
| Kategori : / MAÂRİF (Eğitimle İlgili Yazılar) | Okunma Sayısı: 4319 |
Doktor, ne okursanız okuyun, dedi!
Uzman pikolog İbrahim Eke, anne babalara tatlı tatlı neler demiyor ki...
Star Gazetesi’nden AyÅŸe Düzkan, INDA, Çözüm Odaklı Danışmanlık ve EÄŸitim Merkezi’nde çalışmalarını yürüten ve TRT Okul kanalında yayınlanan “KonuÅŸmak Lazım” programında perÅŸembe akÅŸamları saat 23.15’te gençlik ve iletiÅŸim sorunlarını ele alan Uzman pikolog İbrahim Eke önemli bir söyleÅŸi gerçekleÅŸtirmiÅŸ:
Gençlere yönelik olarak “KonuÅŸmak Lazım” programını yapıyorsunuz…
Evet. Kanalın hedef kitlesi üniversiteliler. Dolayısıyla aileler, gençler ve onların arasındaki iletiÅŸim problemlerini ele alıyoruz. Biz bunu daha ziyade gençlerle çalışmak diye algılıyoruz. Gerçi gelen sorunların çoÄŸunlukla ders çalışmakla ilgili olduÄŸunu görüyoruz. Çünkü hayatın amacı baÅŸarı olarak görülüyor. Hedefimiz aile iliÅŸkilerinde farklı bir dil oturtmak.
Anne babanın iliÅŸkisi çocukları etkileyebiliyor deÄŸil mi?
Tümüyle yansıyor. Travma dediÄŸimiz zaman herkesin aklına deprem, kaza vb. geliyor. Bunlar büyük T travma diye geçer psikolojide. İhmal, terk, aÅŸağılanma gibi ÅŸeyler ise küçük T travma. Anne baba ne kadar dikkatli, özenli olursa olsun, anne babayla iliÅŸkide ihmal algısı çok olaÄŸan.
BAŞARI DEĞİL MUTLULUK
EÅŸlerden birinin sadakatsizliÄŸi çocuÄŸu da etkiliyor mu?
Bir çift çocukları olduktan sonra anne-baba-çocuk olmalı ama anne ve çocuk-baba oluyor. Böyle olduÄŸunda baba sadakatsizlik yaptığında bunu sadece anneye deÄŸil hepsine yapmış oluyor. Ama iki yetiÅŸkin arasındaki sadakatsizlik sürse de baba baba olmaya devam edebilir.
Aileler çocuklarından mutlak baÅŸarı bekliyor…
BaÅŸarı diye tanımlanan ÅŸey önümüze konan bir görüntü. Belki o çocuk müzik yaparak mutlu olacak ya da ne bileyim mühendis deÄŸil iÅŸçi olsa ustabaşı olacak ve keyifli bir adam olarak yaÅŸayacak. Ama o baÅŸarılı olmak neyse ondan uzaklaÅŸma ihtimali görününce sorun oluyor. Gelen sorulardan biri: ‘Yedi yaşında çocuÄŸum var, ders çalışmak yerine oyun oynamak istiyor.’ Bunda bir sorun göremiyorum. EÄŸer o yaÅŸta öyle düÅŸünürseniz çocuÄŸun bütün eÄŸitim hayatında başında durarak ders çalıştırmak zorunda kalabilirsiniz. Ama üniversitede yapamazsınız bunu.
Anne babayla çocuk arasında iliÅŸkilerde çocuÄŸun özel hayatının sınırları nerede baÅŸlar, bilgi alışveriÅŸi nerede baÅŸlar? Sır nedir, onun özel hayatı nedir?
Bu mayın tarlası bir konu. Åžöyle varsayayım, bundan sonraki bir kısmı yetiÅŸkinler okumayacak bir paragrafı da ergenler. Belli konularda sınır vb yok. İşin içine madde gibi kendine zarar verecek ÅŸeyler girdi mi özel hayatın sınırı falan yoktur. Ama kendine zarar verecek ÅŸeylerin sınırı nereye kadar geniÅŸler? O yüzden her vakaya göre ayrı konuÅŸmak gerek.
Anne babanın çocuklarıyla arkadaÅŸ olma meselesine ne diyorsunuz?
Demokrasinin her alanda geliÅŸmesi gerekli ama anne-baba-çocuk arasında o kadar da gerekli deÄŸil. ÇocuÄŸun saÄŸlıklı geliÅŸmesi için kuralların doÄŸru konması gerekiyor. Dolayısıyla arkadaÅŸ gibiden anladığım ÅŸu: saÄŸlıklı iletiÅŸim kurabiliyoruz. Ama gerçekten arkadaÅŸ gibilerse ortada gerçekten bir problem var demektir.
BOŞANMA KARARI SİZİN
Çocuk için boÅŸanmama kararına ne dersiniz?
Bu iki kiÅŸinin kendilerinin alamadığı bir sorumluluÄŸu çocuklarının üzerine yıkmaktır. BoÅŸanmak yetiÅŸkinler arasında bir konudur, çocukların bununla ilgisi yoktur. BoÅŸanma meselesinin çocuÄŸun duygusal geliÅŸiminde etkisi yok denecek kadar azdır. Ama boÅŸanma döneminde yetiÅŸkinlerin tutumlarıysa mesele, o çocuÄŸu hasta eder, doÄŸru. Ya da boÅŸanmadın. Ama bir kadın olarak ÅŸu mesajı verme kız çocuÄŸuna: her soruna katlan, sen hiçbir sorunu çözecek durumda deÄŸilsin, zaten ben de çözemiyorum.
Kadınlar ne zaman erkeklerden ÅŸikayet etse oÄŸlan çocuklarını kadınların yetiÅŸtirdiÄŸi söyleniyor.
Bu cümlenin bir tarafı doÄŸru. Kadınların algılarında bir problem olduÄŸunda muhtemelen onu yansıtıyorlar. Ama rol modeli olmakla ilgili ÅŸöyle bir durum var. Eskiden daha sık duyardım, ‘ÇocuÄŸum kitap okumuyor.’ Bunu diyenlere ÅŸunu soruyorum: ‘Prime-time’da televizyonu kapatıp, Karamazof KardeÅŸler’i falan geçtim, otospor dergisi okuyor musunuz?’ ‘Nasıl yani?’ diye soruyor karşımdaki. ‘Bir ÅŸeyler okuyor musunuz, hatta eÅŸinizle okuduklarınızı paylaşıyor musunuz?’ ‘Yoo.’ E çocuk niye okusun? ‘E İbrahim bey siz de hep bizde buluyorsunuz suçu.’ Çocuk iyi bir ÅŸey yapacaksa öÄŸrenmesi gerek, hem anneden hem babadan.
Biz, ‘İbrahim Bey’e hak veriyoruz... Konuyu gayet güzel özetlemiÅŸ. Ve pek deÄŸerli ebeveynlere de HaberKültür olsun okuyun; diyoruz:)
Yazar: A. Kerim Sencer |
27-02-11 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||