dinde kadınla erkek arasında iffeti koruma ve gözleri sakındırma hususunda herhangi bir fark bulunmamaktadır. Gözleri sakındırma ve karşı cinsten korunma noktasında erkeklerin de kadınlar kadar sorumlulukları vardır.
“Çeyrek iman” yok ki, “çeyrek ibadet” olsun. “Çeyrek tesettür”, örtülü çıplaklığın öteki ismidir. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: “AteÅŸ ehlinden iki sınıf vardır, henüz onları görmedim: Yanlarında sığır kuyruÄŸu gibi bir ÅŸeyler taşıyıp onu insanlara vuran insanlar; giyinmiÅŸ, çıplak kadınlar ki bunlar Allah’a taatten dışarı çıkmışlardır. Bunlar, baÅŸkalarını da baÅŸtan çıkarırlar. BaÅŸları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete girmek ÅŸöyle dursun, kokusunu dahi almazlar. Hâlbuki onun kokusu ÅŸu kadar uzak mesafeden duyulur” buyurdular.” (Sahih-i Müslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128))
Hadis-i ÅŸerif’te geçen “Kâsiyatün âriyatün” demek, giyinmiÅŸ çıplak kadınlar demektir. Kâsiyat “giyinmiÅŸ kadınlar” demektir, âriyat da “çıplak kadınlar” demektir. Kadın, hadiste iki zıt vasıfla tavsif edilmektedir: “GiyinmiÅŸ fakat çıplak kadın.” Âlimler, bunu farklı yorumlara tabi tutarlar: Bazıları kâsiyatı Allah’ın nimetine bürünmüÅŸ fakat ÅŸükür yönüyle çıplak yani nimetlerin ÅŸükrünü eda etmeyen kadınlar diye yorumlamıştır. Bir kısmı: Kadın kadınlık yönünü ortaya koymak, dikkatleri çekmek için, vücudunun bir kısmını örttüÄŸü halde, diÄŸer bir kısmını açar diye yorumlamıştır. Bir kısmı da bedenini gösteren ÅŸeffaf elbiseler giyenler kastedilmiÅŸ demiÅŸtir.Bu açıklamaların hepsi doÄŸrudur. İslamî tesettüre aykırı olan bütün giyimler bu hadiste ifade edilmiÅŸ durumdadır.
İslamî tesettür sadece “giyinmek” aramaz, giyinmenin tarzını da ister. Belirlenen hududu örtecek büyüklükte olmalıdır; el, ayak ve yüz hariç bütün beden örtülmelidir. Vücud hatlarını gösterecek darlıkta olmamalıdır. Çok dar giyinen “giyinmiÅŸ çıplak” hükmündedir. Batı menÅŸeli modaları takip edenler bu hallere düÅŸmektedirler. Elbise bedeni göstermemelidir. Çok ince naylon ve ÅŸeffaf elbise giyenler de giyinmiÅŸ çıplak durumundadır. Hadislerde yasaklanan bir baÅŸka kıyafet ÅŸöhret elbisesidir. Yani dikkatleri üzerine çekmek gayesini güden kıyafetler. İslâm elbiseyi örtünmek için emrettiÄŸi halde günümüzde birçok çevreler elbiseyi örtünmeden çok dikkatleri üzerine çekme vasıtası olarak kullanıyorlar. Åžu halde bu nev’e giren giyimler de giyinmiÅŸ çıplak manasına dâhildir.
“BaÅŸörtüsü” tabiri, biz Müslümanlara ait bir kavram deÄŸildir. BaÅŸörtüsü kavramı, dinimizi hayatın taÅŸrasında tutmak isteyenler tarafından cebren ve hile ile biz Müslümanlara kabul ettirilmiÅŸ bir kavramdır. İslâm’da baÅŸörtüsü deÄŸil tesettür vardır. BaÅŸörtüsü, tesettürü ÅŸer’inin bir parçasıdır. Tesettürü ÅŸer’inin zerresinden dahi taviz verilemez. Tesettür meselesinde taviz verenlerin dinde vermeyecekleri taviz yoktur.
Tesettürü kıyamete kadar kesintisiz devam eden Münzel ÅŸeriatin bir sabitesi deÄŸil, zamanın modası gibi gören söz de Müslüman kadınların liberal-modern rüzgârın kuvvetli esintisi karşısında örtüleri baÅŸlarından uçtu gitti. Dinimiz İslâm zaman aşımına uÄŸramadığı gibi, dinimizin deÄŸiÅŸmez ve deÄŸiÅŸtirilemez deÄŸeri olan tesettür de zaman aşımına uÄŸramaz. Bunun aksini iddia eden kim olursa olsun Müslüman sayılmaz.
Dini nasslarda yeri bilinmesine raÄŸmen tesettür/örtünme konusunu yalnızca ahlaki, örfi ve hukuki noktaya baÄŸlayıp köken ve çıkış noktası olarak; dinî saikleri dışlamaya çalışanlar, dinin dışında kalan ve dindışı oluÅŸumlar için yaÅŸayanlardır.
Peygamber katilleri dediÄŸimiz sünnet inkârcıları tarafından Münzel Åžeriat’in sabitelerinin ilahi olmaktan çıkarılması ve giderek Münzel Åžeriat’e karşı tasfiyeci ve kindar bir tutumun yayılması, tesettürün buharlaÅŸmasına sebep olmuÅŸtur. Tesettür teferruat deÄŸil, Allah’ın emri olan bir farzdır. Farz olan tesettürü tarza dönüÅŸtürenler, Allah’ın emrine ihanet edenlerdir. Türkiyeli Müslümanlar tam baÅŸörtüsü mücadelesini kazandık diyecekken baÅŸörtüsünün içindeki baÅŸları kaybettiler. Evet, baÅŸörtüsü mücadelesini kazandık ama tesettürü kaybettik!
Åžirk merkezli tuÄŸyan korumalı modern hayatın cazibesi karşısında yeterli ve gerekli mukavemeti gösteremeyen günümüzün Müslümanları, tesettürden çıplaklığa geçiÅŸ serüvenini alkışlar duruma geldiler. Örtünerek dikkatleri çekmemeyi gaye edinenler, örtüleriyle dikkat çekebilmek, hemcinslerinin ve karşı cinslerinin alakasını çekebilmek için örtünür oldular. Åžunu bilelim ki; tesettürün amacı giyinmek deÄŸil örtünmektir. İmaja deÄŸil, imana yatırım yapmaktır.
Tesettürün yokluÄŸunda genelde dünyada, özelde ise ülkemizde kadının adeta bir meta, bir reklam aracı, bir tür afiÅŸ nesnesi olarak kullanılması, yabancı erkeklerin göz hapsine maruz bırakılması; bir hürriyet deÄŸil, bir esaret ve kölelik serüvenidir. Tesettürü yozlaÅŸtırarak çeyrek tesettürle yola çıkanlar, çaÄŸdaÅŸ cariye pazarlarında esir olarak alınıp satılmaktan öteye gidemezler. Bu, böyle biline!..
Yazar: Mustafa Çelik |
26-07-23 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||