HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 6351
Yazar: Memduh Atalay
ÖNÜMDE İŞLENEN KÖTÜLÜKTEN BEN DE MES'UL MÜYÜM?

Tanık olmak/Müstahak olmak

Zalim her zaman masuma musallat olmuyor. Kimi zaman kendi cinsinden olana musallat oluyor ki terbiye edilsin. Bu sebeple tanık olmak beraberinde müstahak olmayı da taşıyor. YaÅŸadığım zamanda, yaÅŸadığım yerde ruh ve ahlak kaliteme uymayan bir olumsuzlukla karşılaşıyorsam bunun tanık olmam hasebiyle benimle de ilgisi vardır ÅŸuurunu taşımanın ciddi sorgulamalara yol açacağını düÅŸünüyorum.

MoÄŸol, Selçuklu meselesinde Mevlana "siz onları hor hakir gördünüz” cümlesiyle baÅŸlayan bir açıklama yapar ki özünde kesin zalim olan MoÄŸol’un Selçukludaki bir MoÄŸol’a gönderilmiÅŸ ceza olduÄŸuna iÅŸaret eder.

Problemi dışarıda arama ve ötekileÅŸtirme/düÅŸmanlaÅŸtırma insanın hücum ve polemiÄŸine daha kolay gelen bir durumdur. İnsan nefsine ve çevresine daha hoÅŸgörülü bir yapıda olduÄŸundan kendiyle ve çevresiyle hesaplaÅŸma muhatap tarafından karşıyı/ötekini bırakma, ötekinden/karşıdan kaçma gibi hatta korkaklık olarak algılanacağından kendimizi ve çevremizi mücadele sonrasına bırakan bir zihni tutumla yetiÅŸmiÅŸiz. Neden bu müessif fiile tanık oluyorum sorusunu sormak gerekir. Televizyonlarda, gazetelerde, internette yazılan, çizilen, söylenen eylemlerin çoÄŸu bizim dünyamıza uzak olsa da tanık olmanın da bir ceza olduÄŸunu inkâr edemeyiz. Hani ÅŸairin dediÄŸi "bir doÄŸrunun imanı bin eÄŸriyi düzeltir” eÄŸer bir doÄŸru iman olsa onunla baÅŸlayan düzeltmeler sorunu çözecektir. YaÄŸmur suyunun bir ÅŸekilde karışması faili fail ederek, tanığı da müessif, çirkin eylemin tanığı yapmakla yaralıyor.

Her toplumda gayriÅŸuurî in’ikas(ÅŸuursuzca etkileÅŸim) vardır. Ramazan ayı bunun en güzel örneÄŸidir aslında. Mümindeki deÄŸiÅŸiklik bir ÅŸekilde toplumu deÄŸiÅŸtirir. Biz eÄŸer olmadan görünmeyi seçmiÅŸsek, mesuliyetini taşıyacağımız fikrin adamı deÄŸilsek varlığımız caydırıcı bir güç olmuyor. Efendimiz ‘in düÄŸüne giderken yolda uyutulması, Mekke’nin müessif fiillerinden uzak kalması onun eminliÄŸini saÄŸladığı gibi ondaki yüceliÄŸin katlanamayacağı eylemlerden uzak tutulmasıyla da ilgilidir. Biz ki Müslümanız ama hem dinimiz hem dünyamız hem İslam kardeÅŸliÄŸimiz adına tanık olduÄŸumuz müessif eylemleri saymakla bitiremem.

Ailemde, çevremde, ülkemde yok diye kendimizi arınmış ve korunmuÅŸ sayamayız.Tanıksak biz de maÄŸduruz bir ÅŸekilde. Terörist, hırsız, katil, ahlaksız, kalpazan, rüÅŸvetçi bir ÅŸekilde bizim okullarımızda, sokağımızda, memleketimizde yetiÅŸmiyor mu? Bu ülkenin televizyonlarını izleyip gazetelerini okumuyor mu? Kötü alışkanlığı kazandığı yeri çalıştıran birimizin aÄŸabeyi, amcası, babası deÄŸil mi? Sistem dediÄŸimiz aygıta ne kadar karşı olduÄŸumuzu sanıyoruz? Bu aygıtın olumsuzluklarından yararlanarak köÅŸe dönen hacılarımız, hocalarımız ne kadar acaba? Bir yandan sistem çatışması yaÅŸarken bir yandan "Aman yeni ve baÅŸka hatta sarsıcı bir sistemin arayışı baÅŸlamasın" kabilinden korkulardan kaç kiÅŸi arınmış?

İçimizdeki MoÄŸol’u öldürmedikçe elbette saldırıya uÄŸrayacağız. Biz gerçek manada oluÅŸumuzu tamamlamışsak bir kiÅŸi de olsak Sezai Karakoç’un dediÄŸi gibi “bir ÅŸehirde bir diriliÅŸ eri kâfidir” eÄŸer oluÅŸumuzu tamamlamamışsak, sistem denilen aygıtın deÄŸirmenine su taşıyorsak en önemlisi yaptığım iÅŸ kime yarıyor sorusundan uzak” gözlerimi kaparım/vazifemi yaparım” cumhuriyet lokmasını yutmuÅŸsak daha çok tanık olacağız demektir. İslam dünyasındaki deÄŸiÅŸim taleplerinde ÅŸahit olduÄŸumuz zulüm, yine bir içsorguya dönmelidir. Cemaatler arası problemler, ben varım sana ne gerek var tarzında dışlamalar, siyasi anlayışların ihaneti baÅŸa alan söylemleri içsorguda iyice derinleÅŸmeli.

Ahlaki deÄŸerlerimize ters eylemlerde de kendini ahlak alanında sayanlar da düÅŸünmeli. Neden böylesi bir ahlaksızlık benim yaÅŸadığım yerde, zamanda olmuÅŸtur? Yapmadığımız iyiliklerden çok yapılan kötülüklere karşı tavır takınmadığımızdan dolayı suçluyuz! Kurtulan gemi deÄŸil ortada kaptan da yok!

Zamanından, sabrından, bilgisinden, aşkından, vecdinden vermeyen insanların kurtardığı yalnız kişisel hazlarıdır ve bizi mahveden lezzetlerdir!

“İnsanlık defteri bomboÅŸ yer yok ÅŸeytan safında
Kuponlarımı kaybettim bir cami avlusunda
Her tanığın iki yarası var ÅŸair benim üç
Geceyle gündüzün karıştığı bu haz çağında”

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Memduh Atalay
10-03-11
E mail: cemaat.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÖNÜMDE İŞLENEN KÖTÜLÜKTEN BEN DE MES'UL MÜYÜM?
Online KiÅŸi: 19
Bu Gün: 132 || Bu Ay: 6.937 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.587 || Toplam Tıklanma: 58.646.353