HALEB'E DUÂ

HALEB'İ UNUTMA, UNUTTURMA!

Duâ da edemiyorsan, Müslümanlığını gözden geçir...

ÂYET-İ KERÎME
İman edenler, hicret edenler ve canları ve mallarıyla Allah yolunda cihat edenler Allah katında en yüksek mertebededirler. Asıl kurtuluşa erenler de bunlardır.
Tevbe, 9/ 20.
HADÎS-İ ŞERİF
Mü'min insanların canları ve malları konusunda kendisine itimat ettikleri kimsedir. Muhacir ise hatalardan ve günahlardan uzaklaşandır.
İbni Mace, Fitne, 2, 3924.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir yalana denk gelmeye kalmasın insan, sonra binlerce doğruyu sorgulamak zorunda kalıyor...
Nazan Bekiroğlu
Son Dakika!
'9 ayda 1 milyon 700 bin kişi istihdam edildi'    Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'ya geldi    Fed yetkilileri faiz arttırma konusunda uzlaştı    Mısır'dan Katar'a vize uygulaması    Muğla'da 5,3 şiddetinde deprem    Kemal Gümüş Mavi Marmara yolcusu diye Kudüs'e alınmadı    Zimbabve eski Devlet Başkan Yardımcısı Mnangagwa ülkesine döndü    'Öğretmen açığıyla ilgili çalışmalar yapacağız'    Sadr: Suudi Arabistan ziyaretim İran'ı kızdırdı    ABD'de petrol sondaj kulesi sayısı arttı       Yolcusu rahatsızlanan uçak Atatürk Havalimanı'na iniş yaptı    BM: Mladic kararı adaletin yerini bulduğunu gösteriyor    Almanya'daki Türk marketine silahlı saldırı düzenlendi: 2 kişi yaralandı    Elazığ'da telefon dolandırıcısı tutuklandı   
Kategori : / DİL KALESİ
Okunma Sayısı: 586
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE - 90

Merhaba!

32 yıldır üstünde kafa yorduğum, bozanlardan hesap sorduğum, ustasının karşısında el pençe dîvan durduğum Türkçe için sekiz yıldan beri yazı yazmaktayım.

Bundan böyle de nasipse İstiklâl gazetesinde her salı ve perşembe günü, yazılarım çıkacak.

Bendenize bu imkânı veren Hüseyin Ârif Çakmak Bey'e ve buna vesîle olan Ahmet Tâlib Çelen kardeşime teşekkür ediyorum...

***
Gelişigüzel kelimelerle derme çatma kurulmuş cümleler; harcıâlem, çalakalem yazılmış yazılar insanların kafasını karıştırır, yorar.
Konuşma dilinde böyle bir dil nisbeten hoş görülebilir fakat yazmaya gelince iş değişir. Bundan dolayı, yazılı medya, insanların karşısına derli toplu, sağlam ifâdelerle çıkmalıdır. O yazıların her yaşa, çevreye, cinse, mesleğe, fikre ve zekâ seviyesine mensup kişiler tarafından okunabileceği hesâba katılmalı; temelleri sağlam atılmalı, her cümlesi mantık ve güzellikle donatılmalı...

Evet, ideal olan bu…
Heyhât!.. Nerede o titizlik, o hassâsiyet?.. 
Bırakın editör ve muhâbirleri, anlı şanlı köşe muharrirleri bile çırak işi, acemi, defolu sözlere imzâ atıyor; sonra da bunları halka satıyor. 
İşte, marka imzâların defolu sözlerine birkaç örnek…

*** 

Emin Çölaşan (SÖZCÜ - 25. 04. 2017)
"Dün Ermenistan başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde "Soykırımın (!)" 102. yılı anıldı ve bayraklarımız yakıldı..."

40 yıllık tecrübeli gazeteci Emin Çölaşan'ın cümlesinde söz ârızası ve fikir kazâsı var: Yâhu, "anılan şey" nedir? Bu cümleye bakarsak, 1915'te vuku bulduğu iddiâ edilen "Ermeni soykırımı" hâdisesinin 102. yılı, yâni 2017 yılı anılmış... Demek ki "Dün Ermenistan başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde" 1915 senesini değil de 2017 yılını ananlar olmuş...
Emin Çölaşan'ın bu kazâlı ve ârızalı sözünü tâmir edip cümlesini yeniden kuralım: 
"Dün Ermenistan başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde "Soykırım (!)" 102. yılında anıldı ve bayraklarımız yakıldı..."
***
Yılmaz Özdil (SÖZCÜ - 25. 04. 2017)
"Fransa'nın şimdiki cumhurbaşkanı Hollande'ın sevgilileri var. 30 senedir nikahsız yaşadığı dört çocuğunun annesi olan sevgilisini, evli ve üç çocuk annesi olan sevgilisiyle aldattı, sonra her iki sevgilisini de iki çocuk annesi olan bir başka sevgilisiyle aldatırken yakalandı..."

Yılmaz Özdil'in bu ifâdesine göre "Hollande'ın 30 senedir nikahsız yaşadığı" kişi / kişiler kim(ler)miş? Cevap: "dört çocuk" imiş...
Peki, gerçek öyle mi? Elbette hayır...
"Hollande'ın 30 senedir nikahsız yaşadığı" kişi / kişiler "dört çocuk" değil, bu çocukların annesi, Hollande'ın da sevgilisi olan bir kadın...
Dilde usta kabul edilen Yılmaz Özdil'in bu acemi ifâdesini ben birkaç türlü tâmir edeyim:
1. 30 senedir nikâhsız yaşadığı, dört çocuğunun annesi olan sevgilisini...
2. 30 senedir nikâhsız yaşadığı ve dört çocuğunun annesi olan sevgilisini...
3. Dört çocuğunun annesi olan ve 30 senedir nikâhsız yaşadığı sevgilisini...
***

Uğur Dündar (SÖZCÜ - 12. 02. 2017)
"Yürütmenin tüm gücünü elinde bulunduran başkan, mevcut yetkililerini kötüye kullanmaması için yasama tarafından denetlenir."

Uğur Dündar, acabâ -yukarıda yazdığı gibi- hakîkaten "yetkililer"den mi bahsediyor, yoksa "yetkiler" mi demek istiyor? Kuvvetle muhtemel, ikinci şıkkı... Fakat bundan da emîn olamıyoruz. Çünkü "yetkilerin kötüye kullanılmasımevzûbahis olabileceği gibi, "yetkililerin kötüye kullanılmasıda mümkün ve muhtemeldir...
***

Soner Yalçın (SÖZCÜ21. 04. 2017)
Soner Yalçın, 3 Kasım 2019 seçimlerinin nasıl kazanılacağına dâir, reçete gibi şu tavsiyelerde bulunmuş:
"3 Kasım 2019 seçimlerinin politik kılavuzu Sun Tzu olmalıdır:
– Yeni türkü söylemeliyiz.
– Yeni resim yapmalıyız.
– Yeni yemek pişirmeliyiz."

Peki,  bu tavsiyelere uyanlar ne fayda görecekmiş? İşte Soner Yalçın'ın okuyucularına önce müjde koşturan, sonra surat buruşturan sözü:
"Bu başarılırsa; yani kimse dışlanmaz herkes kucaklanırsa zafer kaçınılmaz olur..."
Vay vay vay! Demek "kaçınılmaz zaferha!.. 
Soner Yalçın'ın burada anlatmaya çalıştığı zaferi TDK'nın "kaçınılmaztârifiyle îzâh edelim: 
"İstek ve irade dışında olan zafer..."
Soner Bey "kaçınılmazsıfatının da "kaçınmakfiilinin de mânâsını pek bilmiyor gibi... 
Kaamûs-ı Türkî'de "kaçınmakkelimesi şöyle îzâh edilmiş: "çekinmek, ictinâb etmek, dirîğ-i himmet etmek."
Kubbealtı Lugatı ise "Geri durmak, çekinmek, içtinap etmek, ihtiraz etmek" şeklinde târif ettiği "kaçınmakkelimesi için Türkçenin iki ustasından şu üç misâli vermiş: 
"Asabiyetten halâsın en müessir çâresi âsâbı tahriş eden şeylerden kaçınmaktır (Hüseyin R. Gürpınar)." 
"Şunun bunun ayağına karpuz kabuğu koymaktan kaçınmalıyız (Burhan Felek)." 
"Bütün partiler, halka ve kendi mensup ve taraftarlarına kavgadan ve silâhtan kaçınmayı emretmeli (Burhan Felek)."
Görüldüğü gibi, "kaçınmak" kelimesi; istenmeyen, kötü, zararlı nesneler, hâller ve fiiller hakkında kullanılıyor.  
Soner Bey ve takımı ise "zafer"den kaçınıyor...
E, seçimden zafer istemiyorlarsa ne diyelim?..
Yapılacak bir şey yok; kaçmaya devâm etsinler...

Yazar: C.Yakup Şimşek
01-05-17
E mail: c.yakup_simsek@dogrulus.com
Yazar Hakkında Bilgi ve Diğer Yazıları
 
 
Yorumlar: 1
hasan hüseyin
Allah hayırlı hizmet nasip etsin
Tarih : 01-05-17

İnşallah faydalı bir hizmet kapısı açılır

 
MEDYA PAZARINDA DEFOLU TÜRKÇE - 90
Online Kişi: 26
Bu Gün: 5 || Bu Ay: 7049 || Toplam Ziyaretçi: 901746 || Toplam Tıklanma: 23079310