HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / ÂKİF EMRE
Okunma Sayısı: 3388
Yazar: Akif Emre
TUNUS'TA NE OLUYOR?

Halk hareketinden parfüm devrimi çıkarmak

Bin Ali'nin 30 yılı aÅŸkın iktidarda tutulmasının tek nedeni olan İslamcı En-nahda Hareketi'nin Tunus'taki sözcüsü yaÅŸananları bir devrim süreci olarak tanımlıyor. Bu sözü bir kenara not edip Türkiye'deki devrim/ci yorumlara göz atalım. Aslında Tunus'ta yaÅŸananlar bu anlamda bir zihniyet çözümlemesi, hatta ideolojik önyargıların aynası sayılabilir.

Tunus'ta yaÅŸananların bir devrim mi, halkın ekmek kavgasından ibaret bir ayaklanma mı yoksa sistem içi bir yenilenme mi olduÄŸu konusunda hemen herkes zihnindeki hazır kalıplara bakarak konuÅŸtu. Bunda en önemli faktör Tunus'un dışarıya kapalı olması ve olayların ani bir biçimde geliÅŸmesi kadar bu Arap-MaÄŸrip coÄŸrafyasına olan yabancılığımızdır. Tıpkı komÅŸumuz Irak'a gerçekte ne kadar ırak oluÅŸumuzu geç fark eden medya ve entelijansiyamızın durumu gibi...

Tunus'ta yaÅŸananları anlamlandırmak için ortaya konan görüÅŸler; çok moda hale gelen ve hemen hiçbir risk içermeyen ve genellemelerle yüklü jeopolitik, jeostratejik analizler adeta hazır ders notlarından çıkarılmış yazılar gibiydi. Bölgeye dair bilgisizliÄŸimizi yaldızlı genellemelerle kapatmaya yönelik çabalar...

Bir halk hareketinden, muhalif bir baÅŸkaldırıdan heyecan duyması beklenen; baskı karşıtı ve özgürlüklerden yana olmakla övünen önemli bir kesim olaya ilk günden itibaren istihzaî bir bakış sergiledi. "Bu İslamcılar zaten devrim yapamaz" demeye getiren bir yaklaşım... Oysa Cezayir'de, Tunus'ta ekonomik ve siyasal hak taleplerinin nasıl bastırıldığını, sistem içi meÅŸru yoldan iktidar yürüyüÅŸünün nasıl provoke edilerek kitlesel ayaklanmaya ve ardından silahlı çatışmaya çekildiÄŸini bilmeyen yok. Zeynel Abidin Bin Ali'nin baÅŸta Fransa olmak üzere "geliÅŸmiÅŸ Batılı demokrasi"nin kıblesi ülkelerce İslamcı muhalefeti en acımasız yöntemlerle nasıl bastırdığını hatırlamak gerek. Foreign Policy'de Michael Koplow tam da bu konuya parmak basarak "Tunus devriminin niçin İslamcı olamayacağı"nı ispatlamaya çalışmış. Rejimin acımasızlığı, her türlü muhalefeti yerle bir ettiÄŸi, ülkenin en güçlü muhalefet hareketi En-nahda'nın hangi iÅŸkence yöntemleriyle yok edildiÄŸini sıralamış. Bu tez bizdeki istihzadan daha tutarlı görünse de Tunus'taki toplumsal dinamikleri okumaktan uzak görünüyor. İslamcı muhalefetin gücünün organizasyon yeteneÄŸinden çok taleplerinin toplumsallığından, sahihliÄŸinden kaynaklandığını atlayan bir bakış açısı. Nitekim rejimi elinde tutanlar yeni düzenlemelere her an hazır olsalar da tek çekinceleri; daha özgürlükçü bir sisteme İslamcıların damgasını vurmalarıdır. Sürgündeki lider GannuÅŸi'nin dönüÅŸü yeni dönemin önündeki en büyük sorun. Bu sorun ileri demokrasinin beÅŸiÄŸi ülkeler için de hâlâ geçerli. Her ne kadar GannuÅŸi'ye İngiltere sığınma hakkı tanısa da, tatilini Tunus'un muhteÅŸem sahillerinde yapması için Fransa, Almanya hatta İngiltere'nin Bin Ali'nin hâlâ dostu olduÄŸunu söylüyor, Robert Fisk.

Tunus'ta gerçek bir devrimin yaÅŸandığına inanmak isteyen ve geliÅŸmeleri alabildiÄŸine abartarak erken zafer ilan eden çevreler ise adeta önü açılmak istenen devrimin ne türden bir İslamcılık olduÄŸuyla yüzleÅŸme cesaretinden yoksunlar. Türkiye modelini İslamcılık olarak hazmedebilenlerin, Tunus aynasında kendilerini görerek içlerine sindiremedikleri durumu meÅŸrulaÅŸtırmak isteyen bir halleri var. Baskı ve yok etme siyasetiyle ehlileÅŸtirilen, 'makulleÅŸtirilen' eski İslamcıların gelinen noktayı dönüÅŸümlerinin baÅŸarısı ve haklılığı olarak görme eÄŸilimleri Tunus'ta uç verdi.

Bu nasıl devrimdir ki, diktatör ülkeden apar topar kaçıyor ama yerine kimse gelmiyor? En-nahda Hareketi'nden nefret eden sistemin sahiplerinin ılımlı geçiÅŸi kendi kontrollerinde gerçekleÅŸtirmek istediklerini söylemeye gerek yok. Sistem deÄŸiÅŸecek, demokratikleÅŸecek ama seçkinler kadrosu ayrıcalıklarını sürdürecek... Bu sihirli formül her zaman iÅŸlemeyebilir. EÄŸer küresel bir dizaynın parçası olarak gerçekleÅŸiyorsa (Genelkurmay BaÅŸkanı'nın Amerika ile temas kurduktan sonra diktatöre kapıyı gösterdiÄŸi yönündeki söylentiler bunun iÅŸareti) makul bir İslamcılıkla pekâlâ gerçekleÅŸtirilebilir bu süreç.

Yazının devamı için tıklayınız.

Yazar: Akif Emre
20-01-11
E mail: yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
TUNUS'TA NE OLUYOR?
Online KiÅŸi: 37
Bu Gün: 426 || Bu Ay: 7.231 || Toplam Ziyaretçi: 2.931.090 || Toplam Tıklanma: 58.653.441